Ekonomik Gündem | 20 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Moody’s’ten Kredi Notu Şoku: ABD “Aaa” Statüsünü Kaybetti

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin uzun vadeli kredi notunu Aaa’dan Aa1’e indirerek, ülkenin artık üç büyük kuruluş nezdinde de en yüksek kredi notuna sahip olmadığını teyit etti. Bu hamleyle birlikte yüksek borçluluk seviyesi, genişleyen bütçe açığı ve siyasi kutuplaşma temel gerekçeler olarak gösterildi.

Özellikle Trump liderliğinde beklenen vergi indirimlerinin mali disiplini daha da zayıflatacağı öngörüsünde bulunulurken, Kongre ile yaşanan uzlaşmazlıklar da uzun vadeli mali fayda beklentilerini azaltmakta. Moody’s’in bu kararı “malumun ilamı” olarak yorumlandı ve yatırımcı cephesinde ilk anda sınırlı etki yarattı.

📉 Kredi notu düşüşü sonrası ilk etapta ABD hisseleri ve tahviller satış görürken, güvenli liman talebiyle altın değer kazandı. Ancak yeni hafta başlarken piyasa bu kararı hızlıca sindirdi ve risk iştahı yeniden canlandı.


Trump’tan Vergi İndirimi Hazırlığı: Piyasa Duyarsız mı Kalacak?

2024 seçim süreci yaklaşırken Trump’ın yeni gündem maddesi: vergi indirimleri. Kendi ekonomi modelinde büyümeyi tetikleyecek adımlar arayan Trump’ın bu hamlesi, bütçe disiplinini daha da zayıflatabilir. Özellikle Moody’s’in uyarılarında bu başlık öne çıkmakta.

Ancak piyasa tepkileri kısa vadede oldukça sınırlı kaldı. Bu gelişmenin orta ve uzun vadede ABD tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırabileceği düşünülüyor.


FED Yetkililerinden “Temkinli” Mesajlar

ABD’de enflasyon beklentileri Michigan Üniversitesi anketine göre bozulma göstermeye devam ediyor. 1 yıllık beklenti %7,3, 5-10 yıllık beklenti ise %4,6 seviyesine ulaştı. Bu oranlar, piyasada fiyatlama davranışlarını etkileyebilecek nitelikte.

New York Fed Başkanı John Williams ve Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, Haziran ve Temmuz aylarının belirleyici olmayabileceğini, ancak enflasyonla mücadelede dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bu da Fed’in faiz indirimi konusunda acele etmeyeceğini işaret ediyor.


Dolar ve Parite Görünümü: Trump Faktörü DXY’yi Baskılıyor

Dolar Endeksi (DXY) Cuma gecesi 101 seviyesini test etse de, bu sabah 100,35 seviyesinde dengelendi. Trump’ın vergi indirimleri, Çin ile geçici ticaret ateşkesi ve iç siyasi belirsizlik, doları yönsüz bırakıyor.

USD/TRY kuru ise bu sabah itibarıyla 38,82 seviyesinde işlem görmekte. Teknik olarak 38,50 ve 38,00 destek; 39,00 ve 39,50 ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.

EUR/USD paritesi 1,124 civarında işlem görürken, 1,125 – 1,136 direnç; 1,115 – 1,11 ise destek seviyeleri olarak izleniyor. Paritede yön yukarı ancak FED ve Trump faktörü dikkatle izlenmeli.


Altın: Güvenli Liman Talebi ve Not İndirimi Etkisi

Moody’s kararı sonrası altın fiyatları yeniden güç kazandı. Ancak yeni haftada, piyasaların bu gelişmeyi sindirmesiyle birlikte ons altın 3.210 dolar civarında yatay-sınırlı negatif bir seyir izliyor.

Altın için 3.225 – 3.240 dolar seviyeleri gün içi direnç; 3.200 – 3.177 dolar seviyeleri destek olarak öne çıkmakta. FED’in temkinli tutumu ve Trump’ın mali disiplini zorlayabilecek adımları, altın tarafında potansiyel volatiliteyi artırabilir.


BIST-100: Teknik Güçlenme Sürüyor, Hedef 9800

BIST-100 endeksi, 9650 direncini kırarak yukarı yönlü görünümünü güçlendirdi. XBANK endeksinin öncülüğünde gelen alımlar, kısa vadede 9800 seviyesinin hedeflenmesini mümkün kılmakta. Teknik olarak:

Bankacılık endeksi tarafında ise 12.100 üzerinde kalıcılık, yukarı yönlü hareketin devamı için pozitif işaret olarak görülüyor.


TL Tahvil ve Eurobond Piyasası: Dönüş Sinyali mi?

TL tahvillerinde Mart ayındaki dalgalanma sonrası düşüş döngüsü yeniden gündemde. 2 yıllık tahvil faizi %45,11, 10 yıllık faiz %33,99 seviyesinde bulunmakta. Bu seviyeler düşüş kanalının devamı anlamına gelebilir. Özellikle yeni bir dış şok yaşanmadıkça yurtiçi faizlerde düşüş eğilimi sürebilir.

22 Mayıs Perşembe günü açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu bu noktada belirleyici olacak. Enflasyon beklentilerindeki revizyonlar, tahvil ve bono faizleri üzerinde yön tayin edici olabilir.

Eurobond piyasasında ise not indiriminin ilk etkisi negatif olurken, dün itibarıyla hava yumuşadı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 295 seviyesine gerilerken, kısa vadeli Eurobond fiyatları sınırlı kayıplar yaşadı.


Jeopolitik Gelişmeler: İstanbul’da Barış Umudu

Putin ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesi, İstanbul’da barış görüşmelerinin yeniden başlayabileceğine dair beklentiyi artırdı. Rusya-Ukrayna arasındaki diplomatik kanalın açık kalması, enerji fiyatları ve küresel risk iştahı üzerinde olumlu etki yaratmakta.

Bu süreçte Karadeniz’de bulunan 30 milyar dolarlık doğalgaz rezervi haberi ise Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir fırsat penceresi sunmakta.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

📌 Yatırımcılar için kritik başlıklar:

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 15 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, haftaya ABD-Çin geçici tarifeler anlaşması ve jeopolitik risklerin azalmasıyla iyimser başladı. Ancak bu hava kısa süreli kalabilir. Taraflar arasında sağlanan mutabakat, sadece 90 günlük bir uzlaşma niteliği taşıyor ve gümrük vergilerinde yapılan indirime rağmen, ticaret savaşları öncesi seviyelere dönülmüş değil. Piyasalar bu gelişmeleri büyük ölçüde fiyatladı, ancak kalıcı bir iyimserlik için yeni teşvik unsurlarına ihtiyaç duyuluyor.


Küresel Piyasalarda Genel Görünüm

ABD ve Çin’in yüzde 145 ve 125 oranında tarifeler uygulama riskinden vazgeçmesi, piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Fakat bu uzlaşma kalıcı değil ve Trump’ın politikalarındaki oynaklık dikkate alındığında piyasalardaki iyimserlik kısa vadeli kalabilir.

Asya piyasalarında bu sabah negatif bir görünüm hâkim. Çin, Hong Kong ve Japonya borsalarında %0,7 ila %0,9 arasında düşüşler izleniyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,54 seviyesine yükselirken, Dolar Endeksi (DXY) 100,9, ons altın 3.130 USD seviyelerinde dengeleniyor.


ABD Ekonomisi ve Trump’ın Gündemi

Trump’ın Orta Doğu ziyareti sırasında yaptığı ticari anlaşmalar, piyasalarda kısa süreli destek sağladı. Ancak daha güçlü bir itki için:

gündemde yer alıyor. Başkan Trump, FED’e baskı yaparak faiz indirimini savunuyor. Enflasyonun düşme eğiliminde olduğunu belirterek, faiz indiriminin risk yaratmayacağını iddia ediyor. Ancak FED cephesi, enflasyonun kontrol altına alınmadan bu adımın atılamayacağı görüşünde.

Bugün ABD’de perakende satışlar, ÜFE, sanayi üretimi gibi veriler açıklanacak. Ayrıca Fed Başkanı Powell’ın konuşması ve Walmart bilançosu piyasaların radarında olacak.


Jeopolitik Gelişmeler

Jeopolitik riskler son günlerde ciddi şekilde azaldı:

Ancak, Putin ve Zelenskiy’nin katılmaması, bu görüşmelerin zaman alacağı ve liderler düzeyine ulaşmadığı sürece kalıcı sonuçlar doğurmayacağı görüşünü güçlendiriyor.


USD/TRY Paritesi

Dolar/TL kuru, bu sabah 38,78 civarında işlem görüyor. DXY tarafında 101 seviyesi önemli bir eşik olarak izleniyor.

TCMB Başkan Yardımcısı Akçay’ın açıklamalarına göre döviz rezervlerinde artış gözleniyor. Bu durum, kur üzerinde yukarı yönlü ılımlı bir baskının sınırlı kalmasını sağlıyor.


TL Tahvil ve Bono Piyasası

Mart ayında yaşanan tahvil faizi dalgalanmasının ardından, yeniden bir düşüş eğilimi başladı. Hazine, bu haftaki borçlanma programını tamamladı ve önümüzdeki hafta 1 yıl vadeli altın tahvili ile kira sertifikası satışına geçecek.


Borsa İstanbul (BIST-100)

Endeks, haftanın ilk gününde sert yükseliş sonrası yatay seyre geçti ve dün günü 9.701 puandan tamamladı. 9.600 seviyesi, kısa vadeli görünümde ana destek konumunda. Yukarı yönlü hareketlerde:

Rusya-Ukrayna müzakereleri, kısa vadede endeksin yönünü belirleyebilir. Görüşmelerden somut bir sonuç çıkmaması, piyasa üzerinde baskı yaratabilir.


EUR/USD Paritesi

Euro/Dolar paritesi 1,12 seviyelerinde ve bu sabah yatay-sınırlı negatif bir görünüm sergiliyor.

DXY 101 seviyesi altında kaldığı sürece, paritede toparlanma sürebilir. Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefin altına düşme riski ve Rus enerji kaynaklarına erişim beklentisi, Avrupa ekonomisinin görünümünü belirleyecek başlıca faktörler arasında yer alıyor.


Altın Fiyatları

Ons altın, bu sabah 3.130 USD seviyelerinde işlem görüyor. Son 1 ayda güvenli liman talebinde azalma yaşanırken, jeopolitik risklerin azalması da altın talebini zayıflatıyor.

FED’in faiz politikasında değişiklik sinyali vermemesi ve Trump’ın baskılarının sonuçsuz kalması durumunda altın, konsolidasyon sürecine girebilir.


Eurobond ve Türkiye CDS

ABD 10 yıllık tahvil faizindeki 30 baz puanlık artış sonrası, güvenli liman talebinin azalmasıyla Eurobond piyasasında kar realizasyonları gözlendi.

TCMB rezervlerinin artması, Eurobond piyasasına yönelik güveni destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.


Genel Değerlendirme

ABD ve Çin arasında sağlanan geçici ticaret uzlaşması, piyasalar açısından büyük bir krizi bertaraf etmiş görünüyor. Ancak bu anlaşmanın kalıcı bir rahatlama yaratması için Trump’ın öngörülebilir politikalar üretmesi, vergiler ve FED politikalarında yeni adımlar atması gerekiyor. Jeopolitik tarafta barış rüzgarları esiyor olsa da, kritik görüşmelerin liderler düzeyine çıkmadan somut sonuç vermesi zor.

Küresel risk iştahı destek bulmakta, ancak kısa vadeli teknik göstergeler aşırı alım sinyalleri veriyor. Bu da piyasalarda soluklanma ihtiyacını gündeme getiriyor. Yeni teşvikler (örneğin ABD’de vergi indirimi veya FED’den sürpriz faiz indirimi) olmadığı sürece mevcut pozitif hava sınırlı kalabilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 12 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, jeopolitik tansiyonun düşmesi, ticaret savaşlarında uzlaşma sinyalleri, ve merkez bankalarının belirsizlikten duyduğu endişeler ile yeni haftaya daha pozitif bir zeminde başlıyor. İstanbul’da yeniden başlayacak olan Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri, ABD’nin Trump liderliğinde bu kez barıştan yana tavır takınması ve Çin ile ticaret müzakerelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, küresel risk algısında yumuşamaya neden olmuş durumda.

Jeopolitik Gelişmeler: Barışa İstanbul Damgası

2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 3 yıl sonra yeniden İstanbul’da barış masası kuruluyor. Putin’in öncülüğünde ve Zelenskiy’nin kabulüyle planlanan 15 Mayıs zirvesi, bu kez ABD’nin barışa destek vermesiyle daha umut verici bulunuyor. Bu gelişme, sadece bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi riskleri de azaltabilecek potansiyele sahip.

Trump’ın Pakistan-Hindistan geriliminde arabuluculuk rolü ve ABD-İran nükleer görüşmelerindeki ilerleme de risk primlerini azaltan unsurlar olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, küresel yatırımcı algısı daha pozitif bir çerçevede şekilleniyor.

📌 İstanbul’un diplomatik merkez olarak öne çıkması, Türkiye’nin dış politika etkisini ve bölgesel ticaretteki rolünü artırabilir. Bu yönelimi izlemeye devam edin.

ABD Ekonomisi: Tarife Belirsizliğinden Müzakereye

Trump’ın agresif gümrük politikaları yerini müzakereye bırakırken, ABD-Çin görüşmeleri ilk aşamada yapıcı geçti. Ancak analistler, süreçte dalgalanma olabileceğini, fakat çözüm arzusunun fiyatlamalara pozitif katkı sağlayacağını belirtiyor.

Bu hafta açıklanacak olan ABD TÜFE verisi, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Beklentiler:

Beklenti altı rakamlar, risk iştahını artırabilir, aksi durumda FED politikaları yeniden gündeme gelebilir. FED Başkanı Powell’ın “bekleyip görme” yaklaşımı devam ediyor.

🎯 Faiz patikalarının netleşmesi, tahvil ve dolar yatırımcıları için yön belirleyici olabilir. Takipte kalın.

Euro Bölgesi: ECB’nin Stratejik Bekleyişi

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da FED ile paralel olarak mevcut politika duruşunu koruyor. Yıl sonuna kadar toplamda 60 baz puanlık faiz indirimi fiyatlamalara yansımış durumda. Ancak bu beklenti, Trump’ın dış politika yönelimiyle doğrudan ilişkili hale gelmiş durumda.

EUR/USD paritesi, 1,123 seviyelerinde yatay seyrediyor. 1,13 ve 1,135 direnç; 1,12 ve 1,115 destek olarak izlenebilir.

Türkiye Ekonomisi: Merkez Kararlılığı, Hazine İhaleleri

TCMB Başkanı Karahan, şahin tutumu sürdürüyor ve dezenflasyon sürecini kararlılıkla devam ettirme mesajı veriyor. Faizlerde erken indirim beklentisi baskılanırken, 22 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu piyasalar için kritik olacak.

Bu hafta Hazine, 4 yıl vadeli TLREF ve TÜFE’ye endeksli kıymet ihaleleriyle borçlanma programını sürdürecek.

İç veri akışı:

💡 2025 sonu için %30,2 TÜFE ve %35 politika faizi beklentileri geçerliliğini koruyor.

USD/TRY: Sınırlı Yukarı Eğilim Sürüyor

ABD ve Çin arasındaki yumuşama, dolarda küresel pozitiflik yaratıyor. İçeride ise TCMB’nin duruşu kuru dengelemeye çalışıyor. Kur, bu sabah 38,75 seviyelerinde işlem görüyor. Teknik seviyeler:

Dolar Endeksi (DXY) 100,6 seviyelerinde, ana direnç 101, destek 97.

TL Tahvil/Bono: Sakinlikten Destekli Geri Dönüşe

Geçtiğimiz haftalarda tahvil piyasası ılımlı seyrini sürdürdü. 2 ve 10 yıllık tahvillerdeki dar bant hareketi, mart dalgalanmasının etkilerinin azaldığını gösteriyor. TCMB’nin şahin mesajları sürdükçe faiz gevşemesi sınırlı kalabilir.

22 Mayıs’taki enflasyon raporu, tahvil piyasasında yön belirleyici olabilir.

BIST-100: Kritik 9.000 Desteğinden Yukarı Tepki

Geçtiğimiz hafta 9.000 desteğinden gelen tepki alımları, BIST-100 endeksini 9.390 seviyesine taşıdı. Yukarı yönlü hareketin homojen sektör dağılımıyla desteklenmesi olumlu bir işaret.

📈 9.000 seviyesi altında stop-loss kurguları göz önünde bulundurulmalı.

Altın: Güvenli Liman Talebi Azalıyor

Jeopolitik risklerin düşmesi ve enflasyon endişelerinin sabit kalması, altına olan talebi sınırlıyor. Trump’ın ılımlı tarifeleri ve ABD-Çin müzakereleri, güvenli liman ihtiyacını azaltıyor.

Altın fiyatı, bu hafta ABD enflasyon verisi ile yön bulabilir.

Eurobond ve CDS: Dış Piyasada Temkinli İyimserlik

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,42 seviyesine yükseldi. Dış piyasada tarife belirsizliğinin azalması ve risklerin düşmesi Eurobond fiyatlarını sınırlı negatif etkiledi. Türkiye 5 yıllık CDS verisi 332 seviyesinde.


Genel Değerlendirme

13 Mayıs itibarıyla küresel piyasalar, jeopolitik barış çabaları ve ticaret müzakerelerinde yumuşama sinyalleri ile daha olumlu bir zemine evriliyor. FED ve ECB’nin bekle-gör stratejisi, enflasyon verilerinin stabil kalması halinde yeni bir yön haritası sunabilir. BIST-100’deki teknik toparlanma, kritik eşiklerin korunmasıyla ivmelenebilir. İçeride ise TCMB’nin şahinliği, kısa vadede TL varlıklarına destek sunmaya devam edecektir.

✅ Önümüzdeki günlerde gözler, ABD TÜFE verisi ve Türkiye cari açık rakamında olacak. Piyasaları şekillendirecek bu verileri dikkatle takip edin.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 7 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, bugün Türkiye saatiyle 21:00’de açıklanacak olan FED FOMC faiz kararına odaklanmış durumda. Beklentiler, faiz oranlarında bir değişiklik yapılmayacağı yönünde şekillenmişken, karar sonrası yapılacak Powell açıklamaları piyasalar açısından belirleyici rol oynayacak. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel çapta resesyon endişelerini artırırken, jeopolitik risklerin ve ticaret savaşlarının da tekrar gündeme taşınmasına neden olmuştur.

Trump Politikaları ve Ticaret Gerilimi

Trump’ın başta Çin olmak üzere 17 ülkeye yönelik artırdığı gümrük vergileri, küresel ticaret zincirini tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar Çin’e uygulanan tarifelerin 90 gün süreyle ertelendiği açıklanmış olsa da, somut bir uzlaşma adımı henüz atılmamıştır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in 8 Mayıs’ta İsviçre’de yapacağı görüşme, bu anlamda kritik bir dönüm noktası olabilir.

Trump’ın agresif ticaret politikalarının devam etmesi halinde, tedarik zincirlerinde kırılma, navlun maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enflasyonda yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun FED’in faiz politikası üzerinde baskı yaratması ve faiz indirimlerinin ötelenmesine neden olması muhtemeldir.

🔍 Piyasa oyuncuları Powell’ın açıklamalarında “tarife etkisi” vurgusunu dikkatle izleyecek.

ABD Ekonomisi ve FED Kararı Beklentisi

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentilerin üzerinde gelmiş olsa da önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir. İşsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması ise istihdam piyasasında istikrarın korunduğunu göstermektedir. Bu veriler FED’in mevcut politika duruşunu sürdürmesi için yeterli gerekçeleri barındırmakla birlikte, sözel yönlendirmelerde “temkinli” tonun korunacağı tahmin edilmektedir.

Almanya ve Euro Bölgesi: Belirsizlik ve Zayıf Büyüme

Avrupa’nın lokomotif ülkesi olan Almanya, siyasi belirsizliklerle boğuşmaktadır. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, ilk güven oylamasında başarısız olmuş ancak ikinci oylamada başbakanlık yetkisini almıştır. Bu süreç, piyasalarda kısa vadeli bir Euro değer kaybı yaratmış ve Avrupa borsalarında sınırlı negatif fiyatlamalara neden olmuştur. Öte yandan Almanya’da açıklanan S&P Global bileşik PMI verisi, 50,1 ile büyüme eşiğinin hemen üzerinde kalmaya devam etmektedir.

Çin’den Destekleyici Adımlar

Çin’de açıklanan Caixin hizmet PMI verisi 50,7 ile önceki aya göre gerileme kaydetmiştir. ABD’nin Çin ihracatına yönelik tarifelerinin belirsizlik yaratması, yeni siparişlerde yavaşlamaya neden olmuştur. Bu gelişmeler ışığında Çin Merkez Bankası’nın ters repo faizini %1,4’e indirdiği ve zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan düşürdüğü açıklanmıştır. Söz konusu kararlar, piyasalarda sınırlı pozitif bir algı yaratmıştır.

Jeopolitik Gelişmeler: İran, Yemen, Güney Asya

Jeopolitik cephede ise ABD-İran arasında yeni bir nükleer müzakere turunun 11 Mayıs’ta Umman’da gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ayrıca Trump yönetimi Yemen’deki askeri operasyonları durdurma kararı alırken, Pakistan-Hindistan sınırında artan çatışmalar, bölgesel tansiyonun yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelerin özellikle altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülmektedir.

Piyasaların Genel Seyri

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL kuru bu sabah 38,64 seviyesinde işlem görmektedir. Teknik olarak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda rezerv biriktirme politikasına vurgu yapmış ve sıkı para politikasının süreceğini belirtmiştir. Reel efektif döviz kuru ise 72,12 seviyesine gerilemiştir.

TL Tahvil/Bono Piyasası

Hazine’nin gerçekleştirdiği 2 ve 7 yıllık tahvil ihalelerinde toplam 35,3 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş, bileşik faizlerde yüksek oranlı artışlar dikkat çekmiştir. 2 yıllık tahvilde %47,29, 10 yıllık tahvilde ise %34,80 seviyeleri kaydedilmiştir.

BIST-100: Zayıf Teknik Seyir

BIST-100 endeksi günü %0,25 artışla 9.134 puandan tamamlamış ancak 9.250 direncini kıramamıştır. Teknik olarak;

Kısa vadede 9.000 puan altı kapanışlar, 8.450-8.500 aralığına doğru derinleşen bir düzeltme riskine işaret etmektedir.

EUR/USD Paritesi

Dolar talebi, Trump’ın agresif ve öngörülemeyen politikaları nedeniyle baskı altında kalmakta; buna karşılık Euro tarafında birlik içi yakınlaşma gözlenmektedir. Bu sabah 1,134 seviyesinde seyreden EUR/USD paritesinde;

Altın: Güvenli Liman Talebi Artıyor

Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve ticaret belirsizliği ile birlikte tekrar yükseliş eğilimine girmiştir. 3.200 dolardan dönen fiyatlar, bu sabah itibarıyla 3.387 dolar seviyelerinde dengelenmiştir. FED toplantısının tonu altın üzerinde belirleyici olacaktır.

Eurobond ve CDS

Türkiye 5 yıllık CDS primi 345 seviyesinde. Eurobond piyasasında yatay bir seyir gözlemlenmiş, birim fiyatlarda küçük çaplı değişimler izlenmiştir. ABD tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı hareketlilik, Eurobond getirilerini baskı altında tutmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Bugün açıklanacak olan FED faiz kararı, piyasalar açısından kritik önemde olacak. Her ne kadar değişiklik beklenmese de sözel yönlendirmeler, Trump’ın tarife politikaları, Çin ile yürütülen görüşmelerin akıbeti ve jeopolitik gelişmelerle birlikte okunacaktır. Powell’ın tarife etkilerine dair vereceği sinyaller, faiz patikasına dair ipuçları sunacaktır.

Türkiye tarafında TCMB’nin sıkı duruşu korunurken, BIST’te zayıf teknik görünüm, dolar kurunda sınırlı yukarı yönlü baskı, tahvil faizlerinde yüksek seviye ve rezerv birikimi vurgusu öne çıkmaktadır.

📌 Yatırımcılar FED sonrası fiyatlamaları dikkatle izlemeli, Trump’ın ticaret politikaları ve Çin ile temasların yönü yakından takip edilmelidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 10 Nisan 2025

ABD Başkanı Donald Trump tarafından alınan 90 günlük tarife erteleme kararı, küresel piyasalar üzerinde ani ve güçlü bir rahatlama etkisi yaratmıştır. Özellikle Çin dışında kalan 75’ten fazla ülke için tarifelerin geçici olarak askıya alınmasıyla birlikte, yatırımcı psikolojisinde pozitif bir dönüşüm yaşanmış; küresel endekslerde sert yükselişlerin önü açılmıştır.

ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi giderek tırmanırken, Çin’in ABD mallarına uyguladığı gümrük tarifesini %34’ten %84’e çıkarması piyasalarda tedirginliği artırmıştır. Ancak ABD Başkanı Trump’ın, “satın almak için harika bir zaman” açıklamasının ardından Çin’e uygulanan tarifelerin %125’e çıkarılması ve diğer ülkelere 90 gün süreyle ara verilmesi, risk iştahının yeniden canlanmasına neden olmuştur.

Küresel Endekslerde Tarihi Ralli

Alınan kararların ardından S&P 500 endeksi %9,5 artışla son yılların en güçlü günlük yükselişini kaydederken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %12,16’lık sıçramayla dikkat çekmiştir. Avrupa’da Euro Stoxx 50 %8,69 yükselişle günü tamamlarken, Asya piyasalarında Nikkei %8’e yakın primle ralliye öncülük etmiştir. Bu yükselişlerin, ABD ve Çin dışındaki ülkelerle daha ılımlı ticaret ilişkileri kurulabileceği beklentisini kuvvetlendirdiği gözlemlenmiştir.

Brent petrol fiyatları, önceki günlerdeki düşüşlerin ardından toparlanarak 65 dolar seviyelerine geri dönmüştür. Altın fiyatlarında ise güvenli liman alımlarıyla birlikte ons başına %3’lük bir artış yaşanarak 3.079 dolar seviyesinden kapanış gerçekleştirilmiştir.

Trump’ın Tarifeleri ve Küresel Ekonomik Dengeler

Trump yönetimi tarafından alınan bu geri adımın, yalnızca piyasalarda kısa vadeli bir nefes aldırmakla kalmayacağı; aynı zamanda ticaret savaşlarının uzun vadede jeopolitik dengelere ve küresel GSYH‘ye olan etkilerinin yeniden tartışılmasına yol açacağı öngörülmektedir. Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala tarafından yapılan açıklamada, bu tür gümrük restleşmelerinin küresel büyüme üzerinde %7’ye varan bir negatif etki oluşturabileceği uyarısı yapılmıştır.

Makroekonomik Gündem ve Beklentiler

ABD’de bugün açıklanacak olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve yarınki Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri, Trump’ın şubat ve mart aylarında Çin mallarına uyguladığı tarifelerin ekonomik etkilerini ilk kez gözler önüne serecektir. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi, TÜFE’nin aylık %0,1, yıllık ise %2,5 oranında artacağı yönündedir.

Fed’in mart ayı toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklarda ise stagflasyon riski vurgusu öne çıkarken, ekonomik büyümede yavaşlama ve inatçı yüksek enflasyonun birlikte değerlendirildiği görülmektedir. Fed üyeleri, faizlerin sabit tutulmasının uygun olacağına kanaat getirmiştir.

Türkiye Ekonomisi ve Finansal Piyasalar

Yurt içinde bugün, Şubat ayı sanayi üretimi ve haftalık para ve banka istatistikleri açıklanacaktır. Daha önceki TÜİK verilerine göre, sanayi üretimi ocak ayında aylık bazda %2,3 azalmış, yıllık bazda ise %1,2 oranında artış göstermiştir.

TCMB tarafından açıklanan son menkul kıymet istatistiklerine göre, yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 651,88 milyon dolar, DİBS tarafında 2,388 milyar dolar ve ÖST tarafında 47,63 milyon dolar net satış gerçekleştirmiştir. Bu satış hacmi, Mayıs 2022’den bu yana kaydedilen en büyük haftalık çıkış olarak öne çıkmıştır.

Piyasa Teknik Görünümleri

EUR/USD paritesi, üçgen formasyonunun içinde sıkışmış durumda kalmış; 1.0948 seviyesinden günü tamamlamıştır. Üst bandın kırılması durumunda 1.1255 seviyesi hedeflenebilirken, alt bandın kırılması halinde 1.0846’ya kadar gerileme ihtimali doğacaktır.

USD/TRY, 38,00 seviyesindeki psikolojik direncin hemen altında 37.9650’den kapanış yapmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 38.1231 seviyesi direnç olarak izlenmekte; geri çekilmelerde ise 37.9553 seviyesi destek olarak önem arz etmektedir.

Ons altın, 3130 direncinden gelen satışlarla 3100 seviyesine kadar gerilemiş ancak destek bulmuştur. 3150 ve 3170 direnç seviyeleri dikkatle takip edilmeli; bu bölgelerde oluşabilecek ikili tepe formasyonuna karşı temkinli olunmalıdır.

Borsa İstanbul 100 Endeksi (BIST-100), önceki günü %2,13 düşüşle 9.275 puandan kapatmıştır. Ancak yeni günde küresel rüzgarın da etkisiyle 9500 direncine doğru bir toparlanma hareketi beklenmektedir. 9500 üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda, 9.710 ve 9.930 seviyeleri hedeflenebilir.


Gelecek Öngörüleri

Kısa vadede, Trump’ın 90 günlük tarife erteleme kararı, piyasalarda bir nefes alma süreci yaratabilir. Ancak orta ve uzun vadede, Çin ile olan ticari tansiyonun devam edeceği ve belirsizliğin yeniden yükselebileceği öngörülmektedir.

ABD TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, Fed’in temkinli duruşu sürdürülmek zorunda kalabilir. Bu senaryoda altın ve tahvil fiyatlarında yeniden yükseliş görülebilir. Öte yandan, petrol ve hisse senedi piyasalarının bu veriler karşısında hassasiyet göstermesi muhtemeldir.

Türkiye özelinde ise, sanayi üretiminde toparlanmanın sınırlı kalabileceği, yurt dışı portföy akımlarının kırılganlık göstermeye devam edeceği ve CDS primlerinin yüksek seyrini sürdüreceği bir çeyrek öngörülmektedir. BIST’te ise 9500 seviyesinin üzerine kalıcılık sağlanamazsa, teknik baskının yeniden artması mümkündür.


Genel Değerlendirme

Bugünkü ekonomik gündemde, Trump’ın gümrük tarifelerini askıya alması piyasalar üzerinde pozitif bir etki yaratmıştır. Bu gelişmenin etkisiyle ABD ve küresel borsalarda tarihi yükselişler kaydedilmiştir. Avrupa ve Asya borsaları bu ralliden olumlu etkilenmiştir. Altın ve petrol fiyatlarında da toparlanma yaşanırken, Türkiye’de BIST-100 endeksi kayıplarını telafi etmeye çalışmaktadır.

Gelecek öngörülerinde, Çin ile olan ticaret geriliminin sürebileceği, makroekonomik verilerin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği, Türkiye tarafında ise üretim verileri ve yabancı yatırımcı davranışlarının piyasalar açısından kritik önemde olacağı değerlendirilmiştir.