Ekonomik Gündem 11 Nisan 2025

Küresel Ekonomide Tarife Sarmalı Derinleşiyor

Küresel piyasalarda ticaret savaşı endişeleri, yeni haftaya damgasını vuran temel tema olmayı sürdürmektedir. ABD Başkanı Donald Trump tarafından Çin’e uygulanan gümrük vergilerinin %145’e yükseltilmesi, ekonomik görünümde belirsizlikleri artırmıştır. Aynı zamanda diğer ülkelere yönelik ek tarifeler için 90 günlük bir erteleme kararı alınmış olsa da, bu gelişmenin piyasalara etkisi sınırlı kalmıştır.

S&P 500 ve Nasdaq gibi önemli endekslerde %3’ü aşan sert düşüşler yaşanırken, önceki gün görülen rallinin büyük kısmı geri verilmiştir. Özellikle ABD-Çin arasındaki tarifelendirme düellosu, finansal piyasalarda güven arayışını tetiklemiştir.

Güvenli Limanlara Talep Artarken ABD Doları Zayıfladı

ABD dolarındaki değer kaybı, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaştığını göstermektedir. İsviçre frangı, dolar karşısında son on yılın en yüksek seviyelerine ulaşırken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri hafta başından bu yana yaklaşık 45 baz puan yükselmiştir. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden olmuştur.

Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak tarihi zirvelerini yenilemiştir. Bu gelişmenin, özellikle Çinli yatırımcıların altın fonlarına yönelmesinden de kaynaklandığı belirtilmiştir.

Asya, Avrupa ve ABD Piyasalarında Dalgalı Seyir

Asya borsalarında haftanın son işlem gününde karışık bir görünüm hâkimdir. Japonya ve Güney Kore borsalarında düşüşler gözlenirken, Çin ve Hong Kong tarafında pozitif kapanışlar gerçekleşmiştir. Avrupa vadelileri pozitif açılışa işaret ederken, ABD vadeli endeksleri de güne yatay bir başlangıç yapmıştır.

ABD Ekonomisi: ÜFE ve Michigan Güven Endeksi Gündemde

Bugünün veri takviminde öne çıkan başlıklar arasında ABD mart ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Michigan Üniversitesi güven endeksi bulunmaktadır. Dün açıklanan TÜFE verisinin beklentilerin altında gelmesi, piyasada kısa vadeli bir rahatlama yaratmıştı. Ancak bugünkü ÜFE verileriyle birlikte enflasyonun üretici fiyatları ayağında da baskılanıp baskılanmadığı analiz edilecektir.

Michigan Üniversitesi güven endeksinin ise düşüş trendini sürdürerek 54 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Bu tablo, ABD tüketici harcamalarında yavaşlama riskine işaret etmektedir.

Türkiye Cephesinde Dengeli Seyir, Ancak Yabancı Satışları Sürüyor

Borsa İstanbul’da dün sınırlı bir pozitif kapanış gerçekleştirilmiştir. BIST-100 endeksi günü %0.68 yükselişle 9.338 seviyesinden tamamlamıştır. Açılışta 9.581 seviyesine kadar yükselme görülmüş ancak gün içerisinde artan satış baskısı endeksin yönünü sınırlamıştır.

Bankacılık endeksi negatif ayrışırken, sanayi hisseleri endeksin taşıyıcısı olmuştur. Teknoloji ve inşaat sektörleri, günün öne çıkan sektörleri olurken; işlem hacmi 92 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.

Öte yandan, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde son üç haftada 34,3 milyar dolarlık düşüş yaşanmıştır. Yabancı yatırımcıların hisse ve DİBS tarafındaki satışlarının da artarak devam ettiği görülmüştür. Bu durum, Türkiye piyasalarına olan güvenin zayıfladığını göstermektedir.

Kur ve Parite Analizleri

Dolar/TL kuru, bu sabah itibarıyla 38,00 seviyesinin hafif üzerinde işlem görmektedir. 38,20 direnci yukarı yönlü ataklar için takip edilirken, aşağı yönlü destek bölgeleri 37,70 ve 37,50 olarak öne çıkmaktadır.

EUR/USD paritesi, ABD’de enflasyonun beklentilerin altında kalmasının ardından 1,14 seviyelerine doğru bir yükseliş trendi yakalamıştır. Kısa vadeli görünüm pozitif olup, 1,12 seviyesi ana destek olarak izlenmektedir.

Sterlin/Dolar paritesi, 1,30’un üzerine çıkarak güçlenmiş; direnç seviyeleri 1,329 ve 1,337 olarak öne çıkmıştır.

Dolar/Japon Yeni ise 143,59 seviyesinde işlem görmekte olup, teknik göstergelerde aşağı yönlü risklerin arttığı dikkat çekmektedir.

Emtia Piyasasında Altın Yükselirken Petrol Düşüşte

Altın ons fiyatı, güvenli liman talebi ile birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak yeni zirveler oluşturmuştur. Teknik olarak 3.220 ve 3.240 seviyeleri direnç, 3.180 ve 3.160 destek olarak izlenmektedir.

Ham petrol fiyatları, küresel büyüme beklentilerinin zayıflaması nedeniyle 59 dolar seviyelerine kadar gerilemiştir. Kısa vadeli görünüm negatif olup, 58,11 seviyesine kadar düşüş potansiyeli bulunmaktadır.

ABD Borsalarında Sert Satışlar

S&P 500 endeksinde dün %3,46 oranında değer kaybı yaşanmıştır. Gün içi işlemlerde 5.353 seviyesinden başlayan endeks, gün sonunda 5.268 seviyesinde kapanmıştır. MACD göstergeleri sat sinyali verirken, 5.396 seviyesi direnç olarak öne çıkmaktadır.

Nasdaq ve Dow Jones tarafında da benzer şekilde sert satışlar izlenmiştir. Özellikle teknoloji hisseleri düşüşün öncüsü olurken, sadece temel tüketim hisseleri pozitif bölgede kapanış yapabilmiştir.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi: Enflasyon ve Kur Beklentilerinde Gerileme

Nisan ayı TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, beklentilerde iyileşmeler olduğunu ortaya koymuştur. Yıl sonu TÜFE beklentisi %28,04’ten %27,70’e gerilerken, dolar/TL beklentisi ise 42,79’dan 42,50 seviyesine düşürülmüştür.

2025 yılı büyüme beklentisi %3,1, 2026 yılı beklentisi ise %4,0 olarak güncellenmiştir. Bu gelişmeler, piyasa beklentilerinin bir miktar daha iyimser hale geldiğini göstermektedir.


🌐 Gelecek Öngörüleri


📊 Genel Değerlendirme

Bugünün ekonomik gündeminde, ABD-Çin ticaret geriliminin etkileri piyasalarda sert dalgalanmalara neden olmaktadır. Altın, döviz ve borsa piyasalarında yüksek oynaklık gözlenmiştir. ABD’de enflasyon verilerinin ardından üretici fiyatları ve tüketici güveni verileri dikkatle izlenirken, Türkiye’de TCMB anket sonuçları ve rezerv gelişmeleri öne çıkmaktadır. Önümüzdeki günlerde piyasalarda risk iştahının yönü, Trump yönetiminin gümrük tarifelerine ilişkin politikaları ve Fed’in para politikası sinyalleri ile şekillenecektir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.