Ekonomik Gündem – 15 Mayıs 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
Küresel piyasalar, haftaya ABD-Çin geçici tarifeler anlaşması ve jeopolitik risklerin azalmasıyla iyimser başladı. Ancak bu hava kısa süreli kalabilir. Taraflar arasında sağlanan mutabakat, sadece 90 günlük bir uzlaşma niteliği taşıyor ve gümrük vergilerinde yapılan indirime rağmen, ticaret savaşları öncesi seviyelere dönülmüş değil. Piyasalar bu gelişmeleri büyük ölçüde fiyatladı, ancak kalıcı bir iyimserlik için yeni teşvik unsurlarına ihtiyaç duyuluyor.
Küresel Piyasalarda Genel Görünüm
ABD ve Çin’in yüzde 145 ve 125 oranında tarifeler uygulama riskinden vazgeçmesi, piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Fakat bu uzlaşma kalıcı değil ve Trump’ın politikalarındaki oynaklık dikkate alındığında piyasalardaki iyimserlik kısa vadeli kalabilir.
Asya piyasalarında bu sabah negatif bir görünüm hâkim. Çin, Hong Kong ve Japonya borsalarında %0,7 ila %0,9 arasında düşüşler izleniyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,54 seviyesine yükselirken, Dolar Endeksi (DXY) 100,9, ons altın 3.130 USD seviyelerinde dengeleniyor.
ABD Ekonomisi ve Trump’ın Gündemi
Trump’ın Orta Doğu ziyareti sırasında yaptığı ticari anlaşmalar, piyasalarda kısa süreli destek sağladı. Ancak daha güçlü bir itki için:
- Vergi indirimleri (birey ve şirketler için)
- FED’in faiz indirimi yönünde adımlar
gündemde yer alıyor. Başkan Trump, FED’e baskı yaparak faiz indirimini savunuyor. Enflasyonun düşme eğiliminde olduğunu belirterek, faiz indiriminin risk yaratmayacağını iddia ediyor. Ancak FED cephesi, enflasyonun kontrol altına alınmadan bu adımın atılamayacağı görüşünde.
Bugün ABD’de perakende satışlar, ÜFE, sanayi üretimi gibi veriler açıklanacak. Ayrıca Fed Başkanı Powell’ın konuşması ve Walmart bilançosu piyasaların radarında olacak.
Jeopolitik Gelişmeler
Jeopolitik riskler son günlerde ciddi şekilde azaldı:
- Pakistan-Hindistan çatışması sona erdi.
- ABD-İran nükleer görüşmeleri sürüyor.
- Rusya-Ukrayna barış süreci, İstanbul’da heyet düzeyinde başlatılıyor.
Ancak, Putin ve Zelenskiy’nin katılmaması, bu görüşmelerin zaman alacağı ve liderler düzeyine ulaşmadığı sürece kalıcı sonuçlar doğurmayacağı görüşünü güçlendiriyor.
USD/TRY Paritesi
Dolar/TL kuru, bu sabah 38,78 civarında işlem görüyor. DXY tarafında 101 seviyesi önemli bir eşik olarak izleniyor.
- Aşağı yönlü destekler: 38,50 – 38,00
- Yukarı yönlü dirençler: 39,00 – 39,50
TCMB Başkan Yardımcısı Akçay’ın açıklamalarına göre döviz rezervlerinde artış gözleniyor. Bu durum, kur üzerinde yukarı yönlü ılımlı bir baskının sınırlı kalmasını sağlıyor.
TL Tahvil ve Bono Piyasası
- 2 yıllık tahvil faizi: %46,89
- 10 yıllık tahvil faizi: %34,53
Mart ayında yaşanan tahvil faizi dalgalanmasının ardından, yeniden bir düşüş eğilimi başladı. Hazine, bu haftaki borçlanma programını tamamladı ve önümüzdeki hafta 1 yıl vadeli altın tahvili ile kira sertifikası satışına geçecek.
Borsa İstanbul (BIST-100)
Endeks, haftanın ilk gününde sert yükseliş sonrası yatay seyre geçti ve dün günü 9.701 puandan tamamladı. 9.600 seviyesi, kısa vadeli görünümde ana destek konumunda. Yukarı yönlü hareketlerde:
- İlk direnç: 9.750
- Ana direnç: 10.000
Rusya-Ukrayna müzakereleri, kısa vadede endeksin yönünü belirleyebilir. Görüşmelerden somut bir sonuç çıkmaması, piyasa üzerinde baskı yaratabilir.
EUR/USD Paritesi
Euro/Dolar paritesi 1,12 seviyelerinde ve bu sabah yatay-sınırlı negatif bir görünüm sergiliyor.
- Dirençler: 1,125 – 1,136
- Destekler: 1,115 – 1,11
DXY 101 seviyesi altında kaldığı sürece, paritede toparlanma sürebilir. Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefin altına düşme riski ve Rus enerji kaynaklarına erişim beklentisi, Avrupa ekonomisinin görünümünü belirleyecek başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Altın Fiyatları
Ons altın, bu sabah 3.130 USD seviyelerinde işlem görüyor. Son 1 ayda güvenli liman talebinde azalma yaşanırken, jeopolitik risklerin azalması da altın talebini zayıflatıyor.
- Direnç: 3.170 – 3.200 USD
- Destek: 3.100 – 3.080 USD
FED’in faiz politikasında değişiklik sinyali vermemesi ve Trump’ın baskılarının sonuçsuz kalması durumunda altın, konsolidasyon sürecine girebilir.
Eurobond ve Türkiye CDS
ABD 10 yıllık tahvil faizindeki 30 baz puanlık artış sonrası, güvenli liman talebinin azalmasıyla Eurobond piyasasında kar realizasyonları gözlendi.
- Türkiye 5 yıllık CDS: 303 baz puan
- Eurobond birim fiyatları yatay seyretti
- Kısalar: +12 ila +57 cent
- Ortalar: 0 ila +3 cent
- Uzunlar: +3 ila +8 cent
- Faizler: %5,22 – %7,22 – %8,40 bandında
TCMB rezervlerinin artması, Eurobond piyasasına yönelik güveni destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Genel Değerlendirme
ABD ve Çin arasında sağlanan geçici ticaret uzlaşması, piyasalar açısından büyük bir krizi bertaraf etmiş görünüyor. Ancak bu anlaşmanın kalıcı bir rahatlama yaratması için Trump’ın öngörülebilir politikalar üretmesi, vergiler ve FED politikalarında yeni adımlar atması gerekiyor. Jeopolitik tarafta barış rüzgarları esiyor olsa da, kritik görüşmelerin liderler düzeyine çıkmadan somut sonuç vermesi zor.
Küresel risk iştahı destek bulmakta, ancak kısa vadeli teknik göstergeler aşırı alım sinyalleri veriyor. Bu da piyasalarda soluklanma ihtiyacını gündeme getiriyor. Yeni teşvikler (örneğin ABD’de vergi indirimi veya FED’den sürpriz faiz indirimi) olmadığı sürece mevcut pozitif hava sınırlı kalabilir.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Ekonomik Gündem – 6 Mayıs 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
FED toplantısı öncesi küresel piyasalar yön arıyor
Küresel piyasalarda bu haftanın en kritik gündem maddesi, ABD Merkez Bankası’nın (FED) gerçekleştireceği olağan faiz toplantısı olarak öne çıkmaktadır. Toplantı öncesinde piyasalarda genel beklenti, FED’in politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmayacağı yönünde şekillenmiştir. Ancak, haziran ayına dair yönlendirme mesajlarının netleşip netleşmeyeceği henüz belirsizliğini korumaktadır.
FED’in faiz kararı öncesinde açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisi, 177 bin kişi ile beklenti olan 138 binin üzerinde gelmiştir. Ancak bu veri, bir önceki ayın 185 binlik seviyesinin hafif altında kalmıştır. Verinin, istihdam piyasasının güçlü kalmaya devam ettiğini fakat hızında bir yavaşlama olduğunu ortaya koyduğu değerlendirilmiştir. İşsizlik oranının %4,2 ile sabit kalması, iş gücü piyasasında istikrarın sürdüğünü işaret etmektedir.
Bu gelişmeler, FED’in faiz indirimi konusunda acele etmeyeceği beklentisini güçlendirmiştir. Özellikle saatlik kazançlardaki sınırlı artışın enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletmesi, FED’in bekle-gör politikası lehine yorumlanmaktadır.
Trump’tan faiz indirimi baskısı devam ediyor
ABD Başkanı Donald Trump, güçlü istihdam verilerine rağmen FED’e faiz indirimi çağrısını yinelemiştir. Trump, enflasyondaki düşüşe ve petrol fiyatlarındaki gerilemeye işaret ederek mevcut koşulların faiz indirimi için uygun olduğunu savunmaktadır. Ayrıca, ithal ilaçlara yönelik gümrük tarifesi uygulamasıyla sağlık sektörüne dair planlamaların Temmuz ayında devreye alınması beklenmektedir.
Petrol fiyatlarında OPEC+ baskısı
OPEC+ ülkeleri içerisinde aşırı üretim yapan üyelerin haziran ayında cezalandırılması ve üretim kesintilerinin sıkılaştırılması gündeme gelmiştir. Bu gelişme, kısa vadede petrol fiyatlarında baskı oluşturarak maliyet enflasyonunu azaltabilecek bir ortam yaratabilir. Bu da FED’in elini rahatlatarak ileride olası bir faiz indirimi için alan sağlayabilir.
Avrupa ve Türkiye Gündemi
Euro Bölgesi’nde güven sınırlı toparlandı
Euro Bölgesi Yatırımcı Güven Endeksi, nisanda -19,5 seviyesinden -8,1’e yükselmiştir. Her ne kadar toparlanma dikkat çekici olsa da bölge genelinde büyümeye dair soru işaretleri devam etmektedir. Bugün açıklanacak olan PMI verilerinin parite ve Avrupa piyasaları üzerinde etkili olması beklenmemektedir.
Türkiye’de dezenflasyon süreci korunmaya çalışılıyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Nisan ayı enflasyon verisi, aylık bazda %3, yıllık bazda ise %37,86 olarak açıklanmıştır. Özellikle giyim-ayakkabı grubundaki %6,5’lik artış dikkat çekerken, yıllık en çok artış gösteren kalem %79,2 ile eğitim olmuştur. Bu veri, enflasyonun düşüş hızında bir yavaşlama yaşandığını ortaya koymuştur.
TCMB, PPK toplantısını bu ay gerçekleştirmeyecek. Ancak 22 Mayıs’ta Enflasyon Raporu, 30 Mayıs’ta Finansal İstikrar Raporu ve 3 Haziran’da Mayıs TÜFE verisi açıklanacaktır. Bu takvim, sıkı para politikalarının sürdürülebilirliğini test edecek önemli gelişmeleri barındırmaktadır.
Piyasalar Teknik Görünüm – 6 Mayıs 2025
USD/TRY
Dolar/TL kuru, 38,58 seviyesinde dengelenmiş durumdadır. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda 38,50 ve 39,00 seviyeleri izlenmektedir. Trump-Erdoğan görüşmesinin ardından kurda kayda değer bir hareket gözlenmemiştir. Bakan Mehmet Şimşek ise yıl sonunda %30’un altında bir enflasyon hedefi bulunduğunu ifade etmiştir.
TL Tahvil/Bono
Enflasyon verisinin beklentilerin altında gelmesi ve petrol fiyatlarının geri çekilmesiyle birlikte, faiz indirimi beklentileri orta vadede gündeme gelebilir. Bugün Hazine, 2 yıl vadeli sabit kuponlu ve 7 yıl vadeli değişken kuponlu tahvil ihraçları gerçekleştirecek. Gösterge faizler 2 yıllıkta %46,94, 10 yıllıkta %34,61 seviyesinde dengelenmiştir.
BIST-100 Endeksi
Borsa İstanbul, haftaya zayıf bir başlangıç yapmıştır. BIST 100 endeksi %0,60 düşüşle 9.112 puanda kapanmıştır. 9.250 seviyesinin altında kalındığı sürece 9.000 ve 8.500 seviyeleri öne çıkmaktadır. Yukarı yönlü bir toparlanma için 9.250 üzerinde kalıcı fiyatlamalar gerekmektedir.
Turizm sektörü %2,22 ile en çok kazandıran sektör olurken, iletişim sektörü %2,35 düşüşle negatif ayrışmıştır. Katılım endeksi ise yükselmiştir. Borsa İstanbul’da son işlem gününde 523 milyon TL’lik para çıkışı gerçekleşmiştir.
Emtia ve Parite Görünümleri
XAU/USD (Ons Altın)
Altın fiyatları, 3.334 dolar seviyesine yükselerek geçen haftaki kayıpları telafi etmiştir. Bu sabah da %1 primli işlemler sürmektedir. Orta Doğu’daki jeopolitik gerginlikler ve ticaret savaşlarına dair belirsizlikler altına olan talebi artırmaktadır. 3.385 ve 3.430 seviyeleri direnç; 3.350 ve 3.309 destek olarak izlenmektedir.
EUR/USD Paritesi
Parite 1,1315 seviyesinden kapanırken, bu sabah belirgin bir hareket gözlenmemektedir. 1,1275 – 1,1375 aralığında bant hareketi beklenmektedir. Destek seviyesi 1,12; direnç seviyesi ise 1,1425 olarak öne çıkmaktadır.
Genel Değerlendirme
FED’in faiz politikasında değişikliğe gitmeyeceği beklentisi korunmakla birlikte, yönlendirme mesajlarının piyasalar açısından kritik olacağı bir haftaya girilmiştir. ABD istihdam verileri ekonominin dirençli yapısını teyit ederken, Başkan Trump’ın baskıları faiz indirimi ihtimalini sıcak tutmaya devam etmektedir.
Türkiye’de ise enflasyonda yaşanan sınırlı yavaşlama ve TCMB’nin proaktif sıkı duruşu, dezenflasyon sürecinin korunmasına katkı sağlamaktadır. İç talebin yüksekliği ve hizmet fiyatlarındaki katılık dikkatle izlenmektedir. Borsa İstanbul’da teknik olarak baskılı seyir devam ederken, yatırımcıların temkinli pozisyonlanması önerilmektedir.
Altın fiyatları ve petrol piyasasında yaşanan hareketlilik, jeopolitik ve ticari gelişmelere bağlı olarak yatırımcının yön arayışını şekillendirmeye devam etmektedir. Bu süreçte yatırımcıların hem yerel hem küresel verileri yakından takip etmesi, stratejik portföy planlaması açısından kritik önemdedir.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Ekonomik Gündem 18 Nisan 2025
[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=IIqZNYUvAqc”][vc_column_text]
Küresel Risklerin Gölgesinde Yatay Seyir Hakim
Küresel piyasaların Paskalya tatili nedeniyle kapalı olduğu bu haftanın son işlem gününde, ekonomik gündem ABD, Avrupa ve Asya merkezli gelişmelerin etkisiyle şekillendirilmiştir. Başta BIST-100 endeksi olmak üzere, global endekslerin yön arayışı içinde olduğu bir gün geride bırakılmıştır.
BIST-100, dün gün içinde gelen satışlara rağmen %1,40 oranında değer kazanarak 9.396 seviyesinden kapanış gerçekleştirmiştir. Bu yükselişte, TCMB’nin beklenenden sert faiz artışı kararı etkili olmuştur. Politika faizinin 350 baz puan artırılarak %46’ya çıkarılması, piyasalar açısından sürpriz olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, gecelik borç verme faizi %49’a, borçlanma faizi ise %44,5’e yükseltilmiştir.
📌 Not alın: “9.450 seviyesi”, yukarı yönlü hareketlerde kritik direnç noktası olarak takip edilmelidir. Bu seviyenin üzerinde kalıcı bir hareketin sağlanması durumunda, 9.600 ve 9.800 gibi üst direnç seviyeleri hedef haline gelebilir.
TCMB Kararı Piyasada Şahin Etki Yarattı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından alınan son faiz kararıyla birlikte, para politikasında şahin bir dönüşüm sinyali verilmiştir. Karar metninde enflasyon görünümünde bozulma olması halinde ilave sıkılaştırma yapılacağı vurgulanmıştır. Ayrıca, Mart ayında yaşanan finansal oynaklıkların etkisiyle politika yönünde net bir duruş sergilenmiştir.
Bu kararla birlikte, dezenflasyon sürecine yönelik kararlılık mesajı öne çıkarken, TCMB’nin brüt rezervlerinin 154.3 milyar dolardan 147.5 milyar dolara, net rezervlerin ise 48.7 milyar dolardan 38.9 milyar dolara gerilediği bildirilmiştir. Bu durum, döviz tarafında kısa vadeli baskılara açık bir görünüm yaratmıştır.
📢 Okuyucuya çağrı: Merkez Bankası kararlarının piyasa üzerindeki etkilerini düzenli olarak takip ediyor musunuz? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.
ECB Faiz İndirimiyle Dikkat Çekti
Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından alınan 25 baz puanlık faiz indirimi kararı, piyasalar tarafından beklentilere paralel bulunmuştur. Mevduat faizleri %2.25 seviyesine indirilmiş; ECB Başkanı Christine Lagarde, küresel ticaret gerilimlerinin Avrupa ekonomisinde aşağı yönlü riskleri artırdığını ifade etmiştir.
Bu bağlamda, ECB’nin önümüzdeki dönemde de gevşek para politikasını sürdürebileceği beklentisi oluşmuştur. Karar metninde kullanılan “sıkılaştırıcı” ifadesinin çıkarılması, bu dönüşümün bir yansıması olarak görülmüştür.
ABD Cephesinde Siyasi ve Ekonomik Baskılar Gündemde
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı son açıklamalarda tarife anlaşmalarında büyük ilerleme sağlandığını belirterek, Çin’e daha fazla tarife istemediğini ve AB ile anlaşmanın yakın olduğunu ifade etmiştir. Ancak, Powell’a yönelik eleştirileri yeniden gündeme gelmiştir. Fed Başkanı’nın görevden alınabileceğine dair sinyaller verilmiş; Powell ise tarifelerin büyüme üzerindeki etkisinin yüksek olabileceğini ifade etmiştir.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ve New York Fed Başkanı John Williams, mevcut para politikasının sürdürülebilir olduğunu vurgulamış, ancak gümrük vergilerinin ekonomik görünüm üzerindeki etkilerinin belirsizliğini koruduğunu belirtmişlerdir.
📌 Hatırlatma: Küresel ticaret gelişmeleri ve Trump’ın açıklamaları, sadece siyasi değil aynı zamanda ekonomik belirsizlikleri de tetiklemektedir. Bu süreci yakından izlemek yatırım kararları açısından kritik önem taşımaktadır.
Teknik Görünümler: Öne Çıkan Varlıklar
Dolar/TL (USDTRY)
38.00 seviyesi altına sarkan kur, 37.97’den aldığı destekle tekrar yukarı yönlü hareket sinyali vermektedir. 38.12 seviyesi, direnç noktası olarak ön plandadır.
Euro/Dolar (EURUSD)
1.1364 seviyesinde dengelenen parite, aşağı yönlü sarkmalarda 1.1320 seviyesine kadar geri çekilebilir. Yukarı yönlü bir kırılımda 1.1408 seviyesi güçlü direnç olarak izlenmektedir.
Ons Altın (XAUUSD)
Tarihi zirve olan 3357 dolar seviyesinden dönen altın, günü 3327 dolarda tamamlamıştır. Tatil sonrası ilk işlem gününde, 3300 dolar desteği, kırılması halinde 3280 dolara kadar gerileme yaratabilir. Jeopolitik risklerin artması halinde ise 3358 dolar direnci test edilebilir.
NASDAQ
18.170 seviyesi kısa vadede destek olurken, yukarı yönlü hareketlerde 18.687 seviyesi direnç olarak takip edilmektedir. Açılışta yaşanacak gap’ler kısa vadeli yön açısından belirleyici olacaktır.
BIST ve VİOP Görünümü
BIST-100 endeksi, haftanın son işlem gününde 9.400-9.500 bandında sıkışma eğiliminde olabilir. Yukarı yönlü bir kırılımda 9.600 ve 9.800 seviyeleri gündeme gelirken, aşağı yönlü baskılarda 9.250-9.300 bandı destek olarak öne çıkmaktadır.
VİOP30 endeksi, akşam seansını %0.01 oranında yatay pozitif tamamlamıştır. Güne benzer bir eğilimle başlaması, gün içinde ise satışların karşılanması halinde yükseliş denemelerinin görülmesi beklenmektedir.
📌 Yatırımcılara uyarı: BIST için kritik eşik 9.450 seviyesidir. Bu bölgenin aşılması yönün yukarı dönmesine yol açabilir.
Gelecek Öngörüleri
- TCMB’nin şahinleşen duruşu, kısa vadede TL varlıklarını destekleyecektir ancak rezervlerdeki erime dikkatle izlenmelidir.
- ABD ile Çin-AB arasındaki tarife pazarlıkları, küresel risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.
- ECB’nin faiz indirimiyle birlikte, Avrupa’da büyüme desteklenmeye çalışılırken, bu durum parite dengelerinde yeni fırsatlar yaratabilir.
- Altın ve enerji fiyatlarında oynaklık, jeopolitik risklere bağlı olarak artabilir. Bu da güvenli liman arayışını hızlandıracaktır.
📌 Genel Değerlendirme
Bugün, küresel piyasaların büyük kısmının tatil nedeniyle kapalı olmasıyla birlikte, ekonomik gelişmelerin etkileri daha çok yurt içi dinamikler üzerinden fiyatlanmıştır. TCMB’nin beklenmeyen faiz artışı, para politikasında yeni bir döneme girildiğinin sinyallerini verirken; ABD-Çin-AB üçgenindeki tarife açıklamaları, küresel belirsizlikleri diri tutmuştur.
Gelecek haftalarda bu başlıkların yatırım davranışlarını belirleyici olacağı, özellikle enflasyon, faiz ve tarife konularında gelen açıklamaların piyasalarda yön tayininde daha güçlü etkiler yaratacağı değerlendirilmektedir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Ekonomik Gündem 11 Nisan 2025
Küresel Ekonomide Tarife Sarmalı Derinleşiyor
Küresel piyasalarda ticaret savaşı endişeleri, yeni haftaya damgasını vuran temel tema olmayı sürdürmektedir. ABD Başkanı Donald Trump tarafından Çin’e uygulanan gümrük vergilerinin %145’e yükseltilmesi, ekonomik görünümde belirsizlikleri artırmıştır. Aynı zamanda diğer ülkelere yönelik ek tarifeler için 90 günlük bir erteleme kararı alınmış olsa da, bu gelişmenin piyasalara etkisi sınırlı kalmıştır.
S&P 500 ve Nasdaq gibi önemli endekslerde %3’ü aşan sert düşüşler yaşanırken, önceki gün görülen rallinin büyük kısmı geri verilmiştir. Özellikle ABD-Çin arasındaki tarifelendirme düellosu, finansal piyasalarda güven arayışını tetiklemiştir.
Güvenli Limanlara Talep Artarken ABD Doları Zayıfladı
ABD dolarındaki değer kaybı, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaştığını göstermektedir. İsviçre frangı, dolar karşısında son on yılın en yüksek seviyelerine ulaşırken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri hafta başından bu yana yaklaşık 45 baz puan yükselmiştir. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden olmuştur.
Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak tarihi zirvelerini yenilemiştir. Bu gelişmenin, özellikle Çinli yatırımcıların altın fonlarına yönelmesinden de kaynaklandığı belirtilmiştir.
Asya, Avrupa ve ABD Piyasalarında Dalgalı Seyir
Asya borsalarında haftanın son işlem gününde karışık bir görünüm hâkimdir. Japonya ve Güney Kore borsalarında düşüşler gözlenirken, Çin ve Hong Kong tarafında pozitif kapanışlar gerçekleşmiştir. Avrupa vadelileri pozitif açılışa işaret ederken, ABD vadeli endeksleri de güne yatay bir başlangıç yapmıştır.
ABD Ekonomisi: ÜFE ve Michigan Güven Endeksi Gündemde
Bugünün veri takviminde öne çıkan başlıklar arasında ABD mart ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Michigan Üniversitesi güven endeksi bulunmaktadır. Dün açıklanan TÜFE verisinin beklentilerin altında gelmesi, piyasada kısa vadeli bir rahatlama yaratmıştı. Ancak bugünkü ÜFE verileriyle birlikte enflasyonun üretici fiyatları ayağında da baskılanıp baskılanmadığı analiz edilecektir.
Michigan Üniversitesi güven endeksinin ise düşüş trendini sürdürerek 54 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Bu tablo, ABD tüketici harcamalarında yavaşlama riskine işaret etmektedir.
Türkiye Cephesinde Dengeli Seyir, Ancak Yabancı Satışları Sürüyor
Borsa İstanbul’da dün sınırlı bir pozitif kapanış gerçekleştirilmiştir. BIST-100 endeksi günü %0.68 yükselişle 9.338 seviyesinden tamamlamıştır. Açılışta 9.581 seviyesine kadar yükselme görülmüş ancak gün içerisinde artan satış baskısı endeksin yönünü sınırlamıştır.
Bankacılık endeksi negatif ayrışırken, sanayi hisseleri endeksin taşıyıcısı olmuştur. Teknoloji ve inşaat sektörleri, günün öne çıkan sektörleri olurken; işlem hacmi 92 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.
Öte yandan, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde son üç haftada 34,3 milyar dolarlık düşüş yaşanmıştır. Yabancı yatırımcıların hisse ve DİBS tarafındaki satışlarının da artarak devam ettiği görülmüştür. Bu durum, Türkiye piyasalarına olan güvenin zayıfladığını göstermektedir.
Kur ve Parite Analizleri
Dolar/TL kuru, bu sabah itibarıyla 38,00 seviyesinin hafif üzerinde işlem görmektedir. 38,20 direnci yukarı yönlü ataklar için takip edilirken, aşağı yönlü destek bölgeleri 37,70 ve 37,50 olarak öne çıkmaktadır.
EUR/USD paritesi, ABD’de enflasyonun beklentilerin altında kalmasının ardından 1,14 seviyelerine doğru bir yükseliş trendi yakalamıştır. Kısa vadeli görünüm pozitif olup, 1,12 seviyesi ana destek olarak izlenmektedir.
Sterlin/Dolar paritesi, 1,30’un üzerine çıkarak güçlenmiş; direnç seviyeleri 1,329 ve 1,337 olarak öne çıkmıştır.
Dolar/Japon Yeni ise 143,59 seviyesinde işlem görmekte olup, teknik göstergelerde aşağı yönlü risklerin arttığı dikkat çekmektedir.
Emtia Piyasasında Altın Yükselirken Petrol Düşüşte
Altın ons fiyatı, güvenli liman talebi ile birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak yeni zirveler oluşturmuştur. Teknik olarak 3.220 ve 3.240 seviyeleri direnç, 3.180 ve 3.160 destek olarak izlenmektedir.
Ham petrol fiyatları, küresel büyüme beklentilerinin zayıflaması nedeniyle 59 dolar seviyelerine kadar gerilemiştir. Kısa vadeli görünüm negatif olup, 58,11 seviyesine kadar düşüş potansiyeli bulunmaktadır.
ABD Borsalarında Sert Satışlar
S&P 500 endeksinde dün %3,46 oranında değer kaybı yaşanmıştır. Gün içi işlemlerde 5.353 seviyesinden başlayan endeks, gün sonunda 5.268 seviyesinde kapanmıştır. MACD göstergeleri sat sinyali verirken, 5.396 seviyesi direnç olarak öne çıkmaktadır.
Nasdaq ve Dow Jones tarafında da benzer şekilde sert satışlar izlenmiştir. Özellikle teknoloji hisseleri düşüşün öncüsü olurken, sadece temel tüketim hisseleri pozitif bölgede kapanış yapabilmiştir.
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi: Enflasyon ve Kur Beklentilerinde Gerileme
Nisan ayı TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, beklentilerde iyileşmeler olduğunu ortaya koymuştur. Yıl sonu TÜFE beklentisi %28,04’ten %27,70’e gerilerken, dolar/TL beklentisi ise 42,79’dan 42,50 seviyesine düşürülmüştür.
2025 yılı büyüme beklentisi %3,1, 2026 yılı beklentisi ise %4,0 olarak güncellenmiştir. Bu gelişmeler, piyasa beklentilerinin bir miktar daha iyimser hale geldiğini göstermektedir.
🌐 Gelecek Öngörüleri
- ABD ile Çin arasındaki gümrük tarifesi savaşının, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm küresel tedarik zincirini ve büyüme beklentilerini etkilemesi beklenmektedir.
- ABD’de açıklanacak ÜFE ve güven endeksi verileri, Fed’in haziran ayında faiz indirimi yapıp yapmayacağı konusunda belirleyici olacaktır.
- Türkiye tarafında, TCMB rezerv kayıpları ve yabancı çıkışı sürerse, kur üzerindeki baskı artabilir.
- Altın fiyatlarında yeni rekor seviyeler test edilmeye devam edebilir.
- Borsa İstanbul’da 9.562 direncinin üzerinde kalıcı kapanışlar görülmedikçe, yeni pozisyonlar için temkinli olunması önerilmektedir.
📊 Genel Değerlendirme
Bugünün ekonomik gündeminde, ABD-Çin ticaret geriliminin etkileri piyasalarda sert dalgalanmalara neden olmaktadır. Altın, döviz ve borsa piyasalarında yüksek oynaklık gözlenmiştir. ABD’de enflasyon verilerinin ardından üretici fiyatları ve tüketici güveni verileri dikkatle izlenirken, Türkiye’de TCMB anket sonuçları ve rezerv gelişmeleri öne çıkmaktadır. Önümüzdeki günlerde piyasalarda risk iştahının yönü, Trump yönetiminin gümrük tarifelerine ilişkin politikaları ve Fed’in para politikası sinyalleri ile şekillenecektir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.