Ekonomik Gündem 2 Mayıs 2025

Trump’ın Gümrük Tarifeleri Etkisini Gösteriyor: ABD Ekonomisi 3 Yıl Sonra Daraldı

ABD: Büyümede Negatif Sürpriz, Gözler Tarım Dışı İstihdamda

ABD ekonomisi, 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 0,3 daralarak beklentilerin altına düşmüş ve 3 yıl sonra ilk kez küçülme göstermiştir. Bu durum, Trump yönetiminin devreye aldığı ek gümrük tarifelerinin dolaylı etkilerinin, imalat sektörü kaynaklı stoklamalardaki yavaşlama ile birlikte belirginleşmeye başladığını göstermektedir.

Tüketici harcamalarının da ivme kaybetmesi, iç talepte zayıflamayı işaret ederken; FED’in yakından takip ettiği çekirdek PCE verisi, yıllık bazda %2,6 artışla piyasa beklentilerini karşılamıştır. Ancak aylık bazda artışın görülmemesi, fiyat baskılarında sınırlı yükselişe işaret etmektedir.

İşgücü piyasasına dair göstergelerde ise bozulma sinyalleri alınmaktadır. İlk işsizlik başvuruları 241 bine çıkarak son 9 haftanın zirvesine ulaşmış, ADP özel sektör istihdamı ise 62 bin ile beklentilerin oldukça gerisinde kalmıştır. Bu gelişmeler, ekonomik aktivitede soğuma ve şirketlerin işe alımları yavaşlatma eğilimi olarak yorumlanmaktadır.

Bugün açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisi (beklenti: +133.000, işsizlik oranı: %4,2), piyasaların yönü açısından belirleyici olacaktır. Beklentilerin altında kalacak bir veri, FED’in faiz indirimi ihtimalini artırabilir; aksi durumda, mevcut sıkı para politikasının sürdürülmesi gündeme gelecektir.

FED ve Trump Gerilimi: Politika Üzerinde Siyasal Baskı

Trump’ın, FED Başkanı Powell’ı faiz indirimi konusunda geç kalmakla suçlaması, siyasi baskı tartışmalarını yeniden alevlendirmiştir. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek FOMC toplantısı, büyüme ve istihdam verilerinin yumuşadığı bir ortamda yapılacak olması nedeniyle özel önem taşımaktadır. FED’in faizleri sabit bırakması beklenmekte ancak sözlü yönlendirmeler piyasalar üzerinde etkili olacaktır.

ABD-Çin Ticaret Gerilimi: Uzlaşma Yok, Risk Devam Ediyor

Trump yönetiminin 90 günlük uzlaşma süresi tanıdığı tarifelere dair müzakerelerde henüz bir ilerleme kaydedilmemiştir. Çin medyasının “ABD temas kurdu” açıklaması, sürecin kapalı kapılar ardında sürdüğünü gösterse de, Çin tarafı eşitlik ve karşılıklı saygı vurgusunu ön plana çıkarmaktadır. Müzakere sürecinin inişli çıkışlı ve dalgalı geçmesi beklenmektedir.

Jeopolitik Gelişme: ABD-Ukrayna Ekonomik Ortaklığı

ABD Hazine Bakanlığı, ABD ile Ukrayna arasında ekonomik ortaklık anlaşması imzalandığını açıklamıştır. Anlaşmanın, ABD’ye Ukrayna’nın doğal kaynaklarına erişim hakkı tanıdığı belirtilmiş; bu gelişme jeopolitik risklerin ekonomik boyutunu gündeme taşımıştır.


Türkiye: Enflasyon Verisi Öncesi İstanbullu Öncü Sinyal Verdi

İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı verilere göre, Nisan ayında perakende fiyatlar %3,21, toptan fiyatlar ise %1,46 artmıştır. Bu artış, 5 Mayıs’ta açıklanacak TÜFE verisi için öncü bir sinyal niteliğindedir. Yıllık bazda İstanbul TÜFE’si %47,21 seviyesinde bulunmakta, bu oran, Türkiye genelindeki resmi TÜFE’nin %70’e yakın seviyelerine yaklaşabileceğini düşündürmektedir.

DİBS kazançlarına uygulanan %0 stopaj avantajı 31 Temmuz 2025’e kadar uzatılmıştır. Bu karar, TL tahvil piyasasında yatırım cazibesini artırabilir.


Piyasalarda Son Durum: Endeksler Sıkışıyor, Risk İştahı Toparlanıyor

BIST-100 Endeksi

Borsa İstanbul’da sıkışık üçgen formasyonu aşağı yönlü kırıldı. Çarşamba günü %1,59’luk düşüşle 9.078 seviyesinde kapanan BIST-100 endeksinde, 9.250 seviyesi altında kalındığı sürece, teknik bozulmanın 9.000 – 8.600 – 8.450 desteklerine kadar devam etmesi bekleniyor.

TL Tahvil/Bono Piyasası

2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,98, 10 yıllık ise %35,36 seviyelerinde günü tamamladı. Hazine’nin Mayıs ayında 187,5 milyar TL’lik iç borçlanma planlaması, piyasada faiz baskısını sürdürebilir.


Döviz ve Parite Analizi

USD/TRY:

Kur, 38,56 seviyelerinde işlem görmekte olup, ılımlı yukarı yönlü eğilimini korumaktadır. Aşağıda 38,00 – 37,50, yukarıda ise 38,50 – 39,00 teknik seviyeleri ön plana çıkmaktadır.

EUR/USD:

Parite 1,1320 seviyesine doğru toparlanırken, direnç olarak 1,1340 – 1,139, destek olarak ise 1,1270 – 1,126 seviyeleri izlenmektedir. DXY’nin 101 üzerine çıkması, dolar talebini artırabilir.


Altın: Güvenli Limanda Dönüşümlü Talep

Ons altın 3.256 dolar seviyesinde işlem görmektedir. Kısa vadede 3.300 – 3.275 dirençleri ile 3.245 – 3.166 destekleri öne çıkmaktadır. FED’in faiz indirimi sinyali vermemesi durumunda, güvenli liman talebi artabilir. Ancak Trump’ın ton yumuşatması durumunda, altın fiyatlarında sınırlı geri çekilmeler gözlenebilir.


Eurobond ve CDS Verileri

Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 360 seviyesinde bulunmakta, Eurobond’lar sınırlı pozitif seyretmektedir. Faizler sırasıyla kısa vadede %5,52, orta vadede %7,42, uzun vadede ise %8,54 olarak kaydedilmiştir.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Trump’ın tarife politikalarının etkileri makro verilerde net şekilde hissedilmeye başlanmış; ABD büyüme ve istihdam tarafında zayıflama işaretleri öne çıkmıştır. Piyasalar açısından kritik eşik ise bugün açıklanacak olan Tarım Dışı İstihdam verisi olacak. Zayıf veriler, FED’in faiz indirimini tartışmaya açabilecekken, güçlü veriler sıkı duruşun sürmesine neden olabilir.

FED toplantısı öncesi Powell’ın söylemleri, Trump ile yaşanan gerilim çerçevesinde daha temkinli bir pozisyon almasına yol açabilir. Türkiye’de açıklanacak olan enflasyon verisi iç piyasada yönü belirleyecek en önemli gelişme olacak.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.