Ekonomik Gündem 7 Nisan 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel Piyasalarda Tarifelerin Sarsıntısı: Riskten Kaçış Hız Kazandı
Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel piyasalarda ciddi bir sarsıntıya neden olmuş, riskten kaçış fiyatlaması belirginleşmiştir. Trump’ın taviz vermeyeceğine dair açıklamaların devam etmesi, piyasalardaki güvensizliği artırmış, hem ABD borsalarında hem de Asya ve Avrupa piyasalarında çok sert satışlar yaşanmıştır.
ABD Hazine Bakanı Bessent, tarifelerin resesyon yaratmayacağını belirtse de, piyasa oyuncuları tarafından bu yorum ikna edici bulunmamış; JP Morgan başta olmak üzere çok sayıda kurum tarafından bu politikanın ABD ekonomisini resesyona sürekleyebileceği yorumları yapılmıştır. Fed Başkanı Jerome Powell, bu tarifelerin beklenenden daha büyük etkiler yaratabileceğine dikkat çekmiş; büyümeyi baskılayıp, enflasyonu yukarı çekebileceğini belirtmiştir.
VIX endeksi 45 seviyesine kadar yükselerek piyasalardaki stresin zirve yaptığını göstermiştir. ABD borsaları toplamda 5 trilyon dolarlık bir kayıp yaşamış; S&P500 endeksi %6’ya yakın değer kaybederek Mart 2020’den bu yana en sert iki günlük düşüşü göstermiştir. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda geri adım atmayacağını vurgulamış; “Önce Amerika” politikalarına devam edeceği sinyalini vermiştir.
Çin’den Sert Misilleme ve Diplomatik Tepki
Trump’ın tarifelerine karşılık olarak Çin, 10 Nisan’dan itibaren ABD ithalatına %34 oranında gümrük vergisi uygulayacağını duyurmuş ve tek taraflılık ile korumacılığa karşı çıkılması çağrısında bulunmuştur. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, ABD’nin bu uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğu belirtilmiş; ekonomik zorbalık olarak nitelendirilmiştir.
Avrupa Merkez Bankası yöneticilerinden Isabel Schnabel ise, tarifelerin Euro Bölgesi üzerindeki etkilerinin derinlemesine inceleneceğini ifade etmiş ve Trump’ın Avrupa Birliği’ni hedef alan söylemlerine net bir şekilde karşı çıkmıştır.
ABD Doları ve Tahvil Piyasasında Güven Kaybı
ABD 10 yıllık tahvil faizleri %3,9 seviyesinde yatay seyir izlerken, Dolar Endeksi (DXY) 102 seviyelerinde tutunmaya çalışmaktadır. Ancak ABD Doları’nda güven kaybının artarak devam ettiği gözlenmektedir. Powell’ın “Faiz kararlarında aceleci olmayacağız” çıkışı, piyasalar tarafından sözle yönlendirme olarak algılanmış ve somut adım atılmaması piyasa belirsizliğini artırmıştır.
USD/TRY Paritesinde Sınırlı Hareketlilik
Yurt içinde Mart ayı enflasyon verisinin beklentilerden iyi gelmesi, petroldeki sert düşüş ve gümrük tarifesi listesinde Türkiye’nin alt dilimde yer alması, TL varlıklardaki geri çekilmeyi sınırlamıştır. Dolar/TL kuru 38,00 seviyesinde yatay seyrini sürdürmektedir. Gelişmekte olan ülke para birimleri ise baskı altında kalmaya devam etmektedir.
EUR/USD Paritesinde Yukarı Yönlü Potansiyel
EURUSD paritesi, haftanın son işlem gününü %0,9 düşüşle 1,0956 seviyesinden tamamlarken, bu sabah ise Dolar’daki baskı nedeniyle hafif alıcılı bir seyir izlemektedir. Teknik olarak 1,1110 seviyesinin üzerine çıkılması halinde 1,1210 seviyesi hedef olabilirken, aşağı yönde ise 1,0850 destek olarak öne çıkmaktadır.
Altın ve Gümüşte Güvenli Liman Arayışı
XAU/USD, haftayı %1,5 kayıpla kapatmış; bu sabah da satıcılı bir seyir izlenmektedir. Teknik olarak 3.000 dolar seviyesi destek olarak takip edilirken, yukarı yönde 3.055 ve 3.085 dolar direnç seviyeleri olarak öne çıkmaktadır. Çin Merkez Bankası’nın dört ay üst üste altın alımını sürdürmesi, uzun vadeli yukarı potansiyeli desteklemektedir.
XAG/USD Gümüş Teknik Görünüm
Gümüşte yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi durumunda 30,50 ve 30,80 dolar dirençleri; aşağı yönlü harekette ise 30,00 ve 29,80 dolar destek seviyeleri olarak izlenmektedir.
Borsa İstanbul: Yükseliş Direnci Kırılamadı
BIST 100 endeksi, bayram haftası dönüşünde zayıf seyir göstermiş ve haftayı %2,9 kayıpla tamamlamıştır. En çok satış İletişim (%7), Taş Toprak (%3,8) ve Ticaret (%3,4) endekslerinde görülmüştür. Teknik olarak 9800 seviyesi direnç; 9500 altı kapanışlar ise negatif algıyı pekleştirebilir.
VIOP XU030 – Endeks 30 Teknik Analiz
Endeks 30 spot tarafı 10220 seviyesinden kapanmış olup, geri çekilmenin devam etmesi halinde 9850 seviyesi test edilebilir. Yukarı yönde ise 10500 seviyesi direnç olarak izlenmektedir. Bu seviyenin üzerinde kapanışlar gelmesi halinde 10800 hedef olabilir.
Ekonomik Veriler ve Takvim

Genel Değerlendirme

Trump’ın tarife savaşlarını yeniden başlatması, sadece ABD ekonomisinde değil, küresel ticarî zincirlerde de baskıyı artırmıştır. Resesyon beklentileri, piyasa oynaklığının zirve yapmasına neden olmuş; güvenli liman varlıklarına talep artmıştır. Ancak bu talep bile seçici olmaya başlamış, altın ve gümüşte teknik seviyelere duyarlı fiyatlamalar öne çıkmıştır. Borsa İstanbul ise görece dirençli kalmış olsa da, 9800 seviyesi üzerinde kapanışlar gelmedikçe yön arayışı devam edecektir.

Gelecek Öngörüleri:

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

[/vc_column_text][vc_empty_space][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=D8GYX4IwQDY”][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.