Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları

Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.

Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.

ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller

ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.

FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.

Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri

EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.

Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.

Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler

TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.

Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.

USD/TRY ve Dolar Endeksi

Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.

Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.

Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri

BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.

X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.

Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları

TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.

Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.

Altın ve Emtia Görünümü

Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.

Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.

S&P 500 ve Küresel Endeksler

S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.

Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.

Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.

BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.

“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 28 Nisan 2025

Ticaret Savaşları Gölgesinde Küresel Ekonomik Görünüm, Bilanço Sezonu ve Makro Veriler


ABD: Bilanço Sezonunda Temkinli Hava, Verilerle Beklentiler Sorgulanıyor

Yeni haftaya ABD endeks vadeli işlemleri negatif bir açılışla başlarken, küresel piyasaların gündeminde şirket bilançoları, ticaret savaşları, istihdam verileri ve büyüme tahminleri yer alıyor. Bu hafta S&P 500 endeksine dahil olan 180’den fazla şirketin birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayacağı bildiriliyor. Bu açıklamalar arasında Apple, Amazon, Meta Platforms, Microsoft, Berkshire Hathaway, Eli Lilly ve Visa gibi dev şirketlerin yer alması, piyasaların dikkatinin bu bilançolara çevrilmesine neden oldu. Bu durum, teknoloji hisseleri başta olmak üzere mega cap şirketlerde dalgalanma beklentisini artırmakta.

Şirketlerin genel olarak güçlü bir ilk çeyrek performansı sergilemelerine rağmen, küresel ticaret geriliminin artması nedeniyle ikinci çeyrek ve yıl geneli öngörülerinde revizyonlar yapılmaya başlandığı görülüyor. Özellikle ABD ile Çin arasındaki belirsizlik, şirketleri ihtiyatlı davranmaya zorluyor.

Başkan Donald Trump’ın, Çin’e yönelik söylemlerinde yumuşamaya gitmesi ve Pekin’in bazı ABD mallarını gümrük vergilerinden muaf tutması, gerilimi bir miktar azaltmış olsa da, henüz somut bir ticaret müzakeresi başlangıcının gerçekleşmediği belirtiliyor. Bu durum, piyasalarda belirsizlik temasının canlı kalmasına neden oluyor.

Geçtiğimiz hafta Dow Jones %2,48, S&P 500 %4,59 ve NASDAQ Composite %6,73 oranında değer kazanarak, ay başında Trump’ın yaptığı tarife açıklamaları ile tetiklenen kayıpların önemli bir kısmını geri aldı. Ancak bu yükselişin kalıcılığı için yeni bir pozitif katalizöre ihtiyaç duyuluyor.


ABD Makro Verileri: Büyüme Hız Kesiyor, İstihdam ve Enflasyon Öne Çıkıyor

Bu hafta ABD tarafında açıklanacak makroekonomik veriler arasında en dikkat çeken başlık, 2025 yılı birinci çeyrek GSYİH büyümesi olacak. Beklentiler, yıllıklandırılmış bazda yalnızca %0,4’lük bir büyüme oranına işaret etmekte. Bu, 2022’nin ikinci çeyreğinden bu yana görülen en düşük büyüme oranı olarak kayda geçebilir. Bu zayıflamanın arkasında, tüketici harcamalarındaki yavaşlama ve ithalattaki artış yer alıyor. Yeni tarifelerin, ithalat kalemlerini yukarı taşıması ve tüketim tarafında baskı oluşturması, büyümenin kompozisyonunu bozmuş durumda.

Haftanın diğer kritik verileri arasında, Nisan ayı istihdam raporu da dikkat çekiyor. Mart ayında 228 bin olarak açıklanan istihdam artışının, Nisan ayında 130 bin seviyesine gerilemesi bekleniyor. İşsizlik oranının %4,2’de sabit kalacağı öngörülürken, ücret artışının %0,3 seviyesinde kalması bekleniyor.

Fed’in enflasyon hedeflemesi açısından yakından izlediği Çekirdek PCE Enflasyonu verisinde ise önceki %0,4 seviyesinden %0,1’e gerileme beklentisi hakim. Bu durum, Fed’in faiz patikasında agresif adımlar atma ihtimalini zayıflatabilir. Öte yandan, kişisel gelirlerdeki artışın %0,8’den %0,4’e düşeceği tahmin ediliyor. Harcamalarda ise %0,4’lük bir artışın korunması bekleniyor.

🔔 Hatırlatalım: Bu veriler, piyasa beklentilerini şekillendirmeye devam ederken, yatırımcılar açısından ABD ekonomisinin resesyona girip girmeyeceği yönündeki tartışmaların temelini oluşturacak.


Euro Bölgesi: Büyüme Zayıf, Enflasyon Hedefle Uyumlu

Geçtiğimiz hafta Avrupa borsalarında sınırlı bir rahatlama yaşanırken, ABD-Çin arasında olası bir tarife ateşkesi beklentileri fiyatlamalara yön verdi. Çin’in belirli ABD ithalatına uyguladığı %125’lik tarife oranlarını askıya alma sinyali, Avrupa tarafında iyimserliği destekleyen gelişmelerden biri oldu.

Bu hafta açıklanacak olan Euro Bölgesi GSYİH verilerinde, 2025 birinci çeyrekte %0,2’lik bir büyüme oranı bekleniyor. Bu oran, 2024’ün son çeyreği ile aynı seviyede kalacak gibi görünüyor. Bölgesel dağılımlara bakıldığında:

Enflasyon tarafında ise Euro Bölgesi genelinde yıllık enflasyonun %2’ye gerilemesi beklenirken, bu oran ECB hedefi ile uyumlu bulunuyor. Almanya TÜFE’sinin %0,3 artışla sabit kalması, İspanya’da ise yıllık enflasyonun %2,3’ten %2’ye düşmesi öngörülüyor.

Bu tablo, ECB’nin faiz kararları üzerindeki baskının azalabileceği yönünde yorumlanmakta.


Türkiye: Kredi Notu Sabit, Sıkı Para Politikası Mesajları Öne Çıkıyor

Yurtiçinde geçen hafta dolar/TL kurunda kademeli bir yükseliş eğilimi gözlemlenirken, volatilitenin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin kredi notunu “BB-“, görünümünü ise “durağan” olarak korudu. Bu kararın piyasalar üzerinde ciddi bir etkisinin olmadığı belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafında ise sıkı para politikası mesajları korunmaya devam ediyor. Bu hafta ikincil düzey veriler izlenirken, küresel gündemde ABD büyüme ve istihdam verileri ile ticaret savaşlarının olası etkileri ön planda olacak.

🔎 Öne Çıkan Veriler:


Piyasalar ve Teknik Görünümler

EUR/USD Paritesi:
ABD-Çin ticaret gelişmeleri ve Trump’ın öngörülemeyen tavırları nedeniyle Avrupa’ya yönelen yatırımcı ilgisi, paritenin bir miktar desteklenmesine neden oldu. Ancak Trump’ın son dönemdeki ılımlı açıklamaları, dolar tarafında güçlenmeyi desteklemekte. Teknik olarak:


Petrol (Crude Oil):
Gümrük tarifeleri ve talep endişeleri petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. ABD ve OPEC+ arz artışına ilişkin açıklamalar izlenirken, jeopolitik riskler fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edecek. Teknik seviyeler:


Altın (XAU/USD):
ABD-Çin arasında tansiyonun azalması, altın fiyatlarında geri çekilmelere neden oldu. Ancak jeopolitik risklerin yüksekliği fiyatları desteklemeye devam ediyor. Teknik seviyeler:


NASDAQ 100 (NAS100):
Geçtiğimiz hafta %6’lık yükseliş kaydedildi. Bu hafta açıklanacak bilançolar ve istihdam verileri yön üzerinde etkili olacak. Teknik seviyeler:


BIST-100:
Yukarı yönlü toparlanma çabaları sürerken, küresel risk iştahı ve tarife gelişmeleri belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ve Çin arasındaki gelişmelerin yanı sıra, TCMB politikası ve enflasyon beklentileri izlenecek.


🎯 Gelecek Öngörüleri ve Genel Değerlendirme

Küresel piyasalarda ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler, yatırımcı kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. ABD tarafında büyüme hızında yavaşlama, istihdam piyasasında kırılganlık ve PCE enflasyonundaki düşüş, Fed’in faiz patikasında temkinli bir duruş sergilemesine neden olabilir.

Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefle uyumlu kalması, ECB’nin faiz politikalarında esneklik sağlamasına olanak tanıyabilir. Türkiye’de ise sıkı para politikası, yüksek faiz oranları ve enflasyonla mücadele mesajları korunmaya devam edecek.

🔔 Yatırımcılar için kritik nokta: ABD-Çin ticaret görüşmeleri, tarife kararları ve istihdam verileri, önümüzdeki dönemin yön belirleyicileri olacak.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 25 Nisan 2025

Küresel Ticaret Gerilimi ve Ekonomik Beklentiler Üzerindeki Etkileri Derinleşiyor

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda 75’ten fazla ülkeye uygulanan karşılıklı gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurmuştu. Ancak, bu müzakere süreci içerisinde henüz bir uzlaşma sağlanamadığı ve anlaşmaya varılamadığı görülmektedir. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, 70’ten fazla ülkenin ABD ile iletişim halinde olduğu bildirilirken, görüşmelerin devam ettiği belirtilmiştir.

Bu durum, küresel ticaret ortamında belirsizliklerin korunmasına ve risk iştahının baskı altında kalmasına neden olmaktadır. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında çözüm yönünde bir ilerleme kaydedilmemesi, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açmıştır. Uluslararası ticaret akışları ve küresel büyüme beklentileri, söz konusu belirsizlikler nedeniyle olumsuz etkilenmeye devam etmektedir.

💬 Dikkat çekici bir soru: Sizce ticaret savaşlarındaki bu belirsizlikler, global büyüme üzerinde kalıcı bir hasar bırakır mı? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın!


Trump ve Fed Arasındaki Gerilim Sürerken, Büyüme Endişeleri Artıyor

Trump’ın yüksek tarifelerle ilgili baskıcı politikaları, ABD büyümesi üzerinde aşağı yönlü riskler yaratmaya devam etmektedir. Bu sürecin, şirketlerin kâr marjlarını daraltması, maliyetleri artırması ve bunun sonucunda fiyat artışlarının kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündeme getirmesi dikkat çekmektedir. Bu noktada Fed ile Trump arasındaki görüş ayrılığı öne çıkmaktadır.

Fed, tarifelerin enflasyonist etkileri konusunda endişeli bir tutum sergilerken, faiz indirimleri konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir. Öte yandan, Trump’ın büyümeyi desteklemek için faizlerin hızla indirilmesi yönündeki baskısı, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirmiştir.

📈 Siz de düşünün: Faiz indirimleri Trump’ın büyüme hedeflerini destekleyebilir mi? Fed’in temkinli duruşu sizce doğru bir strateji mi?


Anket Verileri: Beklentilerde Bozulma Sinyalleri Veriyor

Ekonomik beklentilerde, tüketici ve işletmelerin anket bazlı değerlendirmelerinde bozulma sinyalleri gözlemlenmektedir. İstatistiksel verilere henüz tam anlamıyla yansımamış olsa da, bu göstergeler önümüzdeki dönemde bir ekonomik yavaşlama riskine işaret etmektedir. Bu durum, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirim temposunu artırma ihtimalini güçlendirmektedir.


PMI Verileri: ABD Gücünü Korumaya Devam Ediyor

Son açıklanan PMI verileri, küresel ekonominin mevcut durumuna ışık tutmaktadır:

Bu tablo, ABD’nin diğer gelişmiş ekonomilere göre daha iyi bir konumda olduğuna işaret etmektedir. Ancak tarife politikalarının etkileri, Nisan ayı verileriyle birlikte daha net görülecektir.

🧐 Verileri yorumlayın: Sizce ABD’nin bu dayanıklılığı devam edebilir mi? Görüşlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.


ECB ve Lagarde’dan Dikkat Çeken Değerlendirmeler

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifeler nedeniyle Çin’in ihracatını Avrupa’ya kaydırabileceğini ve bunun Avrupa’da dezenflasyonist bir etki yaratabileceğini ifade etmiştir. Bu açıklama, küresel ticaretteki dengelerin değişebileceğini ve Avrupa’nın ucuz Çin mallarına maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.


Türkiye Cephesinde Öne Çıkan Gelişmeler

Türkiye’de TCMB Başkanı Fatih Karahan, Washington’da yaptığı sunumda, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak risklerin canlı kaldığını belirtmiştir. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi ise bir önceki aya göre 0,9 puan gerileyerek beklentilerde zayıflama sinyali vermiştir.

Bugün açıklanması beklenen TCMB PPK Toplantı Özeti ve S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesi, yurtiçi piyasalar açısından belirleyici olacaktır.


Piyasalarda Teknik Görünüm ve Öne Çıkan Seviyeler

USD/TRY:

BIST-100 Endeksi:

Eurobond ve CDS:

Altın (Ons):

Ham Petrol:


📌 Gelecek Öngörüleri


🟢 Genel Değerlendirme

Bu hafta küresel piyasalar, ABD’nin ticaret politikaları ve Fed ile olan geriliminin gölgesinde fiyatlamalar yaptı. ABD ve Çin arasında çözülemeyen ticaret anlaşmazlığı, piyasaların yön arayışını belirlemeye devam etti. Türkiye özelinde ise TCMB’nin sıkı para politikası ve rezerv güçlendirme adımları öne çıktı.

Önümüzdeki dönemde ABD-Çin müzakerelerinin seyrine bağlı olarak risk iştahının değişken kalması, Fed’in ise büyüme ve enflasyon dengesini gözeterek yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine yönelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de ise rezerv birikimi ve dezenflasyon süreci, TL üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeline sahip.

💡 Takipte kalın, Ekonomik Gündem ile günlük piyasa analizlerini ve öngörülerimizi kaçırmayın! Görüşlerinizi bizimle paylaşın!

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 9 Nisan 2025

Küresel piyasalarda risk iştahının giderek zayıfladığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı %104 gümrük tarifeleri, ekonomik görünümde büyük bir belirsizlik yaratmıştır. Yaklaşık 60 ülkeye yönelik olarak başlatılan bu yeni tarife uygulamaları, yalnızca ABD-Çin ilişkilerini değil, küresel büyüme beklentilerini ve global piyasa dinamiklerini de derinden etkilemiştir.

Trump’ın Tarifeleri Küresel Satış Dalgasını Tetikledi

ABD yönetimi tarafından bu sabah itibarıyla yürürlüğe sokulan yüksek oranlı ithalat vergileri, küresel piyasalarda sert satışlara neden olmuştur. Çin’in misilleme yaparak gümrük vergilerini düşürmeme kararı sonrasında, Trump yönetimi ithalat vergisini %104’e yükseltmiştir. Bu kararın ardından Wall Street başta olmak üzere, Asya ve Avrupa borsalarında ciddi kayıplar yaşanmıştır.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından yapılan açıklamada, Çin’in uzlaşma arayışında olduğu ancak henüz resmi bir girişimde bulunmadığı ifade edilmiştir. Çin Yuanı’nın 7,40 seviyesinin üzerine zayıflaması, Çin ihracatını avantajlı hale getirirken, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu kapsamda, ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,50 seviyesinin üzerine çıkarken, VIX endeksi korku sinyalleri vermeye başlamıştır.

Fitch ve Roubini’den Uyarılar: ABD’de Resesyon Riski Artıyor

Fitch Ratings, yeni tarifelerin ABD’de resesyon riskini artırabileceğini ve bu durumun Fed’in para politikası esnekliğini sınırlayabileceğini vurgulamıştır. Benzer şekilde, ekonomist Nouriel Roubini, piyasalarda faiz indirimi beklentilerinin gerçekçi olmadığını, Fed’in yıl sonuna kadar faiz politikasında değişikliğe gitmeyeceğini öngörmektedir.

BIST 100 Pozitif Ayrışıyor

Borsa İstanbul, küresel satış dalgasına rağmen pozitif ayrışmaya devam etmiştir. 100 endeksi günü %0,74 primle 9.477 puandan kapatırken, Katılım 100 endeksi %1,28 artış göstermiştir. Bu yükselişe en çok katkı sağlayan hisseler arasında BİMAS, ASELS ve TCELL öne çıkmıştır. Buna karşın, TUPRS, THYAO ve YKBNK negatif katkı sunmuştur. Endeksten toplamda 32 milyon TL’lik para çıkışı yaşanmıştır.

Ayrıca, Ahlatcı Yatırım’ın Model Portföyü %1,45 değer kazanırken, Günlük Teknik Önerileri %1,00 pozitif performans göstermiştir. Günlük öneriler arasında ALTNY, ANSGR, KOZAL, OYAKC hisseleri yer almaktadır.

CDS ve Teknik Görünümler

Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi, sabah saatlerinde 363,50 seviyesinde seyretmiştir. BIST 100 endeksinde, 9.175 seviyesi destek, 9.560 seviyesi ise direnç olarak izlenmektedir. Geri çekilmelerde 9.066 Fibonacci destek seviyesi kritik önemde olup, yükselişlerde ise 9.681 (200 günlük EMA) seviyesi hedef olarak takip edilmektedir.

Döviz ve Emtia Teknik Görünümleri

Şirket ve Sektör Haberleri

Ekonomik Takvim ve Beklentiler

Bugün saat 21:00’de açıklanacak olan FOMC toplantı tutanakları, Fed’in faiz politikasına dair yeni sinyaller verebilir. Ayrıca, gün içinde ECB üyeleri ve Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönü üzerinde etkili olacaktır.

Gelecek Öngörüleri

ABD’nin uygulamaya aldığı yüksek tarifelerin küresel büyümeyi baskılaması, 2025’in ikinci yarısında resesyon riskinin derinleşmesine yol açabilir. Buna karşılık, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha düşük dış ticaret açığı ve güçlü iç talep avantajıyla pozitif ayrışması beklenmektedir.

Fed’in kısa vadede faiz indirimi beklentileri zayıflarken, küresel merkez bankalarının temkinli duruşlarını sürdürmeleri olasıdır. Petrol fiyatlarındaki düşüş enerji ithalatçısı ülkeler için pozitif olsa da, talep daralmasına işaret etmesi nedeniyle büyüme görünümünde bozulma sinyali vermektedir.

Çin’in Yuan’daki yönü, ABD ile ilişkilerin seyrini belirleyecek temel unsur olmaya devam edecektir. Ticaret savaşlarının finansal piyasalarda yeni bir dalgalanma döngüsü başlatması, yatırımcıların daha defansif sektörlere yönelmesine neden olabilir.


Genel Değerlendirme

9 Nisan 2025 itibarıyla ekonomik gündem, Trump’ın karşılıklı tarifeleri yürürlüğe sokması ve bu adımın küresel piyasalarda yarattığı volatilite ile şekillenmiştir. Fitch ve Roubini gibi önemli kurum ve isimlerin uyarıları, resesyon ihtimalinin ciddiyetini ortaya koyarken; Borsa İstanbul’un pozitif ayrışması dikkat çekmektedir. Teknik analizlere göre, piyasalarda yüksek oynaklık sürerken; yatırımcıların temkinli pozisyonlanması önerilmektedir.

Gelecek dönemde ise Fed politikalarının yönü, Çin ile ABD arasındaki gerginliğin seyri ve Brent petrol fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici olacaktır. Türkiye açısından, CDS seviyelerindeki düşüş eğilimi ve güçlü iç talep, pozitif ayrışma potansiyelini desteklemeye devam etmektedir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.