Ekonomik Gündem – 7 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, bugün Türkiye saatiyle 21:00’de açıklanacak olan FED FOMC faiz kararına odaklanmış durumda. Beklentiler, faiz oranlarında bir değişiklik yapılmayacağı yönünde şekillenmişken, karar sonrası yapılacak Powell açıklamaları piyasalar açısından belirleyici rol oynayacak. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel çapta resesyon endişelerini artırırken, jeopolitik risklerin ve ticaret savaşlarının da tekrar gündeme taşınmasına neden olmuştur.

Trump Politikaları ve Ticaret Gerilimi

Trump’ın başta Çin olmak üzere 17 ülkeye yönelik artırdığı gümrük vergileri, küresel ticaret zincirini tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar Çin’e uygulanan tarifelerin 90 gün süreyle ertelendiği açıklanmış olsa da, somut bir uzlaşma adımı henüz atılmamıştır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in 8 Mayıs’ta İsviçre’de yapacağı görüşme, bu anlamda kritik bir dönüm noktası olabilir.

Trump’ın agresif ticaret politikalarının devam etmesi halinde, tedarik zincirlerinde kırılma, navlun maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enflasyonda yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun FED’in faiz politikası üzerinde baskı yaratması ve faiz indirimlerinin ötelenmesine neden olması muhtemeldir.

🔍 Piyasa oyuncuları Powell’ın açıklamalarında “tarife etkisi” vurgusunu dikkatle izleyecek.

ABD Ekonomisi ve FED Kararı Beklentisi

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentilerin üzerinde gelmiş olsa da önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir. İşsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması ise istihdam piyasasında istikrarın korunduğunu göstermektedir. Bu veriler FED’in mevcut politika duruşunu sürdürmesi için yeterli gerekçeleri barındırmakla birlikte, sözel yönlendirmelerde “temkinli” tonun korunacağı tahmin edilmektedir.

Almanya ve Euro Bölgesi: Belirsizlik ve Zayıf Büyüme

Avrupa’nın lokomotif ülkesi olan Almanya, siyasi belirsizliklerle boğuşmaktadır. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, ilk güven oylamasında başarısız olmuş ancak ikinci oylamada başbakanlık yetkisini almıştır. Bu süreç, piyasalarda kısa vadeli bir Euro değer kaybı yaratmış ve Avrupa borsalarında sınırlı negatif fiyatlamalara neden olmuştur. Öte yandan Almanya’da açıklanan S&P Global bileşik PMI verisi, 50,1 ile büyüme eşiğinin hemen üzerinde kalmaya devam etmektedir.

Çin’den Destekleyici Adımlar

Çin’de açıklanan Caixin hizmet PMI verisi 50,7 ile önceki aya göre gerileme kaydetmiştir. ABD’nin Çin ihracatına yönelik tarifelerinin belirsizlik yaratması, yeni siparişlerde yavaşlamaya neden olmuştur. Bu gelişmeler ışığında Çin Merkez Bankası’nın ters repo faizini %1,4’e indirdiği ve zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan düşürdüğü açıklanmıştır. Söz konusu kararlar, piyasalarda sınırlı pozitif bir algı yaratmıştır.

Jeopolitik Gelişmeler: İran, Yemen, Güney Asya

Jeopolitik cephede ise ABD-İran arasında yeni bir nükleer müzakere turunun 11 Mayıs’ta Umman’da gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ayrıca Trump yönetimi Yemen’deki askeri operasyonları durdurma kararı alırken, Pakistan-Hindistan sınırında artan çatışmalar, bölgesel tansiyonun yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelerin özellikle altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülmektedir.

Piyasaların Genel Seyri

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL kuru bu sabah 38,64 seviyesinde işlem görmektedir. Teknik olarak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda rezerv biriktirme politikasına vurgu yapmış ve sıkı para politikasının süreceğini belirtmiştir. Reel efektif döviz kuru ise 72,12 seviyesine gerilemiştir.

TL Tahvil/Bono Piyasası

Hazine’nin gerçekleştirdiği 2 ve 7 yıllık tahvil ihalelerinde toplam 35,3 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş, bileşik faizlerde yüksek oranlı artışlar dikkat çekmiştir. 2 yıllık tahvilde %47,29, 10 yıllık tahvilde ise %34,80 seviyeleri kaydedilmiştir.

BIST-100: Zayıf Teknik Seyir

BIST-100 endeksi günü %0,25 artışla 9.134 puandan tamamlamış ancak 9.250 direncini kıramamıştır. Teknik olarak;

Kısa vadede 9.000 puan altı kapanışlar, 8.450-8.500 aralığına doğru derinleşen bir düzeltme riskine işaret etmektedir.

EUR/USD Paritesi

Dolar talebi, Trump’ın agresif ve öngörülemeyen politikaları nedeniyle baskı altında kalmakta; buna karşılık Euro tarafında birlik içi yakınlaşma gözlenmektedir. Bu sabah 1,134 seviyesinde seyreden EUR/USD paritesinde;

Altın: Güvenli Liman Talebi Artıyor

Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve ticaret belirsizliği ile birlikte tekrar yükseliş eğilimine girmiştir. 3.200 dolardan dönen fiyatlar, bu sabah itibarıyla 3.387 dolar seviyelerinde dengelenmiştir. FED toplantısının tonu altın üzerinde belirleyici olacaktır.

Eurobond ve CDS

Türkiye 5 yıllık CDS primi 345 seviyesinde. Eurobond piyasasında yatay bir seyir gözlemlenmiş, birim fiyatlarda küçük çaplı değişimler izlenmiştir. ABD tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı hareketlilik, Eurobond getirilerini baskı altında tutmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Bugün açıklanacak olan FED faiz kararı, piyasalar açısından kritik önemde olacak. Her ne kadar değişiklik beklenmese de sözel yönlendirmeler, Trump’ın tarife politikaları, Çin ile yürütülen görüşmelerin akıbeti ve jeopolitik gelişmelerle birlikte okunacaktır. Powell’ın tarife etkilerine dair vereceği sinyaller, faiz patikasına dair ipuçları sunacaktır.

Türkiye tarafında TCMB’nin sıkı duruşu korunurken, BIST’te zayıf teknik görünüm, dolar kurunda sınırlı yukarı yönlü baskı, tahvil faizlerinde yüksek seviye ve rezerv birikimi vurgusu öne çıkmaktadır.

📌 Yatırımcılar FED sonrası fiyatlamaları dikkatle izlemeli, Trump’ın ticaret politikaları ve Çin ile temasların yönü yakından takip edilmelidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 25 Nisan 2025

Küresel Ticaret Gerilimi ve Ekonomik Beklentiler Üzerindeki Etkileri Derinleşiyor

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda 75’ten fazla ülkeye uygulanan karşılıklı gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurmuştu. Ancak, bu müzakere süreci içerisinde henüz bir uzlaşma sağlanamadığı ve anlaşmaya varılamadığı görülmektedir. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, 70’ten fazla ülkenin ABD ile iletişim halinde olduğu bildirilirken, görüşmelerin devam ettiği belirtilmiştir.

Bu durum, küresel ticaret ortamında belirsizliklerin korunmasına ve risk iştahının baskı altında kalmasına neden olmaktadır. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında çözüm yönünde bir ilerleme kaydedilmemesi, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açmıştır. Uluslararası ticaret akışları ve küresel büyüme beklentileri, söz konusu belirsizlikler nedeniyle olumsuz etkilenmeye devam etmektedir.

💬 Dikkat çekici bir soru: Sizce ticaret savaşlarındaki bu belirsizlikler, global büyüme üzerinde kalıcı bir hasar bırakır mı? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın!


Trump ve Fed Arasındaki Gerilim Sürerken, Büyüme Endişeleri Artıyor

Trump’ın yüksek tarifelerle ilgili baskıcı politikaları, ABD büyümesi üzerinde aşağı yönlü riskler yaratmaya devam etmektedir. Bu sürecin, şirketlerin kâr marjlarını daraltması, maliyetleri artırması ve bunun sonucunda fiyat artışlarının kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündeme getirmesi dikkat çekmektedir. Bu noktada Fed ile Trump arasındaki görüş ayrılığı öne çıkmaktadır.

Fed, tarifelerin enflasyonist etkileri konusunda endişeli bir tutum sergilerken, faiz indirimleri konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir. Öte yandan, Trump’ın büyümeyi desteklemek için faizlerin hızla indirilmesi yönündeki baskısı, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirmiştir.

📈 Siz de düşünün: Faiz indirimleri Trump’ın büyüme hedeflerini destekleyebilir mi? Fed’in temkinli duruşu sizce doğru bir strateji mi?


Anket Verileri: Beklentilerde Bozulma Sinyalleri Veriyor

Ekonomik beklentilerde, tüketici ve işletmelerin anket bazlı değerlendirmelerinde bozulma sinyalleri gözlemlenmektedir. İstatistiksel verilere henüz tam anlamıyla yansımamış olsa da, bu göstergeler önümüzdeki dönemde bir ekonomik yavaşlama riskine işaret etmektedir. Bu durum, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirim temposunu artırma ihtimalini güçlendirmektedir.


PMI Verileri: ABD Gücünü Korumaya Devam Ediyor

Son açıklanan PMI verileri, küresel ekonominin mevcut durumuna ışık tutmaktadır:

Bu tablo, ABD’nin diğer gelişmiş ekonomilere göre daha iyi bir konumda olduğuna işaret etmektedir. Ancak tarife politikalarının etkileri, Nisan ayı verileriyle birlikte daha net görülecektir.

🧐 Verileri yorumlayın: Sizce ABD’nin bu dayanıklılığı devam edebilir mi? Görüşlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.


ECB ve Lagarde’dan Dikkat Çeken Değerlendirmeler

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifeler nedeniyle Çin’in ihracatını Avrupa’ya kaydırabileceğini ve bunun Avrupa’da dezenflasyonist bir etki yaratabileceğini ifade etmiştir. Bu açıklama, küresel ticaretteki dengelerin değişebileceğini ve Avrupa’nın ucuz Çin mallarına maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.


Türkiye Cephesinde Öne Çıkan Gelişmeler

Türkiye’de TCMB Başkanı Fatih Karahan, Washington’da yaptığı sunumda, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak risklerin canlı kaldığını belirtmiştir. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi ise bir önceki aya göre 0,9 puan gerileyerek beklentilerde zayıflama sinyali vermiştir.

Bugün açıklanması beklenen TCMB PPK Toplantı Özeti ve S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesi, yurtiçi piyasalar açısından belirleyici olacaktır.


Piyasalarda Teknik Görünüm ve Öne Çıkan Seviyeler

USD/TRY:

BIST-100 Endeksi:

Eurobond ve CDS:

Altın (Ons):

Ham Petrol:


📌 Gelecek Öngörüleri


🟢 Genel Değerlendirme

Bu hafta küresel piyasalar, ABD’nin ticaret politikaları ve Fed ile olan geriliminin gölgesinde fiyatlamalar yaptı. ABD ve Çin arasında çözülemeyen ticaret anlaşmazlığı, piyasaların yön arayışını belirlemeye devam etti. Türkiye özelinde ise TCMB’nin sıkı para politikası ve rezerv güçlendirme adımları öne çıktı.

Önümüzdeki dönemde ABD-Çin müzakerelerinin seyrine bağlı olarak risk iştahının değişken kalması, Fed’in ise büyüme ve enflasyon dengesini gözeterek yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine yönelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de ise rezerv birikimi ve dezenflasyon süreci, TL üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeline sahip.

💡 Takipte kalın, Ekonomik Gündem ile günlük piyasa analizlerini ve öngörülerimizi kaçırmayın! Görüşlerinizi bizimle paylaşın!

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 24 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dalgalı Seyir ve Türkiye’de Sıkışık Görünüm Devam Ediyor

Küresel ve yurt içi piyasalarda tarife belirsizlikleri ve jeopolitik gelişmeler etkisini sürdürürken, yatırımcıların temkinli duruş sergilediği bir döneme girilmiştir. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik gümrük tarifelerinde indirime gidebileceği yönündeki açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın görevine devam edeceğine dair verilen güvence, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlamayı beraberinde getirmiştir. Ancak bu söylemlerin kalıcılığı konusundaki soru işaretleri devam etmektedir.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna cephesinde olası bir ateşkes uzlaşısı beklentisiyle global risk iştahında dalgalı bir seyir izlenmiştir. ABD ve Avrupa borsalarında sınırlı yukarı yönlü tepkiler gözlenirken, Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hâkim olmuştur.

Bu yazıyı okumaya devam ederek Borsa İstanbul’daki kritik seviyeleri, dolar/TL kurundaki teknik görünümü ve altın fiyatlarında öne çıkan trendleri detaylıca öğrenebilir, geleceğe dair stratejinizi şekillendirecek öngörülere ulaşabilirsiniz. 💡


BIST-100 Endeksi: Üçgen Formasyonunda Sıkışma Devam Ediyor

Borsa İstanbul’da yukarı yönlü tepki çabalarının zayıf kaldığı bir gün daha geride bırakılmıştır. BIST-100 Endeksi, Salı gününü %0,10’luk sınırlı kayıpla 9.312 puandan tamamlamıştır. Hacimlerin düşük kalması ve yukarı yönlü atakların satışla karşılaşması, piyasadaki temkinli duruşun devam ettiğini göstermektedir.

Kısa vadede teknik analizde öne çıkan üçgen formasyonunun kırılacağı yön, piyasadaki kararsız eğilimin yönünü belirleyecektir. Bu bağlamda, 9.450 seviyesi ilk önemli direnç olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 200 günlük üssel ortalama olan 9.650/700 bandına doğru bir ivmelenme beklenmektedir. Aksi senaryoda, 9.250 seviyesi kritik destek olarak izlenecek, bu seviyenin altındaki kapanışlar ise satış baskısını 9.000 ve 8.600 seviyelerine doğru derinleştirebilecektir.

👉 Siz de yatırım stratejinizi belirlerken 9.450 ve 9.250 seviyelerini yakından takip etmeyi unutmayın!


VİOP X30Y Kontratı: 10.000 Seviyesi Üzerinde Tutunma Mücadelesi

VİOP tarafında X30Y Vadeli Kontrat kapanışı, günü %0,52’lik primle 10.245 puandan tamamlamıştır. Son günlerde 10.000 seviyesinin üçüncü kez test edilmesi dikkat çekerken, yukarı yönlü tepkilerin henüz kalıcı bir güç kazanamadığı gözlemlenmektedir. 10.400 ve 10.600 direnç seviyeleri, bu toparlanma çabalarının kalıcılığı açısından belirleyici olacaktır.

10.000 seviyesinin kırılması durumunda, satış baskısının 9.680 ve 9.500 seviyelerine doğru derinleşme riski artabilecektir. Bu nedenle uzun pozisyon taşıyan yatırımcılar için 10.000 seviyesi kritik bir stop-loss eşiği olarak değerlendirilmektedir.


ABD ve Avrupa Borsaları: Tarifeler ve Fed Yorumları Etkili

ABD hisse senedi piyasalarında, Trump’ın gümrük vergisi indirimi sinyalleri ve Powell’a yönelik görevde kalma güvence açıklamaları etkili olmuştur. Bu gelişmeler, S&P 500 Endeksi’nin %1,67, Nasdaq’ın %2,50 ve Dow Jones’un %1,07 primlerle kapanmasına zemin hazırlamıştır.

Sektörel bazda teknoloji, isteğe bağlı tüketim ve telekomünikasyon hisseleri ön plana çıkarken, zaruri tüketim ve enerji sektörleri negatif performans sergilemiştir. Öne çıkan şirket hareketlerinde, Tesla %5,37 yükselirken, Enphase Energy %15,65 kayıpla dikkat çekmiştir.

Avrupa tarafında ise SAP hisselerindeki %10,62’lik yükseliş Euro Stoxx 50’de en iyi performansı sağlarken, Iberdrola %1,76 düşüşle en zayıf hisse olmuştur.


USD/TRY: Tarife Gelişmeleri ve TCMB Politikası Öne Çıkıyor

Dolar/TL kuru, Trump’ın tarifelerle ilgili yumuşama sinyalleri ve Fed politikalarına dair güvence açıklamaları sonrasında, 38,30 seviyelerinde dengelenmiştir. İç piyasada ise TCMB’nin şahin duruşu ve rezerv artırma çabaları, TL lehine pozisyonları desteklemeye devam etmektedir. Teknik olarak aşağıda 38,00 ve 37,50, yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri öne çıkan destek ve direnç bölgeleri olarak izlenmektedir.


Altın: Belirsizlik Devam Ediyor, Geri Çekilme Eğilimi Güçlendi

Küresel piyasalarda Trump’tan gelen ılımlı mesajlar altın fiyatlarında kısa vadeli bir düzeltme hareketini tetiklemiştir. Önceki gün 3.500 USD seviyelerine yükselen ons altın, dün 3.260 USD seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu sabah itibarıyla 3.324 USD seviyelerinde işlem gören altın için 3.350 ve 3.380 USD direnç, 3.300 ve 3.230 USD destek seviyeleri olarak izlenmektedir.

Altın fiyatlarının seyri, Trump’ın söylemlerindeki değişkenliğe bağlı olmaya devam etmektedir.


Tahvil/Bono ve Eurobond Piyasası: Faizlerde Dalgalı Seyir

Yurt içinde 2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,74, 10 yıllık tahvil faizi %34,32 seviyelerinde kapanmıştır. Enflasyon beklentilerinin zayıflaması tahvil faizlerinde gerileme eğilimini desteklerken, TCMB’nin sıkı para politikası bu görünümü pekiştirmektedir.

Eurobond tarafında ise Türkiye 5 yıllık CDS primi 328 seviyesinde kalmaya devam ederken, eurobond getirilerinde sınırlı pozitif seyir korunmuştur.


Genel Değerlendirme ve Gelecek Öngörüleri

Küresel piyasalarda tarife belirsizliklerinin azalmasına yönelik sinyaller, kısa vadeli bir iyimserlik yaratmış olsa da, bu pozitif havanın sürdürülebilirliği hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Özellikle Trump’ın ticaret politikaları ve Fed’e yönelik söylemleri, piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Yurt içinde ise TCMB’nin sıkı duruşu, yüksek faiz ortamı, CDS seviyelerindeki düşüş ve rezerv güçlenmesi hisse senedi piyasasındaki hareketleri baskılamaktadır. Bu koşullar altında, yatırımcıların kritik teknik seviyeleri ve makro gelişmeleri yakından izlemesi gerektiği düşünülmektedir.

Öngörü:
Piyasalarda kısa vadeli yön arayışı devam ederken, teknik seviyelerde yaşanacak kırılmaların yeni bir trend başlangıcı açısından belirleyici olacağı öngörülmektedir. Özellikle BIST-100’de 9.450 direncinin aşılması veya 9.250 desteğinin kırılması, yeni bir fiyatlama dalgasının önünü açabilir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.