Ekonomik Gündem – 16 Mayıs 2025
[vc_row][vc_column][vc_column_text]
ABD-Çin Ticaret Ateşkesi: Geçici Anlaşma, Kalıcı Etki mi?
Dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında uzun süredir süregelen gümrük tarifeleri krizine yönelik yapılan geçici uzlaşma, piyasalarda risk iştahını yeniden canlandırmıştır. Özellikle Nisan ayının başında etkili olan dalgalı seyir, olumlu haber akışıyla birlikte yerini belirgin bir toparlanmaya bırakmıştır. Ancak bu gelişmenin, tarife savaşlarının tamamen sona erdiği anlamına gelmediği de vurgulanmalıdır. Yatırımcılar, bu kısa vadeli iyimserliğin kalıcı hale gelip gelmeyeceğini, makro verilerin seyriyle takip edeceklerdir.
Powell’dan Temkinli Mesaj: Arz Şokları Devam Edebilir
FED Başkanı Jerome Powell, dün gerçekleştirdiği konuşmasında önemli uyarılarda bulunmuştur. Powell, “Daha sık ve potansiyel olarak daha kalıcı arz şoklarının yaşanacağı bir döneme giriyor olabiliriz” ifadesiyle, enflasyonist risklerin hala canlı olduğunu ve FED’in faiz indiriminde aceleci davranmayacağını açıkça belirtmiştir. Bu açıklama, özellikle faiz indirim beklentisi içerisinde olan piyasalarda temkinli bir duruşa işaret etmiştir.
ABD Makro Verileri: ÜFE ve Perakende Verilerinde Sürpriz
Dün açıklanan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), piyasa beklentilerinin tersine, %0,5 oranında gerilemiş ve negatif sürpriz yaratmıştır. Gıda ve enerji hariç çekirdek ÜFE’de de benzer şekilde %0,4’lük bir düşüş görülmüştür. Bu durum, üretici tarafında fiyat baskısının zayıfladığını gösterse de, tüketici fiyatları üzerindeki etkisi yakından izlenecektir. Öte yandan, ABD perakende satışları %0,0 olan beklentiyi aşarak %0,1 oranında artış kaydetmiş, ancak bu artış oldukça sınırlı kalmıştır.
Trump: Faiz İnsin, Enflasyon Artmaz
ABD Başkanı Donald Trump, FED’in aksine, faiz indirimlerinin enflasyonu körüklemeyeceği görüşünü savunmaya devam etmektedir. Trump’a göre, yüksek faiz oranları, tüketici harcamaları ve yatırımları baskılamaktadır. Bu görüş, seçim sürecine girilirken Trump’ın ekonomik büyümeyi destekleyici söylemleri açısından önemlidir.
Euro Bölgesi: Büyüme Zayıf Ama Umut Var
Dün açıklanan verilere göre, Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyümesi beklentilerin hafif altında gerçekleşmiştir. Ancak özellikle Almanya’dan gelen sanayi üretimindeki %2,6’lık artış, bölge için iyimserliği artırmıştır. Bu iyileşmenin, Trump’ın tarifeleri öncesinde yapılan stoklamalardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Bununla birlikte, savunma harcamalarındaki artış, büyümeye katkı sağlasa da enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmektedir.
Türkiye Ekonomisi: Bütçe Açığı ve Rezervlerde Artış
Nisan ayında Türkiye’nin bütçe açığı 174,7 milyar TL olarak açıklanmıştır. Bütçe gelirleri 957,4 milyar TL’ye ulaşırken, giderler 1,13 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TCMB brüt rezervleri 144,3 milyar dolara, net rezervler ise 37,6 milyar dolara yükselmiştir. Swap hariç net rezervlerdeki iyileşme, ekonomi yönetiminin rezerv birikiminde başarılı olduğunu ortaya koymaktadır.
Dolar/TL: Teknik Direnç 39,00
ABD’de açıklanan zayıf ÜFE ve perakende verileri sonrası FED’in faiz indirimi olasılığı bir miktar artmış olsa da, Powell’ın açıklamaları doları desteklemiştir. Dolar/TL kuru 38,70-39,00 bandında hareket etmekte; yukarıda 39,00, aşağıda ise 38,70 önemli seviyeler olarak izlenmektedir. İçeride ise TCMB’nin sıkı duruşunun devamı ve artan rezervler, kurda dengeleyici etki yaratmaktadır.
TL Tahvil ve Bono Piyasası: Yabancı Girişi Güçleniyor
9 Mayıs haftasında yabancı yatırımcılar, tahvillere 933,7 milyon dolarlık giriş gerçekleştirmiştir. Gösterge tahvil faizi %46,29, 10 yıllık tahvil faizi ise %34,30 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu hareket, tahvil faizlerinde bir düşüş döngüsünün başladığına işaret edebilir. 22 Mayıs’ta açıklanacak olan TCMB Enflasyon Raporu, beklenti yönetimi açısından kritik olacaktır.
BIST-100 Endeksi: 9570 Kritik Seviye
BIST-100 endeksi, geçtiğimiz gün 9.771 puana kadar yükselmiş, ancak 9.600 altında kapanış yaparak teknik açıdan önemli bir kırılma sinyali vermiştir. Endekste 9570 seviyesinin altına sarkılması, kısa vadeli düzeltme sürecinin derinleşebileceğini işaret etmektedir. Bu seviyenin altında 9500 ve 9420 destek seviyeleri olarak öne çıkarken, yeniden yukarı yönlü eğilim için 9650 üzeri kapanışlar gereklidir.
Altın: 3200 Dolar Seviyesinde Tutunma Çabası
Altın, ABD-Çin gümrük tarifeleri gelişmeleri ve jeopolitik risklerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlemektedir. Altın ons fiyatı, 3120 dolar seviyesinden gelen tepki alımlarıyla 3200 doların üzerine yükselmiştir. Teknik olarak, 3260 ve 3300 dolar direnç, 3150 ve 3120 dolar ise destek seviyeleri olarak izlenmektedir.
Euro/Dolar: 1,12 Üzerinde Kalıcılık Sağlanmalı
Parite 1,12 seviyesinin üzerine yükselme denemeleri gerçekleştirse de kalıcı olamamaktadır. 1,1240 ve 1,13 direnç, 1,11 ve 1,1070 destek seviyeleri olarak izlenmektedir. ABD’den gelen zayıf verilerle birlikte dolar talebinde azalma, EUR/USD paritesinde toparlanma çabalarını desteklemektedir.
Eurobond: CDS Geriliyor, Faizler Sınırlı Negatif
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 299 seviyesine gerilerken, Eurobond faizleri yatay-sınırlı negatif seyretmektedir. İçeride rezervlerin artması ve dış politikada normalleşme sinyalleri, Eurobond piyasasında toparlanmayı destekleyebilir.
Genel Değerlendirme
16 Mayıs 2025 itibarıyla ekonomik gündem oldukça yoğun bir veri akışına sahne olmuştur. ABD-Çin arasındaki geçici uzlaşma, piyasalarda olumlu bir hava yaratmış olsa da, bu gelişmenin etkilerinin kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki dönemde açıklanacak makro veriler tarafından şekillenecektir. FED’in temkinli duruşunu koruması, Powell’ın açıklamalarıyla netleşirken, Trump’ın iç politikaya ve faiz indirimi çağrılarına odaklanması, politik belirsizlikleri artırmaktadır.
Türkiye özelinde ise rezerv artışı, yabancı yatırımcının tahvillere geri dönüşü, ve CDS primindeki gerileme olumlu gelişmelerdir. Ancak, BIST-100’de yaşanan teknik kırılmalar, yatırımcıların dikkatli olmasını gerektirmektedir. Kurda ve altın tarafında ise jeopolitik ve dış politika gelişmeleri belirleyici olmaya devam edecektir.
👉 Piyasa yönünü belirlemek adına FED’in faiz patikası, Trump’ın politikaları, TCMB’nin sıkı duruşu ve Avrupa’daki büyüme görünümü önümüzdeki günlerde ana belirleyiciler olacaktır.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Ekonomik Gündem 24 Mart 2025
ABD’li yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, eski Başkan Donald Trump’ın 2 Nisan’da yürürlüğe koymayı planladığı karşılıklı gümrük vergisi uygulamasının, başlangıçta daha hedefli ve seçici olacağı bildirildi. Özellikle çelik ve metal ürünleri üzerindeki vergilerin kümülatif olmayabileceği ifade edilirken, ABD’ye karşı gümrük vergisi uygulamayan ve ABD’nin ticaret fazlası verdiği ülkelerin muaf tutulabileceği kaydedildi. Bu gelişmeler, piyasalarda ticaret savaşı risklerini azaltan bir sinyal olarak algılandı.
ABD Piyasalarında Görünüm
ABD 10 yıllık tahvil faizleri haftanın son işlem gününde 1 baz puan artışla %4.25 seviyesine çıkarken, ons altın fiyatları gün içerisinde 3000 dolar seviyesinin altına kadar geriledi. Ancak daha sonra toparlanma göstererek günü %0.7’lik düşüşle 3022 dolar seviyesinden kapattı.
Özellikle Ukrayna ve ABD arasında yürütülen, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamındaki ateşkes görüşmelerinin bu hafta Suudi Arabistan’da devam etmesi bekleniyor. Jeopolitik risk algısı açısından büyük önem taşıyan bu gelişmeler, değerli metallerin fiyat hareketleri üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Altının, bu haber akışı doğrultusunda volatil bir seyir izlemesi bekleniyor.
Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler
Türkiye’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Mart Cuma günü yaptığı açıklama ile 91 güne kadar vadeli likidite senetleri ihraç edeceğini duyurdu. Bu kapsamda, ilk ihracın 24 Nisan vadeli ve 50 milyar TL büyüklüğünde olacağı belirtildi. Cuma itibarıyla bankacılık sisteminde 1.045 trilyon TL fazla likidite bulunduğu hesaplanırken, bu adımın fazla TL likiditesinin daha uzun vadeli şekilde sterilize edilmesi ve döviz alım baskısının azaltılması amacı taşıdığı değerlendirildi.
Merkez Bankası’nın swap işlemleri hariç net rezervleri, 11.2 milyar dolar azalarak 46 milyar dolara gerilemiştir. Bu düşüş, kamunun TCMB’deki döviz mevduatları hariç hesaplanan rakama dayanmaktadır. Döviz kurunda oynaklığı azaltmak amacıyla TCMB’nin döviz arzını sürdürmesi muhtemel görünmektedir.
Cuma günü Borsa İstanbul repo-ters repo piyasasında ortalama gecelik faiz, 210 baz puanlık artışla %45.74 seviyesine yükselmiştir. Bu artış, Merkez Bankası’nın swap ve depo alım ihalelerinde uyguladığı %46 civarındaki borç verme faizi ile uyumludur. TL likidite tarafında sıkılaşmanın sürdürüldüğü gözlemlenmiştir.
TL Varlıklarda Fiyatlamalar
Cuma günü BIST 100 endeksi, gün içinde yaşanan satış baskısıyla %7.8 oranında düşüş kaydetmişti. Ancak 1 ay süreyle getirilen açığa satış yasağı sonrası, bu sabah itibarıyla endekste %3.6 oranında toparlanma gözlenmiştir. Bu adım, kısa vadede piyasalarda panik satışlarını engellemeyi ve güveni yeniden tesis etmeyi amaçlamaktadır.
Öte yandan, TL cinsi sabit kuponlu tahvil piyasasında satış baskısı sürmüş ve 10 yıllık tahvil faizi Cuma gününü 207 baz puanlık artışla %33.38 seviyesinden tamamlamıştır. Bu sabah itibarıyla ise tahvil faizinin %32.96 seviyesine gerilediği görülmektedir.
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 31 baz puan artışla 327 baz puana yükselmiş, bu durum küresel yatırımcılar nezdinde artan risk algısını yansıtmıştır. Eurobond tarafında da benzer bir seyir izlenmiş, 2047 vadeli dolar cinsi Eurobond faizi %8.30’a yükselmiştir. Bu sabah ise sınırlı bir gerilemeyle %8.27 seviyesinde işlem görmektedir.
Kur Cephesi ve Döviz Rezervleri
Dolar/TL kuru, Cuma gününü %0.2 oranında düşüşle 37.73 seviyesinden tamamlarken, bu sabah itibarıyla 37.86 seviyelerinde işlem görmektedir. Kurda yaşanan sınırlı dalgalanma, TCMB’nin döviz arzı yoluyla süregelen müdahalelerinin etkisini ortaya koymaktadır.
Swap hariç net rezervlerdeki 11.2 milyar dolarlık düşüş, özellikle piyasada döviz talebinin karşılanması ve döviz arzının artırılmasına yönelik politikaların sürdürüldüğüne işaret etmektedir. Kur oynaklığını azaltmaya yönelik müdahaleler, enflasyonla mücadele perspektifinde önem arz etmektedir.
Gelecek Öngörüleri
- ABD’nin hedefli gümrük vergisi stratejisi, global tedarik zinciri risklerini şimdilik sınırlasa da, belirli sektörler üzerinde baskı oluşturabilir. Metal ve otomotiv sektörleri, bu politikalardan ilk etapta etkilenebilir.
- TCMB’nin likidite senedi hamlesi, TL likiditesinin sterilizasyon süresini uzatarak, döviz piyasasındaki baskıyı azaltabilir. Ancak bu araçların etkisi, rezerv dinamikleriyle birlikte değerlendirildiğinde sınırlı kalabilir.
- BIST 100’deki açığa satış yasağı, kısa vadeli toparlanmayı destekleyebilir. Ancak bu yasak sonrası oluşacak piyasa tepkisi yakından izlenmelidir.
- Altın fiyatlarında jeopolitik gelişmelere bağlı oynaklık, önümüzdeki günlerde daha da artabilir. Suudi Arabistan’daki barış görüşmelerinden çıkacak sonuçlar, altın yatırımcıları için kritik önem taşıyacaktır.
Genel Değerlendirme
24 Mart 2025 itibarıyla küresel ve yerel piyasalarda yaşanan gelişmeler, oldukça karmaşık ve çok boyutlu bir görünüm ortaya koymuştur. ABD kaynaklı hedefli gümrük vergisi haberleri, küresel risk iştahını bir nebze desteklemiş, ancak jeopolitik gelişmeler bu toparlanmayı sınırlamıştır. Türkiye’de ise Merkez Bankası’nın likidite senetleri ve TL sterilizasyon politikaları öne çıkmıştır. Dolar/TL kurunda istikrarın sağlanmasına yönelik döviz arzı sürerken, rezervlerdeki düşüş dikkatle izlenmelidir. Borsa İstanbul’da açığa satış yasağının etkisiyle görülen toparlanma kısa vadeli olabilir.
Gelecek günlerde, döviz rezervleri, jeopolitik gelişmeler ve gümrük vergisi kararlarının detayları piyasalarda yön belirleyici olmaya devam edecektir. Politika yapıcıların adımları ve küresel merkez bankalarının yönlendirmeleri dikkatle izlenmelidir.
Ekonomik Gündem 21 Mart 2025
2025 yılının ilk çeyreği, başlıca gelişmiş ülkelerin ekonomik göstergeleri açısından farklı dinamiklerle şekillenirken, para politikaları ve istihdam verileri küresel piyasalarda belirleyici olmaya devam etmektedir. İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Türkiye özelinde açıklanan son makroekonomik veriler, ekonomik görünümde belirgin sinyaller üretmektedir. Bu kapsamda İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), ABD Çalışma ve Ticaret Bakanlığı, ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi kurumlardan gelen veriler analiz edilerek küresel para politikası eğilimleri ve piyasa beklentileri yorumlanmaktadır.
İngiltere’de İşsizlik Oranları ve Ücret Gelişimi
ABD’de İşsizlik Maaşı Başvurularında Artış
Her ne kadar işsizlik oranları hâlâ tarihsel olarak düşük seviyelerde seyretse de, işsizlik başvurularındaki bu artış, FED’in sıkı para politikası uygulamalarının istihdam üzerindeki etkilerini göstermektedir. Bu durum, ilerleyen dönemlerde ekonomik aktivitede daha belirgin bir yavaşlama görülebileceği yönünde beklentileri güçlendirmektedir.
ABD Cari Açığında Daralma
Cari açıkta yaşanan bu daralma, enerji fiyatlarının dengelenmesi ve ihracatın göreceli olarak toparlanmasıyla ilişkilendirilmiştir. Ancak yine de cari açık seviyesinin yüksek kalması, dış finansman ihtiyacının devam ettiğini ve bu durumun ABD ekonomisinin yapısal zayıflıklarından biri olduğunu göstermektedir.
ABD Konut Piyasası ve Öncü Endeks Verileri
Aynı dönemde açıklanan Şubat Öncü Endeks, -%0,3 olarak gerçekleşmiş ve beklentiye paralel bir şekilde daralma göstermeye devam etmiştir. Bu veri, ekonomik büyümenin önümüzdeki dönemlerde zayıflayabileceğine işaret etmektedir.
Türkiye’de TCMB Ara Toplantısı ve Faiz Adımı
Bu adımlar, TCMB’nin finansal istikrarı önceleyen ve döviz kuru oynaklıklarını minimize etmeye çalışan proaktif bir politika yaklaşımı benimsediğini ortaya koymuştur.
Genel Değerlendirme
Ekonomik Gündem 20 Mart 2025
JPMorgan ise, döviz kurlarındaki artış nedeniyle enflasyon tahminlerini yükseltti. Buna göre, yıl sonu enflasyon tahmini %27,2’den %29,5’e revize edildi.
Genel Değerlendirme
Ekonomik Gündem 19 Mart 2025
Almanya Ekonomisinde Toparlanma Sinyalleri
Almanya’da Mart ayı ZEW Beklenti Endeksi dikkat çeken bir toparlanma ile 51,6 seviyesine yükselirken, Mevcut Durum Endeksi de sınırlı bir iyileşme göstererek -87,6 puana çıktı.
Özellikle metal, çelik ve makine mühendisliği sektörlerinde fiyat istikrarının sağlanması ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimi sinyalleri ekonomik beklentileri destekledi. Avrupa ekonomisinin belirsizlikler içinde toparlanmaya başlaması, hem yatırımcı hem de tüketici güvenini artırıyor. Ancak, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon baskısı Almanya’nın toparlanma sürecinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor.
ABD’de Konut ve Sanayi Üretimi Güçlü
ABD ekonomisinde konut ve sanayi üretimi tarafında güçlü veriler açıklandı. Şubat ayı konut başlangıçları bir önceki aya göre %11,2 artışla 1 milyon 501 bine ulaştı ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. İnşaat sektöründeki hareketlilik, ABD ekonomisinin büyüme ivmesini destekler nitelikte.
Sanayi üretimi de Şubat ayında %0,7 artarak bir önceki ayın üzerindeki performansını devam ettirdi. Kapasite kullanım oranı %78,2 seviyesine yükselirken, imalat sektörü üretimi %0,9 artış gösterdi. Özellikle otomobil ve parçalar hariç tutulduğunda bile sanayi üretiminde artışın devam etmesi, üretim sektöründe güçlü talebin sürdüğüne işaret ediyor.
Fitch’ten Küresel Büyüme Tahminlerinde Düşüş
Fitch Ratings tarafından yayımlanan Küresel Ekonomik Görünüm Raporu, ABD’nin 2025 yılı büyüme tahmininin %2,1’den %1,7’ye düşürüldüğünü ve 2026 yılı tahmininin de %1,7’den %1,5’e revize edildiğini gösterdi. Küresel ekonomik büyümenin ise 2024’teki %2,9 seviyesinden 2025’te %2,3’e gerileyeceği öngörülüyor.
Fitch, ticaret savaşları, yüksek faiz ortamı ve enflasyon risklerinin küresel ekonomiyi baskılamaya devam ettiğini belirtti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, sermaye çıkışları ve dolar likiditesine erişimde yaşanan zorluklar ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam ediyor.
Türkiye’de Konut Fiyatları Reel Bazda Gerilemeye Devam Ediyor
Türkiye’de konut piyasasında fiyat artışları devam etse de enflasyondan arındırıldığında reel fiyatların düştüğü görüldü. Şubat Konut Fiyat Endeksi (KFE) %2,8 artarak 170,5’e ulaştı. Yıllık bazda nominal artış %31,3 seviyesinde olsa da reel bazda %5,6’lık bir düşüş yaşandı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise fiyatlar yıllık bazda sırasıyla %28,4, %37,2 ve %32,7 oranında arttı.
Yüksek faiz oranlarının ve krediye erişimdeki sıkıntıların konut piyasasında talebi baskılamaya devam ettiği gözlemleniyor. Özellikle ilk el konut satışlarında zayıflama yaşanırken, yatırımcıların konut yerine alternatif yatırım araçlarına yönelme eğiliminde olduğu belirtiliyor.
Piyasalarda Dalgalanma: Borsa ve Döviz Hareketliliği
Piyasalarda ise dalgalanmalar sürüyor. BIST 100 endeksi %5 değer kaybederek 10.300 seviyesine gerilerken, Dolar/TL kuru %10’un üzerinde artarak 41,53 seviyesine kadar yükseldi.
Merkez Bankası’nın döviz arzı sağlayarak piyasayı dengelemesi bekleniyor, ancak yatırımcıların yüksek faiz getirisi ve döviz talebi nedeniyle oynaklık sürebilir. Döviz talebinin artmasıyla birlikte, bankaların döviz işlem limitlerinin dolduğu ve bu durumun piyasada spekülatif hareketleri artırdığı görülüyor.
Japonya ve Fed’den Kritik Kararlar Bekleniyor
Japonya Merkez Bankası faiz oranlarını değiştirmeyerek %0,50 seviyesinde tuttu. Japon ekonomisinde enflasyonist baskılar devam ederken, merkez bankasının önümüzdeki aylarda politika değişikliği yapıp yapmayacağı merak ediliyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı bu akşam TSİ 21:00’de açıklanacak. Piyasalar, Fed’in politika faizini sabit bırakmasını bekliyor. Fed’in ekonomik projeksiyonları ve açıklamaları, piyasalarda önemli hareketliliğe neden olabilir.
Altın Yükselişine Devam Ediyor
Ons altın ise güvenli liman talebiyle değer kazanmaya devam etti. Günlük bazda %1,7 artışla 3035 dolara yükselen altın, günün devamında %0,2’lik ek artışla 3039 dolara ulaştı.
Yatırımcıların küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle güvenli limanlara yöneldiği görülüyor. Özellikle Fed’in faiz kararından sonra doların seyri, altının yönünü belirlemede kritik bir etken olacak.
Genel Değerlendirme
Almanya’da ekonomik beklentilerde yaşanan toparlanma, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirim sinyalleriyle desteklenirken, ABD’de sanayi ve konut sektörü güçlü büyüme sinyalleri veriyor. Ancak, Fitch’in ABD ve küresel büyüme tahminlerini aşağı çekmesi, önümüzdeki dönemde ekonomik risklerin devam ettiğine işaret ediyor.
Türkiye’de konut piyasasında nominal artışa rağmen reel fiyat düşüşü dikkat çekiyor, döviz ve borsa tarafındaki oynaklık ise yüksek seyrediyor. Fed’in bu akşamki faiz kararı, piyasalarda yeni fiyatlamalara yol açabilir.
Ekonomik Gündem 18 Mart 2025
ABD’de Şubat ayı perakende satışları, piyasa beklentilerinin altında kalarak %0,2 oranında artış gösterdi. Ocak ayında daha önce %0,9 olarak açıklanan daralma, %1,2 olarak revize edilerek son yılların en büyük gerilemelerinden biri olarak kaydedildi. Perakende satışlardaki bu yavaşlamaya rağmen, büyümeye doğrudan katkı sağlayan kontrol grubu verileri aylık bazda %1,0 oranında artarak beklentilerin üzerinde geldi. Bu durum, genel ekonomik aktivitenin şu an için ciddi bir zayıflama sinyali vermediğine işaret ediyor.
ABD ekonomisinin yavaşlayacağına dair beklentiler nedeniyle Fed fonları vadeli kontratları piyasasında, yıl boyunca toplamda 0,75 puan faiz indirimi fiyatlanmıştı. Ancak, bugün itibariyle bu fiyatlama 0,61 puan seviyesine geriledi. Bu durum, piyasaların ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda daha temkinli bir tutum izleyebileceğine dair beklentilerini yansıtmaktadır.
Jeopolitik Gelişmeler ve Altın Fiyatları
ABD Ordusu’nun Yemen’de Husilere yönelik askeri operasyon düzenlemesi ve Gazze’de ateşkesin bozulması, jeopolitik risk algısını artırarak altın fiyatlarını destekledi. Önceki günün %0,6’lık artışının ardından, ons altın bugün %0,5 değer kazanarak 3015 dolar seviyelerine yükseldi. ABD Başkanı Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Ukrayna savaşında olası bir ateşkes ihtimalini görüşmesi bekleniyor. Trump’ın, Ukrayna’nın ABD tarafından sunulan ateşkes koşullarını kabul ettiğini belirten önceki açıklamaları, piyasalar tarafından dikkatle takip ediliyor. Altın fiyatlarının yönü, bu görüşmeden çıkacak sonuçlara bağlı olarak şekillenecektir.
Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri kapsamında altın alımlarını sürdürmesi, gümrük vergisi belirsizlikleri ve gözlenen faiz indirimi beklentileri, altın fiyatlarını destekleyici faktörler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, mevcut fiyat seviyelerinde yeni alımlar konusunda temkinli olunması gerektiği de vurgulanmaktadır.
Döviz Piyasaları ve Tahvil Faizleri
Dolar/TL kuru, dün %0,2 artışla 36,63 seviyesinde kapanırken, Euro/TL %0,5 yükseldi ve 40,05 seviyesine ulaştı. Uzun vadeli TL cinsi sabit kuponlu tahvil faizlerinde artış sürerken, 10 yıllık tahvil faizi 21 baz puan artarak %28,14 seviyesinde gerçekleşti.
Eurobond piyasasında, Türkiye’nin en uzun vadeli dolar cinsi Eurobond faizleri %8,00 seviyelerinde seyretmeye devam ediyor. 2047 vadeli Eurobond faizi ise 3 baz puan gerileyerek %7,94 seviyesinde tamamlandı.
Borsa ve Hisse Senedi Piyasaları
Borsa tarafında olumlu seyir, dün yavaşlayarak da olsa devam etti. BIST 100 endeksi %0,2 artarak 10.862 puana ulaştı, ancak bugün yaklaşık %1’lik bir gerileme görülüyor. Son haftalarda yaşanan hızlı yükselişin ardından kâr realizasyonları kaynaklı düşüşlerin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte, faiz indirimi beklentisinin piyasalarda fiyatlanmaya devam etmesi nedeniyle orta vadeli olumlu beklentiler korunuyor.
Almanya Ekonomisi ve Enflasyon Beklentileri
Almanya ekonomisi için Ifo Enstitüsü, 2025-2026 dönemi için büyümeye dair tahminlerini aşağı yönlü revize etti. 2025 büyüme tahmini %0,4’ten %0,2’ye düşürülürken, 2026 yılında %0,8 büyüme bekleniyor. Almanya’da enflasyonun, 2024’te %2,3 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülürken, 2026’da %2’ye düşmesi beklenmektedir.
Genel Değerlendirme
ABD perakende satışlarının beklentilerin altında kalması, ekonomik aktivitenin yavaşlayabileceği sinyali verirken, Fed faiz indirimlerine dair beklentiler piyasalar tarafından yeniden gözden geçiriliyor. Jeopolitik risklerin artışı, altın fiyatlarını desteklerken, ABD ve Rusya arasındaki görüşmeler, piyasalarda yeni hareketlilik yaratabilir. Döviz ve tahvil piyasalarında faiz beklentilerine bağlı oynaklıklar devam ederken, hisse senedi piyasasında orta vadeli olumlu görünüm korunmaktadır.
Ekonomik Gündem 17 Mart 2025
Almanya’nın Ocak Cari İşlemler Dengesi 11,8 milyar euro olarak açıklandı. Geçen aya göre ciddi bir düşüş gözlemlenirken (Aralık: 24 milyar euro), Avrupa ekonomisinin en büyük aktörlerinden biri olan Almanya’nın ticaret fazlasındaki daralma dikkat çekiyor. Bu gerilemenin, küresel talepteki dalgalanmalar ve çin ithalatındaki azalma gibi etkenlerden kaynaklandığı düşünülüyor.
Aynı zamanda Almanya’da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Şubat ayında aylık bazda %0,4 ve yıllık bazda %2,3 olarak açıklandı. Veriler, beklentilere paralel gelirken enflasyonun yavaşladığı gözlemlendi. Harmonize TÜFE ise aylık bazda %0,6’dan %0,5’e, yıllık bazda ise %2,8’den %2,6’ya gerileyerek Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimi konusunda elini güçlendiren bir tablo sundu. Gıda fiyatlarındaki artış Şubat ayında %2,4 seviyesine ulaşırken, hizmet sektöründeki fiyat artışı %3,8 ile enflasyonu yukarı yönlü etkiledi.
İngiltere Sanayi Verileri ve Savunma Harcamaları
İngiltere Ocak Sanayi Üretimi, aylık bazda %0,9 oranında daralarak beklentilerin altında kaldı. Yıllık bazda ise -%1,5 olarak geriledi. Beklentiler sıfır büyümeyken (0,0%), açıklanan verilerin ekonomide bir yavaşlama işareti verdiği görüldü. İmalat üretimi ise önceki ayın %0,5 büyümeye karşın, %0,9 düşüşle sert bir gerileme kaydetti.
Bu olumsuz veriler eşliğinde İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, Birleşik Krallık İhracat Finansmanı Kurumu (UKEF)’in savunma sektörü için kredi kapasitesini 10 milyar sterline çıkardıklarını duyurdu. Savunma harcamalarının 2027’ye kadar Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın %2,5’ine ulaşması planlanıyor.
ABD’de Tüketici Güveni Geriliyor
ABD’de Michigan Üniversitesi tarafından yayınlanan tüketici güveni ön endeksi, Mart ayında 64,7’den 57,9’a gerileyerek Kasım 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi.
* Mevcut finansal koşullara yönelik değerlendirmeleri ölçen endeks Mart ayında %2,2 puan azalarak 63,5’e indi.
* Uzun vadeli tüketici beklentileri endeksi, aynı dönemde 9,8 puan azalarak %54,2’ye geriledi.
* Kısa vadeli enflasyon beklentisi %4,3’ten %4,9’a çıkarak Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
* Uzun vadeli enflasyon beklentisi %3,5’ten %3,9’a yükselerek 1993’ten beri görülen en büyük aylık artışı kaydetti.
Tüm bu veriler, Amerikan ekonomisinin harcama gücünde gerileme yaşayabileceğine dair sinyaller veriyor ve bu durum ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye’de Vergi ve Kira Gelirleri Denetimi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin 2024 yılı boyunca devam edeceğini belirterek, vergi denetimlerinin artırılacağını söyledi. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yaklaşık 1,5 milyon konutun analiz edildiği ve 425 bin konutta fiili yoklama yapıldığı açıklandı.
Bu analizler sonucunda 376 bin yeni mükellefin beyanname vermesi sağlandı.
Gelecek Beklentileri
- ECB, Almanya’daki enflasyon verilerini göz önünde bulundurarak 2024’te faiz indirimi sinyali verebilir.
- ABD’de enflasyon beklentilerinin yükselmesi, FED’in para politikasında sert adımlar atmasına neden olabilir.
- Türkiye’de vergi denetimleri artarak devamlılık gösterecek ve kira gelirleri üzerindeki kontroller sıkılaşacak.
- İngiltere’de savunma harcamaları artarken, sanayi üretimindeki yavaşlama ekonomik toparlanmayı zorlaştırabilir.
Genel Değerlendirme
Bu hafta açıklanan veriler, dünya ekonomisinde belirsizliğin artarak devam ettiğini gösteriyor. Almanya’da enflasyonun yavaşlaması olumlu bir sinyal sunarken, ABD’deki tüketici güveninin düşüşü ve enflasyon beklentilerinin yükselmesi piyasalarda endişeleri artırıyor. Türkiye’de vergi denetimleri ekonomiye kayıt dışı kazancı azaltma potansiyeli sunsa da, maliyet baskıları şirketler için yeni bir zorluk oluşturabilir.
Önümüzdeki dönemde büyük merkez bankalarının alacağı kararlar, küresel piyasalarda yön belirleyici olacaktır.
Ekonomik Gündem 14 Mart 2025
Euro Bölgesi Ocak ayı Mevsimsellikten Arındırılmış Sanayi Üretimi, aylık bazda %0,8 oranında artarak %0,5 olan beklentinin üzerinde gerçekleşmiştir. Yıllık bazda ise sanayi üretimi sabit kalmış ve %0 olarak açıklanarak %0,6 olan piyasa beklentisinin altında kalmıştır. Ocak ayında, Avrupa Birliği (ÇB) ülkeleri arasında sanayi üretiminde en fazla artış, aylık bazda Litvanya’da %4,6 oranında gerçekleşirken; yıllık bazda en fazla artış ise %10,4 ile İrlanda’da kaydedilmiştir.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin başlattığı ticaret tarifelerinin küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine dair uyarıda bulunarak, bu gelişmenin dünya genelinde ekonomik büyümeyi ve enflasyonu negatif yönde etkileyebileceğini vurgulamıştır. Lagarde, 2025 yılının başında yaşanan bu gelişmelerin yıl genelinde ticaret savaşlarının etkisini artırabileceğini belirtmiştir.
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel ise Alman ekonomisinin ABD tarafından getirilen yeni gümrük tarifeleri nedeniyle bir resesyona girebileceği konusunda uyarmıştır. Bu durum, Euro Bölgesi’nde ekonomik durgunluk risklerini artırabilecek bir faktör olarak değerlendirilmiştir.
ABD tarafında ilk kez işsizlik maaşı için başvuranların sayısı, 8 Mart ile biten haftada bin kişi azalarak 220 bine gerilemiştir. Piyasa beklentilerinin 225 bin seviyesinde olacağı tahmin edilirken, bu gelişme ABD işgücü piyasasının dirençli kaldığını göstermektedir.
ABD Şubat Ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise aylık bazda %0,0, yıllık bazda %3,2 olarak açıklanırken, piyasa beklentileri %0,3 ve %3,3 seviyelerinde bulunuyordu. Ocak ayında açıklanan verilerden düşüş görülmesi, enflasyonist baskıların azaldığına dair bir işaret olarak yorumlanmıştır. Çekirdek ÜFE, aylık bazda -%0,1 gerileyerek beklentileri karşılayamazken, yıllık bazda %3,4 olarak açıklanmış ve piyasa tahminlerinin altında kalmıştır.
Barclays, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl Mart, Haziran ve Eylül toplantılarında toplamda üç kez 25 baz puanlık faiz indirimi yapabileceğini tahmin etmektedir.
Türkiye’de Konut Satışları, 2024 yılının Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %53,4 artarak 212 bin 637 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ocak-Aralık 2024 döneminde konut satışları, yıllık bazda %20,6 artarak 1 milyon 478 bin 25’e yükselmiştir.
Ancak, yurt dışına yapılan konut satışları Şubat ayında yıllık bazda %21,1 azalmıştır. Yabancılara yapılan konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı %1,3 olarak kaydedilmiştir. Şubat ayında en fazla konut alımını 256 konut ile Rusya vatandaşları yaparken, İran ve Irak vatandaşları da listenin başında yer almıştır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayınlanan verilere göre, 7 Mart haftası itibariyle ticari kredi büyüme hızı 9 ayın zirvesine ulaşarak 203 milyar 122 milyon TL artmış ve 17 yılda 60 milyar TL’ye yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri aynı haftada yeniden ivmelenerek 165,4 milyar dolardan 169,9 milyar dolara yükseldi.
Net rezervler, 68,4 milyar dolardan 74,3 milyar dolara yükselirken, Swap hariç net rezervler ise 60,7 milyar dolardan 65,8 milyar dolara çıkmıştır.
Genel Değerlendirme
Bu hafta açıklanan ekonomik veriler, Euro Bölgesi’nde sanayi üretiminin beklentileri aşarak pozitif bir süreçte ilerlediğini göstermektedir. ABD tarafında işsizlik maaşı başvurularının azalması ve enflasyon verilerinin gerilemesi, Fed’in faiz indirim planlarını destekleyici nitelikte olmuştur.
Türkiye’de konut satışlarındaki artış, iç piyasada canlılığı korurken, yabancıya satışlardaki düşüş dikkat çekmektedir. TCMB rezervlerinin artış göstermesi ise ekonomik istikrar açısından olumlu bir tablo sunmaktadır.
Ekonomik Gündem 13/03/2025
ABD’de tüketici fiyat enflasyonu, Şubat ayında piyasanın beklentilerinden daha fazla gerileyerek enflasyon beklentileri üzerinde olumlu bir etki bıraktı. Aylık bazda fiyatların %0.3 oranında artması beklenirken, gerçekleşen artış %0.2 seviyesinde kaldı. Bu durum, 12 aylık enflasyonun %3.0 seviyesinden %2.8’e gerilemesine neden oldu. Çekirdek enflasyon ise %3.3’ten %3.1’e gerileyerek piyasa beklentilerini aştı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), barınma maliyetlerinin enflasyona katkı sağlamaya devam ettiğini ancak önceki aya göre yavaşlama gözlemlendiğini bildirdi. Uçak biletleri, Haziran ayından bu yana en büyük düşüşünü yaşayarak %4 geriledi. Sıfır araç ve benzin fiyatlarında belirgin bir düşüş gözlemlenirken, market fiyatları yatay seyretti.
ABD’de enflasyonun yavaşlamasına rağmen, Başkan Donald Trump’ın yeni tarifeleri nedeniyle gıda ve giyim gibi bazı sektörlerde fiyatların artması bekleniyor. Bu gelişmelere paralel olarak, ABD hisse senedi piyasaları, faiz indirimi beklentilerinin desteklenmesiyle toparlanma gösterdi. S&P 500 endeksi günü %0.49 artışla 5599 puandan tamamladı. Bununla birlikte, tahvil piyasasında farklı bir seyir izlendi. 10 yıllık tahvil faizleri, olumlu enflasyon verilerine rağmen 3 baz puan yükselerek %4.31 seviyesine ulaştı. Dolar endeksi gün içinde %0.2 oranında değer kazanarak 103.6 seviyesine çıktı.
Euro Bölgesi’nde, savunma ve altyapı harcamalarının artması, Avrupa para biriminin hareketliliğine katkı sağladı. Ancak, ABD ekonomisindeki yavaşlamanın etkisiyle Euro/Dolar paritesi 1.0947’den %0.3 düşüşle 1.0888 seviyesine geriledi. Değerli metaller tarafında ise yukarı yönlü hareketlilik dikkat çekti. Ons altın %0.6 oranında yükselerek 2935 dolara ulaştı.
Ticaret Savaşları Yeniden Alevleniyor mu?
ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği yeni gümrük vergileri sonrasında Kanada ve Avrupa Birliği’nden misilleme geldi. Kanada, ABD ürünlerine %25 oranında ek vergi uygulayacağını duyururken, Avrupa Birliği de 26 milyar euro değerinde ABD malına yeni tarifeler getirdi. Bu gelişme, piyasalarda risk algısını artırarak S&P 500 vadeli kontratlarının %0.7 oranında gerilemesine neden oldu. Aynı zamanda, 10 yıllık tahvil faizleri 2 baz puan düşerek %4.39’a geriledi. Dolar endeksi ise 103.6 seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Jeopolitik Riskler ve Olası Etkileri
Trump, Suudi Arabistan’da yapılan Ukrayna ile ABD arasındaki görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Ukrayna’nın 30 günlük geçici ateşkes konusunda anlaşma sağladığını duyurdu. Rusya’nın bu anlaşmaya yaklaşımının belirleyici olacağı vurgulanırken, ateşkes ihtimalinin jeopolitik riskleri azaltabileceği ve kısa vadede altın fiyatlarında düşüşler görülebileceği öngörülmektedir.
Türkiye’de Cari Açık ve Finansman Dengesi
Türkiye’de Ocak ayında cari açık 3.8 milyar dolar olarak açıklandı ve piyasa beklentisi olan 3.2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Geçen yıl Ocak ayında cari açık 2.3 milyar dolar iken, 12 aylık birikimli cari açık 11.5 milyar dolara yükseldi. Altın ve enerji hariç cari fazla ise Ocak ayında 2.4 milyar dolar olarak hesaplandı. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı Ocak ayında 5.5 milyar dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda bu açık 57.6 milyar dolara ulaştı. Hizmetler dengesi 61.9 milyar dolar fazla verirken, birincil gelir dengesi 16 milyar dolar açık kaydetti.
Finansman tarafında, net portföy yatırımlarında 2.2 milyar dolarlık giriş görülürken, toplam yabancı sermaye girişi 11.8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervleri ise 6.4 milyar dolar arttı. Net hata ve noksan kalemi, Ocak ayında 5.3 milyar dolar açık verdi ve yıllıklandırılmış bazda 14.6 milyar dolara yükseldi.
Kur tarafında, Dolar/TL kuru 36.59 seviyesinde yatay seyrederken, Euro/TL kuru %0.3 düşüşle 39.86 seviyesine geriledi. Borsa İstanbul BİST 100 endeksi ise %1.4 yükselerek 10580 puan seviyesine ulaştı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açık verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede cari açığın yıl genelinde sürdürülebilir seviyede kalmasını beklediklerini belirterek, uzun vadeli dış finansman ihtiyacını azaltma ve finansmanın kalitesini iyileştirme politikalarına devam edeceklerini açıkladı.
Genel Değerlendirme
ABD’de enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinden daha olumlu gelmesi, hisse senedi piyasalarına pozitif yansırken, tahvil faizlerinde belirsizlik devam etmektedir. ABD ve AB arasındaki ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi, risk algısını artırabilir.
Türkiye’de ise cari açık, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşirken, Merkez Bankası rezervlerindeki artış olumlu bir sinyal olarak değerlendirilmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sürdürülebilir cari dengeye yönelik politikaları, uzun vadeli ekonomik istikrar açısından önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, TCMB kararları ve global faiz indirimleri çerçevesinde piyasalardaki fiyatlamalar yakından takip edilecektir.
Ekonomik Gündem 13 Mart 2025
ABD’de tüketici fiyat enflasyonu, Şubat ayında piyasanın beklentilerinden daha fazla gerileyerek enflasyon beklentileri üzerinde olumlu bir etki bıraktı. Aylık bazda fiyatların %0.3 oranında artması beklenirken, gerçekleşen artış %0.2 seviyesinde kaldı. Bu durum, 12 aylık enflasyonun %3.0 seviyesinden %2.8’e gerilemesine neden oldu. Çekirdek enflasyon ise %3.3’ten %3.1’e gerileyerek piyasa beklentilerini aştı.
Bu gelişmelere paralel olarak, ABD hisse senedi piyasaları, faiz indirimi beklentilerinin desteklenmesiyle toparlanma gösterdi. S&P 500 endeksi günü %0.49 artışla 5599 puandan tamamladı. Bununla birlikte, tahvil piyasasında farklı bir seyir izlendi. 10 yıllık tahvil faizleri, olumlu enflasyon verilerine rağmen 3 baz puan yükselerek %4.31 seviyesine ulaştı. Dolar endeksi gün içinde %0.2 oranında değer kazanarak 103.6 seviyesine çıktı.
Euro Bölgesi’nde, savunma ve altyapı harcamalarının artması, Avrupa para biriminin hareketliliğine katkı sağladı. Ancak, ABD ekonomisindeki yavaşlamanın etkisiyle Euro/Dolar paritesi 1.0947’den %0.3 düşüşle 1.0888 seviyesine geriledi. Değerli metaller tarafında ise yukarı yönlü hareketlilik dikkat çekti. Ons altın %0.6 oranında yükselerek 2935 dolara ulaştı.
Ticaret Savaşları Yeniden Alevleniyor mu?
ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği yeni gümrük vergileri sonrasında Kanada ve Avrupa Birliği’nden misilleme geldi. Kanada, ABD ürünlerine %25 oranında ek vergi uygulayacağını duyururken, Avrupa Birliği de 26 milyar euro değerinde ABD malına yeni tarifeler getirdi. Bu gelişme, piyasalarda risk algısını artırarak S&P 500 vadeli kontratlarının %0.7 oranında gerilemesine neden oldu. Aynı zamanda, 10 yıllık tahvil faizleri 2 baz puan düşerek %4.39’a geriledi. Dolar endeksi ise 103.6 seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Jeopolitik Riskler ve Olası Etkileri
Trump, Suudi Arabistan’da yapılan Ukrayna ile ABD arasındaki görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Ukrayna’nın 30 günlük geçici ateşkes konusunda anlaşma sağladığını duyurdu. Rusya’nın bu anlaşmaya yaklaşımının belirleyici olacağı vurgulanırken, ateşkes ihtimalinin jeopolitik riskleri azaltabileceği ve kısa vadede altın fiyatlarında düşüşler görülebileceği öngörülmektedir.
Türkiye’de Cari Açık ve Finansman Dengesi
Türkiye’de Ocak ayında cari açık 3.8 milyar dolar olarak açıklandı ve piyasa beklentisi olan 3.2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Geçen yıl Ocak ayında cari açık 2.3 milyar dolar iken, 12 aylık birikimli cari açık 11.5 milyar dolara yükseldi. Çekirdek cari fazla ise Aralık ayındaki 52.6 milyar dolardan 51.2 milyar dolara gerileyerek düşüş eğilimini sürdürdü.
Finansman tarafında, net portföy yatırımlarında 2.2 milyar dolarlık giriş görülürken, toplam yabancı sermaye girişi 11.8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervleri ise 6.4 milyar dolar arttı. Net hata ve noksan kalemi altından 1.6 milyar dolarlık çıkış yaşandı.
Kur tarafında, Dolar/TL kuru 36.59 seviyesinde yatay seyrederken, Euro/TL kuru %0.3 düşüşle 39.86 seviyesine geriledi. Borsa İstanbul BİST 100 endeksi ise %1.4 yükselerek 10580 puan seviyesine ulaştı.
Genel Değerlendirme
ABD’de enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinden daha olumlu gelmesi, hisse senedi piyasalarına pozitif yansırken, tahvil faizlerinde belirsizlik devam etmektedir. ABD ve AB arasındaki ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi, risk algısını artırabilir. Türkiye’de ise cari açık, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşirken, Merkez Bankası rezervlerindeki artış olumlu bir sinyal olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde, TCMB kararları ve global faiz indirimleri çerçevesinde piyasalardaki fiyatlamalar yakından takip edilecektir.