Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025
Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları
Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.
Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.
ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller
ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.
FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.
Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri
EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.
Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.
Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler
TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.
Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.
USD/TRY ve Dolar Endeksi
Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.
Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.
Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri
BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.
X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.
Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları
TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.
Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.
Altın ve Emtia Görünümü
Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.
Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.
S&P 500 ve Küresel Endeksler
S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.
Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.
Genel Değerlendirme ve Öngörüler
Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.
Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.
BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.
“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 25 Nisan 2025
Küresel Ticaret Gerilimi ve Ekonomik Beklentiler Üzerindeki Etkileri Derinleşiyor
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda 75’ten fazla ülkeye uygulanan karşılıklı gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurmuştu. Ancak, bu müzakere süreci içerisinde henüz bir uzlaşma sağlanamadığı ve anlaşmaya varılamadığı görülmektedir. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, 70’ten fazla ülkenin ABD ile iletişim halinde olduğu bildirilirken, görüşmelerin devam ettiği belirtilmiştir.
Bu durum, küresel ticaret ortamında belirsizliklerin korunmasına ve risk iştahının baskı altında kalmasına neden olmaktadır. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında çözüm yönünde bir ilerleme kaydedilmemesi, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açmıştır. Uluslararası ticaret akışları ve küresel büyüme beklentileri, söz konusu belirsizlikler nedeniyle olumsuz etkilenmeye devam etmektedir.
💬 Dikkat çekici bir soru: Sizce ticaret savaşlarındaki bu belirsizlikler, global büyüme üzerinde kalıcı bir hasar bırakır mı? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın!
Trump ve Fed Arasındaki Gerilim Sürerken, Büyüme Endişeleri Artıyor
Trump’ın yüksek tarifelerle ilgili baskıcı politikaları, ABD büyümesi üzerinde aşağı yönlü riskler yaratmaya devam etmektedir. Bu sürecin, şirketlerin kâr marjlarını daraltması, maliyetleri artırması ve bunun sonucunda fiyat artışlarının kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündeme getirmesi dikkat çekmektedir. Bu noktada Fed ile Trump arasındaki görüş ayrılığı öne çıkmaktadır.
Fed, tarifelerin enflasyonist etkileri konusunda endişeli bir tutum sergilerken, faiz indirimleri konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir. Öte yandan, Trump’ın büyümeyi desteklemek için faizlerin hızla indirilmesi yönündeki baskısı, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirmiştir.
📈 Siz de düşünün: Faiz indirimleri Trump’ın büyüme hedeflerini destekleyebilir mi? Fed’in temkinli duruşu sizce doğru bir strateji mi?
Anket Verileri: Beklentilerde Bozulma Sinyalleri Veriyor
Ekonomik beklentilerde, tüketici ve işletmelerin anket bazlı değerlendirmelerinde bozulma sinyalleri gözlemlenmektedir. İstatistiksel verilere henüz tam anlamıyla yansımamış olsa da, bu göstergeler önümüzdeki dönemde bir ekonomik yavaşlama riskine işaret etmektedir. Bu durum, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirim temposunu artırma ihtimalini güçlendirmektedir.
PMI Verileri: ABD Gücünü Korumaya Devam Ediyor
Son açıklanan PMI verileri, küresel ekonominin mevcut durumuna ışık tutmaktadır:
- Hizmet PMI: ABD 50 eşik seviyesinin üzerinde kalmayı başarırken, Avrupa ve İngiltere bu seviyenin altında.
- İmalat PMI: Yalnızca ABD 50 seviyesinin üzerinde kalarak görece güçlü bir performans sergilemiştir.
Bu tablo, ABD’nin diğer gelişmiş ekonomilere göre daha iyi bir konumda olduğuna işaret etmektedir. Ancak tarife politikalarının etkileri, Nisan ayı verileriyle birlikte daha net görülecektir.
🧐 Verileri yorumlayın: Sizce ABD’nin bu dayanıklılığı devam edebilir mi? Görüşlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.
ECB ve Lagarde’dan Dikkat Çeken Değerlendirmeler
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifeler nedeniyle Çin’in ihracatını Avrupa’ya kaydırabileceğini ve bunun Avrupa’da dezenflasyonist bir etki yaratabileceğini ifade etmiştir. Bu açıklama, küresel ticaretteki dengelerin değişebileceğini ve Avrupa’nın ucuz Çin mallarına maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.
Türkiye Cephesinde Öne Çıkan Gelişmeler
Türkiye’de TCMB Başkanı Fatih Karahan, Washington’da yaptığı sunumda, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak risklerin canlı kaldığını belirtmiştir. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi ise bir önceki aya göre 0,9 puan gerileyerek beklentilerde zayıflama sinyali vermiştir.
Bugün açıklanması beklenen TCMB PPK Toplantı Özeti ve S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesi, yurtiçi piyasalar açısından belirleyici olacaktır.
Piyasalarda Teknik Görünüm ve Öne Çıkan Seviyeler
USD/TRY:
- Yukarı yönlü hareket devam ediyor.
- 38,40 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlandı.
- Destek: 38,20 – 38,00, Direnç: 38,50 – 39,00.
BIST-100 Endeksi:
- Kritik 9.450 direnci aşılmış durumda.
- Yukarı yönlü ilk hedef: 9.650 – 9.750 aralığı.
- Aşağıda ise 9.250 seviyesi destek konumunda.
Eurobond ve CDS:
- Türkiye 5 yıllık CDS: 333.
- Eurobondlarda alıcılı seyir sürüyor.
- İç tarafta, şahin TCMB duruşu piyasaları desteklemeye devam ediyor.
Altın (Ons):
- 3.300 USD üzerinde kalıcılık korunuyor.
- Destek: 3.300 – 3.245, Direnç: 3.350 – 3.375.
Ham Petrol:
- Kısa vadeli destek çabası dikkat çekiyor.
- Destek: 62,48 – 61,52, Direnç: 64,29 – 64,62.
📌 Gelecek Öngörüleri
- Ticaret görüşmelerinde ABD ve Çin arasındaki pazarlıkların hız kazanması, piyasalar açısından olumlu bir katalizör olabilir.
- Fed’in faiz indirimi temposu, tarife gelişmeleri ve ekonomik verilerle doğrudan ilişkili olacak.
- Türkiye tarafında rezerv artışları ve enflasyonda düşüş eğilimi, TL lehine destekleyici olabilir.
- Avrupa’da ucuz Çin ürünleri nedeniyle oluşabilecek deflasyonist baskılar, ECB’nin para politikasında manevra alanını daraltabilir.
- Altın, jeopolitik riskler ve ticaret belirsizlikleri sürdükçe güvenli liman olma özelliğini koruyacak.
- 🌟 Sizce ABD-Çin görüşmeleri anlaşmayla sonuçlanır mı? Altın fiyatlarında yeni rekorlar görür müyüz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
🟢 Genel Değerlendirme
Bu hafta küresel piyasalar, ABD’nin ticaret politikaları ve Fed ile olan geriliminin gölgesinde fiyatlamalar yaptı. ABD ve Çin arasında çözülemeyen ticaret anlaşmazlığı, piyasaların yön arayışını belirlemeye devam etti. Türkiye özelinde ise TCMB’nin sıkı para politikası ve rezerv güçlendirme adımları öne çıktı.
Önümüzdeki dönemde ABD-Çin müzakerelerinin seyrine bağlı olarak risk iştahının değişken kalması, Fed’in ise büyüme ve enflasyon dengesini gözeterek yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine yönelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de ise rezerv birikimi ve dezenflasyon süreci, TL üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeline sahip.
💡 Takipte kalın, Ekonomik Gündem ile günlük piyasa analizlerini ve öngörülerimizi kaçırmayın! Görüşlerinizi bizimle paylaşın!
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 24 Nisan 2025
Küresel Piyasalarda Dalgalı Seyir ve Türkiye’de Sıkışık Görünüm Devam Ediyor
Küresel ve yurt içi piyasalarda tarife belirsizlikleri ve jeopolitik gelişmeler etkisini sürdürürken, yatırımcıların temkinli duruş sergilediği bir döneme girilmiştir. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik gümrük tarifelerinde indirime gidebileceği yönündeki açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın görevine devam edeceğine dair verilen güvence, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlamayı beraberinde getirmiştir. Ancak bu söylemlerin kalıcılığı konusundaki soru işaretleri devam etmektedir.
Öte yandan, Rusya-Ukrayna cephesinde olası bir ateşkes uzlaşısı beklentisiyle global risk iştahında dalgalı bir seyir izlenmiştir. ABD ve Avrupa borsalarında sınırlı yukarı yönlü tepkiler gözlenirken, Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hâkim olmuştur.
Bu yazıyı okumaya devam ederek Borsa İstanbul’daki kritik seviyeleri, dolar/TL kurundaki teknik görünümü ve altın fiyatlarında öne çıkan trendleri detaylıca öğrenebilir, geleceğe dair stratejinizi şekillendirecek öngörülere ulaşabilirsiniz. 💡
BIST-100 Endeksi: Üçgen Formasyonunda Sıkışma Devam Ediyor
Borsa İstanbul’da yukarı yönlü tepki çabalarının zayıf kaldığı bir gün daha geride bırakılmıştır. BIST-100 Endeksi, Salı gününü %0,10’luk sınırlı kayıpla 9.312 puandan tamamlamıştır. Hacimlerin düşük kalması ve yukarı yönlü atakların satışla karşılaşması, piyasadaki temkinli duruşun devam ettiğini göstermektedir.
Kısa vadede teknik analizde öne çıkan üçgen formasyonunun kırılacağı yön, piyasadaki kararsız eğilimin yönünü belirleyecektir. Bu bağlamda, 9.450 seviyesi ilk önemli direnç olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 200 günlük üssel ortalama olan 9.650/700 bandına doğru bir ivmelenme beklenmektedir. Aksi senaryoda, 9.250 seviyesi kritik destek olarak izlenecek, bu seviyenin altındaki kapanışlar ise satış baskısını 9.000 ve 8.600 seviyelerine doğru derinleştirebilecektir.
👉 Siz de yatırım stratejinizi belirlerken 9.450 ve 9.250 seviyelerini yakından takip etmeyi unutmayın!
VİOP X30Y Kontratı: 10.000 Seviyesi Üzerinde Tutunma Mücadelesi
VİOP tarafında X30Y Vadeli Kontrat kapanışı, günü %0,52’lik primle 10.245 puandan tamamlamıştır. Son günlerde 10.000 seviyesinin üçüncü kez test edilmesi dikkat çekerken, yukarı yönlü tepkilerin henüz kalıcı bir güç kazanamadığı gözlemlenmektedir. 10.400 ve 10.600 direnç seviyeleri, bu toparlanma çabalarının kalıcılığı açısından belirleyici olacaktır.
10.000 seviyesinin kırılması durumunda, satış baskısının 9.680 ve 9.500 seviyelerine doğru derinleşme riski artabilecektir. Bu nedenle uzun pozisyon taşıyan yatırımcılar için 10.000 seviyesi kritik bir stop-loss eşiği olarak değerlendirilmektedir.
ABD ve Avrupa Borsaları: Tarifeler ve Fed Yorumları Etkili
ABD hisse senedi piyasalarında, Trump’ın gümrük vergisi indirimi sinyalleri ve Powell’a yönelik görevde kalma güvence açıklamaları etkili olmuştur. Bu gelişmeler, S&P 500 Endeksi’nin %1,67, Nasdaq’ın %2,50 ve Dow Jones’un %1,07 primlerle kapanmasına zemin hazırlamıştır.
Sektörel bazda teknoloji, isteğe bağlı tüketim ve telekomünikasyon hisseleri ön plana çıkarken, zaruri tüketim ve enerji sektörleri negatif performans sergilemiştir. Öne çıkan şirket hareketlerinde, Tesla %5,37 yükselirken, Enphase Energy %15,65 kayıpla dikkat çekmiştir.
Avrupa tarafında ise SAP hisselerindeki %10,62’lik yükseliş Euro Stoxx 50’de en iyi performansı sağlarken, Iberdrola %1,76 düşüşle en zayıf hisse olmuştur.
USD/TRY: Tarife Gelişmeleri ve TCMB Politikası Öne Çıkıyor
Dolar/TL kuru, Trump’ın tarifelerle ilgili yumuşama sinyalleri ve Fed politikalarına dair güvence açıklamaları sonrasında, 38,30 seviyelerinde dengelenmiştir. İç piyasada ise TCMB’nin şahin duruşu ve rezerv artırma çabaları, TL lehine pozisyonları desteklemeye devam etmektedir. Teknik olarak aşağıda 38,00 ve 37,50, yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri öne çıkan destek ve direnç bölgeleri olarak izlenmektedir.
Altın: Belirsizlik Devam Ediyor, Geri Çekilme Eğilimi Güçlendi
Küresel piyasalarda Trump’tan gelen ılımlı mesajlar altın fiyatlarında kısa vadeli bir düzeltme hareketini tetiklemiştir. Önceki gün 3.500 USD seviyelerine yükselen ons altın, dün 3.260 USD seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu sabah itibarıyla 3.324 USD seviyelerinde işlem gören altın için 3.350 ve 3.380 USD direnç, 3.300 ve 3.230 USD destek seviyeleri olarak izlenmektedir.
Altın fiyatlarının seyri, Trump’ın söylemlerindeki değişkenliğe bağlı olmaya devam etmektedir.
Tahvil/Bono ve Eurobond Piyasası: Faizlerde Dalgalı Seyir
Yurt içinde 2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,74, 10 yıllık tahvil faizi %34,32 seviyelerinde kapanmıştır. Enflasyon beklentilerinin zayıflaması tahvil faizlerinde gerileme eğilimini desteklerken, TCMB’nin sıkı para politikası bu görünümü pekiştirmektedir.
Eurobond tarafında ise Türkiye 5 yıllık CDS primi 328 seviyesinde kalmaya devam ederken, eurobond getirilerinde sınırlı pozitif seyir korunmuştur.
Genel Değerlendirme ve Gelecek Öngörüleri
Küresel piyasalarda tarife belirsizliklerinin azalmasına yönelik sinyaller, kısa vadeli bir iyimserlik yaratmış olsa da, bu pozitif havanın sürdürülebilirliği hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Özellikle Trump’ın ticaret politikaları ve Fed’e yönelik söylemleri, piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.
Yurt içinde ise TCMB’nin sıkı duruşu, yüksek faiz ortamı, CDS seviyelerindeki düşüş ve rezerv güçlenmesi hisse senedi piyasasındaki hareketleri baskılamaktadır. Bu koşullar altında, yatırımcıların kritik teknik seviyeleri ve makro gelişmeleri yakından izlemesi gerektiği düşünülmektedir.
Öngörü:
Piyasalarda kısa vadeli yön arayışı devam ederken, teknik seviyelerde yaşanacak kırılmaların yeni bir trend başlangıcı açısından belirleyici olacağı öngörülmektedir. Özellikle BIST-100’de 9.450 direncinin aşılması veya 9.250 desteğinin kırılması, yeni bir fiyatlama dalgasının önünü açabilir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.