Ekonomik Gündem – 7 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, bugün Türkiye saatiyle 21:00’de açıklanacak olan FED FOMC faiz kararına odaklanmış durumda. Beklentiler, faiz oranlarında bir değişiklik yapılmayacağı yönünde şekillenmişken, karar sonrası yapılacak Powell açıklamaları piyasalar açısından belirleyici rol oynayacak. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel çapta resesyon endişelerini artırırken, jeopolitik risklerin ve ticaret savaşlarının da tekrar gündeme taşınmasına neden olmuştur.

Trump Politikaları ve Ticaret Gerilimi

Trump’ın başta Çin olmak üzere 17 ülkeye yönelik artırdığı gümrük vergileri, küresel ticaret zincirini tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar Çin’e uygulanan tarifelerin 90 gün süreyle ertelendiği açıklanmış olsa da, somut bir uzlaşma adımı henüz atılmamıştır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in 8 Mayıs’ta İsviçre’de yapacağı görüşme, bu anlamda kritik bir dönüm noktası olabilir.

Trump’ın agresif ticaret politikalarının devam etmesi halinde, tedarik zincirlerinde kırılma, navlun maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enflasyonda yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun FED’in faiz politikası üzerinde baskı yaratması ve faiz indirimlerinin ötelenmesine neden olması muhtemeldir.

🔍 Piyasa oyuncuları Powell’ın açıklamalarında “tarife etkisi” vurgusunu dikkatle izleyecek.

ABD Ekonomisi ve FED Kararı Beklentisi

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentilerin üzerinde gelmiş olsa da önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir. İşsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması ise istihdam piyasasında istikrarın korunduğunu göstermektedir. Bu veriler FED’in mevcut politika duruşunu sürdürmesi için yeterli gerekçeleri barındırmakla birlikte, sözel yönlendirmelerde “temkinli” tonun korunacağı tahmin edilmektedir.

Almanya ve Euro Bölgesi: Belirsizlik ve Zayıf Büyüme

Avrupa’nın lokomotif ülkesi olan Almanya, siyasi belirsizliklerle boğuşmaktadır. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, ilk güven oylamasında başarısız olmuş ancak ikinci oylamada başbakanlık yetkisini almıştır. Bu süreç, piyasalarda kısa vadeli bir Euro değer kaybı yaratmış ve Avrupa borsalarında sınırlı negatif fiyatlamalara neden olmuştur. Öte yandan Almanya’da açıklanan S&P Global bileşik PMI verisi, 50,1 ile büyüme eşiğinin hemen üzerinde kalmaya devam etmektedir.

Çin’den Destekleyici Adımlar

Çin’de açıklanan Caixin hizmet PMI verisi 50,7 ile önceki aya göre gerileme kaydetmiştir. ABD’nin Çin ihracatına yönelik tarifelerinin belirsizlik yaratması, yeni siparişlerde yavaşlamaya neden olmuştur. Bu gelişmeler ışığında Çin Merkez Bankası’nın ters repo faizini %1,4’e indirdiği ve zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan düşürdüğü açıklanmıştır. Söz konusu kararlar, piyasalarda sınırlı pozitif bir algı yaratmıştır.

Jeopolitik Gelişmeler: İran, Yemen, Güney Asya

Jeopolitik cephede ise ABD-İran arasında yeni bir nükleer müzakere turunun 11 Mayıs’ta Umman’da gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ayrıca Trump yönetimi Yemen’deki askeri operasyonları durdurma kararı alırken, Pakistan-Hindistan sınırında artan çatışmalar, bölgesel tansiyonun yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelerin özellikle altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülmektedir.

Piyasaların Genel Seyri

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL kuru bu sabah 38,64 seviyesinde işlem görmektedir. Teknik olarak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda rezerv biriktirme politikasına vurgu yapmış ve sıkı para politikasının süreceğini belirtmiştir. Reel efektif döviz kuru ise 72,12 seviyesine gerilemiştir.

TL Tahvil/Bono Piyasası

Hazine’nin gerçekleştirdiği 2 ve 7 yıllık tahvil ihalelerinde toplam 35,3 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş, bileşik faizlerde yüksek oranlı artışlar dikkat çekmiştir. 2 yıllık tahvilde %47,29, 10 yıllık tahvilde ise %34,80 seviyeleri kaydedilmiştir.

BIST-100: Zayıf Teknik Seyir

BIST-100 endeksi günü %0,25 artışla 9.134 puandan tamamlamış ancak 9.250 direncini kıramamıştır. Teknik olarak;

Kısa vadede 9.000 puan altı kapanışlar, 8.450-8.500 aralığına doğru derinleşen bir düzeltme riskine işaret etmektedir.

EUR/USD Paritesi

Dolar talebi, Trump’ın agresif ve öngörülemeyen politikaları nedeniyle baskı altında kalmakta; buna karşılık Euro tarafında birlik içi yakınlaşma gözlenmektedir. Bu sabah 1,134 seviyesinde seyreden EUR/USD paritesinde;

Altın: Güvenli Liman Talebi Artıyor

Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve ticaret belirsizliği ile birlikte tekrar yükseliş eğilimine girmiştir. 3.200 dolardan dönen fiyatlar, bu sabah itibarıyla 3.387 dolar seviyelerinde dengelenmiştir. FED toplantısının tonu altın üzerinde belirleyici olacaktır.

Eurobond ve CDS

Türkiye 5 yıllık CDS primi 345 seviyesinde. Eurobond piyasasında yatay bir seyir gözlemlenmiş, birim fiyatlarda küçük çaplı değişimler izlenmiştir. ABD tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı hareketlilik, Eurobond getirilerini baskı altında tutmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Bugün açıklanacak olan FED faiz kararı, piyasalar açısından kritik önemde olacak. Her ne kadar değişiklik beklenmese de sözel yönlendirmeler, Trump’ın tarife politikaları, Çin ile yürütülen görüşmelerin akıbeti ve jeopolitik gelişmelerle birlikte okunacaktır. Powell’ın tarife etkilerine dair vereceği sinyaller, faiz patikasına dair ipuçları sunacaktır.

Türkiye tarafında TCMB’nin sıkı duruşu korunurken, BIST’te zayıf teknik görünüm, dolar kurunda sınırlı yukarı yönlü baskı, tahvil faizlerinde yüksek seviye ve rezerv birikimi vurgusu öne çıkmaktadır.

📌 Yatırımcılar FED sonrası fiyatlamaları dikkatle izlemeli, Trump’ın ticaret politikaları ve Çin ile temasların yönü yakından takip edilmelidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları

Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.

Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.

ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller

ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.

FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.

Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri

EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.

Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.

Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler

TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.

Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.

USD/TRY ve Dolar Endeksi

Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.

Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.

Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri

BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.

X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.

Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları

TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.

Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.

Altın ve Emtia Görünümü

Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.

Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.

S&P 500 ve Küresel Endeksler

S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.

Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.

Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.

BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.

“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 28 Nisan 2025

Ticaret Savaşları Gölgesinde Küresel Ekonomik Görünüm, Bilanço Sezonu ve Makro Veriler


ABD: Bilanço Sezonunda Temkinli Hava, Verilerle Beklentiler Sorgulanıyor

Yeni haftaya ABD endeks vadeli işlemleri negatif bir açılışla başlarken, küresel piyasaların gündeminde şirket bilançoları, ticaret savaşları, istihdam verileri ve büyüme tahminleri yer alıyor. Bu hafta S&P 500 endeksine dahil olan 180’den fazla şirketin birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayacağı bildiriliyor. Bu açıklamalar arasında Apple, Amazon, Meta Platforms, Microsoft, Berkshire Hathaway, Eli Lilly ve Visa gibi dev şirketlerin yer alması, piyasaların dikkatinin bu bilançolara çevrilmesine neden oldu. Bu durum, teknoloji hisseleri başta olmak üzere mega cap şirketlerde dalgalanma beklentisini artırmakta.

Şirketlerin genel olarak güçlü bir ilk çeyrek performansı sergilemelerine rağmen, küresel ticaret geriliminin artması nedeniyle ikinci çeyrek ve yıl geneli öngörülerinde revizyonlar yapılmaya başlandığı görülüyor. Özellikle ABD ile Çin arasındaki belirsizlik, şirketleri ihtiyatlı davranmaya zorluyor.

Başkan Donald Trump’ın, Çin’e yönelik söylemlerinde yumuşamaya gitmesi ve Pekin’in bazı ABD mallarını gümrük vergilerinden muaf tutması, gerilimi bir miktar azaltmış olsa da, henüz somut bir ticaret müzakeresi başlangıcının gerçekleşmediği belirtiliyor. Bu durum, piyasalarda belirsizlik temasının canlı kalmasına neden oluyor.

Geçtiğimiz hafta Dow Jones %2,48, S&P 500 %4,59 ve NASDAQ Composite %6,73 oranında değer kazanarak, ay başında Trump’ın yaptığı tarife açıklamaları ile tetiklenen kayıpların önemli bir kısmını geri aldı. Ancak bu yükselişin kalıcılığı için yeni bir pozitif katalizöre ihtiyaç duyuluyor.


ABD Makro Verileri: Büyüme Hız Kesiyor, İstihdam ve Enflasyon Öne Çıkıyor

Bu hafta ABD tarafında açıklanacak makroekonomik veriler arasında en dikkat çeken başlık, 2025 yılı birinci çeyrek GSYİH büyümesi olacak. Beklentiler, yıllıklandırılmış bazda yalnızca %0,4’lük bir büyüme oranına işaret etmekte. Bu, 2022’nin ikinci çeyreğinden bu yana görülen en düşük büyüme oranı olarak kayda geçebilir. Bu zayıflamanın arkasında, tüketici harcamalarındaki yavaşlama ve ithalattaki artış yer alıyor. Yeni tarifelerin, ithalat kalemlerini yukarı taşıması ve tüketim tarafında baskı oluşturması, büyümenin kompozisyonunu bozmuş durumda.

Haftanın diğer kritik verileri arasında, Nisan ayı istihdam raporu da dikkat çekiyor. Mart ayında 228 bin olarak açıklanan istihdam artışının, Nisan ayında 130 bin seviyesine gerilemesi bekleniyor. İşsizlik oranının %4,2’de sabit kalacağı öngörülürken, ücret artışının %0,3 seviyesinde kalması bekleniyor.

Fed’in enflasyon hedeflemesi açısından yakından izlediği Çekirdek PCE Enflasyonu verisinde ise önceki %0,4 seviyesinden %0,1’e gerileme beklentisi hakim. Bu durum, Fed’in faiz patikasında agresif adımlar atma ihtimalini zayıflatabilir. Öte yandan, kişisel gelirlerdeki artışın %0,8’den %0,4’e düşeceği tahmin ediliyor. Harcamalarda ise %0,4’lük bir artışın korunması bekleniyor.

🔔 Hatırlatalım: Bu veriler, piyasa beklentilerini şekillendirmeye devam ederken, yatırımcılar açısından ABD ekonomisinin resesyona girip girmeyeceği yönündeki tartışmaların temelini oluşturacak.


Euro Bölgesi: Büyüme Zayıf, Enflasyon Hedefle Uyumlu

Geçtiğimiz hafta Avrupa borsalarında sınırlı bir rahatlama yaşanırken, ABD-Çin arasında olası bir tarife ateşkesi beklentileri fiyatlamalara yön verdi. Çin’in belirli ABD ithalatına uyguladığı %125’lik tarife oranlarını askıya alma sinyali, Avrupa tarafında iyimserliği destekleyen gelişmelerden biri oldu.

Bu hafta açıklanacak olan Euro Bölgesi GSYİH verilerinde, 2025 birinci çeyrekte %0,2’lik bir büyüme oranı bekleniyor. Bu oran, 2024’ün son çeyreği ile aynı seviyede kalacak gibi görünüyor. Bölgesel dağılımlara bakıldığında:

Enflasyon tarafında ise Euro Bölgesi genelinde yıllık enflasyonun %2’ye gerilemesi beklenirken, bu oran ECB hedefi ile uyumlu bulunuyor. Almanya TÜFE’sinin %0,3 artışla sabit kalması, İspanya’da ise yıllık enflasyonun %2,3’ten %2’ye düşmesi öngörülüyor.

Bu tablo, ECB’nin faiz kararları üzerindeki baskının azalabileceği yönünde yorumlanmakta.


Türkiye: Kredi Notu Sabit, Sıkı Para Politikası Mesajları Öne Çıkıyor

Yurtiçinde geçen hafta dolar/TL kurunda kademeli bir yükseliş eğilimi gözlemlenirken, volatilitenin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin kredi notunu “BB-“, görünümünü ise “durağan” olarak korudu. Bu kararın piyasalar üzerinde ciddi bir etkisinin olmadığı belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafında ise sıkı para politikası mesajları korunmaya devam ediyor. Bu hafta ikincil düzey veriler izlenirken, küresel gündemde ABD büyüme ve istihdam verileri ile ticaret savaşlarının olası etkileri ön planda olacak.

🔎 Öne Çıkan Veriler:


Piyasalar ve Teknik Görünümler

EUR/USD Paritesi:
ABD-Çin ticaret gelişmeleri ve Trump’ın öngörülemeyen tavırları nedeniyle Avrupa’ya yönelen yatırımcı ilgisi, paritenin bir miktar desteklenmesine neden oldu. Ancak Trump’ın son dönemdeki ılımlı açıklamaları, dolar tarafında güçlenmeyi desteklemekte. Teknik olarak:


Petrol (Crude Oil):
Gümrük tarifeleri ve talep endişeleri petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. ABD ve OPEC+ arz artışına ilişkin açıklamalar izlenirken, jeopolitik riskler fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edecek. Teknik seviyeler:


Altın (XAU/USD):
ABD-Çin arasında tansiyonun azalması, altın fiyatlarında geri çekilmelere neden oldu. Ancak jeopolitik risklerin yüksekliği fiyatları desteklemeye devam ediyor. Teknik seviyeler:


NASDAQ 100 (NAS100):
Geçtiğimiz hafta %6’lık yükseliş kaydedildi. Bu hafta açıklanacak bilançolar ve istihdam verileri yön üzerinde etkili olacak. Teknik seviyeler:


BIST-100:
Yukarı yönlü toparlanma çabaları sürerken, küresel risk iştahı ve tarife gelişmeleri belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ve Çin arasındaki gelişmelerin yanı sıra, TCMB politikası ve enflasyon beklentileri izlenecek.


🎯 Gelecek Öngörüleri ve Genel Değerlendirme

Küresel piyasalarda ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler, yatırımcı kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. ABD tarafında büyüme hızında yavaşlama, istihdam piyasasında kırılganlık ve PCE enflasyonundaki düşüş, Fed’in faiz patikasında temkinli bir duruş sergilemesine neden olabilir.

Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefle uyumlu kalması, ECB’nin faiz politikalarında esneklik sağlamasına olanak tanıyabilir. Türkiye’de ise sıkı para politikası, yüksek faiz oranları ve enflasyonla mücadele mesajları korunmaya devam edecek.

🔔 Yatırımcılar için kritik nokta: ABD-Çin ticaret görüşmeleri, tarife kararları ve istihdam verileri, önümüzdeki dönemin yön belirleyicileri olacak.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 22 Nisan 2025

Küresel Risk İştahı Zayıflıyor, Piyasalar Trump ve Powell Geriliminden Etkileniyor

Küresel piyasalarda dalgalı seyir sürdürülürken, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergilerine yönelik açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’a dair sert eleştirileri, yatırımcı güvenini zayıflatmaya devam etmektedir. Bu gelişmelerin etkisiyle, dün Avrupa borsalarının büyük bölümünün kapalı olduğu bir ortamda, S&P 500 endeksi günü %2,4 oranında düşüşle tamamlarken, küresel risk barometresi olarak görülen bu endeksin zayıf seyri dikkat çekmiştir.

Trump tarafından yapılan “Powell faizleri düşürmezse ABD ekonomisi yavaşlayabilir” şeklindeki açıklamalar, piyasalarda merkez bankası bağımsızlığına dair soru işaretlerini artırmıştır. Bu durum, ABD dolarında satış baskısını artırmış, uzun vadeli tahvillerde değer kaybı yaşanmasına ve altın fiyatlarının yeni rekor seviyelere yükselmesine yol açmıştır.

📌 Yatırımcılar için not: Bu ortamda piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmeyi unutmayın. Yazının devamında teknik analiz seviyelerini ve günün önemli başlıklarını bulabilirsiniz.


BIST-100 Endeksinde Tepki Zayıf, Yurt İçi Piyasalarda Bekle-Gör Modu

Yurtiçinde haftanın ilk işlem günü BIST-100 endeksinde yatay bir açılış gerçekleşmiş, gün içinde 9.477 seviyesine kadar bir yükseliş denemesi yapılmış ancak kapanışa doğru kazançlar geri verilmiştir. Endeks, günü %0,05 sınırlı bir artışla 9.321,64 puandan tamamlamıştır.

Bankacılık Endeksi %1,16 yükselirken, Sınai Endeks %0,03 artış göstermiştir. Özellikle YKBNK, TOASO ve KCHOL hisselerinde görülen yükseliş, endekse pozitif katkı sağlamıştır. Ancak küresel risk iştahındaki bozulma, BIST üzerinde baskı yaratmaya devam etmektedir.

👉 Hatırlatmakta fayda var: Bu seviyelerde yatırımcıların temkinli kalması ve teknik seviyelere dikkat etmesi önerilmektedir.


Dolar/TL ve Gelişmekte Olan Ülke Paraları: DXY Düşüşte, TL Geride Kalıyor

Dolar/TL kuru, 38,20 seviyesinin üzerinde tutunmayı sürdürmektedir. Dolar Endeksi’nin (DXY) son üç yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, bazı gelişmekte olan ülke para birimlerinde toparlanmayı desteklese de, Türk Lirası’nın göreceli zayıf performansı dikkat çekmektedir.

TCMB’nin faiz artırımı sonrası yaşanan kısa vadeli rahatlamanın kalıcı olamadığı görülmektedir. Kurda olası bir yukarı yönlü hareketin devam etmesi durumunda 38,30 seviyesinin aşılıp 38,40’a doğru bir yükseliş ihtimali masada kalmaktadır.

📌 Gelecek öngörüsü: TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısında vereceği mesajlar, kurun seyrinde belirleyici olacaktır.


EUR/USD: Doların Statüsünde Soru İşaretleri, Parite Güçlü Seyrini Koruyor

EUR/USD paritesi, 1,16 direncine kadar yükselerek Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyelerini test etmiştir. ECB’nin faiz indirim kararı sonrasında Euro’da gözlenen toparlanma, ABD’de tarifeler konusundaki belirsizliklerle birleşince pariteyi yukarı taşımıştır.

Doların rezerv para birimi olma statüsüne dair oluşan endişeler, paritede yukarı yönlü potansiyelin devam edebileceğini göstermektedir.


Sterlin/Dolar: Yükseliş Eğilimi Korunuyor

Sterlin/Dolar paritesi, doların zayıflamasıyla birlikte güçlü seyrini devam ettirmektedir. Dün günü %1,22 artışla tamamlayan paritede, yükselişin ilk direnç noktası 1,367 olarak izlenmektedir.


USD/JPY: Aşağı Yönlü Trend Etkili

Dolar/Japon Yeni paritesinde zayıf seyrin devam ettiği, kısa vadeli alçalan trendin korunduğu görülmektedir. Parite güncel olarak 140,5 seviyesinde işlem görmektedir.


Altın: Güvenli Liman Talebiyle Rekor Üzerinde Seyrediyor

Altında yükselen trend korunmakta, 3500 dolar seviyesine doğru yükselişin devam ettiği izlenmektedir. Altına olan ilginin güçlü kalmasıyla birlikte düzeltmelerin sınırlı kaldığı, yeni rekor denemeleri için alanın açık olduğu gözlemlenmektedir.

💎 Yatırımcılar için not: Jeopolitik risklerin ve merkez bankası hamlelerinin altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği öngörülmektedir.


Ham Petrol: Yükselen Trendde Kalıcılık Arayışı

Ham petrol fiyatları 20 günlük hareketli ortalamanın üzerinde hareket etmeyi sürdürmekte, yükseliş trendinde kalıcılık sinyalleri vermektedir. İşlemler dün 63,73 seviyesinden tamamlanmıştır.


S&P 500 Endeksi: Trump-Powell Gerginliği Satış Baskısı Yaratıyor

ABD borsalarında Trump’ın Powell’a yönelik eleştirileriyle birlikte satış baskısının güçlendiği, S&P 500 endeksinin %2,36 oranında düşüşle kapandığı görülmüştür.

📌 Gelecek öngörüsü: Fed üyelerinin bugün yapacakları konuşmalar ve Trump’tan gelecek yeni açıklamalar, ABD piyasalarında yön belirleyici olacaktır.


Genel Değerlendirme

Bugün küresel piyasalarda Trump-Powell geriliminin risk iştahı üzerinde baskı oluşturduğu, doların zayıfladığı ve buna bağlı olarak altın, Euro ve Sterlin’in güçlendiği bir ortam izlenmektedir. BIST-100 endeksinde ise yatay ve dalgalı seyir korunurken, yatırımcıların teknik seviyelere odaklanarak temkinli kalması önem taşımaktadır.

📊 Önümüzdeki günlerde IMF’nin büyüme tahminleri ve merkez bankası yetkililerinin açıklamaları, piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürecektir. Özellikle ABD tarafında Trump’ın söylemleri ile Fed üyelerinin mesajları arasında bir denge kurulup kurulamayacağı, risk iştahının seyrini belirleyecektir.

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.