Ekonomik Gündem | 20 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Moody’s’ten Kredi Notu Şoku: ABD “Aaa” Statüsünü Kaybetti

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin uzun vadeli kredi notunu Aaa’dan Aa1’e indirerek, ülkenin artık üç büyük kuruluş nezdinde de en yüksek kredi notuna sahip olmadığını teyit etti. Bu hamleyle birlikte yüksek borçluluk seviyesi, genişleyen bütçe açığı ve siyasi kutuplaşma temel gerekçeler olarak gösterildi.

Özellikle Trump liderliğinde beklenen vergi indirimlerinin mali disiplini daha da zayıflatacağı öngörüsünde bulunulurken, Kongre ile yaşanan uzlaşmazlıklar da uzun vadeli mali fayda beklentilerini azaltmakta. Moody’s’in bu kararı “malumun ilamı” olarak yorumlandı ve yatırımcı cephesinde ilk anda sınırlı etki yarattı.

📉 Kredi notu düşüşü sonrası ilk etapta ABD hisseleri ve tahviller satış görürken, güvenli liman talebiyle altın değer kazandı. Ancak yeni hafta başlarken piyasa bu kararı hızlıca sindirdi ve risk iştahı yeniden canlandı.


Trump’tan Vergi İndirimi Hazırlığı: Piyasa Duyarsız mı Kalacak?

2024 seçim süreci yaklaşırken Trump’ın yeni gündem maddesi: vergi indirimleri. Kendi ekonomi modelinde büyümeyi tetikleyecek adımlar arayan Trump’ın bu hamlesi, bütçe disiplinini daha da zayıflatabilir. Özellikle Moody’s’in uyarılarında bu başlık öne çıkmakta.

Ancak piyasa tepkileri kısa vadede oldukça sınırlı kaldı. Bu gelişmenin orta ve uzun vadede ABD tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırabileceği düşünülüyor.


FED Yetkililerinden “Temkinli” Mesajlar

ABD’de enflasyon beklentileri Michigan Üniversitesi anketine göre bozulma göstermeye devam ediyor. 1 yıllık beklenti %7,3, 5-10 yıllık beklenti ise %4,6 seviyesine ulaştı. Bu oranlar, piyasada fiyatlama davranışlarını etkileyebilecek nitelikte.

New York Fed Başkanı John Williams ve Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, Haziran ve Temmuz aylarının belirleyici olmayabileceğini, ancak enflasyonla mücadelede dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bu da Fed’in faiz indirimi konusunda acele etmeyeceğini işaret ediyor.


Dolar ve Parite Görünümü: Trump Faktörü DXY’yi Baskılıyor

Dolar Endeksi (DXY) Cuma gecesi 101 seviyesini test etse de, bu sabah 100,35 seviyesinde dengelendi. Trump’ın vergi indirimleri, Çin ile geçici ticaret ateşkesi ve iç siyasi belirsizlik, doları yönsüz bırakıyor.

USD/TRY kuru ise bu sabah itibarıyla 38,82 seviyesinde işlem görmekte. Teknik olarak 38,50 ve 38,00 destek; 39,00 ve 39,50 ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.

EUR/USD paritesi 1,124 civarında işlem görürken, 1,125 – 1,136 direnç; 1,115 – 1,11 ise destek seviyeleri olarak izleniyor. Paritede yön yukarı ancak FED ve Trump faktörü dikkatle izlenmeli.


Altın: Güvenli Liman Talebi ve Not İndirimi Etkisi

Moody’s kararı sonrası altın fiyatları yeniden güç kazandı. Ancak yeni haftada, piyasaların bu gelişmeyi sindirmesiyle birlikte ons altın 3.210 dolar civarında yatay-sınırlı negatif bir seyir izliyor.

Altın için 3.225 – 3.240 dolar seviyeleri gün içi direnç; 3.200 – 3.177 dolar seviyeleri destek olarak öne çıkmakta. FED’in temkinli tutumu ve Trump’ın mali disiplini zorlayabilecek adımları, altın tarafında potansiyel volatiliteyi artırabilir.


BIST-100: Teknik Güçlenme Sürüyor, Hedef 9800

BIST-100 endeksi, 9650 direncini kırarak yukarı yönlü görünümünü güçlendirdi. XBANK endeksinin öncülüğünde gelen alımlar, kısa vadede 9800 seviyesinin hedeflenmesini mümkün kılmakta. Teknik olarak:

Bankacılık endeksi tarafında ise 12.100 üzerinde kalıcılık, yukarı yönlü hareketin devamı için pozitif işaret olarak görülüyor.


TL Tahvil ve Eurobond Piyasası: Dönüş Sinyali mi?

TL tahvillerinde Mart ayındaki dalgalanma sonrası düşüş döngüsü yeniden gündemde. 2 yıllık tahvil faizi %45,11, 10 yıllık faiz %33,99 seviyesinde bulunmakta. Bu seviyeler düşüş kanalının devamı anlamına gelebilir. Özellikle yeni bir dış şok yaşanmadıkça yurtiçi faizlerde düşüş eğilimi sürebilir.

22 Mayıs Perşembe günü açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu bu noktada belirleyici olacak. Enflasyon beklentilerindeki revizyonlar, tahvil ve bono faizleri üzerinde yön tayin edici olabilir.

Eurobond piyasasında ise not indiriminin ilk etkisi negatif olurken, dün itibarıyla hava yumuşadı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 295 seviyesine gerilerken, kısa vadeli Eurobond fiyatları sınırlı kayıplar yaşadı.


Jeopolitik Gelişmeler: İstanbul’da Barış Umudu

Putin ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesi, İstanbul’da barış görüşmelerinin yeniden başlayabileceğine dair beklentiyi artırdı. Rusya-Ukrayna arasındaki diplomatik kanalın açık kalması, enerji fiyatları ve küresel risk iştahı üzerinde olumlu etki yaratmakta.

Bu süreçte Karadeniz’de bulunan 30 milyar dolarlık doğalgaz rezervi haberi ise Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir fırsat penceresi sunmakta.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

📌 Yatırımcılar için kritik başlıklar:

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 15 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, haftaya ABD-Çin geçici tarifeler anlaşması ve jeopolitik risklerin azalmasıyla iyimser başladı. Ancak bu hava kısa süreli kalabilir. Taraflar arasında sağlanan mutabakat, sadece 90 günlük bir uzlaşma niteliği taşıyor ve gümrük vergilerinde yapılan indirime rağmen, ticaret savaşları öncesi seviyelere dönülmüş değil. Piyasalar bu gelişmeleri büyük ölçüde fiyatladı, ancak kalıcı bir iyimserlik için yeni teşvik unsurlarına ihtiyaç duyuluyor.


Küresel Piyasalarda Genel Görünüm

ABD ve Çin’in yüzde 145 ve 125 oranında tarifeler uygulama riskinden vazgeçmesi, piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Fakat bu uzlaşma kalıcı değil ve Trump’ın politikalarındaki oynaklık dikkate alındığında piyasalardaki iyimserlik kısa vadeli kalabilir.

Asya piyasalarında bu sabah negatif bir görünüm hâkim. Çin, Hong Kong ve Japonya borsalarında %0,7 ila %0,9 arasında düşüşler izleniyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,54 seviyesine yükselirken, Dolar Endeksi (DXY) 100,9, ons altın 3.130 USD seviyelerinde dengeleniyor.


ABD Ekonomisi ve Trump’ın Gündemi

Trump’ın Orta Doğu ziyareti sırasında yaptığı ticari anlaşmalar, piyasalarda kısa süreli destek sağladı. Ancak daha güçlü bir itki için:

gündemde yer alıyor. Başkan Trump, FED’e baskı yaparak faiz indirimini savunuyor. Enflasyonun düşme eğiliminde olduğunu belirterek, faiz indiriminin risk yaratmayacağını iddia ediyor. Ancak FED cephesi, enflasyonun kontrol altına alınmadan bu adımın atılamayacağı görüşünde.

Bugün ABD’de perakende satışlar, ÜFE, sanayi üretimi gibi veriler açıklanacak. Ayrıca Fed Başkanı Powell’ın konuşması ve Walmart bilançosu piyasaların radarında olacak.


Jeopolitik Gelişmeler

Jeopolitik riskler son günlerde ciddi şekilde azaldı:

Ancak, Putin ve Zelenskiy’nin katılmaması, bu görüşmelerin zaman alacağı ve liderler düzeyine ulaşmadığı sürece kalıcı sonuçlar doğurmayacağı görüşünü güçlendiriyor.


USD/TRY Paritesi

Dolar/TL kuru, bu sabah 38,78 civarında işlem görüyor. DXY tarafında 101 seviyesi önemli bir eşik olarak izleniyor.

TCMB Başkan Yardımcısı Akçay’ın açıklamalarına göre döviz rezervlerinde artış gözleniyor. Bu durum, kur üzerinde yukarı yönlü ılımlı bir baskının sınırlı kalmasını sağlıyor.


TL Tahvil ve Bono Piyasası

Mart ayında yaşanan tahvil faizi dalgalanmasının ardından, yeniden bir düşüş eğilimi başladı. Hazine, bu haftaki borçlanma programını tamamladı ve önümüzdeki hafta 1 yıl vadeli altın tahvili ile kira sertifikası satışına geçecek.


Borsa İstanbul (BIST-100)

Endeks, haftanın ilk gününde sert yükseliş sonrası yatay seyre geçti ve dün günü 9.701 puandan tamamladı. 9.600 seviyesi, kısa vadeli görünümde ana destek konumunda. Yukarı yönlü hareketlerde:

Rusya-Ukrayna müzakereleri, kısa vadede endeksin yönünü belirleyebilir. Görüşmelerden somut bir sonuç çıkmaması, piyasa üzerinde baskı yaratabilir.


EUR/USD Paritesi

Euro/Dolar paritesi 1,12 seviyelerinde ve bu sabah yatay-sınırlı negatif bir görünüm sergiliyor.

DXY 101 seviyesi altında kaldığı sürece, paritede toparlanma sürebilir. Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefin altına düşme riski ve Rus enerji kaynaklarına erişim beklentisi, Avrupa ekonomisinin görünümünü belirleyecek başlıca faktörler arasında yer alıyor.


Altın Fiyatları

Ons altın, bu sabah 3.130 USD seviyelerinde işlem görüyor. Son 1 ayda güvenli liman talebinde azalma yaşanırken, jeopolitik risklerin azalması da altın talebini zayıflatıyor.

FED’in faiz politikasında değişiklik sinyali vermemesi ve Trump’ın baskılarının sonuçsuz kalması durumunda altın, konsolidasyon sürecine girebilir.


Eurobond ve Türkiye CDS

ABD 10 yıllık tahvil faizindeki 30 baz puanlık artış sonrası, güvenli liman talebinin azalmasıyla Eurobond piyasasında kar realizasyonları gözlendi.

TCMB rezervlerinin artması, Eurobond piyasasına yönelik güveni destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.


Genel Değerlendirme

ABD ve Çin arasında sağlanan geçici ticaret uzlaşması, piyasalar açısından büyük bir krizi bertaraf etmiş görünüyor. Ancak bu anlaşmanın kalıcı bir rahatlama yaratması için Trump’ın öngörülebilir politikalar üretmesi, vergiler ve FED politikalarında yeni adımlar atması gerekiyor. Jeopolitik tarafta barış rüzgarları esiyor olsa da, kritik görüşmelerin liderler düzeyine çıkmadan somut sonuç vermesi zor.

Küresel risk iştahı destek bulmakta, ancak kısa vadeli teknik göstergeler aşırı alım sinyalleri veriyor. Bu da piyasalarda soluklanma ihtiyacını gündeme getiriyor. Yeni teşvikler (örneğin ABD’de vergi indirimi veya FED’den sürpriz faiz indirimi) olmadığı sürece mevcut pozitif hava sınırlı kalabilir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 12 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, jeopolitik tansiyonun düşmesi, ticaret savaşlarında uzlaşma sinyalleri, ve merkez bankalarının belirsizlikten duyduğu endişeler ile yeni haftaya daha pozitif bir zeminde başlıyor. İstanbul’da yeniden başlayacak olan Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri, ABD’nin Trump liderliğinde bu kez barıştan yana tavır takınması ve Çin ile ticaret müzakerelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, küresel risk algısında yumuşamaya neden olmuş durumda.

Jeopolitik Gelişmeler: Barışa İstanbul Damgası

2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 3 yıl sonra yeniden İstanbul’da barış masası kuruluyor. Putin’in öncülüğünde ve Zelenskiy’nin kabulüyle planlanan 15 Mayıs zirvesi, bu kez ABD’nin barışa destek vermesiyle daha umut verici bulunuyor. Bu gelişme, sadece bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi riskleri de azaltabilecek potansiyele sahip.

Trump’ın Pakistan-Hindistan geriliminde arabuluculuk rolü ve ABD-İran nükleer görüşmelerindeki ilerleme de risk primlerini azaltan unsurlar olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, küresel yatırımcı algısı daha pozitif bir çerçevede şekilleniyor.

📌 İstanbul’un diplomatik merkez olarak öne çıkması, Türkiye’nin dış politika etkisini ve bölgesel ticaretteki rolünü artırabilir. Bu yönelimi izlemeye devam edin.

ABD Ekonomisi: Tarife Belirsizliğinden Müzakereye

Trump’ın agresif gümrük politikaları yerini müzakereye bırakırken, ABD-Çin görüşmeleri ilk aşamada yapıcı geçti. Ancak analistler, süreçte dalgalanma olabileceğini, fakat çözüm arzusunun fiyatlamalara pozitif katkı sağlayacağını belirtiyor.

Bu hafta açıklanacak olan ABD TÜFE verisi, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Beklentiler:

Beklenti altı rakamlar, risk iştahını artırabilir, aksi durumda FED politikaları yeniden gündeme gelebilir. FED Başkanı Powell’ın “bekleyip görme” yaklaşımı devam ediyor.

🎯 Faiz patikalarının netleşmesi, tahvil ve dolar yatırımcıları için yön belirleyici olabilir. Takipte kalın.

Euro Bölgesi: ECB’nin Stratejik Bekleyişi

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da FED ile paralel olarak mevcut politika duruşunu koruyor. Yıl sonuna kadar toplamda 60 baz puanlık faiz indirimi fiyatlamalara yansımış durumda. Ancak bu beklenti, Trump’ın dış politika yönelimiyle doğrudan ilişkili hale gelmiş durumda.

EUR/USD paritesi, 1,123 seviyelerinde yatay seyrediyor. 1,13 ve 1,135 direnç; 1,12 ve 1,115 destek olarak izlenebilir.

Türkiye Ekonomisi: Merkez Kararlılığı, Hazine İhaleleri

TCMB Başkanı Karahan, şahin tutumu sürdürüyor ve dezenflasyon sürecini kararlılıkla devam ettirme mesajı veriyor. Faizlerde erken indirim beklentisi baskılanırken, 22 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu piyasalar için kritik olacak.

Bu hafta Hazine, 4 yıl vadeli TLREF ve TÜFE’ye endeksli kıymet ihaleleriyle borçlanma programını sürdürecek.

İç veri akışı:

💡 2025 sonu için %30,2 TÜFE ve %35 politika faizi beklentileri geçerliliğini koruyor.

USD/TRY: Sınırlı Yukarı Eğilim Sürüyor

ABD ve Çin arasındaki yumuşama, dolarda küresel pozitiflik yaratıyor. İçeride ise TCMB’nin duruşu kuru dengelemeye çalışıyor. Kur, bu sabah 38,75 seviyelerinde işlem görüyor. Teknik seviyeler:

Dolar Endeksi (DXY) 100,6 seviyelerinde, ana direnç 101, destek 97.

TL Tahvil/Bono: Sakinlikten Destekli Geri Dönüşe

Geçtiğimiz haftalarda tahvil piyasası ılımlı seyrini sürdürdü. 2 ve 10 yıllık tahvillerdeki dar bant hareketi, mart dalgalanmasının etkilerinin azaldığını gösteriyor. TCMB’nin şahin mesajları sürdükçe faiz gevşemesi sınırlı kalabilir.

22 Mayıs’taki enflasyon raporu, tahvil piyasasında yön belirleyici olabilir.

BIST-100: Kritik 9.000 Desteğinden Yukarı Tepki

Geçtiğimiz hafta 9.000 desteğinden gelen tepki alımları, BIST-100 endeksini 9.390 seviyesine taşıdı. Yukarı yönlü hareketin homojen sektör dağılımıyla desteklenmesi olumlu bir işaret.

📈 9.000 seviyesi altında stop-loss kurguları göz önünde bulundurulmalı.

Altın: Güvenli Liman Talebi Azalıyor

Jeopolitik risklerin düşmesi ve enflasyon endişelerinin sabit kalması, altına olan talebi sınırlıyor. Trump’ın ılımlı tarifeleri ve ABD-Çin müzakereleri, güvenli liman ihtiyacını azaltıyor.

Altın fiyatı, bu hafta ABD enflasyon verisi ile yön bulabilir.

Eurobond ve CDS: Dış Piyasada Temkinli İyimserlik

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,42 seviyesine yükseldi. Dış piyasada tarife belirsizliğinin azalması ve risklerin düşmesi Eurobond fiyatlarını sınırlı negatif etkiledi. Türkiye 5 yıllık CDS verisi 332 seviyesinde.


Genel Değerlendirme

13 Mayıs itibarıyla küresel piyasalar, jeopolitik barış çabaları ve ticaret müzakerelerinde yumuşama sinyalleri ile daha olumlu bir zemine evriliyor. FED ve ECB’nin bekle-gör stratejisi, enflasyon verilerinin stabil kalması halinde yeni bir yön haritası sunabilir. BIST-100’deki teknik toparlanma, kritik eşiklerin korunmasıyla ivmelenebilir. İçeride ise TCMB’nin şahinliği, kısa vadede TL varlıklarına destek sunmaya devam edecektir.

✅ Önümüzdeki günlerde gözler, ABD TÜFE verisi ve Türkiye cari açık rakamında olacak. Piyasaları şekillendirecek bu verileri dikkatle takip edin.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 7 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, bugün Türkiye saatiyle 21:00’de açıklanacak olan FED FOMC faiz kararına odaklanmış durumda. Beklentiler, faiz oranlarında bir değişiklik yapılmayacağı yönünde şekillenmişken, karar sonrası yapılacak Powell açıklamaları piyasalar açısından belirleyici rol oynayacak. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel çapta resesyon endişelerini artırırken, jeopolitik risklerin ve ticaret savaşlarının da tekrar gündeme taşınmasına neden olmuştur.

Trump Politikaları ve Ticaret Gerilimi

Trump’ın başta Çin olmak üzere 17 ülkeye yönelik artırdığı gümrük vergileri, küresel ticaret zincirini tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar Çin’e uygulanan tarifelerin 90 gün süreyle ertelendiği açıklanmış olsa da, somut bir uzlaşma adımı henüz atılmamıştır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in 8 Mayıs’ta İsviçre’de yapacağı görüşme, bu anlamda kritik bir dönüm noktası olabilir.

Trump’ın agresif ticaret politikalarının devam etmesi halinde, tedarik zincirlerinde kırılma, navlun maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enflasyonda yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun FED’in faiz politikası üzerinde baskı yaratması ve faiz indirimlerinin ötelenmesine neden olması muhtemeldir.

🔍 Piyasa oyuncuları Powell’ın açıklamalarında “tarife etkisi” vurgusunu dikkatle izleyecek.

ABD Ekonomisi ve FED Kararı Beklentisi

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentilerin üzerinde gelmiş olsa da önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir. İşsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması ise istihdam piyasasında istikrarın korunduğunu göstermektedir. Bu veriler FED’in mevcut politika duruşunu sürdürmesi için yeterli gerekçeleri barındırmakla birlikte, sözel yönlendirmelerde “temkinli” tonun korunacağı tahmin edilmektedir.

Almanya ve Euro Bölgesi: Belirsizlik ve Zayıf Büyüme

Avrupa’nın lokomotif ülkesi olan Almanya, siyasi belirsizliklerle boğuşmaktadır. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, ilk güven oylamasında başarısız olmuş ancak ikinci oylamada başbakanlık yetkisini almıştır. Bu süreç, piyasalarda kısa vadeli bir Euro değer kaybı yaratmış ve Avrupa borsalarında sınırlı negatif fiyatlamalara neden olmuştur. Öte yandan Almanya’da açıklanan S&P Global bileşik PMI verisi, 50,1 ile büyüme eşiğinin hemen üzerinde kalmaya devam etmektedir.

Çin’den Destekleyici Adımlar

Çin’de açıklanan Caixin hizmet PMI verisi 50,7 ile önceki aya göre gerileme kaydetmiştir. ABD’nin Çin ihracatına yönelik tarifelerinin belirsizlik yaratması, yeni siparişlerde yavaşlamaya neden olmuştur. Bu gelişmeler ışığında Çin Merkez Bankası’nın ters repo faizini %1,4’e indirdiği ve zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan düşürdüğü açıklanmıştır. Söz konusu kararlar, piyasalarda sınırlı pozitif bir algı yaratmıştır.

Jeopolitik Gelişmeler: İran, Yemen, Güney Asya

Jeopolitik cephede ise ABD-İran arasında yeni bir nükleer müzakere turunun 11 Mayıs’ta Umman’da gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ayrıca Trump yönetimi Yemen’deki askeri operasyonları durdurma kararı alırken, Pakistan-Hindistan sınırında artan çatışmalar, bölgesel tansiyonun yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelerin özellikle altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülmektedir.

Piyasaların Genel Seyri

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL kuru bu sabah 38,64 seviyesinde işlem görmektedir. Teknik olarak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda rezerv biriktirme politikasına vurgu yapmış ve sıkı para politikasının süreceğini belirtmiştir. Reel efektif döviz kuru ise 72,12 seviyesine gerilemiştir.

TL Tahvil/Bono Piyasası

Hazine’nin gerçekleştirdiği 2 ve 7 yıllık tahvil ihalelerinde toplam 35,3 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş, bileşik faizlerde yüksek oranlı artışlar dikkat çekmiştir. 2 yıllık tahvilde %47,29, 10 yıllık tahvilde ise %34,80 seviyeleri kaydedilmiştir.

BIST-100: Zayıf Teknik Seyir

BIST-100 endeksi günü %0,25 artışla 9.134 puandan tamamlamış ancak 9.250 direncini kıramamıştır. Teknik olarak;

Kısa vadede 9.000 puan altı kapanışlar, 8.450-8.500 aralığına doğru derinleşen bir düzeltme riskine işaret etmektedir.

EUR/USD Paritesi

Dolar talebi, Trump’ın agresif ve öngörülemeyen politikaları nedeniyle baskı altında kalmakta; buna karşılık Euro tarafında birlik içi yakınlaşma gözlenmektedir. Bu sabah 1,134 seviyesinde seyreden EUR/USD paritesinde;

Altın: Güvenli Liman Talebi Artıyor

Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve ticaret belirsizliği ile birlikte tekrar yükseliş eğilimine girmiştir. 3.200 dolardan dönen fiyatlar, bu sabah itibarıyla 3.387 dolar seviyelerinde dengelenmiştir. FED toplantısının tonu altın üzerinde belirleyici olacaktır.

Eurobond ve CDS

Türkiye 5 yıllık CDS primi 345 seviyesinde. Eurobond piyasasında yatay bir seyir gözlemlenmiş, birim fiyatlarda küçük çaplı değişimler izlenmiştir. ABD tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı hareketlilik, Eurobond getirilerini baskı altında tutmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Bugün açıklanacak olan FED faiz kararı, piyasalar açısından kritik önemde olacak. Her ne kadar değişiklik beklenmese de sözel yönlendirmeler, Trump’ın tarife politikaları, Çin ile yürütülen görüşmelerin akıbeti ve jeopolitik gelişmelerle birlikte okunacaktır. Powell’ın tarife etkilerine dair vereceği sinyaller, faiz patikasına dair ipuçları sunacaktır.

Türkiye tarafında TCMB’nin sıkı duruşu korunurken, BIST’te zayıf teknik görünüm, dolar kurunda sınırlı yukarı yönlü baskı, tahvil faizlerinde yüksek seviye ve rezerv birikimi vurgusu öne çıkmaktadır.

📌 Yatırımcılar FED sonrası fiyatlamaları dikkatle izlemeli, Trump’ın ticaret politikaları ve Çin ile temasların yönü yakından takip edilmelidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 2 Mayıs 2025

Trump’ın Gümrük Tarifeleri Etkisini Gösteriyor: ABD Ekonomisi 3 Yıl Sonra Daraldı

ABD: Büyümede Negatif Sürpriz, Gözler Tarım Dışı İstihdamda

ABD ekonomisi, 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 0,3 daralarak beklentilerin altına düşmüş ve 3 yıl sonra ilk kez küçülme göstermiştir. Bu durum, Trump yönetiminin devreye aldığı ek gümrük tarifelerinin dolaylı etkilerinin, imalat sektörü kaynaklı stoklamalardaki yavaşlama ile birlikte belirginleşmeye başladığını göstermektedir.

Tüketici harcamalarının da ivme kaybetmesi, iç talepte zayıflamayı işaret ederken; FED’in yakından takip ettiği çekirdek PCE verisi, yıllık bazda %2,6 artışla piyasa beklentilerini karşılamıştır. Ancak aylık bazda artışın görülmemesi, fiyat baskılarında sınırlı yükselişe işaret etmektedir.

İşgücü piyasasına dair göstergelerde ise bozulma sinyalleri alınmaktadır. İlk işsizlik başvuruları 241 bine çıkarak son 9 haftanın zirvesine ulaşmış, ADP özel sektör istihdamı ise 62 bin ile beklentilerin oldukça gerisinde kalmıştır. Bu gelişmeler, ekonomik aktivitede soğuma ve şirketlerin işe alımları yavaşlatma eğilimi olarak yorumlanmaktadır.

Bugün açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisi (beklenti: +133.000, işsizlik oranı: %4,2), piyasaların yönü açısından belirleyici olacaktır. Beklentilerin altında kalacak bir veri, FED’in faiz indirimi ihtimalini artırabilir; aksi durumda, mevcut sıkı para politikasının sürdürülmesi gündeme gelecektir.

FED ve Trump Gerilimi: Politika Üzerinde Siyasal Baskı

Trump’ın, FED Başkanı Powell’ı faiz indirimi konusunda geç kalmakla suçlaması, siyasi baskı tartışmalarını yeniden alevlendirmiştir. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek FOMC toplantısı, büyüme ve istihdam verilerinin yumuşadığı bir ortamda yapılacak olması nedeniyle özel önem taşımaktadır. FED’in faizleri sabit bırakması beklenmekte ancak sözlü yönlendirmeler piyasalar üzerinde etkili olacaktır.

ABD-Çin Ticaret Gerilimi: Uzlaşma Yok, Risk Devam Ediyor

Trump yönetiminin 90 günlük uzlaşma süresi tanıdığı tarifelere dair müzakerelerde henüz bir ilerleme kaydedilmemiştir. Çin medyasının “ABD temas kurdu” açıklaması, sürecin kapalı kapılar ardında sürdüğünü gösterse de, Çin tarafı eşitlik ve karşılıklı saygı vurgusunu ön plana çıkarmaktadır. Müzakere sürecinin inişli çıkışlı ve dalgalı geçmesi beklenmektedir.

Jeopolitik Gelişme: ABD-Ukrayna Ekonomik Ortaklığı

ABD Hazine Bakanlığı, ABD ile Ukrayna arasında ekonomik ortaklık anlaşması imzalandığını açıklamıştır. Anlaşmanın, ABD’ye Ukrayna’nın doğal kaynaklarına erişim hakkı tanıdığı belirtilmiş; bu gelişme jeopolitik risklerin ekonomik boyutunu gündeme taşımıştır.


Türkiye: Enflasyon Verisi Öncesi İstanbullu Öncü Sinyal Verdi

İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı verilere göre, Nisan ayında perakende fiyatlar %3,21, toptan fiyatlar ise %1,46 artmıştır. Bu artış, 5 Mayıs’ta açıklanacak TÜFE verisi için öncü bir sinyal niteliğindedir. Yıllık bazda İstanbul TÜFE’si %47,21 seviyesinde bulunmakta, bu oran, Türkiye genelindeki resmi TÜFE’nin %70’e yakın seviyelerine yaklaşabileceğini düşündürmektedir.

DİBS kazançlarına uygulanan %0 stopaj avantajı 31 Temmuz 2025’e kadar uzatılmıştır. Bu karar, TL tahvil piyasasında yatırım cazibesini artırabilir.


Piyasalarda Son Durum: Endeksler Sıkışıyor, Risk İştahı Toparlanıyor

BIST-100 Endeksi

Borsa İstanbul’da sıkışık üçgen formasyonu aşağı yönlü kırıldı. Çarşamba günü %1,59’luk düşüşle 9.078 seviyesinde kapanan BIST-100 endeksinde, 9.250 seviyesi altında kalındığı sürece, teknik bozulmanın 9.000 – 8.600 – 8.450 desteklerine kadar devam etmesi bekleniyor.

TL Tahvil/Bono Piyasası

2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,98, 10 yıllık ise %35,36 seviyelerinde günü tamamladı. Hazine’nin Mayıs ayında 187,5 milyar TL’lik iç borçlanma planlaması, piyasada faiz baskısını sürdürebilir.


Döviz ve Parite Analizi

USD/TRY:

Kur, 38,56 seviyelerinde işlem görmekte olup, ılımlı yukarı yönlü eğilimini korumaktadır. Aşağıda 38,00 – 37,50, yukarıda ise 38,50 – 39,00 teknik seviyeleri ön plana çıkmaktadır.

EUR/USD:

Parite 1,1320 seviyesine doğru toparlanırken, direnç olarak 1,1340 – 1,139, destek olarak ise 1,1270 – 1,126 seviyeleri izlenmektedir. DXY’nin 101 üzerine çıkması, dolar talebini artırabilir.


Altın: Güvenli Limanda Dönüşümlü Talep

Ons altın 3.256 dolar seviyesinde işlem görmektedir. Kısa vadede 3.300 – 3.275 dirençleri ile 3.245 – 3.166 destekleri öne çıkmaktadır. FED’in faiz indirimi sinyali vermemesi durumunda, güvenli liman talebi artabilir. Ancak Trump’ın ton yumuşatması durumunda, altın fiyatlarında sınırlı geri çekilmeler gözlenebilir.


Eurobond ve CDS Verileri

Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 360 seviyesinde bulunmakta, Eurobond’lar sınırlı pozitif seyretmektedir. Faizler sırasıyla kısa vadede %5,52, orta vadede %7,42, uzun vadede ise %8,54 olarak kaydedilmiştir.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Trump’ın tarife politikalarının etkileri makro verilerde net şekilde hissedilmeye başlanmış; ABD büyüme ve istihdam tarafında zayıflama işaretleri öne çıkmıştır. Piyasalar açısından kritik eşik ise bugün açıklanacak olan Tarım Dışı İstihdam verisi olacak. Zayıf veriler, FED’in faiz indirimini tartışmaya açabilecekken, güçlü veriler sıkı duruşun sürmesine neden olabilir.

FED toplantısı öncesi Powell’ın söylemleri, Trump ile yaşanan gerilim çerçevesinde daha temkinli bir pozisyon almasına yol açabilir. Türkiye’de açıklanacak olan enflasyon verisi iç piyasada yönü belirleyecek en önemli gelişme olacak.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları

Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.

Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.

ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller

ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.

FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.

Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri

EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.

Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.

Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler

TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.

Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.

USD/TRY ve Dolar Endeksi

Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.

Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.

Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri

BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.

X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.

Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları

TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.

Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.

Altın ve Emtia Görünümü

Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.

Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.

S&P 500 ve Küresel Endeksler

S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.

Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.

Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.

BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.

“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 24 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dalgalı Seyir ve Türkiye’de Sıkışık Görünüm Devam Ediyor

Küresel ve yurt içi piyasalarda tarife belirsizlikleri ve jeopolitik gelişmeler etkisini sürdürürken, yatırımcıların temkinli duruş sergilediği bir döneme girilmiştir. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik gümrük tarifelerinde indirime gidebileceği yönündeki açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın görevine devam edeceğine dair verilen güvence, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlamayı beraberinde getirmiştir. Ancak bu söylemlerin kalıcılığı konusundaki soru işaretleri devam etmektedir.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna cephesinde olası bir ateşkes uzlaşısı beklentisiyle global risk iştahında dalgalı bir seyir izlenmiştir. ABD ve Avrupa borsalarında sınırlı yukarı yönlü tepkiler gözlenirken, Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hâkim olmuştur.

Bu yazıyı okumaya devam ederek Borsa İstanbul’daki kritik seviyeleri, dolar/TL kurundaki teknik görünümü ve altın fiyatlarında öne çıkan trendleri detaylıca öğrenebilir, geleceğe dair stratejinizi şekillendirecek öngörülere ulaşabilirsiniz. 💡


BIST-100 Endeksi: Üçgen Formasyonunda Sıkışma Devam Ediyor

Borsa İstanbul’da yukarı yönlü tepki çabalarının zayıf kaldığı bir gün daha geride bırakılmıştır. BIST-100 Endeksi, Salı gününü %0,10’luk sınırlı kayıpla 9.312 puandan tamamlamıştır. Hacimlerin düşük kalması ve yukarı yönlü atakların satışla karşılaşması, piyasadaki temkinli duruşun devam ettiğini göstermektedir.

Kısa vadede teknik analizde öne çıkan üçgen formasyonunun kırılacağı yön, piyasadaki kararsız eğilimin yönünü belirleyecektir. Bu bağlamda, 9.450 seviyesi ilk önemli direnç olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 200 günlük üssel ortalama olan 9.650/700 bandına doğru bir ivmelenme beklenmektedir. Aksi senaryoda, 9.250 seviyesi kritik destek olarak izlenecek, bu seviyenin altındaki kapanışlar ise satış baskısını 9.000 ve 8.600 seviyelerine doğru derinleştirebilecektir.

👉 Siz de yatırım stratejinizi belirlerken 9.450 ve 9.250 seviyelerini yakından takip etmeyi unutmayın!


VİOP X30Y Kontratı: 10.000 Seviyesi Üzerinde Tutunma Mücadelesi

VİOP tarafında X30Y Vadeli Kontrat kapanışı, günü %0,52’lik primle 10.245 puandan tamamlamıştır. Son günlerde 10.000 seviyesinin üçüncü kez test edilmesi dikkat çekerken, yukarı yönlü tepkilerin henüz kalıcı bir güç kazanamadığı gözlemlenmektedir. 10.400 ve 10.600 direnç seviyeleri, bu toparlanma çabalarının kalıcılığı açısından belirleyici olacaktır.

10.000 seviyesinin kırılması durumunda, satış baskısının 9.680 ve 9.500 seviyelerine doğru derinleşme riski artabilecektir. Bu nedenle uzun pozisyon taşıyan yatırımcılar için 10.000 seviyesi kritik bir stop-loss eşiği olarak değerlendirilmektedir.


ABD ve Avrupa Borsaları: Tarifeler ve Fed Yorumları Etkili

ABD hisse senedi piyasalarında, Trump’ın gümrük vergisi indirimi sinyalleri ve Powell’a yönelik görevde kalma güvence açıklamaları etkili olmuştur. Bu gelişmeler, S&P 500 Endeksi’nin %1,67, Nasdaq’ın %2,50 ve Dow Jones’un %1,07 primlerle kapanmasına zemin hazırlamıştır.

Sektörel bazda teknoloji, isteğe bağlı tüketim ve telekomünikasyon hisseleri ön plana çıkarken, zaruri tüketim ve enerji sektörleri negatif performans sergilemiştir. Öne çıkan şirket hareketlerinde, Tesla %5,37 yükselirken, Enphase Energy %15,65 kayıpla dikkat çekmiştir.

Avrupa tarafında ise SAP hisselerindeki %10,62’lik yükseliş Euro Stoxx 50’de en iyi performansı sağlarken, Iberdrola %1,76 düşüşle en zayıf hisse olmuştur.


USD/TRY: Tarife Gelişmeleri ve TCMB Politikası Öne Çıkıyor

Dolar/TL kuru, Trump’ın tarifelerle ilgili yumuşama sinyalleri ve Fed politikalarına dair güvence açıklamaları sonrasında, 38,30 seviyelerinde dengelenmiştir. İç piyasada ise TCMB’nin şahin duruşu ve rezerv artırma çabaları, TL lehine pozisyonları desteklemeye devam etmektedir. Teknik olarak aşağıda 38,00 ve 37,50, yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri öne çıkan destek ve direnç bölgeleri olarak izlenmektedir.


Altın: Belirsizlik Devam Ediyor, Geri Çekilme Eğilimi Güçlendi

Küresel piyasalarda Trump’tan gelen ılımlı mesajlar altın fiyatlarında kısa vadeli bir düzeltme hareketini tetiklemiştir. Önceki gün 3.500 USD seviyelerine yükselen ons altın, dün 3.260 USD seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu sabah itibarıyla 3.324 USD seviyelerinde işlem gören altın için 3.350 ve 3.380 USD direnç, 3.300 ve 3.230 USD destek seviyeleri olarak izlenmektedir.

Altın fiyatlarının seyri, Trump’ın söylemlerindeki değişkenliğe bağlı olmaya devam etmektedir.


Tahvil/Bono ve Eurobond Piyasası: Faizlerde Dalgalı Seyir

Yurt içinde 2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,74, 10 yıllık tahvil faizi %34,32 seviyelerinde kapanmıştır. Enflasyon beklentilerinin zayıflaması tahvil faizlerinde gerileme eğilimini desteklerken, TCMB’nin sıkı para politikası bu görünümü pekiştirmektedir.

Eurobond tarafında ise Türkiye 5 yıllık CDS primi 328 seviyesinde kalmaya devam ederken, eurobond getirilerinde sınırlı pozitif seyir korunmuştur.


Genel Değerlendirme ve Gelecek Öngörüleri

Küresel piyasalarda tarife belirsizliklerinin azalmasına yönelik sinyaller, kısa vadeli bir iyimserlik yaratmış olsa da, bu pozitif havanın sürdürülebilirliği hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Özellikle Trump’ın ticaret politikaları ve Fed’e yönelik söylemleri, piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Yurt içinde ise TCMB’nin sıkı duruşu, yüksek faiz ortamı, CDS seviyelerindeki düşüş ve rezerv güçlenmesi hisse senedi piyasasındaki hareketleri baskılamaktadır. Bu koşullar altında, yatırımcıların kritik teknik seviyeleri ve makro gelişmeleri yakından izlemesi gerektiği düşünülmektedir.

Öngörü:
Piyasalarda kısa vadeli yön arayışı devam ederken, teknik seviyelerde yaşanacak kırılmaların yeni bir trend başlangıcı açısından belirleyici olacağı öngörülmektedir. Özellikle BIST-100’de 9.450 direncinin aşılması veya 9.250 desteğinin kırılması, yeni bir fiyatlama dalgasının önünü açabilir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 16 Nisan 2025

[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=nHTvRu7bLac”][vc_column_text]

Yurt içi ve küresel piyasalarda yatırımcılar açısından temkinli bekleyişin sürdüğü bir haftaya girildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Perşembe günü açıklanacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı, Borsa İstanbul’da seyri belirleyecek temel unsur olarak öne çıkarıldı. BIST 100 endeksi, haftanın ilk günlerinde düşük hacimli ve sıkışık bir seyir izleyerek 9.393 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi.

Bu görünümle birlikte, global piyasalarda tarifelere ilişkin haber akışlarının yoğunluğu azalırken, temkinli bir iyimserlik gözlemlendi. Ancak bu iyimserliğin, ticaret savaşlarına dair belirsizliklerle gölgelendiği belirtildi.

Borsa İstanbul’da Teknik Görünüm

BIST 100 endeksinin, dünkü işlemlerde gün içi 9383-9492 bandında hareket ettiği görüldü. 89,1 milyar TL işlem hacmiyle kapanan günde, 35 şirket pozitif, 60 şirket negatif performans gösterdi. En çok değer kazanan sektörler arasında KOBİ-Sanayi, Ulaştırma ve Taş-Toprak yer alırken, Finansal Kiralama-Faktoring, Metal Eşya-Makine ve Teknoloji endekslerinde değer kaybı kaydedildi.

Endekse puan bazında en yüksek katkıyı Türk Hava Yolları, Sasa Polyester ve Ral Yatırım Holding sağlarken; Aselsan, Ford Otosan ve Koç Holding negatif etkileyen hisseler arasında yer aldı.

Teknik olarak bakıldığında, 9.250 seviyesi önemli destek olarak korunurken, bu seviyenin altında 9.130 ve 9.050 noktalarının izlenmesi gerektiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde ise 9.420 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda, 9.660 ve 9.700 direnç seviyelerine doğru tepkilerin artabileceği öngörüldü. Bu nokta aynı zamanda 200 günlük üssel ortalamaya denk gelmesi açısından kritik olarak değerlendirildi.

Küresel Ekonomik Gelişmeler ve Trump Etkisi

ABD Başkanı Donald Trump, ithal edilen kritik minerallere yönelik gümrük tarifesi incelemesi başlattığını duyurdu. Bu karar, küresel ticaret dengesinde yeniden endişelere yol açarken, ABD-Çin ilişkilerinde tansiyonun yükselmesine neden oldu. Çin’in, Boeing uçak teslimatlarını durdurması, misilleme niteliğinde bir hamle olarak kaydedildi.

Öte yandan, Nvidia’nın Çin’e çip satışına getirilen kısıtlamalar sonrasında Asya borsalarında düşüş gözlemlendi. MSCI Asya Endeksi %1,3, Nikkei %0,89, Hang Seng %1,6, CSI300 %0,93 değer kaybetti.

Dolar Endeksi ve Döviz Kurları

ABD Dolar Endeksi (DXY), %0.41 düşerek 99.671 seviyesine geriledi. Dolar, başlıca para birimleri karşısında değer kaybederken; Euro/Dolar paritesi %0,58 artışla 1,1346, Dolar/Yen %0,53 düşüşle 142,47 seviyesinde işlem gördü.

Bu durumun, tarife savaşları ve faiz indirimi beklentileri çerçevesinde şekillendiği belirtildi. FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisinin düşük gelmesi durumunda, faiz indirimleri için alan oluşabileceği yorumları yapıldı.

ECB ve ZEW Endeksi

Avrupa tarafında, ZEW Ekonomik Güven Endeksi, Mart ayındaki 51,6 seviyesinden Nisan ayında -14’e düşerek beklentilerin altında kaldı. Bu düşüş, yatırımcı güveninde gümrük tarifelerinin olumsuz etkisinin açık bir göstergesi olarak yorumlandı.

Euro Bölgesi sanayi üretimi ise Şubat ayında %1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu hafta içinde açıklanacak olan ECB faiz kararı öncesinde, 25 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi fiyatlamalarda etkili olmaya başladı.

Altın: Yeni Zirveler

Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte yeni zirvesine ulaşarak 3.266,65 dolar seviyesini test etti. ABD-Çin gerginliği, artan jeopolitik riskler ve doların zayıflaması, yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu. Çin Merkez Bankası’nın alım yönlü tavrı da bu görünümü destekledi. Teknik olarak 3.300 ve 3.330 Dolar seviyeleri kısa vadede direnç olarak öne çıkarken, 3.250 ve 3.200 Dolar seviyeleri destek olarak izleniyor.

ABD Tahvil Getirileri ve Eurobond Piyasası

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,33, 30 yıllık tahvil faizi ise %4,77 seviyesinde yatay seyretti. Tahvil getirilerindeki dalgalanmanın, FED Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları öncesi sınırlı kaldığı bildirildi. Powell’ın, FED üyesi Waller gibi daha güvercin tonda mesajlar vermesi bekleniyor.

Yurt dışında Türkiye’ye ait Eurobond fiyatları pozitif seyrederken, Türkiye 5 yıllık CDS verisi 344 baz puanla dünü tamamladı. Eurobond faizleri kısa vadede %5,52, orta vadede %7,38 ve uzun vadede %8,41 seviyelerinde gerçekleşti.

TL Tahvil ve Bono Piyasası

İç piyasada, 4 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihalesinde reel bileşik faiz %4,92 olarak belirlendi. Toplam satış 46,88 milyar TL olarak kaydedildi. 2 yıllık gösterge tahvil %48,68, 10 yıllık tahvil ise %34,86 seviyesinde seyretti. PPK toplantısı öncesi faizlerde zirve seviyeler test edildi.

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL, 38,11 civarında işlem görmekte. Teknik olarak 38,24 seviyesi direnç, 37,50 ve 37,00 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor. Trump’ın gümrük tarifeleri ile ilgili tavrı, doların seyrini belirlemeye devam ediyor. FED’in faiz indirimi ihtimali ve ECB’nin genişlemeci tutumu, kısa vadeli kur beklentilerini etkileyebilecek başlıklar arasında.


📌 Genel Değerlendirme

16 Nisan 2025 itibarıyla, piyasalarda belirsizliklerin ve bekle-gör stratejisinin egemen olduğu bir haftaya girildi. PPK faiz kararı, hisse senedi piyasası başta olmak üzere pek çok finansal enstrümanda yön tayin edici olacak. Küresel ölçekte ise Trump’ın ticaret politikaları, FED yönlendirmeleri ve ECB’nin faiz adımları yatırımcılar için belirleyici olacak.

Gelecek Öngörüsü:

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]