Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları

Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.

Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.

ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller

ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.

FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.

Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri

EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.

Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.

Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler

TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.

Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.

USD/TRY ve Dolar Endeksi

Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.

Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.

Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri

BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.

X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.

Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları

TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.

Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.

Altın ve Emtia Görünümü

Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.

Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.

S&P 500 ve Küresel Endeksler

S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.

Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.

Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.

BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.

“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.