Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025
Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları
Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.
Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.
ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller
ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.
FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.
Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri
EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.
Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.
Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler
TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.
Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.
USD/TRY ve Dolar Endeksi
Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.
Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.
Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri
BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.
X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.
Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları
TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.
Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.
Altın ve Emtia Görünümü
Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.
Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.
S&P 500 ve Küresel Endeksler
S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.
Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.
Genel Değerlendirme ve Öngörüler
Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.
Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.
BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.
“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 15 Nisan 2025
[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=SoZAfSzon6w&t=8s”][vc_column_text]
Küresel piyasalarda ABD’nin tarife politikasına ilişkin yumuşama sinyalleri ve Fed üyelerinden gelen açıklamalar dikkatle izlenmektedir. Ancak, bu sinyallerin yerli piyasalarda güçlü bir toparlanma dalgası yaratmakta yetersiz kaldığı gözlenmiştir. BIST-100 endeksi sınırlı yükseliş çabaları gösterse de, düşük işlem hacmi ve sınırlı katılım sebebiyle bu hareketlerin kalıcılık sağlayamadığı görülmektedir.
Küresel Risk İştahında Kısa Vadeli Artış
ABD Başkanı Donald Trump’ın, ithal otomobil ve tüketici elektroniği ürünlerinde geçici vergi muafiyeti araştırılması talimatı vermesi, S&P 500 ve teknoloji hisselerinde yukarı yönlü hareketlere neden olmuştur. Özellikle Çin’den ithal edilen ve ABD’nin tarifeye tabi tuttuğu elektronik ürünlerin yaklaşık %20’lik kısmının muaf tutulacağı haberiyle birlikte, teknoloji devlerinden Apple’ın %2,21 oranında değer kazanması dikkat çekmiştir.
💬 Yatırımcılar için kritik mesaj: Küresel piyasalardaki risk iştahı kısa vadeli olarak artış göstermiştir; bu gelişme, kısa vadeli yatırımcı davranışlarında dalgalanma yaratabilir.
Fed Yetkililerinden Temkinli Mesajlar
Fed üyeleri Bostic ve Waller, tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisinin geçici olabileceğini belirtirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, bu belirsizlik ortamında sabırlı olunması gerektiğini vurgulamıştır. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ise, enflasyon beklentilerinin sabit kalması gerektiğini ifade etmiştir.
📌 Unutmayın: Piyasa yönünü etkileyen sadece rakamlar değil, aynı zamanda merkez bankası yetkililerinin yönlendirmeleridir.
IMF ve OPEC Raporları: Volatilite Sürecek
IMF’nin yayımladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu’nda, artan jeopolitik risklerin borsalarda sert düzeltmelere neden olabileceği ifade edilmiştir. Öte yandan, OPEC raporunda petrol talebi artış tahmini aşağı yönlü revize edilmiş ve bu durum da enerji fiyatları üzerinde baskı yaratmıştır.
Goldman Sachs ise altının 2026 ortasında 4000 doları görebileceği tahmininde bulunmuştur. Bu beklenti, hem küresel durgunluk korkusu hem de merkez bankalarının alım eğilimi üzerinden temellendirilmektedir.
👉 Altın yatırımcılarına not: Yukarı yönlü potansiyel devam etmekte, ancak teknik destek ve direnç seviyeleri yakından izlenmelidir.
Türkiye Piyasalarında Belirsizlik Hakim
Yerli piyasalar küresel toparlanmaya sınırlı ölçüde eşlik etmeye çalışırken, BIST-100 endeksinde 9.423 puanlık kapanış ve %0,45’lik artış, düşük hacimle gerçekleşmiştir. 33 günün en düşük işlem hacmi olan 76,1 milyar TL ile yapılan işlemler, piyasanın güç bulmakta zorlandığını göstermektedir.
📉 Teknik seviyeler:
- Yukarıda: 9.700 puan direnç olarak öne çıkmakta,
- Aşağıda: 9.000 ve 8.600 puan destek olarak izlenmektedir.
🔍 VIOP tarafında ise 10.600 seviyesi önemli direnç, 10.000 seviyesi ise kritik destek olarak görülmektedir.
Kur ve Altın Teknik Görünümü
- USD/TRY: 38,00 üzerinde kalıcılık sağlayan paritede, 38,05 ve 38,12 seviyeleri direnç; 37,96 seviyesi destek olarak takip edilmektedir.
- EUR/USD: Üçgen formasyonunun sonuna yaklaşılırken 1,1502 seviyesi hedef olabilir. Aşağı yönlü kırılımda ise 1,1206 seviyesi gündeme gelecektir.
- Ons Altın: 3245 dolarda zirve testi sonrası 3208 desteğine geri çekilme yaşandı. 3219 dolar seviyesi kısa vadeli eşik olarak izlenmektedir.
💡 Strateji önerisi: Fiyat hareketleri hacimle desteklenmediği sürece yükselişler kırılgan kalabilir. Dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi önem kazanıyor.
ABD Bilanço Sezonu ve Veriler
1Ç25 bilanço döneminde bugün:
- Citigroup: 1,86 USD Hisse başı kâr,
- Johnson&Johnson: 2,64 USD kâr,
- United Airlines: 0,773 USD kâr açıklayabilir.
ABD’de ayrıca bugün New York Fed İmalat Endeksi (Nisan) açıklanacak. Endeksin -20’den -14,8’e toparlanması beklenmektedir.
Avrupa Gündemi ve ECB Kararı
Euro Bölgesi’nde bugün:
- Sanayi üretimi (%0,1 artış beklentisi),
- Almanya ve Euro Bölgesi ZEW ekonomik hissiyatı açıklanacak.
Perşembe günü yapılacak ECB toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi beklenmektedir. Ancak bir gün önce açıklanacak olan TÜFE verisinde yukarı yönlü bir sürpriz, bu indirimi zayıflatabilir.
🔍 Euro/Dolar paritesi ABD Doları’ndaki zayıflık nedeniyle 3 yılın zirvesini test etmiş durumda. Bu hareketin büyük ölçüde dolar zayıflığı kaynaklı olması nedeniyle ECB etkisi sınırlı kalabilir.
Yerel Gündem: Bütçe Dengesi ve Faiz Kararı Beklentisi
Bugün Türkiye’de Mart ayı Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi açıklanacaktır. Şubat ayında 310,1 milyar TL açık verilmişti.
Ayrıca, Perşembe günü açıklanacak olan TCMB PPK faiz kararı, yerli piyasalar açısından belirleyici olacaktır. Beklenti, faizin sabit tutulması yönünde şekillenmiştir.
🎯 Özellikle PPK toplantısında Mart ayındaki 200 baz puanlık artış sonrası, gecelik borç verme faizine dair sinyaller kritik önemde olacak.
📌 Genel Değerlendirme
Küresel piyasalar, Trump’ın gümrük tarifelerinde esneklik sinyalleri vermesiyle birlikte kısa vadeli bir toparlanma eğilimi göstermiştir. Ancak bu hareket, özellikle teknoloji sektörü ile sınırlı kalmakta ve geniş bir ralli için henüz yeterli temel bulunmamaktadır. Fed üyeleri, yüksek enflasyon beklentilerine rağmen temkinli duruşlarını sürdürmekte, IMF ve OPEC raporları ise orta vadeli risklerin sürdüğünü işaret etmektedir.
Yurt içinde, TCMB’nin perşembe günü açıklayacağı faiz kararı öncesinde yatırımcılar temkinli kalmakta ve düşük hacimli işlemlerle yön arayışı sürmektedir. Teknik olarak kritik dirençler aşılamadığı sürece yukarı yönlü denemeler sınırlı kalabilir.
🔮 Gelecek Öngörüleri:
- Fed ve ECB açıklamaları sonrasında kur ve faiz piyasalarında sert hareketler gözlenebilir.
- Altın, yıl sonuna kadar jeopolitik risklerin artması halinde 3.700 dolar seviyelerine ulaşabilir.
- BIST-100, TCMB faiz kararının piyasa beklentilerini karşılamaması halinde 8.600 puan seviyesine kadar geri çekilebilir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GÜNCEL GÖRÜNÜM – 26 MART 2025
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan’ın 26 Mart 2025 tarihinde yaptığı sunum, hem küresel gelişmeleri hem de Türkiye özelinde ekonominin gidişatını anlamak için kritik bilgiler içeriyor. Raporu herkesin rahatça anlayabileceği bir şekilde özetledim. Başlayalım!
🌍 1. KÜRESEL EKONOMİ: DALGALI AMA UMUTLU
- Dünya ekonomisinde toparlanma sinyalleri var. Özellikle hizmet sektörü biraz daha güçlü görünürken, imalat sanayi hâlâ kırılgan durumda.
- Ticaret politikalarında belirsizlik artıyor. Ülkeler arası gerginlikler, tarifeler ve korumacılık yeniden yükselişte.
- Emtia fiyatları (özellikle enerji) dalgalı. Bu da hem üretici maliyetlerini hem de ülkelerin enerji faturalarını etkiliyor.
- ABD ve Avrupa merkez bankaları, yüksek faiz oranlarını artık biraz gevşetmeye hazırlanıyor. Yani sıkı para politikası yavaş yavaş yumuşuyor.
📈 2. TÜRKİYE’DE İKTİSADİ FAALİYET: YAVAŞ VE DENGELİ
- 2024 yılında iç talep ve ihracat dengelendi. Yani insanlar tüketmeye devam ederken ihracat da toparlanıyor.
- Sanayi ve hizmet sektörlerinde toparlanma var. Üretim artışı, ekonominin tekrar canlandığını gösteriyor.
- Perakende satışlar ve kartla harcamalar, son dönemde biraz dirençli olsa da yavaşlamaya başlamış.
- Cari açık (ülkenin dış ticaret açığı) son yılların en düşük seviyelerinde. Bu da dış borç risklerini azaltıyor.
- Türkiye’nin Avrupa’ya ihracattaki payı artıyor. Yani Avrupa’nın ithalat yaptığı ülkeler arasında Türkiye öne çıkıyor.
📉 3. ENFLASYON: DÜŞÜŞ BAŞLADI AMA ZORLU YOL
- Enflasyon Şubat 2025’te %39,1 olarak ölçüldü. Mayıs 2024’te %75,5 olan enflasyona göre ciddi bir düşüş var.
- Özellikle mal fiyatlarında düşüş hızlı olurken, hizmet sektöründeki fiyatlar (kira, eğitim, ulaşım gibi) daha yavaş iniyor.
- Hizmet kalemlerinde geçmişe endeksleme (yani geçmiş enflasyona göre zam yapma alışkanlığı) fiyatları yüksek tutuyor.
- Üretici fiyatları ve inşaat maliyetleri yavaşlamaya başladı. Bu da gelecekteki enflasyonun daha kontrollü olabileceğine işaret ediyor.
- Beklentilerde iyileşme var. Hem reel sektör hem de halk, 12 ay sonra enflasyonun düşeceğine inanıyor. Bu da TCMB için olumlu bir sinyal.
💸 4. PARA POLİTİKASI VE SON GELİŞMELER: SERT ÖNLEMLER
Mart 2025’te piyasalarda ciddi oynaklıklar yaşandı. Dolar/TL kurunda, tahvil faizlerinde ve CDS primlerinde artış görüldü.
Bu yüzden Merkez Bankası:
- Ara PPK toplantısı yaparak, gecelik borç verme faizini %44’ten %46’ya çıkardı.
- Ancak politika faizi sabit kaldı: %42,5
- Ayrıca TL ve döviz piyasalarında likidite önlemleri aldı:
- Repo ihalelerine ara verdi,
- TL depo ihalelerinin vadeleri uzatıldı,
- Yeni vadeli döviz satış işlemleri başlatıldı,
- 91 güne kadar vade ile likidite senetleri ihraç edildi.
Amaç: Piyasaları sakinleştirmek, kuru ve enflasyonu kontrol altında tutmak.
📌 ÖZETLE NE ANLATTILAR?
- Türkiye ekonomisi yavaş ama istikrarlı bir toparlanma sürecinde.
- Enflasyon düşüyor, fakat özellikle hizmet tarafında bu süreç yavaş ilerliyor.
- Cari açık kontrol altında ve ihracat toparlanıyor.
- TCMB, piyasadaki oynaklıklara kararlı ve sert önlemlerle yanıt veriyor.
- Enflasyon beklentileri düşüyor, bu da Merkez Bankası’nın güven kazanmakta olduğunu gösteriyor.
Ekonomik Gündem 25 Mart 2025
Ancak Flaş Hizmet PMI verileri 50,6’dan 50,4’e gerileyerek 51,1 seviyesindeki beklentilerin altında kalmıştır. Bu durum, özellikle hizmet sektöründeki toparlanmanın zayıf kaldığını ve bölgesel farklılıkların belirginleştiğini işaret etmektedir. Diğer yandan, Flaş İmalat PMI verisi, 47,6’dan 48,7 seviyesine yükselerek sektörde kısmi bir iyileşmeye işaret etmiştir. Yine de imalat sektörünün hâlen daralma bölgesinde kaldığı, yani 50 seviyesinin altında seyretmeye devam ettiği not edilmelidir.
S&P Global’den Euro Bölgesi İçin Revize Edilen Büyüme Beklentileri
S&P Global tarafından yapılan açıklamalarda, 2025 yılına ilişkin Euro Bölgesi büyüme beklentisinin %1,2’den %0,9’a çekildiği duyurulmuştur. Bu revizyonun temelinde, ABD’nin yeni gümrük tarifeleri ile birlikte Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikasının etkileri yer almaktadır. Özellikle dış ticaret politikalarının belirsizlik yaratması, ihracat odaklı Euro Bölgesi ekonomilerinin büyüme hızını sınırlandırmaktadır.
EMEA Bölgesi Başekonomisti Sylvain Broyer, bu gelişmelerin ışığında aşırı bir tarife senaryosunda ECB’nin 2025 yılı içerisinde birden fazla faiz indirimi yapabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, böyle bir durumda Euro Bölgesi GSYİH’sinin 2025 yılında %0,5 ve 2026 yılında ise %1,2 gibi sınırlı bir büyüme oranında kalabileceği öngörülmüştür. Bu beklentiler, AB ülkelerinin küresel ticaret savaşlarından doğrudan etkilenebileceğini ve büyüme dinamiklerinin dışsal şoklara oldukça duyarlı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Bununla birlikte, Almanya ve Avrupa Birliği genelinde uygulamaya alınan mali teşvik paketlerinin, 2026 yılı itibarıyla bölgesel ekonomilerde toparlanmayı destekleyici bir etki yaratabileceği de vurgulanmıştır.
ABD Ekonomisi: Güçlü PMI Verileri ve Resesyon Endişeleri
ABD ekonomisinden gelen veriler ise karışık bir tablo sunmaktadır. Mart ayı Flaş Bileşik PMI verisi, 51,6’dan 53,5’e yükselerek ekonomik büyümenin hız kazandığını göstermiştir. Hizmet PMI verisi de 51’den 54’e yükselmiş ve son üç ayın zirvesine ulaşmıştır. Bu gelişme, özellikle iç tüketim ve hizmet sektörünün canlılığını koruduğuna işaret etmektedir.
Ancak, Flaş İmalat PMI verisinde yaşanan düşüş, ekonominin kırılgan yönlerini gözler önüne sermiştir. İmalat PMI, Şubat ayındaki 52,7 seviyesinden Mart ayında 49,8’e gerileyerek daralma bölgesine geçmiştir. Bu durumun temel nedeni olarak, ABD’nin uyguladığı tarifeler sonucu hammadde maliyetlerinde yaşanan artışlar gösterilmiştir. Artan maliyetler, üretim süreçlerini baskılamış ve sanayi üretiminde yavaşlamaya neden olmuştur.
Politik Gelişmeler: Trump’tan Yeni Tarifeler ve Fed’e Baskı
Eski Başkan Donald Trump tarafından yapılan açıklamalarda, fiyatların genel olarak düştüğü ve enerji maliyetlerinde gerileme yaşandığı belirtilmiştir. Bu ifadelerle birlikte, Fed’in faiz oranlarını düşürmesinin beklendiği aktarılmıştır. Ayrıca, yakın gelecekte otomotiv ve ilaç sektörlerine yönelik yeni gümrük tarifelerinin devreye alınacağı da bildirilmiştir.
Bu açıklamalar, ABD’de ticaret politikalarının yeniden sertleşeceğine ve dış ticaret dengelerinin daha fazla korunmacı önlemlerle şekilleneceğine işaret etmektedir. Söz konusu tarifelerin, başta Çin ve AB olmak üzere ABD’nin ticaret ortaklarıyla ilişkilerini daha da zorlaştırabileceği öngörülmektedir.
Resesyon Riski Yüksek: Deutsche Bank Anketi
Deutsche Bank tarafından yapılan ankette, 12 ay içinde ABD ekonomisinin resesyona girme ihtimalinin %43 olarak ölçüldüğü belirtilmiştir. Bu oran, küresel çapta artan belirsizliklerin ve özellikle parasal sıkılaştırma sürecinin, ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini yansıtmaktadır.
Türkiye Ekonomisinde Gündem: Enflasyon, Faiz ve Kur Riski
Bank of America (BoA) tarafından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin yıl sonu enflasyon tahmini %25,7’den %28,1’e yükseltilmiştir. Aynı zamanda Nisan ayında beklenen 200 baz puanlık faiz indiriminin askıya alındığı ve TCMB’nin politika faizinde duraklama sürecine girdiği ifade edilmiştir. Bu gelişmelerle birlikte yıl sonu politika faizi tahmini %30,5’ten %32,5’e revize edilmiştir.
S&P Global ise Türkiye’deki siyasi gelişmelerin, ekonomik güven endeksleri ve döviz kuru istikrarı açısından ciddi riskler taşıyabileceğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Türkiye ekonomisinin iç politikadaki gelişmelerden fazlasıyla etkilendiği ve makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliğinin sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Akaryakıt Fiyatları: Rekor Zam
25 Mart itibarıyla benzinin litre fiyatına 1,48 TL’lik bir zam yapılmıştır. Bu artışla birlikte benzinin litre fiyatı tarihi bir rekor kırarak yeni zirvesine ulaşmıştır. Artan enerji fiyatları, sadece ulaşım ve lojistik maliyetlerini değil, genel enflasyon üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır.
Gelecek Öngörüleri
- Euro Bölgesi’nde büyümenin 2025 yılında düşük seyretmeye devam edeceği, ancak Almanya başta olmak üzere mali teşvik uygulamalarının 2026’dan itibaren etkisini göstermesiyle birlikte toparlanmanın hız kazanacağı öngörülmektedir.
- ABD ekonomisinde hizmet sektörü güçlü kalmaya devam edecek, ancak imalat sanayinde hammadde maliyetlerindeki artış nedeniyle daralma riski sürecektir. Yeni tarifelerin, enflasyonun yönü üzerinde belirleyici olması beklenmektedir.
- Türkiye’de enflasyonist baskılar devam edecek, politika faizinde yukarı yönlü güncellemeler gelmeye devam edebilir. Döviz kuru ve ekonomik güven göstergeleri, iç siyasi gelişmelere paralel olarak oynaklık gösterecektir.
- Küresel ticaret politikalarının sertleşmesi, gelişmekte olan ülkeler için dış finansman koşullarını zorlaştırabilir. Bu nedenle, Türkiye gibi ülkeler için mali disiplin ve siyasi istikrar kritik önem taşımaya devam edecektir.
Genel Değerlendirme
Mart 2025 itibarıyla küresel ekonomi karışık sinyaller vermeye devam etmektedir. Euro Bölgesi’nde bileşik PMI verilerindeki sınırlı artış, ekonomik aktivitenin durağan bir zeminde seyrettiğini göstermektedir. S&P Global’in büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi, bölgedeki belirsizliğin altını çizerken, Almanya merkezli teşviklerin 2026 sonrası için umut verdiği görülmektedir.
ABD’de hizmet sektörü pozitif ayrışırken, imalat tarafında kırılganlık dikkat çekmektedir. Yeni tarifelerin getirilmesi, enflasyonla mücadelede çelişkili sonuçlar doğurabilir. Bu koşullar altında resesyon riskinin %43 olarak ölçülmesi, yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye tarafında enflasyon ve faiz görünümünde yapılan yukarı yönlü revizyonlar, para politikasında yeni bir sıkılaşma dalgasına işaret etmektedir. Döviz kuru üzerindeki siyasi etkiler, ekonomik güven endeksleri açısından kritik izleme alanı olacaktır. Ayrıca, akaryakıt fiyatlarındaki rekor artış, enflasyon üzerindeki maliyet baskısını artırmaktadır.