Ekonomik Gündem – 22 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

ABD: Not İndirimi Sonrası Piyasa Tepkileri

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından geçtiğimiz hafta ABD’nin uzun vadeli kredi notunun “Aaa”dan “Aa1”e düşürülmesinin ardından, dolarda küresel bazda değer kayıpları gözlemlendi. Bu gelişme, EUR/USD paritesinde yükseliş eğilimini beraberinde getirdi. Moody’s kararının gerekçesi olarak artan kamu borcu, genişleyen bütçe açığı ve siyasi belirsizlikler gösterildi. IMF Başkan Yardımcısı Gita Gopinath ise borç yükünün sürdürülemez hale geldiğini ve mali disiplinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Bu gelişmelere paralel olarak ABD Hazine tahvil faizleri yükseliş gösterirken, yatırımcıların güvenli liman talebi zayıfladı. 10 yıllık tahvil faizleri 11 baz puan, 30 yıllıklar ise 10 baz puan arttı.

💬 “Moody’s not indirimi sonrası ABD tahvillerine olan talep zayıfladı. Dolar değer kaybederken yatırımcılar farklı varlık sınıflarına yönelmeye başladı.”
📌 Siz de portföy çeşitlendirmesini yeniden düşünmelisiniz.


Euro Bölgesi: ECB ve PMI Gündemi

ECB üyelerinden bugün gelen açıklamalar dikkatle izleniyor. Holzmann, Vujcic ve Guindos’un konuşmaları ile birlikte 16-17 Nisan tarihli ECB toplantı özetleri takip edilecek. Euro Bölgesi öncü PMI verileri de günün en önemli makroekonomik gelişmeleri arasında yer alıyor. Son dönemde bölgeden gelen toparlanma sinyallerine rağmen jeopolitik endişeler ve enerji maliyetleri, ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

EUR/USD paritesi ise 1,13 seviyesinin üzerine çıkarak kısa vadeli yükselen trend başlattı. 1,14 ve 1,15 seviyeleri teknik olarak önemli direnç bölgeleri olarak izleniyor.


Türkiye: TCMB Enflasyon Raporu Beklentisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün yeni Enflasyon Raporu’nu yayımlayacak. Yılın ilk raporunda %24 olarak güncellenen yıl sonu enflasyon tahmininin, yükselen maliyetler ve kur etkisi nedeniyle yeniden revize edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.

TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın sunumu para politikası beklentileri açısından kritik önemde olacak. Türkiye’nin CDS primi 292 seviyesinde kalmaya devam ederken, 10 yıllık tahvil faizi %33,10’a geriledi. TL tahvillerde kısa vadeli baskı azalırken, yatırımcılar fon dağılımını yeniden gözden geçiriyor.


BIST-100: Kırılgan Görünüm Korunuyor

BIST-100 endeksi, 9500 desteğinin kırılması sonrası 9400 seviyesine kadar geri çekildi. 9400’ün de altında kalıcılık görülmesi durumunda 9300 ve 9230 seviyeleri yeni hedefler olarak gündeme geliyor. Kısa vadeli teknik görünüm zayıflarken, 9500’ün üzerine geçiş yaşanmadığı sürece endekste net bir toparlanma sinyali alınamıyor.

Bankacılık endeksi ise 12.470 desteğinin altına gerilerse, sektörel baskının artabileceği öngörülüyor.

📊 “Endeksin zayıf seyrinde 9500’ün yeniden geçilmesi önem arz ediyor.”
🚨 Alım kararları için dikkatli olunmalı!


Dolar/TL: 38,80 Üzerinde Tepki Hareketi

Gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında sınırlı bir toparlanma yaşarken, Dolar/TL kuru 38,80 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Teknik olarak 38,90 ve 39,00 seviyeleri direnç; 38,70 ise ana destek konumunda.


Altın: 3300 Dolar Üzerinde Yükseliş

Jeopolitik risklerin artması ve dolardaki zayıflıkla birlikte ons altın 3300 doların üzerine çıkarak yükseliş trendine devam etti. İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırı hazırlığında olduğu iddiası piyasaları tedirgin ederken, güvenli liman alımları öne çıkıyor.

Gram altın da dolar kurunun desteğiyle birlikte 4100 TL seviyesini test ediyor. Teknik olarak 4150 ve 4170 TL dirençleri öne çıkıyor.


Petrol: 62,05 Altına Geriledi

Brent tipi ham petrol fiyatı, son günlerde zayıf seyrini sürdürerek 61,49 dolara kadar geriledi. RSI göstergesi aşırı satım bölgesine henüz ulaşmamış durumda. Teknik olarak 60,93 ve 60,01 destek seviyeleri dikkatle izlenmeli.


S&P 500: Satış Baskısı Sürüyor

S&P 500 endeksi, 5.888 desteğinin altına inerek 5.844 seviyesinden kapanış yaptı. Bu durum, ABD hisse senetlerinde düzeltme hareketinin devam ettiğine işaret ediyor. 5.810 ve 5.686 seviyeleri yeni destek bölgeleri olarak izleniyor.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

📉 Küresel ekonomik görünümde jeopolitik riskler ve ABD kaynaklı mali endişeler ön planda kalmaya devam ediyor. Moody’s not indirimi, yatırımcı psikolojisini etkilerken, ECB ve Fed’in faiz politikalarında temkinli bir tutum öngörülüyor. Türkiye’de ise TCMB’nin Enflasyon Raporu, hem TL varlıklar hem de genel piyasa yönü açısından belirleyici olacak.

🔮 Öngörüler:

📢 “Piyasaları etkileyecek gelişmeleri kaçırmayın. Enflasyon Raporu sonrası yeni fırsatlar doğabilir. Takipte kalın!”

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem | 20 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Moody’s’ten Kredi Notu Şoku: ABD “Aaa” Statüsünü Kaybetti

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin uzun vadeli kredi notunu Aaa’dan Aa1’e indirerek, ülkenin artık üç büyük kuruluş nezdinde de en yüksek kredi notuna sahip olmadığını teyit etti. Bu hamleyle birlikte yüksek borçluluk seviyesi, genişleyen bütçe açığı ve siyasi kutuplaşma temel gerekçeler olarak gösterildi.

Özellikle Trump liderliğinde beklenen vergi indirimlerinin mali disiplini daha da zayıflatacağı öngörüsünde bulunulurken, Kongre ile yaşanan uzlaşmazlıklar da uzun vadeli mali fayda beklentilerini azaltmakta. Moody’s’in bu kararı “malumun ilamı” olarak yorumlandı ve yatırımcı cephesinde ilk anda sınırlı etki yarattı.

📉 Kredi notu düşüşü sonrası ilk etapta ABD hisseleri ve tahviller satış görürken, güvenli liman talebiyle altın değer kazandı. Ancak yeni hafta başlarken piyasa bu kararı hızlıca sindirdi ve risk iştahı yeniden canlandı.


Trump’tan Vergi İndirimi Hazırlığı: Piyasa Duyarsız mı Kalacak?

2024 seçim süreci yaklaşırken Trump’ın yeni gündem maddesi: vergi indirimleri. Kendi ekonomi modelinde büyümeyi tetikleyecek adımlar arayan Trump’ın bu hamlesi, bütçe disiplinini daha da zayıflatabilir. Özellikle Moody’s’in uyarılarında bu başlık öne çıkmakta.

Ancak piyasa tepkileri kısa vadede oldukça sınırlı kaldı. Bu gelişmenin orta ve uzun vadede ABD tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırabileceği düşünülüyor.


FED Yetkililerinden “Temkinli” Mesajlar

ABD’de enflasyon beklentileri Michigan Üniversitesi anketine göre bozulma göstermeye devam ediyor. 1 yıllık beklenti %7,3, 5-10 yıllık beklenti ise %4,6 seviyesine ulaştı. Bu oranlar, piyasada fiyatlama davranışlarını etkileyebilecek nitelikte.

New York Fed Başkanı John Williams ve Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, Haziran ve Temmuz aylarının belirleyici olmayabileceğini, ancak enflasyonla mücadelede dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bu da Fed’in faiz indirimi konusunda acele etmeyeceğini işaret ediyor.


Dolar ve Parite Görünümü: Trump Faktörü DXY’yi Baskılıyor

Dolar Endeksi (DXY) Cuma gecesi 101 seviyesini test etse de, bu sabah 100,35 seviyesinde dengelendi. Trump’ın vergi indirimleri, Çin ile geçici ticaret ateşkesi ve iç siyasi belirsizlik, doları yönsüz bırakıyor.

USD/TRY kuru ise bu sabah itibarıyla 38,82 seviyesinde işlem görmekte. Teknik olarak 38,50 ve 38,00 destek; 39,00 ve 39,50 ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.

EUR/USD paritesi 1,124 civarında işlem görürken, 1,125 – 1,136 direnç; 1,115 – 1,11 ise destek seviyeleri olarak izleniyor. Paritede yön yukarı ancak FED ve Trump faktörü dikkatle izlenmeli.


Altın: Güvenli Liman Talebi ve Not İndirimi Etkisi

Moody’s kararı sonrası altın fiyatları yeniden güç kazandı. Ancak yeni haftada, piyasaların bu gelişmeyi sindirmesiyle birlikte ons altın 3.210 dolar civarında yatay-sınırlı negatif bir seyir izliyor.

Altın için 3.225 – 3.240 dolar seviyeleri gün içi direnç; 3.200 – 3.177 dolar seviyeleri destek olarak öne çıkmakta. FED’in temkinli tutumu ve Trump’ın mali disiplini zorlayabilecek adımları, altın tarafında potansiyel volatiliteyi artırabilir.


BIST-100: Teknik Güçlenme Sürüyor, Hedef 9800

BIST-100 endeksi, 9650 direncini kırarak yukarı yönlü görünümünü güçlendirdi. XBANK endeksinin öncülüğünde gelen alımlar, kısa vadede 9800 seviyesinin hedeflenmesini mümkün kılmakta. Teknik olarak:

Bankacılık endeksi tarafında ise 12.100 üzerinde kalıcılık, yukarı yönlü hareketin devamı için pozitif işaret olarak görülüyor.


TL Tahvil ve Eurobond Piyasası: Dönüş Sinyali mi?

TL tahvillerinde Mart ayındaki dalgalanma sonrası düşüş döngüsü yeniden gündemde. 2 yıllık tahvil faizi %45,11, 10 yıllık faiz %33,99 seviyesinde bulunmakta. Bu seviyeler düşüş kanalının devamı anlamına gelebilir. Özellikle yeni bir dış şok yaşanmadıkça yurtiçi faizlerde düşüş eğilimi sürebilir.

22 Mayıs Perşembe günü açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu bu noktada belirleyici olacak. Enflasyon beklentilerindeki revizyonlar, tahvil ve bono faizleri üzerinde yön tayin edici olabilir.

Eurobond piyasasında ise not indiriminin ilk etkisi negatif olurken, dün itibarıyla hava yumuşadı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 295 seviyesine gerilerken, kısa vadeli Eurobond fiyatları sınırlı kayıplar yaşadı.


Jeopolitik Gelişmeler: İstanbul’da Barış Umudu

Putin ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesi, İstanbul’da barış görüşmelerinin yeniden başlayabileceğine dair beklentiyi artırdı. Rusya-Ukrayna arasındaki diplomatik kanalın açık kalması, enerji fiyatları ve küresel risk iştahı üzerinde olumlu etki yaratmakta.

Bu süreçte Karadeniz’de bulunan 30 milyar dolarlık doğalgaz rezervi haberi ise Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir fırsat penceresi sunmakta.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

📌 Yatırımcılar için kritik başlıklar:

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 12 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, jeopolitik tansiyonun düşmesi, ticaret savaşlarında uzlaşma sinyalleri, ve merkez bankalarının belirsizlikten duyduğu endişeler ile yeni haftaya daha pozitif bir zeminde başlıyor. İstanbul’da yeniden başlayacak olan Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri, ABD’nin Trump liderliğinde bu kez barıştan yana tavır takınması ve Çin ile ticaret müzakerelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, küresel risk algısında yumuşamaya neden olmuş durumda.

Jeopolitik Gelişmeler: Barışa İstanbul Damgası

2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 3 yıl sonra yeniden İstanbul’da barış masası kuruluyor. Putin’in öncülüğünde ve Zelenskiy’nin kabulüyle planlanan 15 Mayıs zirvesi, bu kez ABD’nin barışa destek vermesiyle daha umut verici bulunuyor. Bu gelişme, sadece bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi riskleri de azaltabilecek potansiyele sahip.

Trump’ın Pakistan-Hindistan geriliminde arabuluculuk rolü ve ABD-İran nükleer görüşmelerindeki ilerleme de risk primlerini azaltan unsurlar olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, küresel yatırımcı algısı daha pozitif bir çerçevede şekilleniyor.

📌 İstanbul’un diplomatik merkez olarak öne çıkması, Türkiye’nin dış politika etkisini ve bölgesel ticaretteki rolünü artırabilir. Bu yönelimi izlemeye devam edin.

ABD Ekonomisi: Tarife Belirsizliğinden Müzakereye

Trump’ın agresif gümrük politikaları yerini müzakereye bırakırken, ABD-Çin görüşmeleri ilk aşamada yapıcı geçti. Ancak analistler, süreçte dalgalanma olabileceğini, fakat çözüm arzusunun fiyatlamalara pozitif katkı sağlayacağını belirtiyor.

Bu hafta açıklanacak olan ABD TÜFE verisi, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Beklentiler:

Beklenti altı rakamlar, risk iştahını artırabilir, aksi durumda FED politikaları yeniden gündeme gelebilir. FED Başkanı Powell’ın “bekleyip görme” yaklaşımı devam ediyor.

🎯 Faiz patikalarının netleşmesi, tahvil ve dolar yatırımcıları için yön belirleyici olabilir. Takipte kalın.

Euro Bölgesi: ECB’nin Stratejik Bekleyişi

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da FED ile paralel olarak mevcut politika duruşunu koruyor. Yıl sonuna kadar toplamda 60 baz puanlık faiz indirimi fiyatlamalara yansımış durumda. Ancak bu beklenti, Trump’ın dış politika yönelimiyle doğrudan ilişkili hale gelmiş durumda.

EUR/USD paritesi, 1,123 seviyelerinde yatay seyrediyor. 1,13 ve 1,135 direnç; 1,12 ve 1,115 destek olarak izlenebilir.

Türkiye Ekonomisi: Merkez Kararlılığı, Hazine İhaleleri

TCMB Başkanı Karahan, şahin tutumu sürdürüyor ve dezenflasyon sürecini kararlılıkla devam ettirme mesajı veriyor. Faizlerde erken indirim beklentisi baskılanırken, 22 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu piyasalar için kritik olacak.

Bu hafta Hazine, 4 yıl vadeli TLREF ve TÜFE’ye endeksli kıymet ihaleleriyle borçlanma programını sürdürecek.

İç veri akışı:

💡 2025 sonu için %30,2 TÜFE ve %35 politika faizi beklentileri geçerliliğini koruyor.

USD/TRY: Sınırlı Yukarı Eğilim Sürüyor

ABD ve Çin arasındaki yumuşama, dolarda küresel pozitiflik yaratıyor. İçeride ise TCMB’nin duruşu kuru dengelemeye çalışıyor. Kur, bu sabah 38,75 seviyelerinde işlem görüyor. Teknik seviyeler:

Dolar Endeksi (DXY) 100,6 seviyelerinde, ana direnç 101, destek 97.

TL Tahvil/Bono: Sakinlikten Destekli Geri Dönüşe

Geçtiğimiz haftalarda tahvil piyasası ılımlı seyrini sürdürdü. 2 ve 10 yıllık tahvillerdeki dar bant hareketi, mart dalgalanmasının etkilerinin azaldığını gösteriyor. TCMB’nin şahin mesajları sürdükçe faiz gevşemesi sınırlı kalabilir.

22 Mayıs’taki enflasyon raporu, tahvil piyasasında yön belirleyici olabilir.

BIST-100: Kritik 9.000 Desteğinden Yukarı Tepki

Geçtiğimiz hafta 9.000 desteğinden gelen tepki alımları, BIST-100 endeksini 9.390 seviyesine taşıdı. Yukarı yönlü hareketin homojen sektör dağılımıyla desteklenmesi olumlu bir işaret.

📈 9.000 seviyesi altında stop-loss kurguları göz önünde bulundurulmalı.

Altın: Güvenli Liman Talebi Azalıyor

Jeopolitik risklerin düşmesi ve enflasyon endişelerinin sabit kalması, altına olan talebi sınırlıyor. Trump’ın ılımlı tarifeleri ve ABD-Çin müzakereleri, güvenli liman ihtiyacını azaltıyor.

Altın fiyatı, bu hafta ABD enflasyon verisi ile yön bulabilir.

Eurobond ve CDS: Dış Piyasada Temkinli İyimserlik

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,42 seviyesine yükseldi. Dış piyasada tarife belirsizliğinin azalması ve risklerin düşmesi Eurobond fiyatlarını sınırlı negatif etkiledi. Türkiye 5 yıllık CDS verisi 332 seviyesinde.


Genel Değerlendirme

13 Mayıs itibarıyla küresel piyasalar, jeopolitik barış çabaları ve ticaret müzakerelerinde yumuşama sinyalleri ile daha olumlu bir zemine evriliyor. FED ve ECB’nin bekle-gör stratejisi, enflasyon verilerinin stabil kalması halinde yeni bir yön haritası sunabilir. BIST-100’deki teknik toparlanma, kritik eşiklerin korunmasıyla ivmelenebilir. İçeride ise TCMB’nin şahinliği, kısa vadede TL varlıklarına destek sunmaya devam edecektir.

✅ Önümüzdeki günlerde gözler, ABD TÜFE verisi ve Türkiye cari açık rakamında olacak. Piyasaları şekillendirecek bu verileri dikkatle takip edin.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 7 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, bugün Türkiye saatiyle 21:00’de açıklanacak olan FED FOMC faiz kararına odaklanmış durumda. Beklentiler, faiz oranlarında bir değişiklik yapılmayacağı yönünde şekillenmişken, karar sonrası yapılacak Powell açıklamaları piyasalar açısından belirleyici rol oynayacak. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek oranlı gümrük tarifeleri, küresel çapta resesyon endişelerini artırırken, jeopolitik risklerin ve ticaret savaşlarının da tekrar gündeme taşınmasına neden olmuştur.

Trump Politikaları ve Ticaret Gerilimi

Trump’ın başta Çin olmak üzere 17 ülkeye yönelik artırdığı gümrük vergileri, küresel ticaret zincirini tehdit eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar Çin’e uygulanan tarifelerin 90 gün süreyle ertelendiği açıklanmış olsa da, somut bir uzlaşma adımı henüz atılmamıştır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in 8 Mayıs’ta İsviçre’de yapacağı görüşme, bu anlamda kritik bir dönüm noktası olabilir.

Trump’ın agresif ticaret politikalarının devam etmesi halinde, tedarik zincirlerinde kırılma, navlun maliyetlerinde artış ve dolayısıyla küresel enflasyonda yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun FED’in faiz politikası üzerinde baskı yaratması ve faiz indirimlerinin ötelenmesine neden olması muhtemeldir.

🔍 Piyasa oyuncuları Powell’ın açıklamalarında “tarife etkisi” vurgusunu dikkatle izleyecek.

ABD Ekonomisi ve FED Kararı Beklentisi

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentilerin üzerinde gelmiş olsa da önceki aya kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir. İşsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalması ise istihdam piyasasında istikrarın korunduğunu göstermektedir. Bu veriler FED’in mevcut politika duruşunu sürdürmesi için yeterli gerekçeleri barındırmakla birlikte, sözel yönlendirmelerde “temkinli” tonun korunacağı tahmin edilmektedir.

Almanya ve Euro Bölgesi: Belirsizlik ve Zayıf Büyüme

Avrupa’nın lokomotif ülkesi olan Almanya, siyasi belirsizliklerle boğuşmaktadır. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, ilk güven oylamasında başarısız olmuş ancak ikinci oylamada başbakanlık yetkisini almıştır. Bu süreç, piyasalarda kısa vadeli bir Euro değer kaybı yaratmış ve Avrupa borsalarında sınırlı negatif fiyatlamalara neden olmuştur. Öte yandan Almanya’da açıklanan S&P Global bileşik PMI verisi, 50,1 ile büyüme eşiğinin hemen üzerinde kalmaya devam etmektedir.

Çin’den Destekleyici Adımlar

Çin’de açıklanan Caixin hizmet PMI verisi 50,7 ile önceki aya göre gerileme kaydetmiştir. ABD’nin Çin ihracatına yönelik tarifelerinin belirsizlik yaratması, yeni siparişlerde yavaşlamaya neden olmuştur. Bu gelişmeler ışığında Çin Merkez Bankası’nın ters repo faizini %1,4’e indirdiği ve zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan düşürdüğü açıklanmıştır. Söz konusu kararlar, piyasalarda sınırlı pozitif bir algı yaratmıştır.

Jeopolitik Gelişmeler: İran, Yemen, Güney Asya

Jeopolitik cephede ise ABD-İran arasında yeni bir nükleer müzakere turunun 11 Mayıs’ta Umman’da gerçekleşeceği belirtilmiştir. Ayrıca Trump yönetimi Yemen’deki askeri operasyonları durdurma kararı alırken, Pakistan-Hindistan sınırında artan çatışmalar, bölgesel tansiyonun yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelerin özellikle altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği görülmektedir.

Piyasaların Genel Seyri

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL kuru bu sabah 38,64 seviyesinde işlem görmektedir. Teknik olarak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda rezerv biriktirme politikasına vurgu yapmış ve sıkı para politikasının süreceğini belirtmiştir. Reel efektif döviz kuru ise 72,12 seviyesine gerilemiştir.

TL Tahvil/Bono Piyasası

Hazine’nin gerçekleştirdiği 2 ve 7 yıllık tahvil ihalelerinde toplam 35,3 milyar TL’lik borçlanma gerçekleştirilmiş, bileşik faizlerde yüksek oranlı artışlar dikkat çekmiştir. 2 yıllık tahvilde %47,29, 10 yıllık tahvilde ise %34,80 seviyeleri kaydedilmiştir.

BIST-100: Zayıf Teknik Seyir

BIST-100 endeksi günü %0,25 artışla 9.134 puandan tamamlamış ancak 9.250 direncini kıramamıştır. Teknik olarak;

Kısa vadede 9.000 puan altı kapanışlar, 8.450-8.500 aralığına doğru derinleşen bir düzeltme riskine işaret etmektedir.

EUR/USD Paritesi

Dolar talebi, Trump’ın agresif ve öngörülemeyen politikaları nedeniyle baskı altında kalmakta; buna karşılık Euro tarafında birlik içi yakınlaşma gözlenmektedir. Bu sabah 1,134 seviyesinde seyreden EUR/USD paritesinde;

Altın: Güvenli Liman Talebi Artıyor

Altın fiyatları, artan jeopolitik riskler ve ticaret belirsizliği ile birlikte tekrar yükseliş eğilimine girmiştir. 3.200 dolardan dönen fiyatlar, bu sabah itibarıyla 3.387 dolar seviyelerinde dengelenmiştir. FED toplantısının tonu altın üzerinde belirleyici olacaktır.

Eurobond ve CDS

Türkiye 5 yıllık CDS primi 345 seviyesinde. Eurobond piyasasında yatay bir seyir gözlemlenmiş, birim fiyatlarda küçük çaplı değişimler izlenmiştir. ABD tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı hareketlilik, Eurobond getirilerini baskı altında tutmaktadır.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

Bugün açıklanacak olan FED faiz kararı, piyasalar açısından kritik önemde olacak. Her ne kadar değişiklik beklenmese de sözel yönlendirmeler, Trump’ın tarife politikaları, Çin ile yürütülen görüşmelerin akıbeti ve jeopolitik gelişmelerle birlikte okunacaktır. Powell’ın tarife etkilerine dair vereceği sinyaller, faiz patikasına dair ipuçları sunacaktır.

Türkiye tarafında TCMB’nin sıkı duruşu korunurken, BIST’te zayıf teknik görünüm, dolar kurunda sınırlı yukarı yönlü baskı, tahvil faizlerinde yüksek seviye ve rezerv birikimi vurgusu öne çıkmaktadır.

📌 Yatırımcılar FED sonrası fiyatlamaları dikkatle izlemeli, Trump’ın ticaret politikaları ve Çin ile temasların yönü yakından takip edilmelidir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 28 Nisan 2025

Ticaret Savaşları Gölgesinde Küresel Ekonomik Görünüm, Bilanço Sezonu ve Makro Veriler


ABD: Bilanço Sezonunda Temkinli Hava, Verilerle Beklentiler Sorgulanıyor

Yeni haftaya ABD endeks vadeli işlemleri negatif bir açılışla başlarken, küresel piyasaların gündeminde şirket bilançoları, ticaret savaşları, istihdam verileri ve büyüme tahminleri yer alıyor. Bu hafta S&P 500 endeksine dahil olan 180’den fazla şirketin birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayacağı bildiriliyor. Bu açıklamalar arasında Apple, Amazon, Meta Platforms, Microsoft, Berkshire Hathaway, Eli Lilly ve Visa gibi dev şirketlerin yer alması, piyasaların dikkatinin bu bilançolara çevrilmesine neden oldu. Bu durum, teknoloji hisseleri başta olmak üzere mega cap şirketlerde dalgalanma beklentisini artırmakta.

Şirketlerin genel olarak güçlü bir ilk çeyrek performansı sergilemelerine rağmen, küresel ticaret geriliminin artması nedeniyle ikinci çeyrek ve yıl geneli öngörülerinde revizyonlar yapılmaya başlandığı görülüyor. Özellikle ABD ile Çin arasındaki belirsizlik, şirketleri ihtiyatlı davranmaya zorluyor.

Başkan Donald Trump’ın, Çin’e yönelik söylemlerinde yumuşamaya gitmesi ve Pekin’in bazı ABD mallarını gümrük vergilerinden muaf tutması, gerilimi bir miktar azaltmış olsa da, henüz somut bir ticaret müzakeresi başlangıcının gerçekleşmediği belirtiliyor. Bu durum, piyasalarda belirsizlik temasının canlı kalmasına neden oluyor.

Geçtiğimiz hafta Dow Jones %2,48, S&P 500 %4,59 ve NASDAQ Composite %6,73 oranında değer kazanarak, ay başında Trump’ın yaptığı tarife açıklamaları ile tetiklenen kayıpların önemli bir kısmını geri aldı. Ancak bu yükselişin kalıcılığı için yeni bir pozitif katalizöre ihtiyaç duyuluyor.


ABD Makro Verileri: Büyüme Hız Kesiyor, İstihdam ve Enflasyon Öne Çıkıyor

Bu hafta ABD tarafında açıklanacak makroekonomik veriler arasında en dikkat çeken başlık, 2025 yılı birinci çeyrek GSYİH büyümesi olacak. Beklentiler, yıllıklandırılmış bazda yalnızca %0,4’lük bir büyüme oranına işaret etmekte. Bu, 2022’nin ikinci çeyreğinden bu yana görülen en düşük büyüme oranı olarak kayda geçebilir. Bu zayıflamanın arkasında, tüketici harcamalarındaki yavaşlama ve ithalattaki artış yer alıyor. Yeni tarifelerin, ithalat kalemlerini yukarı taşıması ve tüketim tarafında baskı oluşturması, büyümenin kompozisyonunu bozmuş durumda.

Haftanın diğer kritik verileri arasında, Nisan ayı istihdam raporu da dikkat çekiyor. Mart ayında 228 bin olarak açıklanan istihdam artışının, Nisan ayında 130 bin seviyesine gerilemesi bekleniyor. İşsizlik oranının %4,2’de sabit kalacağı öngörülürken, ücret artışının %0,3 seviyesinde kalması bekleniyor.

Fed’in enflasyon hedeflemesi açısından yakından izlediği Çekirdek PCE Enflasyonu verisinde ise önceki %0,4 seviyesinden %0,1’e gerileme beklentisi hakim. Bu durum, Fed’in faiz patikasında agresif adımlar atma ihtimalini zayıflatabilir. Öte yandan, kişisel gelirlerdeki artışın %0,8’den %0,4’e düşeceği tahmin ediliyor. Harcamalarda ise %0,4’lük bir artışın korunması bekleniyor.

🔔 Hatırlatalım: Bu veriler, piyasa beklentilerini şekillendirmeye devam ederken, yatırımcılar açısından ABD ekonomisinin resesyona girip girmeyeceği yönündeki tartışmaların temelini oluşturacak.


Euro Bölgesi: Büyüme Zayıf, Enflasyon Hedefle Uyumlu

Geçtiğimiz hafta Avrupa borsalarında sınırlı bir rahatlama yaşanırken, ABD-Çin arasında olası bir tarife ateşkesi beklentileri fiyatlamalara yön verdi. Çin’in belirli ABD ithalatına uyguladığı %125’lik tarife oranlarını askıya alma sinyali, Avrupa tarafında iyimserliği destekleyen gelişmelerden biri oldu.

Bu hafta açıklanacak olan Euro Bölgesi GSYİH verilerinde, 2025 birinci çeyrekte %0,2’lik bir büyüme oranı bekleniyor. Bu oran, 2024’ün son çeyreği ile aynı seviyede kalacak gibi görünüyor. Bölgesel dağılımlara bakıldığında:

Enflasyon tarafında ise Euro Bölgesi genelinde yıllık enflasyonun %2’ye gerilemesi beklenirken, bu oran ECB hedefi ile uyumlu bulunuyor. Almanya TÜFE’sinin %0,3 artışla sabit kalması, İspanya’da ise yıllık enflasyonun %2,3’ten %2’ye düşmesi öngörülüyor.

Bu tablo, ECB’nin faiz kararları üzerindeki baskının azalabileceği yönünde yorumlanmakta.


Türkiye: Kredi Notu Sabit, Sıkı Para Politikası Mesajları Öne Çıkıyor

Yurtiçinde geçen hafta dolar/TL kurunda kademeli bir yükseliş eğilimi gözlemlenirken, volatilitenin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin kredi notunu “BB-“, görünümünü ise “durağan” olarak korudu. Bu kararın piyasalar üzerinde ciddi bir etkisinin olmadığı belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafında ise sıkı para politikası mesajları korunmaya devam ediyor. Bu hafta ikincil düzey veriler izlenirken, küresel gündemde ABD büyüme ve istihdam verileri ile ticaret savaşlarının olası etkileri ön planda olacak.

🔎 Öne Çıkan Veriler:


Piyasalar ve Teknik Görünümler

EUR/USD Paritesi:
ABD-Çin ticaret gelişmeleri ve Trump’ın öngörülemeyen tavırları nedeniyle Avrupa’ya yönelen yatırımcı ilgisi, paritenin bir miktar desteklenmesine neden oldu. Ancak Trump’ın son dönemdeki ılımlı açıklamaları, dolar tarafında güçlenmeyi desteklemekte. Teknik olarak:


Petrol (Crude Oil):
Gümrük tarifeleri ve talep endişeleri petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. ABD ve OPEC+ arz artışına ilişkin açıklamalar izlenirken, jeopolitik riskler fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edecek. Teknik seviyeler:


Altın (XAU/USD):
ABD-Çin arasında tansiyonun azalması, altın fiyatlarında geri çekilmelere neden oldu. Ancak jeopolitik risklerin yüksekliği fiyatları desteklemeye devam ediyor. Teknik seviyeler:


NASDAQ 100 (NAS100):
Geçtiğimiz hafta %6’lık yükseliş kaydedildi. Bu hafta açıklanacak bilançolar ve istihdam verileri yön üzerinde etkili olacak. Teknik seviyeler:


BIST-100:
Yukarı yönlü toparlanma çabaları sürerken, küresel risk iştahı ve tarife gelişmeleri belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ve Çin arasındaki gelişmelerin yanı sıra, TCMB politikası ve enflasyon beklentileri izlenecek.


🎯 Gelecek Öngörüleri ve Genel Değerlendirme

Küresel piyasalarda ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler, yatırımcı kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. ABD tarafında büyüme hızında yavaşlama, istihdam piyasasında kırılganlık ve PCE enflasyonundaki düşüş, Fed’in faiz patikasında temkinli bir duruş sergilemesine neden olabilir.

Euro Bölgesi’nde enflasyonun hedefle uyumlu kalması, ECB’nin faiz politikalarında esneklik sağlamasına olanak tanıyabilir. Türkiye’de ise sıkı para politikası, yüksek faiz oranları ve enflasyonla mücadele mesajları korunmaya devam edecek.

🔔 Yatırımcılar için kritik nokta: ABD-Çin ticaret görüşmeleri, tarife kararları ve istihdam verileri, önümüzdeki dönemin yön belirleyicileri olacak.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 24 Nisan 2025

Küresel Piyasalarda Dalgalı Seyir ve Türkiye’de Sıkışık Görünüm Devam Ediyor

Küresel ve yurt içi piyasalarda tarife belirsizlikleri ve jeopolitik gelişmeler etkisini sürdürürken, yatırımcıların temkinli duruş sergilediği bir döneme girilmiştir. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik gümrük tarifelerinde indirime gidebileceği yönündeki açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın görevine devam edeceğine dair verilen güvence, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlamayı beraberinde getirmiştir. Ancak bu söylemlerin kalıcılığı konusundaki soru işaretleri devam etmektedir.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna cephesinde olası bir ateşkes uzlaşısı beklentisiyle global risk iştahında dalgalı bir seyir izlenmiştir. ABD ve Avrupa borsalarında sınırlı yukarı yönlü tepkiler gözlenirken, Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hâkim olmuştur.

Bu yazıyı okumaya devam ederek Borsa İstanbul’daki kritik seviyeleri, dolar/TL kurundaki teknik görünümü ve altın fiyatlarında öne çıkan trendleri detaylıca öğrenebilir, geleceğe dair stratejinizi şekillendirecek öngörülere ulaşabilirsiniz. 💡


BIST-100 Endeksi: Üçgen Formasyonunda Sıkışma Devam Ediyor

Borsa İstanbul’da yukarı yönlü tepki çabalarının zayıf kaldığı bir gün daha geride bırakılmıştır. BIST-100 Endeksi, Salı gününü %0,10’luk sınırlı kayıpla 9.312 puandan tamamlamıştır. Hacimlerin düşük kalması ve yukarı yönlü atakların satışla karşılaşması, piyasadaki temkinli duruşun devam ettiğini göstermektedir.

Kısa vadede teknik analizde öne çıkan üçgen formasyonunun kırılacağı yön, piyasadaki kararsız eğilimin yönünü belirleyecektir. Bu bağlamda, 9.450 seviyesi ilk önemli direnç olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 200 günlük üssel ortalama olan 9.650/700 bandına doğru bir ivmelenme beklenmektedir. Aksi senaryoda, 9.250 seviyesi kritik destek olarak izlenecek, bu seviyenin altındaki kapanışlar ise satış baskısını 9.000 ve 8.600 seviyelerine doğru derinleştirebilecektir.

👉 Siz de yatırım stratejinizi belirlerken 9.450 ve 9.250 seviyelerini yakından takip etmeyi unutmayın!


VİOP X30Y Kontratı: 10.000 Seviyesi Üzerinde Tutunma Mücadelesi

VİOP tarafında X30Y Vadeli Kontrat kapanışı, günü %0,52’lik primle 10.245 puandan tamamlamıştır. Son günlerde 10.000 seviyesinin üçüncü kez test edilmesi dikkat çekerken, yukarı yönlü tepkilerin henüz kalıcı bir güç kazanamadığı gözlemlenmektedir. 10.400 ve 10.600 direnç seviyeleri, bu toparlanma çabalarının kalıcılığı açısından belirleyici olacaktır.

10.000 seviyesinin kırılması durumunda, satış baskısının 9.680 ve 9.500 seviyelerine doğru derinleşme riski artabilecektir. Bu nedenle uzun pozisyon taşıyan yatırımcılar için 10.000 seviyesi kritik bir stop-loss eşiği olarak değerlendirilmektedir.


ABD ve Avrupa Borsaları: Tarifeler ve Fed Yorumları Etkili

ABD hisse senedi piyasalarında, Trump’ın gümrük vergisi indirimi sinyalleri ve Powell’a yönelik görevde kalma güvence açıklamaları etkili olmuştur. Bu gelişmeler, S&P 500 Endeksi’nin %1,67, Nasdaq’ın %2,50 ve Dow Jones’un %1,07 primlerle kapanmasına zemin hazırlamıştır.

Sektörel bazda teknoloji, isteğe bağlı tüketim ve telekomünikasyon hisseleri ön plana çıkarken, zaruri tüketim ve enerji sektörleri negatif performans sergilemiştir. Öne çıkan şirket hareketlerinde, Tesla %5,37 yükselirken, Enphase Energy %15,65 kayıpla dikkat çekmiştir.

Avrupa tarafında ise SAP hisselerindeki %10,62’lik yükseliş Euro Stoxx 50’de en iyi performansı sağlarken, Iberdrola %1,76 düşüşle en zayıf hisse olmuştur.


USD/TRY: Tarife Gelişmeleri ve TCMB Politikası Öne Çıkıyor

Dolar/TL kuru, Trump’ın tarifelerle ilgili yumuşama sinyalleri ve Fed politikalarına dair güvence açıklamaları sonrasında, 38,30 seviyelerinde dengelenmiştir. İç piyasada ise TCMB’nin şahin duruşu ve rezerv artırma çabaları, TL lehine pozisyonları desteklemeye devam etmektedir. Teknik olarak aşağıda 38,00 ve 37,50, yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri öne çıkan destek ve direnç bölgeleri olarak izlenmektedir.


Altın: Belirsizlik Devam Ediyor, Geri Çekilme Eğilimi Güçlendi

Küresel piyasalarda Trump’tan gelen ılımlı mesajlar altın fiyatlarında kısa vadeli bir düzeltme hareketini tetiklemiştir. Önceki gün 3.500 USD seviyelerine yükselen ons altın, dün 3.260 USD seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu sabah itibarıyla 3.324 USD seviyelerinde işlem gören altın için 3.350 ve 3.380 USD direnç, 3.300 ve 3.230 USD destek seviyeleri olarak izlenmektedir.

Altın fiyatlarının seyri, Trump’ın söylemlerindeki değişkenliğe bağlı olmaya devam etmektedir.


Tahvil/Bono ve Eurobond Piyasası: Faizlerde Dalgalı Seyir

Yurt içinde 2 yıllık gösterge tahvil faizi %46,74, 10 yıllık tahvil faizi %34,32 seviyelerinde kapanmıştır. Enflasyon beklentilerinin zayıflaması tahvil faizlerinde gerileme eğilimini desteklerken, TCMB’nin sıkı para politikası bu görünümü pekiştirmektedir.

Eurobond tarafında ise Türkiye 5 yıllık CDS primi 328 seviyesinde kalmaya devam ederken, eurobond getirilerinde sınırlı pozitif seyir korunmuştur.


Genel Değerlendirme ve Gelecek Öngörüleri

Küresel piyasalarda tarife belirsizliklerinin azalmasına yönelik sinyaller, kısa vadeli bir iyimserlik yaratmış olsa da, bu pozitif havanın sürdürülebilirliği hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Özellikle Trump’ın ticaret politikaları ve Fed’e yönelik söylemleri, piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Yurt içinde ise TCMB’nin sıkı duruşu, yüksek faiz ortamı, CDS seviyelerindeki düşüş ve rezerv güçlenmesi hisse senedi piyasasındaki hareketleri baskılamaktadır. Bu koşullar altında, yatırımcıların kritik teknik seviyeleri ve makro gelişmeleri yakından izlemesi gerektiği düşünülmektedir.

Öngörü:
Piyasalarda kısa vadeli yön arayışı devam ederken, teknik seviyelerde yaşanacak kırılmaların yeni bir trend başlangıcı açısından belirleyici olacağı öngörülmektedir. Özellikle BIST-100’de 9.450 direncinin aşılması veya 9.250 desteğinin kırılması, yeni bir fiyatlama dalgasının önünü açabilir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 22 Nisan 2025

Küresel Risk İştahı Zayıflıyor, Piyasalar Trump ve Powell Geriliminden Etkileniyor

Küresel piyasalarda dalgalı seyir sürdürülürken, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergilerine yönelik açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’a dair sert eleştirileri, yatırımcı güvenini zayıflatmaya devam etmektedir. Bu gelişmelerin etkisiyle, dün Avrupa borsalarının büyük bölümünün kapalı olduğu bir ortamda, S&P 500 endeksi günü %2,4 oranında düşüşle tamamlarken, küresel risk barometresi olarak görülen bu endeksin zayıf seyri dikkat çekmiştir.

Trump tarafından yapılan “Powell faizleri düşürmezse ABD ekonomisi yavaşlayabilir” şeklindeki açıklamalar, piyasalarda merkez bankası bağımsızlığına dair soru işaretlerini artırmıştır. Bu durum, ABD dolarında satış baskısını artırmış, uzun vadeli tahvillerde değer kaybı yaşanmasına ve altın fiyatlarının yeni rekor seviyelere yükselmesine yol açmıştır.

📌 Yatırımcılar için not: Bu ortamda piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmeyi unutmayın. Yazının devamında teknik analiz seviyelerini ve günün önemli başlıklarını bulabilirsiniz.


BIST-100 Endeksinde Tepki Zayıf, Yurt İçi Piyasalarda Bekle-Gör Modu

Yurtiçinde haftanın ilk işlem günü BIST-100 endeksinde yatay bir açılış gerçekleşmiş, gün içinde 9.477 seviyesine kadar bir yükseliş denemesi yapılmış ancak kapanışa doğru kazançlar geri verilmiştir. Endeks, günü %0,05 sınırlı bir artışla 9.321,64 puandan tamamlamıştır.

Bankacılık Endeksi %1,16 yükselirken, Sınai Endeks %0,03 artış göstermiştir. Özellikle YKBNK, TOASO ve KCHOL hisselerinde görülen yükseliş, endekse pozitif katkı sağlamıştır. Ancak küresel risk iştahındaki bozulma, BIST üzerinde baskı yaratmaya devam etmektedir.

👉 Hatırlatmakta fayda var: Bu seviyelerde yatırımcıların temkinli kalması ve teknik seviyelere dikkat etmesi önerilmektedir.


Dolar/TL ve Gelişmekte Olan Ülke Paraları: DXY Düşüşte, TL Geride Kalıyor

Dolar/TL kuru, 38,20 seviyesinin üzerinde tutunmayı sürdürmektedir. Dolar Endeksi’nin (DXY) son üç yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, bazı gelişmekte olan ülke para birimlerinde toparlanmayı desteklese de, Türk Lirası’nın göreceli zayıf performansı dikkat çekmektedir.

TCMB’nin faiz artırımı sonrası yaşanan kısa vadeli rahatlamanın kalıcı olamadığı görülmektedir. Kurda olası bir yukarı yönlü hareketin devam etmesi durumunda 38,30 seviyesinin aşılıp 38,40’a doğru bir yükseliş ihtimali masada kalmaktadır.

📌 Gelecek öngörüsü: TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısında vereceği mesajlar, kurun seyrinde belirleyici olacaktır.


EUR/USD: Doların Statüsünde Soru İşaretleri, Parite Güçlü Seyrini Koruyor

EUR/USD paritesi, 1,16 direncine kadar yükselerek Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyelerini test etmiştir. ECB’nin faiz indirim kararı sonrasında Euro’da gözlenen toparlanma, ABD’de tarifeler konusundaki belirsizliklerle birleşince pariteyi yukarı taşımıştır.

Doların rezerv para birimi olma statüsüne dair oluşan endişeler, paritede yukarı yönlü potansiyelin devam edebileceğini göstermektedir.


Sterlin/Dolar: Yükseliş Eğilimi Korunuyor

Sterlin/Dolar paritesi, doların zayıflamasıyla birlikte güçlü seyrini devam ettirmektedir. Dün günü %1,22 artışla tamamlayan paritede, yükselişin ilk direnç noktası 1,367 olarak izlenmektedir.


USD/JPY: Aşağı Yönlü Trend Etkili

Dolar/Japon Yeni paritesinde zayıf seyrin devam ettiği, kısa vadeli alçalan trendin korunduğu görülmektedir. Parite güncel olarak 140,5 seviyesinde işlem görmektedir.


Altın: Güvenli Liman Talebiyle Rekor Üzerinde Seyrediyor

Altında yükselen trend korunmakta, 3500 dolar seviyesine doğru yükselişin devam ettiği izlenmektedir. Altına olan ilginin güçlü kalmasıyla birlikte düzeltmelerin sınırlı kaldığı, yeni rekor denemeleri için alanın açık olduğu gözlemlenmektedir.

💎 Yatırımcılar için not: Jeopolitik risklerin ve merkez bankası hamlelerinin altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği öngörülmektedir.


Ham Petrol: Yükselen Trendde Kalıcılık Arayışı

Ham petrol fiyatları 20 günlük hareketli ortalamanın üzerinde hareket etmeyi sürdürmekte, yükseliş trendinde kalıcılık sinyalleri vermektedir. İşlemler dün 63,73 seviyesinden tamamlanmıştır.


S&P 500 Endeksi: Trump-Powell Gerginliği Satış Baskısı Yaratıyor

ABD borsalarında Trump’ın Powell’a yönelik eleştirileriyle birlikte satış baskısının güçlendiği, S&P 500 endeksinin %2,36 oranında düşüşle kapandığı görülmüştür.

📌 Gelecek öngörüsü: Fed üyelerinin bugün yapacakları konuşmalar ve Trump’tan gelecek yeni açıklamalar, ABD piyasalarında yön belirleyici olacaktır.


Genel Değerlendirme

Bugün küresel piyasalarda Trump-Powell geriliminin risk iştahı üzerinde baskı oluşturduğu, doların zayıfladığı ve buna bağlı olarak altın, Euro ve Sterlin’in güçlendiği bir ortam izlenmektedir. BIST-100 endeksinde ise yatay ve dalgalı seyir korunurken, yatırımcıların teknik seviyelere odaklanarak temkinli kalması önem taşımaktadır.

📊 Önümüzdeki günlerde IMF’nin büyüme tahminleri ve merkez bankası yetkililerinin açıklamaları, piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürecektir. Özellikle ABD tarafında Trump’ın söylemleri ile Fed üyelerinin mesajları arasında bir denge kurulup kurulamayacağı, risk iştahının seyrini belirleyecektir.

Ekonomik Gündem 16 Nisan 2025

[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=nHTvRu7bLac”][vc_column_text]

Yurt içi ve küresel piyasalarda yatırımcılar açısından temkinli bekleyişin sürdüğü bir haftaya girildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Perşembe günü açıklanacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı, Borsa İstanbul’da seyri belirleyecek temel unsur olarak öne çıkarıldı. BIST 100 endeksi, haftanın ilk günlerinde düşük hacimli ve sıkışık bir seyir izleyerek 9.393 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi.

Bu görünümle birlikte, global piyasalarda tarifelere ilişkin haber akışlarının yoğunluğu azalırken, temkinli bir iyimserlik gözlemlendi. Ancak bu iyimserliğin, ticaret savaşlarına dair belirsizliklerle gölgelendiği belirtildi.

Borsa İstanbul’da Teknik Görünüm

BIST 100 endeksinin, dünkü işlemlerde gün içi 9383-9492 bandında hareket ettiği görüldü. 89,1 milyar TL işlem hacmiyle kapanan günde, 35 şirket pozitif, 60 şirket negatif performans gösterdi. En çok değer kazanan sektörler arasında KOBİ-Sanayi, Ulaştırma ve Taş-Toprak yer alırken, Finansal Kiralama-Faktoring, Metal Eşya-Makine ve Teknoloji endekslerinde değer kaybı kaydedildi.

Endekse puan bazında en yüksek katkıyı Türk Hava Yolları, Sasa Polyester ve Ral Yatırım Holding sağlarken; Aselsan, Ford Otosan ve Koç Holding negatif etkileyen hisseler arasında yer aldı.

Teknik olarak bakıldığında, 9.250 seviyesi önemli destek olarak korunurken, bu seviyenin altında 9.130 ve 9.050 noktalarının izlenmesi gerektiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde ise 9.420 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda, 9.660 ve 9.700 direnç seviyelerine doğru tepkilerin artabileceği öngörüldü. Bu nokta aynı zamanda 200 günlük üssel ortalamaya denk gelmesi açısından kritik olarak değerlendirildi.

Küresel Ekonomik Gelişmeler ve Trump Etkisi

ABD Başkanı Donald Trump, ithal edilen kritik minerallere yönelik gümrük tarifesi incelemesi başlattığını duyurdu. Bu karar, küresel ticaret dengesinde yeniden endişelere yol açarken, ABD-Çin ilişkilerinde tansiyonun yükselmesine neden oldu. Çin’in, Boeing uçak teslimatlarını durdurması, misilleme niteliğinde bir hamle olarak kaydedildi.

Öte yandan, Nvidia’nın Çin’e çip satışına getirilen kısıtlamalar sonrasında Asya borsalarında düşüş gözlemlendi. MSCI Asya Endeksi %1,3, Nikkei %0,89, Hang Seng %1,6, CSI300 %0,93 değer kaybetti.

Dolar Endeksi ve Döviz Kurları

ABD Dolar Endeksi (DXY), %0.41 düşerek 99.671 seviyesine geriledi. Dolar, başlıca para birimleri karşısında değer kaybederken; Euro/Dolar paritesi %0,58 artışla 1,1346, Dolar/Yen %0,53 düşüşle 142,47 seviyesinde işlem gördü.

Bu durumun, tarife savaşları ve faiz indirimi beklentileri çerçevesinde şekillendiği belirtildi. FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisinin düşük gelmesi durumunda, faiz indirimleri için alan oluşabileceği yorumları yapıldı.

ECB ve ZEW Endeksi

Avrupa tarafında, ZEW Ekonomik Güven Endeksi, Mart ayındaki 51,6 seviyesinden Nisan ayında -14’e düşerek beklentilerin altında kaldı. Bu düşüş, yatırımcı güveninde gümrük tarifelerinin olumsuz etkisinin açık bir göstergesi olarak yorumlandı.

Euro Bölgesi sanayi üretimi ise Şubat ayında %1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu hafta içinde açıklanacak olan ECB faiz kararı öncesinde, 25 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi fiyatlamalarda etkili olmaya başladı.

Altın: Yeni Zirveler

Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte yeni zirvesine ulaşarak 3.266,65 dolar seviyesini test etti. ABD-Çin gerginliği, artan jeopolitik riskler ve doların zayıflaması, yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu. Çin Merkez Bankası’nın alım yönlü tavrı da bu görünümü destekledi. Teknik olarak 3.300 ve 3.330 Dolar seviyeleri kısa vadede direnç olarak öne çıkarken, 3.250 ve 3.200 Dolar seviyeleri destek olarak izleniyor.

ABD Tahvil Getirileri ve Eurobond Piyasası

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,33, 30 yıllık tahvil faizi ise %4,77 seviyesinde yatay seyretti. Tahvil getirilerindeki dalgalanmanın, FED Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları öncesi sınırlı kaldığı bildirildi. Powell’ın, FED üyesi Waller gibi daha güvercin tonda mesajlar vermesi bekleniyor.

Yurt dışında Türkiye’ye ait Eurobond fiyatları pozitif seyrederken, Türkiye 5 yıllık CDS verisi 344 baz puanla dünü tamamladı. Eurobond faizleri kısa vadede %5,52, orta vadede %7,38 ve uzun vadede %8,41 seviyelerinde gerçekleşti.

TL Tahvil ve Bono Piyasası

İç piyasada, 4 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihalesinde reel bileşik faiz %4,92 olarak belirlendi. Toplam satış 46,88 milyar TL olarak kaydedildi. 2 yıllık gösterge tahvil %48,68, 10 yıllık tahvil ise %34,86 seviyesinde seyretti. PPK toplantısı öncesi faizlerde zirve seviyeler test edildi.

USD/TRY Teknik Görünüm

Dolar/TL, 38,11 civarında işlem görmekte. Teknik olarak 38,24 seviyesi direnç, 37,50 ve 37,00 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor. Trump’ın gümrük tarifeleri ile ilgili tavrı, doların seyrini belirlemeye devam ediyor. FED’in faiz indirimi ihtimali ve ECB’nin genişlemeci tutumu, kısa vadeli kur beklentilerini etkileyebilecek başlıklar arasında.


📌 Genel Değerlendirme

16 Nisan 2025 itibarıyla, piyasalarda belirsizliklerin ve bekle-gör stratejisinin egemen olduğu bir haftaya girildi. PPK faiz kararı, hisse senedi piyasası başta olmak üzere pek çok finansal enstrümanda yön tayin edici olacak. Küresel ölçekte ise Trump’ın ticaret politikaları, FED yönlendirmeleri ve ECB’nin faiz adımları yatırımcılar için belirleyici olacak.

Gelecek Öngörüsü:

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 11 Nisan 2025

Küresel Ekonomide Tarife Sarmalı Derinleşiyor

Küresel piyasalarda ticaret savaşı endişeleri, yeni haftaya damgasını vuran temel tema olmayı sürdürmektedir. ABD Başkanı Donald Trump tarafından Çin’e uygulanan gümrük vergilerinin %145’e yükseltilmesi, ekonomik görünümde belirsizlikleri artırmıştır. Aynı zamanda diğer ülkelere yönelik ek tarifeler için 90 günlük bir erteleme kararı alınmış olsa da, bu gelişmenin piyasalara etkisi sınırlı kalmıştır.

S&P 500 ve Nasdaq gibi önemli endekslerde %3’ü aşan sert düşüşler yaşanırken, önceki gün görülen rallinin büyük kısmı geri verilmiştir. Özellikle ABD-Çin arasındaki tarifelendirme düellosu, finansal piyasalarda güven arayışını tetiklemiştir.

Güvenli Limanlara Talep Artarken ABD Doları Zayıfladı

ABD dolarındaki değer kaybı, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaştığını göstermektedir. İsviçre frangı, dolar karşısında son on yılın en yüksek seviyelerine ulaşırken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri hafta başından bu yana yaklaşık 45 baz puan yükselmiştir. Bu durum, enflasyon beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden olmuştur.

Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak tarihi zirvelerini yenilemiştir. Bu gelişmenin, özellikle Çinli yatırımcıların altın fonlarına yönelmesinden de kaynaklandığı belirtilmiştir.

Asya, Avrupa ve ABD Piyasalarında Dalgalı Seyir

Asya borsalarında haftanın son işlem gününde karışık bir görünüm hâkimdir. Japonya ve Güney Kore borsalarında düşüşler gözlenirken, Çin ve Hong Kong tarafında pozitif kapanışlar gerçekleşmiştir. Avrupa vadelileri pozitif açılışa işaret ederken, ABD vadeli endeksleri de güne yatay bir başlangıç yapmıştır.

ABD Ekonomisi: ÜFE ve Michigan Güven Endeksi Gündemde

Bugünün veri takviminde öne çıkan başlıklar arasında ABD mart ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Michigan Üniversitesi güven endeksi bulunmaktadır. Dün açıklanan TÜFE verisinin beklentilerin altında gelmesi, piyasada kısa vadeli bir rahatlama yaratmıştı. Ancak bugünkü ÜFE verileriyle birlikte enflasyonun üretici fiyatları ayağında da baskılanıp baskılanmadığı analiz edilecektir.

Michigan Üniversitesi güven endeksinin ise düşüş trendini sürdürerek 54 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Bu tablo, ABD tüketici harcamalarında yavaşlama riskine işaret etmektedir.

Türkiye Cephesinde Dengeli Seyir, Ancak Yabancı Satışları Sürüyor

Borsa İstanbul’da dün sınırlı bir pozitif kapanış gerçekleştirilmiştir. BIST-100 endeksi günü %0.68 yükselişle 9.338 seviyesinden tamamlamıştır. Açılışta 9.581 seviyesine kadar yükselme görülmüş ancak gün içerisinde artan satış baskısı endeksin yönünü sınırlamıştır.

Bankacılık endeksi negatif ayrışırken, sanayi hisseleri endeksin taşıyıcısı olmuştur. Teknoloji ve inşaat sektörleri, günün öne çıkan sektörleri olurken; işlem hacmi 92 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.

Öte yandan, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde son üç haftada 34,3 milyar dolarlık düşüş yaşanmıştır. Yabancı yatırımcıların hisse ve DİBS tarafındaki satışlarının da artarak devam ettiği görülmüştür. Bu durum, Türkiye piyasalarına olan güvenin zayıfladığını göstermektedir.

Kur ve Parite Analizleri

Dolar/TL kuru, bu sabah itibarıyla 38,00 seviyesinin hafif üzerinde işlem görmektedir. 38,20 direnci yukarı yönlü ataklar için takip edilirken, aşağı yönlü destek bölgeleri 37,70 ve 37,50 olarak öne çıkmaktadır.

EUR/USD paritesi, ABD’de enflasyonun beklentilerin altında kalmasının ardından 1,14 seviyelerine doğru bir yükseliş trendi yakalamıştır. Kısa vadeli görünüm pozitif olup, 1,12 seviyesi ana destek olarak izlenmektedir.

Sterlin/Dolar paritesi, 1,30’un üzerine çıkarak güçlenmiş; direnç seviyeleri 1,329 ve 1,337 olarak öne çıkmıştır.

Dolar/Japon Yeni ise 143,59 seviyesinde işlem görmekte olup, teknik göstergelerde aşağı yönlü risklerin arttığı dikkat çekmektedir.

Emtia Piyasasında Altın Yükselirken Petrol Düşüşte

Altın ons fiyatı, güvenli liman talebi ile birlikte 3.200 doların üzerine çıkarak yeni zirveler oluşturmuştur. Teknik olarak 3.220 ve 3.240 seviyeleri direnç, 3.180 ve 3.160 destek olarak izlenmektedir.

Ham petrol fiyatları, küresel büyüme beklentilerinin zayıflaması nedeniyle 59 dolar seviyelerine kadar gerilemiştir. Kısa vadeli görünüm negatif olup, 58,11 seviyesine kadar düşüş potansiyeli bulunmaktadır.

ABD Borsalarında Sert Satışlar

S&P 500 endeksinde dün %3,46 oranında değer kaybı yaşanmıştır. Gün içi işlemlerde 5.353 seviyesinden başlayan endeks, gün sonunda 5.268 seviyesinde kapanmıştır. MACD göstergeleri sat sinyali verirken, 5.396 seviyesi direnç olarak öne çıkmaktadır.

Nasdaq ve Dow Jones tarafında da benzer şekilde sert satışlar izlenmiştir. Özellikle teknoloji hisseleri düşüşün öncüsü olurken, sadece temel tüketim hisseleri pozitif bölgede kapanış yapabilmiştir.

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi: Enflasyon ve Kur Beklentilerinde Gerileme

Nisan ayı TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, beklentilerde iyileşmeler olduğunu ortaya koymuştur. Yıl sonu TÜFE beklentisi %28,04’ten %27,70’e gerilerken, dolar/TL beklentisi ise 42,79’dan 42,50 seviyesine düşürülmüştür.

2025 yılı büyüme beklentisi %3,1, 2026 yılı beklentisi ise %4,0 olarak güncellenmiştir. Bu gelişmeler, piyasa beklentilerinin bir miktar daha iyimser hale geldiğini göstermektedir.


🌐 Gelecek Öngörüleri


📊 Genel Değerlendirme

Bugünün ekonomik gündeminde, ABD-Çin ticaret geriliminin etkileri piyasalarda sert dalgalanmalara neden olmaktadır. Altın, döviz ve borsa piyasalarında yüksek oynaklık gözlenmiştir. ABD’de enflasyon verilerinin ardından üretici fiyatları ve tüketici güveni verileri dikkatle izlenirken, Türkiye’de TCMB anket sonuçları ve rezerv gelişmeleri öne çıkmaktadır. Önümüzdeki günlerde piyasalarda risk iştahının yönü, Trump yönetiminin gümrük tarifelerine ilişkin politikaları ve Fed’in para politikası sinyalleri ile şekillenecektir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 4 Nisan 2025

Küresel piyasalarda Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin yarattığı dalga etkisi derinleşerek sürdürülmüştür. Başta ABD, Avrupa ve Asya piyasaları olmak üzere tüm dünyada risk iştahı belirgin biçimde azalmıştır. ABD borsaları son yılların en sert kayıplarını yaşamış, bu durum tahvil piyasasına ve döviz kurlarına da yansımıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık bildirgesi” olarak nitelendirdiği gümrük vergisi artışları, küresel ticaretin istikrarına dair belirsizlikleri artırmıştır. Söz konusu gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamaları açısından değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde de ciddi değişimlere neden olmuştur.
Trump’ın Tarifeleri: Ticaret Savaşında Yeni Perde
ABD Başkanı Trump tarafından açıklanan ve 5 Nisan itibarıyla yürürlüğe girecek olan yeni tarifelerin, temel vergi oranını %10 olarak belirlediği, ancak bu oranın bazı ülkeler için %50’ye kadar çıkabildiği aktarılmıştır. Özellikle Çin’e yönelik ek tarifelerin %54’e ulaştığı, AB ve Türkiye’ye de %20 ve %10 oranında vergiler uygulandığı duyurulmuştur. Trump bu adımı, ABD’nin ekonomik bağımsızlığını korumak amacıyla attığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda misilleme korkularını tetiklemiştir.
Bu çerçevede, Avrupa otomotiv sektörü başta olmak üzere dış ticarete duyarlılığı yüksek olan birçok sektörde sert geri çekilmeler gözlenmiştir. Avrupa’da yatırım projelerinin askıya alınması yönündeki çağrılar, yatırım ortamında tedirginlik yaratmıştır.
Küresel Borsalarda Tarihi Düşüşler
Wall Street’teki satış dalgası, Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endekslerini sert biçimde etkilemiştir. Dow Jones günü %-3,98, S&P 500 %-4,84, Nasdaq ise %-5,97 düşüşle tamamlamıştır. Bu düşüşlerin ardından toplamda yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri buharlaşmıştır. Teknoloji devleri olan Apple, Meta, Nvidia ve Amazon, çift haneli değer kayıplarıyla öne çıkmıştır. Bu durum, Bloomberg Milyarderler Endeksi’nde günlük bazda 208 milyar dolarlık servet kaybı ile sonuçlanmış ve pandemiden bu yana en sert kayıplardan biri olarak kaydedilmiştir.
Asya ve Avrupa borsalarında da benzer eğilimler sürerken, endekslerin büyük kısmı %1 ila %3 arasında gerilemiştir. Riskli varlıklardan kaçışın hızlandığı bir süreç yaşanmıştır.
Fed ve Para Politikası: Belirsizliğin Yeni Adı
Trump’ın tarifeleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası stratejisini daha karmaşık hale getirmiştir. Enflasyonist baskıların artabileceği ancak ekonomik büyümenin baskılanabileceği beklentisi, Fed’in karar alma mekanizmalarını zorlaştırmıştır. Fed’in Haziran ayında faiz indirimi yapma olasılığı %83 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar üç faiz indirimi beklentisi güç kazanmıştır.
Piyasaların gözü bugün TSİ 18:25’te Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı konuşmaya çevrilmiştir. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması durumunda, Fed’in daha güvercin tutum benimsemesi olası görülmektedir.
Tahvil Faizleri ve Dolar Zayıfladı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, 40 baz puanlık düşüşle %3,98 seviyesine kadar gerilemiştir. Bu gelişme, yatırımcıların riskten kaçarak güvenli limanlara yöneldiğini ortaya koymuştur. Dolar Endeksi (DXY) gerilemiş, buna paralel olarak EUR/USD paritesi %1,8 yükselmiş ve 1,1052 seviyesine ulaşmıştır. Teknik olarak, 1,1150 seviyesi direnç, 1,10 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Altın ve Petrol: Volatilite Artıyor
Altın fiyatları, ABD kaynaklı satış baskısına rağmen küresel resesyon endişelerinin etkisiyle destek bulmaya çalışmıştır. XAU/USD %0,6 düşüşle 3.115 seviyesinden kapanmıştır. Teknik analizde 3.120 seviyesi direnç, 3.054 seviyesi ise destek olarak izlenmektedir.
Brent petrol, resesyon endişeleri ve arz artışı nedeniyle %6,4 düşerek 70,1 dolara gerilemiştir. OPEC+ ülkelerinin üretimi artırma kararı, fiyatların üzerinde baskı yaratmıştır. Teknik olarak 67,90 – 67,04 destekleri ve 70,60 – 71,70 dirençleri öne çıkmaktadır.
Türkiye Cephesi: Enflasyonda Yavaşlama, Kurda Sınırlı Dalgalanma
Mart ayı TÜFE verisi, aylık %2,46 artış ile beklentinin altında kalmış; yıllık bazda ise %38,10 seviyesine gerileyerek Aralık 2021’den bu yana en düşük seviye kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE ise yıllık %23,50 artışla Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeyi görmüştür. Enflasyonda gözlenen bu yavaşlama, iç piyasada olumlu bir hava yaratmış olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketlerin enflasyonist baskı oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
Dolar/TL kuru 37,88 – 38,0 bandında işlem görmeye devam etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde 41,53 seviyesi hedef olarak öne çıkarken, geri çekilmelerde 37,17 – 36,84 aralığı destek konumundadır.
Borsa İstanbul ve VIOP: Temkinli Seyir
BIST-100 endeksi, günü %0,41 düşüşle 9.484 puandan tamamlamıştır. Teknik olarak 9.750 – 9.865 direnç seviyeleri ve 9.420 – 9.200 destek seviyeleri takip edilmektedir.
VIOP30 Yakın Vade Kontratı, günü %1,03 düşüşle 10.614 puanda kapatmıştır. Yukarı yönlü hareketlerde 10.910 – 11.240 – 11.625 seviyeleri direnç; aşağı yönlü hareketlerde ise 10.425 – 9.975 seviyeleri destek olarak izlenmektedir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Önümüzdeki günlerde, ABD’den açıklanacak enflasyon verileri kritik öneme sahip olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarının düşüşü, manşet enflasyonda gerileme beklentilerini güçlendirmektedir. Ancak, tarifelerin etkisiyle artan ithalat maliyetlerinin fiyatlara yansıması ve çekirdek enflasyon üzerindeki baskı sürdürülebilirliği riske atabilir.

Fed’in para politikasına yönelik stratejik kararı, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını ve gelişen ülke para birimlerini de etkileyecektir. Türkiye açısından küresel likiditeye erişim, hem döviz kuru hem de iç talep üzerinde belirleyici olacaktır.

Genel Değerlendirme

Trump’ın yeni tarifeleriyle birlikte, küresel piyasalarda sert satışlar, resesyon kaygıları ve artan belirsizlikler öne çıkmıştır. ABD başta olmak üzere tüm dünyada yatırımcıların riskten kaçış davranışları belirginleşmiş, tahvil ve altın gibi güvenli limanlara yönelim artmıştır. Fed’in faiz indirimi olasılığı fiyatlanmakta, ancak enflasyon belirsizlikleri stratejik belirsizliği artırmaktadır.
Türkiye’de açıklanan enflasyon verileri beklentilerden olumlu gelse de, döviz kuru ve küresel fiyatlama baskıları dikkatle izlenmektedir. İç piyasalarda temkinli görünüm sürerken, Borsa İstanbul’daki teknik seviyeler yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilmektedir.