Ekonomik Gündem | 20 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Moody’s’ten Kredi Notu Şoku: ABD “Aaa” Statüsünü Kaybetti

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD’nin uzun vadeli kredi notunu Aaa’dan Aa1’e indirerek, ülkenin artık üç büyük kuruluş nezdinde de en yüksek kredi notuna sahip olmadığını teyit etti. Bu hamleyle birlikte yüksek borçluluk seviyesi, genişleyen bütçe açığı ve siyasi kutuplaşma temel gerekçeler olarak gösterildi.

Özellikle Trump liderliğinde beklenen vergi indirimlerinin mali disiplini daha da zayıflatacağı öngörüsünde bulunulurken, Kongre ile yaşanan uzlaşmazlıklar da uzun vadeli mali fayda beklentilerini azaltmakta. Moody’s’in bu kararı “malumun ilamı” olarak yorumlandı ve yatırımcı cephesinde ilk anda sınırlı etki yarattı.

📉 Kredi notu düşüşü sonrası ilk etapta ABD hisseleri ve tahviller satış görürken, güvenli liman talebiyle altın değer kazandı. Ancak yeni hafta başlarken piyasa bu kararı hızlıca sindirdi ve risk iştahı yeniden canlandı.


Trump’tan Vergi İndirimi Hazırlığı: Piyasa Duyarsız mı Kalacak?

2024 seçim süreci yaklaşırken Trump’ın yeni gündem maddesi: vergi indirimleri. Kendi ekonomi modelinde büyümeyi tetikleyecek adımlar arayan Trump’ın bu hamlesi, bütçe disiplinini daha da zayıflatabilir. Özellikle Moody’s’in uyarılarında bu başlık öne çıkmakta.

Ancak piyasa tepkileri kısa vadede oldukça sınırlı kaldı. Bu gelişmenin orta ve uzun vadede ABD tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırabileceği düşünülüyor.


FED Yetkililerinden “Temkinli” Mesajlar

ABD’de enflasyon beklentileri Michigan Üniversitesi anketine göre bozulma göstermeye devam ediyor. 1 yıllık beklenti %7,3, 5-10 yıllık beklenti ise %4,6 seviyesine ulaştı. Bu oranlar, piyasada fiyatlama davranışlarını etkileyebilecek nitelikte.

New York Fed Başkanı John Williams ve Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, Haziran ve Temmuz aylarının belirleyici olmayabileceğini, ancak enflasyonla mücadelede dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bu da Fed’in faiz indirimi konusunda acele etmeyeceğini işaret ediyor.


Dolar ve Parite Görünümü: Trump Faktörü DXY’yi Baskılıyor

Dolar Endeksi (DXY) Cuma gecesi 101 seviyesini test etse de, bu sabah 100,35 seviyesinde dengelendi. Trump’ın vergi indirimleri, Çin ile geçici ticaret ateşkesi ve iç siyasi belirsizlik, doları yönsüz bırakıyor.

USD/TRY kuru ise bu sabah itibarıyla 38,82 seviyesinde işlem görmekte. Teknik olarak 38,50 ve 38,00 destek; 39,00 ve 39,50 ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.

EUR/USD paritesi 1,124 civarında işlem görürken, 1,125 – 1,136 direnç; 1,115 – 1,11 ise destek seviyeleri olarak izleniyor. Paritede yön yukarı ancak FED ve Trump faktörü dikkatle izlenmeli.


Altın: Güvenli Liman Talebi ve Not İndirimi Etkisi

Moody’s kararı sonrası altın fiyatları yeniden güç kazandı. Ancak yeni haftada, piyasaların bu gelişmeyi sindirmesiyle birlikte ons altın 3.210 dolar civarında yatay-sınırlı negatif bir seyir izliyor.

Altın için 3.225 – 3.240 dolar seviyeleri gün içi direnç; 3.200 – 3.177 dolar seviyeleri destek olarak öne çıkmakta. FED’in temkinli tutumu ve Trump’ın mali disiplini zorlayabilecek adımları, altın tarafında potansiyel volatiliteyi artırabilir.


BIST-100: Teknik Güçlenme Sürüyor, Hedef 9800

BIST-100 endeksi, 9650 direncini kırarak yukarı yönlü görünümünü güçlendirdi. XBANK endeksinin öncülüğünde gelen alımlar, kısa vadede 9800 seviyesinin hedeflenmesini mümkün kılmakta. Teknik olarak:

Bankacılık endeksi tarafında ise 12.100 üzerinde kalıcılık, yukarı yönlü hareketin devamı için pozitif işaret olarak görülüyor.


TL Tahvil ve Eurobond Piyasası: Dönüş Sinyali mi?

TL tahvillerinde Mart ayındaki dalgalanma sonrası düşüş döngüsü yeniden gündemde. 2 yıllık tahvil faizi %45,11, 10 yıllık faiz %33,99 seviyesinde bulunmakta. Bu seviyeler düşüş kanalının devamı anlamına gelebilir. Özellikle yeni bir dış şok yaşanmadıkça yurtiçi faizlerde düşüş eğilimi sürebilir.

22 Mayıs Perşembe günü açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu bu noktada belirleyici olacak. Enflasyon beklentilerindeki revizyonlar, tahvil ve bono faizleri üzerinde yön tayin edici olabilir.

Eurobond piyasasında ise not indiriminin ilk etkisi negatif olurken, dün itibarıyla hava yumuşadı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 295 seviyesine gerilerken, kısa vadeli Eurobond fiyatları sınırlı kayıplar yaşadı.


Jeopolitik Gelişmeler: İstanbul’da Barış Umudu

Putin ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesi, İstanbul’da barış görüşmelerinin yeniden başlayabileceğine dair beklentiyi artırdı. Rusya-Ukrayna arasındaki diplomatik kanalın açık kalması, enerji fiyatları ve küresel risk iştahı üzerinde olumlu etki yaratmakta.

Bu süreçte Karadeniz’de bulunan 30 milyar dolarlık doğalgaz rezervi haberi ise Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir fırsat penceresi sunmakta.


Genel Değerlendirme ve Öngörüler

📌 Yatırımcılar için kritik başlıklar:

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem – 12 Mayıs 2025

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

Küresel piyasalar, jeopolitik tansiyonun düşmesi, ticaret savaşlarında uzlaşma sinyalleri, ve merkez bankalarının belirsizlikten duyduğu endişeler ile yeni haftaya daha pozitif bir zeminde başlıyor. İstanbul’da yeniden başlayacak olan Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri, ABD’nin Trump liderliğinde bu kez barıştan yana tavır takınması ve Çin ile ticaret müzakerelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, küresel risk algısında yumuşamaya neden olmuş durumda.

Jeopolitik Gelişmeler: Barışa İstanbul Damgası

2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 3 yıl sonra yeniden İstanbul’da barış masası kuruluyor. Putin’in öncülüğünde ve Zelenskiy’nin kabulüyle planlanan 15 Mayıs zirvesi, bu kez ABD’nin barışa destek vermesiyle daha umut verici bulunuyor. Bu gelişme, sadece bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi riskleri de azaltabilecek potansiyele sahip.

Trump’ın Pakistan-Hindistan geriliminde arabuluculuk rolü ve ABD-İran nükleer görüşmelerindeki ilerleme de risk primlerini azaltan unsurlar olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, küresel yatırımcı algısı daha pozitif bir çerçevede şekilleniyor.

📌 İstanbul’un diplomatik merkez olarak öne çıkması, Türkiye’nin dış politika etkisini ve bölgesel ticaretteki rolünü artırabilir. Bu yönelimi izlemeye devam edin.

ABD Ekonomisi: Tarife Belirsizliğinden Müzakereye

Trump’ın agresif gümrük politikaları yerini müzakereye bırakırken, ABD-Çin görüşmeleri ilk aşamada yapıcı geçti. Ancak analistler, süreçte dalgalanma olabileceğini, fakat çözüm arzusunun fiyatlamalara pozitif katkı sağlayacağını belirtiyor.

Bu hafta açıklanacak olan ABD TÜFE verisi, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Beklentiler:

Beklenti altı rakamlar, risk iştahını artırabilir, aksi durumda FED politikaları yeniden gündeme gelebilir. FED Başkanı Powell’ın “bekleyip görme” yaklaşımı devam ediyor.

🎯 Faiz patikalarının netleşmesi, tahvil ve dolar yatırımcıları için yön belirleyici olabilir. Takipte kalın.

Euro Bölgesi: ECB’nin Stratejik Bekleyişi

Avrupa Merkez Bankası (ECB) da FED ile paralel olarak mevcut politika duruşunu koruyor. Yıl sonuna kadar toplamda 60 baz puanlık faiz indirimi fiyatlamalara yansımış durumda. Ancak bu beklenti, Trump’ın dış politika yönelimiyle doğrudan ilişkili hale gelmiş durumda.

EUR/USD paritesi, 1,123 seviyelerinde yatay seyrediyor. 1,13 ve 1,135 direnç; 1,12 ve 1,115 destek olarak izlenebilir.

Türkiye Ekonomisi: Merkez Kararlılığı, Hazine İhaleleri

TCMB Başkanı Karahan, şahin tutumu sürdürüyor ve dezenflasyon sürecini kararlılıkla devam ettirme mesajı veriyor. Faizlerde erken indirim beklentisi baskılanırken, 22 Mayıs’ta açıklanacak Enflasyon Raporu piyasalar için kritik olacak.

Bu hafta Hazine, 4 yıl vadeli TLREF ve TÜFE’ye endeksli kıymet ihaleleriyle borçlanma programını sürdürecek.

İç veri akışı:

💡 2025 sonu için %30,2 TÜFE ve %35 politika faizi beklentileri geçerliliğini koruyor.

USD/TRY: Sınırlı Yukarı Eğilim Sürüyor

ABD ve Çin arasındaki yumuşama, dolarda küresel pozitiflik yaratıyor. İçeride ise TCMB’nin duruşu kuru dengelemeye çalışıyor. Kur, bu sabah 38,75 seviyelerinde işlem görüyor. Teknik seviyeler:

Dolar Endeksi (DXY) 100,6 seviyelerinde, ana direnç 101, destek 97.

TL Tahvil/Bono: Sakinlikten Destekli Geri Dönüşe

Geçtiğimiz haftalarda tahvil piyasası ılımlı seyrini sürdürdü. 2 ve 10 yıllık tahvillerdeki dar bant hareketi, mart dalgalanmasının etkilerinin azaldığını gösteriyor. TCMB’nin şahin mesajları sürdükçe faiz gevşemesi sınırlı kalabilir.

22 Mayıs’taki enflasyon raporu, tahvil piyasasında yön belirleyici olabilir.

BIST-100: Kritik 9.000 Desteğinden Yukarı Tepki

Geçtiğimiz hafta 9.000 desteğinden gelen tepki alımları, BIST-100 endeksini 9.390 seviyesine taşıdı. Yukarı yönlü hareketin homojen sektör dağılımıyla desteklenmesi olumlu bir işaret.

📈 9.000 seviyesi altında stop-loss kurguları göz önünde bulundurulmalı.

Altın: Güvenli Liman Talebi Azalıyor

Jeopolitik risklerin düşmesi ve enflasyon endişelerinin sabit kalması, altına olan talebi sınırlıyor. Trump’ın ılımlı tarifeleri ve ABD-Çin müzakereleri, güvenli liman ihtiyacını azaltıyor.

Altın fiyatı, bu hafta ABD enflasyon verisi ile yön bulabilir.

Eurobond ve CDS: Dış Piyasada Temkinli İyimserlik

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,42 seviyesine yükseldi. Dış piyasada tarife belirsizliğinin azalması ve risklerin düşmesi Eurobond fiyatlarını sınırlı negatif etkiledi. Türkiye 5 yıllık CDS verisi 332 seviyesinde.


Genel Değerlendirme

13 Mayıs itibarıyla küresel piyasalar, jeopolitik barış çabaları ve ticaret müzakerelerinde yumuşama sinyalleri ile daha olumlu bir zemine evriliyor. FED ve ECB’nin bekle-gör stratejisi, enflasyon verilerinin stabil kalması halinde yeni bir yön haritası sunabilir. BIST-100’deki teknik toparlanma, kritik eşiklerin korunmasıyla ivmelenebilir. İçeride ise TCMB’nin şahinliği, kısa vadede TL varlıklarına destek sunmaya devam edecektir.

✅ Önümüzdeki günlerde gözler, ABD TÜFE verisi ve Türkiye cari açık rakamında olacak. Piyasaları şekillendirecek bu verileri dikkatle takip edin.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Ekonomik Gündem 28 Mart 2025

Küresel piyasalarda öne çıkan ana tema, ABD Başkanı Donald Trump’ın ithal otomobillere uygulayacağı %25 oranındaki yeni gümrük tarifeleri olurken, bu karar piyasalarda risk algısını olumsuz yönde etkileyerek tedirginlik yaratmıştır. Tarife kararı, başta Avrupa Birliği, Kanada ve Asya ülkeleri olmak üzere ABD’nin büyük ticaret ortakları tarafından misilleme riski doğurmuş ve bu durum ticaret savaşı endişelerini tırmandırmıştır. Bu kapsamda, altın fiyatları ons başına 3.070 dolarla yeni bir zirve yaparak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
ABD endekslerinde ise satıcılı bir seyir izlendiği gözlenirken, Dow Jones %0,37, S&P 500 %0,33 ve Nasdaq Composite %0,53 düşüş kaydetmiştir. Otomotiv devlerinden General Motors %7,4, Ford ise %3,9 oranında değer kaybetmiştir. Seans sonrasında, spor giyim devi Lululemon’un 2025 beklentilerini aşağı yönlü revize etmesiyle hisseleri %10,1 oranında gerilemiştir.
Fed İçinde Tarife Endişesi Öne Çıktı
ABD Merkez Bankası yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, tarifelerin enflasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekilmiştir. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, belirsizliklerin yoğun olduğu mevcut ortamda, orta derecede kısıtlayıcı para politikası duruşunun sürmesinin uygun olacağını ifade ederken; Boston Fed Başkanı Susan Collins ise tarifelerin yakın vadede enflasyonu artırmasının kaçınılmaz olduğuna vurgu yapmıştır.
Bugün açıklanacak olan Şubat ayı Çekirdek Kışisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi, Fed tarafından enflasyonun ölçülmesinde tercih edilen önemli bir göstergedir. Beklentiler, Şubat ayında PCE enflasyonunun yıllık bazda %2,5, çekirdek PCE enflasyonunun ise %2,7 seviyesinde gerçekleŞceği yönündedir. Bu beklentilerin üzerinde ya da altında gelecek veriler, piyasalarda yeni fiyatlamaların tetikleyicisi olabilir.
Euro Bölgesi’nde Endişeler Arttı
Avrupa hisse senedi piyasaları da tarifelere dair endişelerle birlikte negatif kapanış yapmıştır. Stoxx 50 Endeksi %0,8, Stoxx 600 Endeksi %0,5 oranında gerileme göstermiştir. Otomotiv sektörü %1,1 oranında düşerken, Stellantis %4,6, Mercedes-Benz ve BMW hisselerinde de baskı hissedilmiştir. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklamada, bu kararın hayal kırıklığı yarattığı ancak AB’nin ekonomik çıkarlarını korurken diplomatik bir çözüm arayacağı vurgulanmıştır.
Asya Piyasaları da Etkilendi
Asya tarafında ise tarifelerin yol açtığı ticaret savaşı endişeleriyle birlikte Nikkei 225 Endeksi %1,99, Shanghai Bileşik Endeksi %0,48, Hang Seng Endeksi %0,60 oranında düşüş göstermiştir. Japonya’da Tokyo çekirdek enflasyonu yıllık bazda %2,4 olarak kaydedilmiş, bu da para politikası üzerinde baskı oluşturmaya devam etmiştir.
Altın Fiyatları ve Teknik Görünüm
Altın (XAUUSD), tüm zamanların zirvesine çıkarak 3.070 dolar seviyesini test etmiş, yukarı yönlü hareketin devam etmesi durumunda 3.090 ve 3.110 dolar seviyeleri direnç, geri çekilmelerde ise 3.050 ve 3.030 dolar seviyeleri destek olarak takip edilmektedir. Bu artışın, jeopolitik riskler ve artan enflasyon beklentileriyle desteklendiği görülmektedir.
Gümüş (XAGUSD) tarafında ise teknik olarak satıcılı bir seyir izlenmekte olup, 34,10 ve 33,90 seviyeleri destek; 34,50 ve 34,70 seviyeleri direnç olarak izlenmektedir.
BIST 100 ve Yurt İçi Gelişmeler
Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi, %0,38 oranında değer kaybederek 9.612 puandan kapanış yapmıştır. Endekste yaşanan geri çekilmelerde 9400 seviyesi destek olarak ön plana çıkarken, 9800 seviyesi ise direnç bölgesi olarak izlenmeye devam edilmektedir. Bayram tatili öncesinde yaşanan belirsizlik nedeniyle piyasalarda hacim zayıflamış ve temkinli bir fiyatlama gözlenmiştir.
TCMB tarafından yayımlanan Para Politikaları Kurulu Ara Toplantı Özeti’nde, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi halinde para politikasının sıkılaştırılacağı belirtilmiştir. Bu mesaj, piyasalarda sıkı para politikalarının süreceği algısını desteklemiştir.
Şubat ayı işsizlik oranı %8,2’ye gerilerken, dış ticaret açığı 7,77 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiştir. TCMB’nin swap hariç net rezervlerinin 52,3 milyar dolara gerilemesi, piyasalarda dikkat çeken başka bir gelişme olmuştur.
USD/TRY, dar bantta yatay hareket ederken 38,01 civarında seyretmeye devam etmektedir. Teknik olarak 37,88 seviyesi destek, 41,53 seviyesi ise tarihi zirve olarak direnç bölgesi niteliği taşımaktadır.
Petrol (UKOIL) fiyatlarında, Trump’ın tarife politikalarının etkisiyle 3. haftalık kazanca doğru ilerleyen bir seyir izlenmekte; teknik olarak 72,50 ve 71,90 dolar seviyeleri destek, 73,60 ve 74,20 dolar seviyeleri direnç noktaları olarak izlenmektedir.
Gelecek Öngörüleri
2 Nisan’da uygulamaya girecek olan tarifelerin piyasalarda yeni bir fiyatlama dalgası yaratması muhtemeldir. Bu nedenle, riskli varlıklardan çıkışlar artabilir.

Genel Değerlendirme

28 Mart 2025 tarihinde, küresel piyasalarda ticaret savaşı endişeleri, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler ön plana çıkarken; başta altın ve gümüş olmak üzere güvenli limanlara yönelim hız kazanmıştır. ABD ve Avrupa borsalarındaki satıcılı seyir, Trump’ın tarifeler konusundaki sert tutumunun fiyatlamalara etkisini net bir şekilde göstermiştir. Önümüzdeki haftalarda bu tarifelerin uygulamaya konması, fiyatlamalarda yeni bir oynaklık yaratabilecektir.

Altın ve gümüş fiyatlarındaki yukarı yönlü trend, şimdilik güçlü görünmektedir ancak aşırı fiyatlanma nedeniyle kâr satışları göz ardı edilmemelidir. ABD’den gelecek olan çekirdek PCE verisi ve 2 Nisan’daki tarife uygulaması, nisan ayının başında piyasa güneminde belirleyici olacaktır.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.