Ekonomik Gündem 2 Nisan 2025

ABD Piyasalarında Gözler Trump’ın Tarifelerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklayacağı yeni gümrük tarifeleri, piyasalarda beklenti yaratmış ve küresel risk algısını yükseltmiştir. Vadeli işlemlerde temkinli bir seyir izlenmiş, S&P 500, Dow Jones ve Nasdaq farklı yönlerde kapanışlar gerçekleştirmiştir. Özellikle Tesla (+%3,6), Nvidia (+%1,6) ve MicroStrategy (+%6,2) gibi teknoloji hisseleri pozitif ayrışmıştır. Ancak imalat sektörü verileri, toparlanmanın kırılgan olduğunu göstermiştir. ISM İmalat Endeksi, Mart ayında 49’a gerileyerek sektörde daralma sinyali vermiştir.
ABD Ekonomik Verileri ve Tarife Politikası Ayrıca, ABD’nin çelik, alüminyum ve otomobil ithalatına yönelik uyguladığı ek tarifeler, ticaret savaşları endişesini tekrar gündeme taşımıştır. Trump yönetimi, bu hamlelerle ticaret açığını azaltmayı hedeflemekte; ancak uygulamanın küresel enflasyonist baskılara neden olabileceği düşünülmektedir. Şubat ayı JOLTS açık iş pozisyonları, 7,57 milyonla beklentilerin altında kalmıştır.
Euro Bölgesi: Enflasyon Geriledi, Misilleme Mesajı Geldi Euro Bölgesi’nde Mart ayı enflasyonu %2,2’ye gerileyerek Avrupa Merkez Bankası’nın %2’lik hedef seviyesine yaklaşmıştır. Bu gelişme, ECB’nin Nisan ayında faiz indirimi yapabileceğine dair beklentileri artırmıştır. Aynı zamanda, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD tarifelerine karşı misillemeye hazır olduklarını açıklamıştır. Otomotiv, ilaç, yarı iletken ve kereste gibi sektörlerin tarifelerden etkilenmesi beklenmektedir.
Türkiye: Enflasyon ve Bayram Öncesi Piyasa Beklentileri Türkiye’de İstanbul enflasyonu Mart ayında %3,79 olarak gerçekleşmiştir. 4 Nisan’da açıklanacak TÜFE verisi için piyasa beklentisi aylık %2,9 düzeyindedir. Yıllık TÜFE’nin ise %38,91 olarak gelmesi beklenmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 17 Nisan’da faiz kararını açıklayacaktır. Yüksek gelen enflasyon verileri, faiz indirimi beklentilerini azaltabilir.
Türkiye’de Ekonomik Aktiviteye Dair Veriler Kapasite Kullanım Oranı %75,2’ye yükselmiş, Reel Kesim Güven Endeksi 103,2 olarak ölçülmüştür. Sektörel güven endeksleri karışık bir tablo sunmuştur: perakende ve inşaatta düşüş, hizmet sektöründe sınırlı artış gözlemlenmiştir. Şubat ayı dış ticaret açığı %14,8 artışla 7,77 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
Borsa İstanbul’da Bayram Öncesi Güçlü Kapanış BIST-100 endeksi haftayı %6,8 değer kazanarak 9.659 puandan tamamlamıştır. Sanayi hisseleri %7,11 artarken, bankacılık hisselerinde artış %2,03 ile sınırlı kalmıştır. Endekste teknik olarak 9.422 seviyesi önemli destek, 9.830 ise ara direnç olarak izlenmektedir.
Altın ve Gümüşte Güvenli Liman Etkisi XAUUSD (Altın) fiyatı 3.113 dolar seviyesine ulaşırken, 3.150 ve 3.175 dolar dirençleri izlenmektedir. XAGUSD (Gümüş) fiyatı da yükseliş eğilimini sürdürerek 34.20 dolar direncine yaklaşmıştır.
Döviz ve Parite Gelişmeleri

Gelecek Öngörüleri

Genel Değerlendirme 2 Nisan 2025 tarihli ekonomik gelişmeler, ticaret savaşı endişeleri, enflasyon baskısı ve küresel makroekonomik belirsizliklerin bir arada etkili olduğu bir döneme işaret etmektedir. ABD, Avrupa ve Türkiye’den gelen veriler, ekonomik görünümün kırılgan yapısını gözler önüne sermiştir. Bu çerçevede yatırımcıların dikkatli ve temkinli davranmaları önerilmektedir.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 28 Mart 2025

Küresel piyasalarda öne çıkan ana tema, ABD Başkanı Donald Trump’ın ithal otomobillere uygulayacağı %25 oranındaki yeni gümrük tarifeleri olurken, bu karar piyasalarda risk algısını olumsuz yönde etkileyerek tedirginlik yaratmıştır. Tarife kararı, başta Avrupa Birliği, Kanada ve Asya ülkeleri olmak üzere ABD’nin büyük ticaret ortakları tarafından misilleme riski doğurmuş ve bu durum ticaret savaşı endişelerini tırmandırmıştır. Bu kapsamda, altın fiyatları ons başına 3.070 dolarla yeni bir zirve yaparak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
ABD endekslerinde ise satıcılı bir seyir izlendiği gözlenirken, Dow Jones %0,37, S&P 500 %0,33 ve Nasdaq Composite %0,53 düşüş kaydetmiştir. Otomotiv devlerinden General Motors %7,4, Ford ise %3,9 oranında değer kaybetmiştir. Seans sonrasında, spor giyim devi Lululemon’un 2025 beklentilerini aşağı yönlü revize etmesiyle hisseleri %10,1 oranında gerilemiştir.
Fed İçinde Tarife Endişesi Öne Çıktı
ABD Merkez Bankası yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, tarifelerin enflasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekilmiştir. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, belirsizliklerin yoğun olduğu mevcut ortamda, orta derecede kısıtlayıcı para politikası duruşunun sürmesinin uygun olacağını ifade ederken; Boston Fed Başkanı Susan Collins ise tarifelerin yakın vadede enflasyonu artırmasının kaçınılmaz olduğuna vurgu yapmıştır.
Bugün açıklanacak olan Şubat ayı Çekirdek Kışisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi, Fed tarafından enflasyonun ölçülmesinde tercih edilen önemli bir göstergedir. Beklentiler, Şubat ayında PCE enflasyonunun yıllık bazda %2,5, çekirdek PCE enflasyonunun ise %2,7 seviyesinde gerçekleŞceği yönündedir. Bu beklentilerin üzerinde ya da altında gelecek veriler, piyasalarda yeni fiyatlamaların tetikleyicisi olabilir.
Euro Bölgesi’nde Endişeler Arttı
Avrupa hisse senedi piyasaları da tarifelere dair endişelerle birlikte negatif kapanış yapmıştır. Stoxx 50 Endeksi %0,8, Stoxx 600 Endeksi %0,5 oranında gerileme göstermiştir. Otomotiv sektörü %1,1 oranında düşerken, Stellantis %4,6, Mercedes-Benz ve BMW hisselerinde de baskı hissedilmiştir. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklamada, bu kararın hayal kırıklığı yarattığı ancak AB’nin ekonomik çıkarlarını korurken diplomatik bir çözüm arayacağı vurgulanmıştır.
Asya Piyasaları da Etkilendi
Asya tarafında ise tarifelerin yol açtığı ticaret savaşı endişeleriyle birlikte Nikkei 225 Endeksi %1,99, Shanghai Bileşik Endeksi %0,48, Hang Seng Endeksi %0,60 oranında düşüş göstermiştir. Japonya’da Tokyo çekirdek enflasyonu yıllık bazda %2,4 olarak kaydedilmiş, bu da para politikası üzerinde baskı oluşturmaya devam etmiştir.
Altın Fiyatları ve Teknik Görünüm
Altın (XAUUSD), tüm zamanların zirvesine çıkarak 3.070 dolar seviyesini test etmiş, yukarı yönlü hareketin devam etmesi durumunda 3.090 ve 3.110 dolar seviyeleri direnç, geri çekilmelerde ise 3.050 ve 3.030 dolar seviyeleri destek olarak takip edilmektedir. Bu artışın, jeopolitik riskler ve artan enflasyon beklentileriyle desteklendiği görülmektedir.
Gümüş (XAGUSD) tarafında ise teknik olarak satıcılı bir seyir izlenmekte olup, 34,10 ve 33,90 seviyeleri destek; 34,50 ve 34,70 seviyeleri direnç olarak izlenmektedir.
BIST 100 ve Yurt İçi Gelişmeler
Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi, %0,38 oranında değer kaybederek 9.612 puandan kapanış yapmıştır. Endekste yaşanan geri çekilmelerde 9400 seviyesi destek olarak ön plana çıkarken, 9800 seviyesi ise direnç bölgesi olarak izlenmeye devam edilmektedir. Bayram tatili öncesinde yaşanan belirsizlik nedeniyle piyasalarda hacim zayıflamış ve temkinli bir fiyatlama gözlenmiştir.
TCMB tarafından yayımlanan Para Politikaları Kurulu Ara Toplantı Özeti’nde, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi halinde para politikasının sıkılaştırılacağı belirtilmiştir. Bu mesaj, piyasalarda sıkı para politikalarının süreceği algısını desteklemiştir.
Şubat ayı işsizlik oranı %8,2’ye gerilerken, dış ticaret açığı 7,77 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiştir. TCMB’nin swap hariç net rezervlerinin 52,3 milyar dolara gerilemesi, piyasalarda dikkat çeken başka bir gelişme olmuştur.
USD/TRY, dar bantta yatay hareket ederken 38,01 civarında seyretmeye devam etmektedir. Teknik olarak 37,88 seviyesi destek, 41,53 seviyesi ise tarihi zirve olarak direnç bölgesi niteliği taşımaktadır.
Petrol (UKOIL) fiyatlarında, Trump’ın tarife politikalarının etkisiyle 3. haftalık kazanca doğru ilerleyen bir seyir izlenmekte; teknik olarak 72,50 ve 71,90 dolar seviyeleri destek, 73,60 ve 74,20 dolar seviyeleri direnç noktaları olarak izlenmektedir.
Gelecek Öngörüleri
2 Nisan’da uygulamaya girecek olan tarifelerin piyasalarda yeni bir fiyatlama dalgası yaratması muhtemeldir. Bu nedenle, riskli varlıklardan çıkışlar artabilir.

Genel Değerlendirme

28 Mart 2025 tarihinde, küresel piyasalarda ticaret savaşı endişeleri, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler ön plana çıkarken; başta altın ve gümüş olmak üzere güvenli limanlara yönelim hız kazanmıştır. ABD ve Avrupa borsalarındaki satıcılı seyir, Trump’ın tarifeler konusundaki sert tutumunun fiyatlamalara etkisini net bir şekilde göstermiştir. Önümüzdeki haftalarda bu tarifelerin uygulamaya konması, fiyatlamalarda yeni bir oynaklık yaratabilecektir.

Altın ve gümüş fiyatlarındaki yukarı yönlü trend, şimdilik güçlü görünmektedir ancak aşırı fiyatlanma nedeniyle kâr satışları göz ardı edilmemelidir. ABD’den gelecek olan çekirdek PCE verisi ve 2 Nisan’daki tarife uygulaması, nisan ayının başında piyasa güneminde belirleyici olacaktır.

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Ekonomik Gündem 25 Mart 2025

Euro Bölgesi Ekonomisinde Sinyaller Karışık: PMI Verileri ve Büyüme Tahminleri
Mart ayı verilerine göre, Euro Bölgesi’nde ekonomik aktiviteye dair ilk sinyalleri veren PMI verileri, piyasalarda temkinli bir iyimserliğe neden olmuştur. HCOB verilerine göre Flaş Bileşik PMI, Şubat ayında 50,2 seviyesinden Mart ayında 50,4 seviyesine yükselerek son yedi ayın en yüksek değerine ulaşmıştır. Bu yükseliş, ekonomik faaliyetin büyümeyi temsil eden 50 eşik değerinin hemen üzerinde seyrettiğini ve bölgedeki üretim ve hizmet sektörlerinde ılımlı bir genişlemenin sürdüğünü göstermiştir.

Ancak Flaş Hizmet PMI verileri 50,6’dan 50,4’e gerileyerek 51,1 seviyesindeki beklentilerin altında kalmıştır. Bu durum, özellikle hizmet sektöründeki toparlanmanın zayıf kaldığını ve bölgesel farklılıkların belirginleştiğini işaret etmektedir. Diğer yandan, Flaş İmalat PMI verisi, 47,6’dan 48,7 seviyesine yükselerek sektörde kısmi bir iyileşmeye işaret etmiştir. Yine de imalat sektörünün hâlen daralma bölgesinde kaldığı, yani 50 seviyesinin altında seyretmeye devam ettiği not edilmelidir.

S&P Global’den Euro Bölgesi İçin Revize Edilen Büyüme Beklentileri

S&P Global tarafından yapılan açıklamalarda, 2025 yılına ilişkin Euro Bölgesi büyüme beklentisinin %1,2’den %0,9’a çekildiği duyurulmuştur. Bu revizyonun temelinde, ABD’nin yeni gümrük tarifeleri ile birlikte Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikasının etkileri yer almaktadır. Özellikle dış ticaret politikalarının belirsizlik yaratması, ihracat odaklı Euro Bölgesi ekonomilerinin büyüme hızını sınırlandırmaktadır.

EMEA Bölgesi Başekonomisti Sylvain Broyer, bu gelişmelerin ışığında aşırı bir tarife senaryosunda ECB’nin 2025 yılı içerisinde birden fazla faiz indirimi yapabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, böyle bir durumda Euro Bölgesi GSYİH’sinin 2025 yılında %0,5 ve 2026 yılında ise %1,2 gibi sınırlı bir büyüme oranında kalabileceği öngörülmüştür. Bu beklentiler, AB ülkelerinin küresel ticaret savaşlarından doğrudan etkilenebileceğini ve büyüme dinamiklerinin dışsal şoklara oldukça duyarlı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Bununla birlikte, Almanya ve Avrupa Birliği genelinde uygulamaya alınan mali teşvik paketlerinin, 2026 yılı itibarıyla bölgesel ekonomilerde toparlanmayı destekleyici bir etki yaratabileceği de vurgulanmıştır.

ABD Ekonomisi: Güçlü PMI Verileri ve Resesyon Endişeleri

ABD ekonomisinden gelen veriler ise karışık bir tablo sunmaktadır. Mart ayı Flaş Bileşik PMI verisi, 51,6’dan 53,5’e yükselerek ekonomik büyümenin hız kazandığını göstermiştir. Hizmet PMI verisi de 51’den 54’e yükselmiş ve son üç ayın zirvesine ulaşmıştır. Bu gelişme, özellikle iç tüketim ve hizmet sektörünün canlılığını koruduğuna işaret etmektedir.

Ancak, Flaş İmalat PMI verisinde yaşanan düşüş, ekonominin kırılgan yönlerini gözler önüne sermiştir. İmalat PMI, Şubat ayındaki 52,7 seviyesinden Mart ayında 49,8’e gerileyerek daralma bölgesine geçmiştir. Bu durumun temel nedeni olarak, ABD’nin uyguladığı tarifeler sonucu hammadde maliyetlerinde yaşanan artışlar gösterilmiştir. Artan maliyetler, üretim süreçlerini baskılamış ve sanayi üretiminde yavaşlamaya neden olmuştur.

Politik Gelişmeler: Trump’tan Yeni Tarifeler ve Fed’e Baskı

Eski Başkan Donald Trump tarafından yapılan açıklamalarda, fiyatların genel olarak düştüğü ve enerji maliyetlerinde gerileme yaşandığı belirtilmiştir. Bu ifadelerle birlikte, Fed’in faiz oranlarını düşürmesinin beklendiği aktarılmıştır. Ayrıca, yakın gelecekte otomotiv ve ilaç sektörlerine yönelik yeni gümrük tarifelerinin devreye alınacağı da bildirilmiştir.

Bu açıklamalar, ABD’de ticaret politikalarının yeniden sertleşeceğine ve dış ticaret dengelerinin daha fazla korunmacı önlemlerle şekilleneceğine işaret etmektedir. Söz konusu tarifelerin, başta Çin ve AB olmak üzere ABD’nin ticaret ortaklarıyla ilişkilerini daha da zorlaştırabileceği öngörülmektedir.

Resesyon Riski Yüksek: Deutsche Bank Anketi

Deutsche Bank tarafından yapılan ankette, 12 ay içinde ABD ekonomisinin resesyona girme ihtimalinin %43 olarak ölçüldüğü belirtilmiştir. Bu oran, küresel çapta artan belirsizliklerin ve özellikle parasal sıkılaştırma sürecinin, ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini yansıtmaktadır.

Türkiye Ekonomisinde Gündem: Enflasyon, Faiz ve Kur Riski

Bank of America (BoA) tarafından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin yıl sonu enflasyon tahmini %25,7’den %28,1’e yükseltilmiştir. Aynı zamanda Nisan ayında beklenen 200 baz puanlık faiz indiriminin askıya alındığı ve TCMB’nin politika faizinde duraklama sürecine girdiği ifade edilmiştir. Bu gelişmelerle birlikte yıl sonu politika faizi tahmini %30,5’ten %32,5’e revize edilmiştir.

S&P Global ise Türkiye’deki siyasi gelişmelerin, ekonomik güven endeksleri ve döviz kuru istikrarı açısından ciddi riskler taşıyabileceğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, Türkiye ekonomisinin iç politikadaki gelişmelerden fazlasıyla etkilendiği ve makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliğinin sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.

Akaryakıt Fiyatları: Rekor Zam

25 Mart itibarıyla benzinin litre fiyatına 1,48 TL’lik bir zam yapılmıştır. Bu artışla birlikte benzinin litre fiyatı tarihi bir rekor kırarak yeni zirvesine ulaşmıştır. Artan enerji fiyatları, sadece ulaşım ve lojistik maliyetlerini değil, genel enflasyon üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır.

Gelecek Öngörüleri

Genel Değerlendirme

Mart 2025 itibarıyla küresel ekonomi karışık sinyaller vermeye devam etmektedir. Euro Bölgesi’nde bileşik PMI verilerindeki sınırlı artış, ekonomik aktivitenin durağan bir zeminde seyrettiğini göstermektedir. S&P Global’in büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi, bölgedeki belirsizliğin altını çizerken, Almanya merkezli teşviklerin 2026 sonrası için umut verdiği görülmektedir.

ABD’de hizmet sektörü pozitif ayrışırken, imalat tarafında kırılganlık dikkat çekmektedir. Yeni tarifelerin getirilmesi, enflasyonla mücadelede çelişkili sonuçlar doğurabilir. Bu koşullar altında resesyon riskinin %43 olarak ölçülmesi, yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebilir.

Türkiye tarafında enflasyon ve faiz görünümünde yapılan yukarı yönlü revizyonlar, para politikasında yeni bir sıkılaşma dalgasına işaret etmektedir. Döviz kuru üzerindeki siyasi etkiler, ekonomik güven endeksleri açısından kritik izleme alanı olacaktır. Ayrıca, akaryakıt fiyatlarındaki rekor artış, enflasyon üzerindeki maliyet baskısını artırmaktadır.