Ekonomik Gündem 30 Nisan 2025
Küresel Piyasalarda Dengelenme Arayışları
Küresel piyasalar, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ekseninde yaşanan gelişmelerle yön bulmaya devam etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin dışındaki ülkelere uyguladığı ilave gümrük tarifelerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurması, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratmış olsa da, ticaret savaşlarına dair belirsizlikler hâlâ masada kalmaktadır. Tarafların hâlâ masaya oturmamış olması, küresel ekonomide risk iştahını törpülemekte; jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkları artırmaktadır.
Çin-ABD navlun trafiğindeki %60’lık düşüş, önümüzdeki dönemde arz zinciri sorunlarını tetikleyebileceğine dair endişeleri artırmakta, Mayıs ortasından itibaren stok sıkıntılarının yaşanabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, hem üretici hem de tüketici güveni üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır.
ABD Ekonomisinde Karışık Sinyaller
ABD’de dün açıklanan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, 8 puanlık düşüşle 86 seviyesine gerileyerek son beş yılın en düşük düzeyine inmiştir. Bu düşüş, gümrük tarifelerinin oluşturduğu belirsizlik ortamında, tüketici güveninin zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte açıklanan JOLTS açık iş sayısı verisi Mart ayında 7,19 milyon seviyesinde gerçekleşmiş, beklentilerin altında kalmıştır. İşgücü piyasasında da bir soğuma sinyali alınmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında, bugün açıklanacak olan ABD 1. çeyrek büyüme verisi ve FED’in enflasyon göstergesi olan PCE endeksi piyasalarda yakından takip edilmektedir.
FED’in faiz politikası açısından kritik önemde olan çekirdek PCE endeksinin, yıllık %2,2 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Ancak Mart ayı verilerinin, Nisan’daki gümrük vergisi etkilerini henüz yansıtmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle önümüzdeki aylarda enflasyonist baskıların artabileceği belirtilmektedir.
Euro Bölgesi ve Parite Gelişmeleri
EUR/USD paritesi, Trump’ın otomotiv tarifelerinde geri adım atacağı yönündeki haber akışı ile birlikte 1,13-1,14 bandında dengelenmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın büyümeyi canlandırmak amacıyla borçlanma maliyetlerini düşürme çabası sürerken, FED tarafında ise daha temkinli bir duruş izlenmektedir. FED vadeli kontratları, 90 baz puanlık bir faiz indirimi fiyatlamaktadır.
Sterlin/Dolar paritesi ise pozitif bir teknik görünüm sunmakta, 1,34 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1,371 direnç seviyesi gündeme gelebilir.
Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler
TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı ekonomik güven endeksi, bir önceki aya göre %4,2 azalarak 96,6 seviyesine gerilemiş ve Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzey olarak kaydedilmiştir. Bu, hem tüketiciler hem de reel sektörün beklentilerinde bozulmanın devam ettiğini göstermektedir.
Ayrıca işsizlik oranı, Mart ayında %0,3 azalarak %7,9’a gerilemiştir. İşsiz sayısı ise 2 milyon 807 bin kişi olarak açıklanmıştır.
USD/TRY ve Dolar Endeksi
Dolar/TL, bu sabah itibarıyla 38,50 seviyesinde işlem görmekte olup yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 38,00 ve 37,50; yukarıda ise 38,50 ve 39,00 seviyeleri teknik olarak takip edilmektedir.
Dolar Endeksi (DXY) 99,2 seviyesinde bulunmakta ve 97 destek, 101 direnç noktası olarak izlenmektedir. Doların yönü üzerinde, Trump’ın ticaret politikalarının belirleyici olmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.
Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri
BIST-100 Endeksi, dün günü %0,88 kayıpla 9.224 seviyesinden kapatmıştır. 9.250 seviyesi altındaki kapanışlar, teknik olarak olumsuz sinyaller vermektedir. Endeksin kısa vadede toparlanabilmesi için öncelikle 9.250 üzerine çıkması, ardından 9.350 ve 9.450 seviyelerine doğru hacimli hareket göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.
X30Y Vadelilerde ise 10.000 bölgesi kritik destek olarak takip edilmekte, bu seviyenin altındaki ısrarcı kapanışların 9.500’lere doğru satış baskısı oluşturabileceği düşünülmektedir.
Tahvil, Bono ve Eurobond Piyasaları
TCMB’nin sıkı para politikası, enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürülmektedir. 2 yıllık ve 10 yıllık TL tahvillerin faizi sırasıyla %46,98 ve %35,36 olarak açıklanmıştır. Bugün Hazine’nin Mayıs borçlanma stratejisi piyasalar tarafından takip edilmektedir.
Türkiye 5 yıllık CDS 362 seviyesinde bulunmaktadır. Eurobond tarafında ise kısa, orta ve uzun vadelerde kısmen pozitif fiyatlamalar izlenmiştir.
Altın ve Emtia Görünümü
Ons altın, belirsizlik ortamında güvenli liman talebinden destek bularak 3.500 dolarla rekor seviyeyi test etmiştir. Ancak kar satışları sonrasında 3.308 dolara gerilemiştir. Teknik olarak 3.275 ve 3.245 destekleri, 3.350 ve 3.375 dirençleri takip edilmektedir.
Petrol fiyatlarında zayıf seyir sürmekte, ham petrol için 59,56 – 58,52 destek; 61,37 – 61,73 direnç seviyeleri ön plandadır.
S&P 500 ve Küresel Endeksler
S&P 500 Endeksi şu anda 5.560 seviyesinde işlem görmekte ve teknik göstergeler aşırı alım/satım bölgesinde olmadığını işaret etmektedir. Endekste 5.673 ve 5.719 dirençleri; 5.500 ve 5.409 destekleri izlenmektedir.
Trump’ın imzaladığı yeni otomobil tarifesi düzenlemesi, geçiş döneminde otomotiv üreticilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Ancak Çin ile gümrük savaşında ilk adımın Çin’den gelmesi gerektiği yönündeki söylemler, ticaret savaşı gerilimini artırmaktadır.
Genel Değerlendirme ve Öngörüler
Küresel piyasalarda geçici bir dengelenme çabası izlenmesine karşın, hem ticaret savaşları, hem de enflasyonist baskıların önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabileceği öngörülmektedir. ABD tarafında büyüme verilerinin zayıflaması ve çekirdek PCE’nin yüksek seyretmesi, FED üzerinde ikilem yaratmaktadır.
Türkiye tarafında, ekonomik güven endeksindeki gerileme, iç talep ve üretim dinamiklerinde yavaşlamaya işaret etmekte; enflasyonla mücadelede TCMB’nin sıkı duruşunun korunması gerekliliği vurgulanmaktadır.
BIST-100 için 9.250 seviyesi, teknik görünüm açısından belirleyici olurken; dolar/TL’de 38,50 üzeri hareketler kısa vadeli yukarı eğilimi desteklemektedir.
“Yatırımcıların önümüzdeki haftalarda, hem ABD enflasyon verileri hem de FED toplantı kararlarına odaklanması beklenmektedir. Risklerin ve fırsatların birlikte seyrettiği bu süreçte, dikkatli ve disiplinli pozisyon yönetimi ön plana çıkmaktadır.”
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 29 Nisan 2025
Haftaya satıcılı bir seyir ile başlayan BIST-100 Endeksi, ABD Başkanı Trump’ın tarifeler konusunda yumuşama sinyalleri vermesi ve faiz indirimi beklentilerinin yeniden canlanması ile birlikte tepki yükselişleri ile desteklenmiştir. Trump’ın otomotiv sektörü üzerindeki tarifeleri hafifletmeye yönelik haberlerinin piyasalarda olumlu karşılandığı gözlenmiştir.
Asya piyasaları ve vadeli endekslerde ise hafif olumlu bir görünüm etkili olmuştur. ABD Hazine Bakanı Bessent tarafından yapılan açıklamalarda, gümrük vergilerinin düşürülmesinin Çin’in elinde olduğu vurgulanmış, ancak Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından iki liderin görüşmediği açıklanarak beklentiler sınırlanmıştır.
Bu hafta ABD ekonomisi açısından kritik verilerin takip edileceği bir dönem başlamıştır. Özellikle birinci çeyrek büyüklük verisi ve tarım dışı istihdam verisi, piyasalarda oynaklığı artıracak ana göstergeler olarak öne çıkmaktadır.
Tarife Savaşları Etkisinde Piyasa Fiyatlamaları
Trump’ın uygulamaya koyduğu yeni tarifeler, risk iştahında önemli bir düşüşe neden olmaktadır. Ancak, 90 günlük erteleme kararı ile birlikte risk iştahında kısıtlı da olsa toparlanma belirtileri gözlenmiştir. Temmuz ayı sonuna kadar ticaret görüşmeleri ve yumuşama sinyalleri, piyasaların yeni yönü üzerinde belirleyici olacaktır.
Shein ve Temu gibi çevrimiçi platformlar üzerinden gelen ürünlere uygulanan %120 gümrük vergileri, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturarak enflasyon beklentilerini körüklemektedir.
Sizce yeni tarife dalgası ABD’de stagflasyon riskini artırabilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
ABD Veri Takvimi: Büyük Test Başlıyor
Bu hafta, ABD Tarım Dışı İstihdam ve Çeyreklik Büyüklük verileri önem kazanmaktadır. Zayıf veriler, resesyon senaryolarını güçlendirebilirken; güçlü veriler, istihdam piyasasında direncin korunduğuna işaret edecektir. FED’in faiz politikası da bu veriler ışığında yeniden şekillenebilir.
BIST-100: Direnç Test Ediliyor
BIST-100 Endeksi haftayı %1,33’lük kayıpla 9.306 puandan tamamlamıştır. Teknik görünümde, 9.450-9.500 direnç bandı kritik öneme sahip olmaya devam etmektedir. 9.250 seviyesinin altındaki kalıcılık ise satış baskısını artırabilir.
Yatırımcıların, 9.250 destek ve 9.500 direnç bandı arasında oluşacak fiyat hareketlerini yakından takip etmeleri önerilmektedir.
BIST-100’de kritik seviyeler için siz de teknik analiz görüşlerinizi bizimle paylaşın!
Döviz ve Emtia Piyasalarında Son Durum
Dolar/TL 38,40 seviyesinin üzerinde kalıcılığını korurken, 38,50 ve 38,60 seviyeleri direnç olarak izlenmektedir. EUR/USD paritesi ise 1,14 seviyesinin üzerinde tutunarak 1,15 ve 1,16 hedeflerine doğru yönelim sinyali vermektedir.
Ons Altın, Trump’ın daha yumuşak tavrı ve dolardaki zayıflamayla birlikte 3.300 USD seviyelerinde dengelenmiştir. Kısa vadede 3.370 USD seviyesi önemli bir direnç olarak izlenmektedir.
Altın fiyatlarındaki yeni yönü keşfetmek için sayfamızı takip etmeyi unutmayın!
Eurobond ve Tahvil Cephesinde Seyir
ABD Hazinesi ikinci çeyrekte 514 milyar dolarlık borçlanma planlarken, ABD tahvil faizlerinde düşüşler sınırlı kalmaktadır.
TCMB tarafında dezenflasyon hedefi korunurken, 5 yıllık CDS primleri 357 baz puan civarında istikrarlı bir görünüm sunmaktadır.
Öne Çıkan Gelişmeler
- Apple, Microsoft, Meta ve Amazon şirketleri bu hafta bilanco açıklayacaktır.
- ECB Üyeleri bugün içinde konuşma yapacak.
- ABD’de Tüketici Güveni ve JOLTS iş ilanları verileri açıklanacak.
- TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak.
Gelecek Öngörüleri
Piyasalarda, ABD- Çin ticaret görüşmelerinden gelecek olası yumuşama haberleri ve ABD veri setlerinin istihdam tarafında zayıf gelmesi durumunda, FED üzerindeki faiz indirim baskısının artabileceği beklenmektedir. BIST-100’de ise 9.500 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanabilirse, yeni bir 9.750 hedefli trend başlangıcı gözlenebilir.
Genel Değerlendirme
Bugün piyasalarda, Trump’ın tarifelerde yumuşama adımları, ABD istihdam verileri ve çeyrek büyüklük verisinin önemi belirleyici olmaktadır. Risk iştahında toparlanma sinyalleri izlenirken, döviz ve emtia fiyatlarında hassas seyir devam etmektedir.
Önümüzdeki günlerde ABD tarafından gelecek verilerin yön tayini açısından kritik olacağı ve FED politikasına yön verebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ekonomik Gündem 25 Nisan 2025
Küresel Ticaret Gerilimi ve Ekonomik Beklentiler Üzerindeki Etkileri Derinleşiyor
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda 75’ten fazla ülkeye uygulanan karşılıklı gümrük vergilerini 90 gün süreyle askıya aldığını duyurmuştu. Ancak, bu müzakere süreci içerisinde henüz bir uzlaşma sağlanamadığı ve anlaşmaya varılamadığı görülmektedir. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, 70’ten fazla ülkenin ABD ile iletişim halinde olduğu bildirilirken, görüşmelerin devam ettiği belirtilmiştir.
Bu durum, küresel ticaret ortamında belirsizliklerin korunmasına ve risk iştahının baskı altında kalmasına neden olmaktadır. Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında çözüm yönünde bir ilerleme kaydedilmemesi, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açmıştır. Uluslararası ticaret akışları ve küresel büyüme beklentileri, söz konusu belirsizlikler nedeniyle olumsuz etkilenmeye devam etmektedir.
💬 Dikkat çekici bir soru: Sizce ticaret savaşlarındaki bu belirsizlikler, global büyüme üzerinde kalıcı bir hasar bırakır mı? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın!
Trump ve Fed Arasındaki Gerilim Sürerken, Büyüme Endişeleri Artıyor
Trump’ın yüksek tarifelerle ilgili baskıcı politikaları, ABD büyümesi üzerinde aşağı yönlü riskler yaratmaya devam etmektedir. Bu sürecin, şirketlerin kâr marjlarını daraltması, maliyetleri artırması ve bunun sonucunda fiyat artışlarının kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündeme getirmesi dikkat çekmektedir. Bu noktada Fed ile Trump arasındaki görüş ayrılığı öne çıkmaktadır.
Fed, tarifelerin enflasyonist etkileri konusunda endişeli bir tutum sergilerken, faiz indirimleri konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir. Öte yandan, Trump’ın büyümeyi desteklemek için faizlerin hızla indirilmesi yönündeki baskısı, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirmiştir.
📈 Siz de düşünün: Faiz indirimleri Trump’ın büyüme hedeflerini destekleyebilir mi? Fed’in temkinli duruşu sizce doğru bir strateji mi?
Anket Verileri: Beklentilerde Bozulma Sinyalleri Veriyor
Ekonomik beklentilerde, tüketici ve işletmelerin anket bazlı değerlendirmelerinde bozulma sinyalleri gözlemlenmektedir. İstatistiksel verilere henüz tam anlamıyla yansımamış olsa da, bu göstergeler önümüzdeki dönemde bir ekonomik yavaşlama riskine işaret etmektedir. Bu durum, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirim temposunu artırma ihtimalini güçlendirmektedir.
PMI Verileri: ABD Gücünü Korumaya Devam Ediyor
Son açıklanan PMI verileri, küresel ekonominin mevcut durumuna ışık tutmaktadır:
- Hizmet PMI: ABD 50 eşik seviyesinin üzerinde kalmayı başarırken, Avrupa ve İngiltere bu seviyenin altında.
- İmalat PMI: Yalnızca ABD 50 seviyesinin üzerinde kalarak görece güçlü bir performans sergilemiştir.
Bu tablo, ABD’nin diğer gelişmiş ekonomilere göre daha iyi bir konumda olduğuna işaret etmektedir. Ancak tarife politikalarının etkileri, Nisan ayı verileriyle birlikte daha net görülecektir.
🧐 Verileri yorumlayın: Sizce ABD’nin bu dayanıklılığı devam edebilir mi? Görüşlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.
ECB ve Lagarde’dan Dikkat Çeken Değerlendirmeler
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifeler nedeniyle Çin’in ihracatını Avrupa’ya kaydırabileceğini ve bunun Avrupa’da dezenflasyonist bir etki yaratabileceğini ifade etmiştir. Bu açıklama, küresel ticaretteki dengelerin değişebileceğini ve Avrupa’nın ucuz Çin mallarına maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.
Türkiye Cephesinde Öne Çıkan Gelişmeler
Türkiye’de TCMB Başkanı Fatih Karahan, Washington’da yaptığı sunumda, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak risklerin canlı kaldığını belirtmiştir. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi ise bir önceki aya göre 0,9 puan gerileyerek beklentilerde zayıflama sinyali vermiştir.
Bugün açıklanması beklenen TCMB PPK Toplantı Özeti ve S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesi, yurtiçi piyasalar açısından belirleyici olacaktır.
Piyasalarda Teknik Görünüm ve Öne Çıkan Seviyeler
USD/TRY:
- Yukarı yönlü hareket devam ediyor.
- 38,40 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlandı.
- Destek: 38,20 – 38,00, Direnç: 38,50 – 39,00.
BIST-100 Endeksi:
- Kritik 9.450 direnci aşılmış durumda.
- Yukarı yönlü ilk hedef: 9.650 – 9.750 aralığı.
- Aşağıda ise 9.250 seviyesi destek konumunda.
Eurobond ve CDS:
- Türkiye 5 yıllık CDS: 333.
- Eurobondlarda alıcılı seyir sürüyor.
- İç tarafta, şahin TCMB duruşu piyasaları desteklemeye devam ediyor.
Altın (Ons):
- 3.300 USD üzerinde kalıcılık korunuyor.
- Destek: 3.300 – 3.245, Direnç: 3.350 – 3.375.
Ham Petrol:
- Kısa vadeli destek çabası dikkat çekiyor.
- Destek: 62,48 – 61,52, Direnç: 64,29 – 64,62.
📌 Gelecek Öngörüleri
- Ticaret görüşmelerinde ABD ve Çin arasındaki pazarlıkların hız kazanması, piyasalar açısından olumlu bir katalizör olabilir.
- Fed’in faiz indirimi temposu, tarife gelişmeleri ve ekonomik verilerle doğrudan ilişkili olacak.
- Türkiye tarafında rezerv artışları ve enflasyonda düşüş eğilimi, TL lehine destekleyici olabilir.
- Avrupa’da ucuz Çin ürünleri nedeniyle oluşabilecek deflasyonist baskılar, ECB’nin para politikasında manevra alanını daraltabilir.
- Altın, jeopolitik riskler ve ticaret belirsizlikleri sürdükçe güvenli liman olma özelliğini koruyacak.
- 🌟 Sizce ABD-Çin görüşmeleri anlaşmayla sonuçlanır mı? Altın fiyatlarında yeni rekorlar görür müyüz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
🟢 Genel Değerlendirme
Bu hafta küresel piyasalar, ABD’nin ticaret politikaları ve Fed ile olan geriliminin gölgesinde fiyatlamalar yaptı. ABD ve Çin arasında çözülemeyen ticaret anlaşmazlığı, piyasaların yön arayışını belirlemeye devam etti. Türkiye özelinde ise TCMB’nin sıkı para politikası ve rezerv güçlendirme adımları öne çıktı.
Önümüzdeki dönemde ABD-Çin müzakerelerinin seyrine bağlı olarak risk iştahının değişken kalması, Fed’in ise büyüme ve enflasyon dengesini gözeterek yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine yönelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de ise rezerv birikimi ve dezenflasyon süreci, TL üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeline sahip.
💡 Takipte kalın, Ekonomik Gündem ile günlük piyasa analizlerini ve öngörülerimizi kaçırmayın! Görüşlerinizi bizimle paylaşın!
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 16 Nisan 2025
[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=nHTvRu7bLac”][vc_column_text]
Yurt içi ve küresel piyasalarda yatırımcılar açısından temkinli bekleyişin sürdüğü bir haftaya girildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Perşembe günü açıklanacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı, Borsa İstanbul’da seyri belirleyecek temel unsur olarak öne çıkarıldı. BIST 100 endeksi, haftanın ilk günlerinde düşük hacimli ve sıkışık bir seyir izleyerek 9.393 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi.
Bu görünümle birlikte, global piyasalarda tarifelere ilişkin haber akışlarının yoğunluğu azalırken, temkinli bir iyimserlik gözlemlendi. Ancak bu iyimserliğin, ticaret savaşlarına dair belirsizliklerle gölgelendiği belirtildi.
Borsa İstanbul’da Teknik Görünüm
BIST 100 endeksinin, dünkü işlemlerde gün içi 9383-9492 bandında hareket ettiği görüldü. 89,1 milyar TL işlem hacmiyle kapanan günde, 35 şirket pozitif, 60 şirket negatif performans gösterdi. En çok değer kazanan sektörler arasında KOBİ-Sanayi, Ulaştırma ve Taş-Toprak yer alırken, Finansal Kiralama-Faktoring, Metal Eşya-Makine ve Teknoloji endekslerinde değer kaybı kaydedildi.
Endekse puan bazında en yüksek katkıyı Türk Hava Yolları, Sasa Polyester ve Ral Yatırım Holding sağlarken; Aselsan, Ford Otosan ve Koç Holding negatif etkileyen hisseler arasında yer aldı.
Teknik olarak bakıldığında, 9.250 seviyesi önemli destek olarak korunurken, bu seviyenin altında 9.130 ve 9.050 noktalarının izlenmesi gerektiği belirtildi. Yukarı yönlü hareketlerde ise 9.420 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda, 9.660 ve 9.700 direnç seviyelerine doğru tepkilerin artabileceği öngörüldü. Bu nokta aynı zamanda 200 günlük üssel ortalamaya denk gelmesi açısından kritik olarak değerlendirildi.
Küresel Ekonomik Gelişmeler ve Trump Etkisi
ABD Başkanı Donald Trump, ithal edilen kritik minerallere yönelik gümrük tarifesi incelemesi başlattığını duyurdu. Bu karar, küresel ticaret dengesinde yeniden endişelere yol açarken, ABD-Çin ilişkilerinde tansiyonun yükselmesine neden oldu. Çin’in, Boeing uçak teslimatlarını durdurması, misilleme niteliğinde bir hamle olarak kaydedildi.
Öte yandan, Nvidia’nın Çin’e çip satışına getirilen kısıtlamalar sonrasında Asya borsalarında düşüş gözlemlendi. MSCI Asya Endeksi %1,3, Nikkei %0,89, Hang Seng %1,6, CSI300 %0,93 değer kaybetti.
Dolar Endeksi ve Döviz Kurları
ABD Dolar Endeksi (DXY), %0.41 düşerek 99.671 seviyesine geriledi. Dolar, başlıca para birimleri karşısında değer kaybederken; Euro/Dolar paritesi %0,58 artışla 1,1346, Dolar/Yen %0,53 düşüşle 142,47 seviyesinde işlem gördü.
Bu durumun, tarife savaşları ve faiz indirimi beklentileri çerçevesinde şekillendiği belirtildi. FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisinin düşük gelmesi durumunda, faiz indirimleri için alan oluşabileceği yorumları yapıldı.
ECB ve ZEW Endeksi
Avrupa tarafında, ZEW Ekonomik Güven Endeksi, Mart ayındaki 51,6 seviyesinden Nisan ayında -14’e düşerek beklentilerin altında kaldı. Bu düşüş, yatırımcı güveninde gümrük tarifelerinin olumsuz etkisinin açık bir göstergesi olarak yorumlandı.
Euro Bölgesi sanayi üretimi ise Şubat ayında %1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu hafta içinde açıklanacak olan ECB faiz kararı öncesinde, 25 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisi fiyatlamalarda etkili olmaya başladı.
Altın: Yeni Zirveler
Altın fiyatları, güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte yeni zirvesine ulaşarak 3.266,65 dolar seviyesini test etti. ABD-Çin gerginliği, artan jeopolitik riskler ve doların zayıflaması, yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu. Çin Merkez Bankası’nın alım yönlü tavrı da bu görünümü destekledi. Teknik olarak 3.300 ve 3.330 Dolar seviyeleri kısa vadede direnç olarak öne çıkarken, 3.250 ve 3.200 Dolar seviyeleri destek olarak izleniyor.
ABD Tahvil Getirileri ve Eurobond Piyasası
ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,33, 30 yıllık tahvil faizi ise %4,77 seviyesinde yatay seyretti. Tahvil getirilerindeki dalgalanmanın, FED Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları öncesi sınırlı kaldığı bildirildi. Powell’ın, FED üyesi Waller gibi daha güvercin tonda mesajlar vermesi bekleniyor.
Yurt dışında Türkiye’ye ait Eurobond fiyatları pozitif seyrederken, Türkiye 5 yıllık CDS verisi 344 baz puanla dünü tamamladı. Eurobond faizleri kısa vadede %5,52, orta vadede %7,38 ve uzun vadede %8,41 seviyelerinde gerçekleşti.
TL Tahvil ve Bono Piyasası
İç piyasada, 4 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihalesinde reel bileşik faiz %4,92 olarak belirlendi. Toplam satış 46,88 milyar TL olarak kaydedildi. 2 yıllık gösterge tahvil %48,68, 10 yıllık tahvil ise %34,86 seviyesinde seyretti. PPK toplantısı öncesi faizlerde zirve seviyeler test edildi.
USD/TRY Teknik Görünüm
Dolar/TL, 38,11 civarında işlem görmekte. Teknik olarak 38,24 seviyesi direnç, 37,50 ve 37,00 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor. Trump’ın gümrük tarifeleri ile ilgili tavrı, doların seyrini belirlemeye devam ediyor. FED’in faiz indirimi ihtimali ve ECB’nin genişlemeci tutumu, kısa vadeli kur beklentilerini etkileyebilecek başlıklar arasında.
📌 Genel Değerlendirme
16 Nisan 2025 itibarıyla, piyasalarda belirsizliklerin ve bekle-gör stratejisinin egemen olduğu bir haftaya girildi. PPK faiz kararı, hisse senedi piyasası başta olmak üzere pek çok finansal enstrümanda yön tayin edici olacak. Küresel ölçekte ise Trump’ın ticaret politikaları, FED yönlendirmeleri ve ECB’nin faiz adımları yatırımcılar için belirleyici olacak.
Gelecek Öngörüsü:
- TCMB’nin sıkı duruşunu koruması durumunda, kur tarafında 38,00 üstü seyir kalıcı olabilir.
- Altında 3.300 üzeri kalıcılık, yeni rekorların kapısını aralayabilir.
- ABD-Çin gerilimi sürerse, teknoloji hisselerinde baskı devam edebilir.
- ECB’den gelen güvercin adımlar, Euro’nun dolara karşı değer kazanmasını destekleyebilir.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Ekonomik Gündem 14 Nisan 2025
Küresel piyasalarda ekonomik dengeler yeniden şekillenmeye devam ederken, ABD, Avrupa ve Asya merkezli gelişmelerin etkileri Türk finansal varlıkları üzerinde de yakından hissedilmektedir. Özellikle Trump yönetiminin agresif ticaret politikaları ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, piyasaların yön bulmasını zorlaştıran temel etkenler arasında yer almıştır.
Tüketici Beklentileri Bozuluyor: Michigan ve NY FED Verileri
ABD’de açıklanan Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi, 1 yıl vadeli enflasyon beklentisinin %5’ten %6,7’ye çıkmasıyla dikkat çekti. 5-10 yıl vadeli beklenti de %4,1’den %4,4’e yükseldi. Bu veriler, tüketici algısında belirgin bir bozulmanın yaşandığını göstermektedir. Anketin metodolojisi zaman zaman sorgulansa da, aynı trendin Conference Board verilerinde de görülüyor olması, yükselen enflasyon kaygılarının yaygınlaştığını göstermektedir.
Bugün açıklanacak olan New York FED Tüketici Beklentileri Anketi ise kritik önem taşımaktadır. Önceki veri olan %3,3’lük seviyenin üzerinde bir artış yaşanması, beklentilerin daha da bozulduğunu teyit edecek ve FED politikaları üzerinde baskı yaratacaktır.
Manşet ve Çekirdek Enflasyon Verileri: Düşüş Umudu
Geçtiğimiz hafta açıklanan TÜFE ve ÜFE verileri, enflasyonda yıllık bazda düşüş sinyali verdi. Çekirdek TÜFE %2,8’den %2,4’e, ÜFE ise %3,2’den %2,7’ye geriledi. Bu düşüşler kısa vadeli rahatlama sağlasa da, beklentilerdeki bozulmanın, piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceği düşünülmektedir.
👉 Sen de piyasalardaki bu belirsiz dönemde yatırım stratejini güncellemek istiyorsan bu yazının tamamını dikkatle incelemelisin.
Trump’ın Tarifeleri: Kısa Vadeli Erteleme, Uzun Vadeli Risk
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin hariç diğer ülkelere tanıdığı 90 günlük tarife ertelemesi, kısa vadeli bir iyimserlik yaratsa da, Çin’e yönelik %145 gümrük tarifesi ve Çin’in %125 oranında karşılık vermesi, ticaret savaşlarının yeniden alevleneceğine işaret etmektedir. Bu durum, küresel tedarik zincirlerini ve ara mal ticaretini doğrudan tehdit etmektedir.
Ayrıca, Çin’in küresel üretimdeki rolü göz önüne alındığında, Çin-ABD ticaret hacmindeki daralma, diğer ülkelerin de ihracat potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kısa vadeli erteleme adımları, yalnızca zaman kazandırmakta; temel sorunlara çözüm getirmemektedir.
Dolar Endeksi ve Kur Görünümü
Trump’ın ticaret politikaları, Dolar Endeksi’ni (DXY) zayıflatmaya devam etmektedir. Endeks, 100 seviyesinin altına inerek 99,6’ya kadar gerilemiş ve 2023 Temmuz seviyelerini test etmiştir. Bu gelişme, gelişmekte olan ülke para birimlerine görece destek sunmuştur.
USD/TRY kuru, 38,00 seviyesi civarında işlem görmekte olup, yukarı yönlü eğilimini sürdürmektedir. Aşağıda 37,50 ve 37,00, yukarıda ise 38,50 ve 39 seviyeleri teknik sınırlar olarak öne çıkmaktadır.
TL Tahvilleri ve TCMB Faiz Kararı Beklentisi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bu hafta Nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını gerçekleştirecek. Piyasa beklentisi, politika faizinde değişiklik olmayacağı yönünde olsa da, karar metninde verilecek mesajlar kritik önem taşımaktadır.
TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürmesi ve şahin mesajlarla desteklemesi beklenmektedir. 2 yıllık gösterge tahvil faizi %48,08, 10 yıllık tahvil faizi ise %34,07 seviyesinde bulunmakta ve yukarı yönlü risk sinyali vermektedir.
BIST 100 Teknik Görünüm: Direnç ve Destek Noktaları
BIST 100 endeksi haftayı %0,45 yükselişle 9.381 puanda tamamladı. Ancak işlem hacmi düşük ve genel katılım zayıf kalmıştır. Teknik olarak 9.700 seviyesi direnç, 9.000 ve 8.600 seviyeleri ise güçlü destek noktaları olarak takip edilmektedir.
Yatırımcılar için bu dönemde temkinli hareket edilmesi ve haber akışına duyarlılık gösterilmesi önerilmektedir.
Altın, Eurobond ve Diğer Varlıklar
Altın fiyatları, küresel belirsizlik ve güvenli liman talebiyle rekor seviyelerde işlem görmeye devam etmektedir. 3.235 USD seviyesindeki ons altında, 3.275 ve 3.300 USD direnç; 3.200 ve 3.170 USD destek olarak izlenmektedir.
Eurobond piyasasında ise ABD’nin Çin’e uyguladığı tarifelerin yanı sıra, ABD tahvillerine dair satış söylentileri volatiliteyi artırmaktadır. Türkiye Eurobondları da negatif seyir izlemiş; kısa vadeli kağıtlarda 27 cent’e kadar düşüş gözlenmiştir.
Şirket ve Sektör Gelişmeleri
- GLYHO: Marina Bay Cruise Centre’daki yenileme çalışmaları başladı.
- KLRHO: Gelirler %204,5 artarak 13,6 milyar TL’ye ulaştı.
- BTCIM ve CUSAN: Yıl sonunu zarar ile kapattı.
Borsa İstanbul’da madencilik, ulaştırma ve iletişim sektörleri pozitif ayrışırken; bankacılık sektörü negatif seyrini sürdürdü.
Gelecek Öngörüleri
📌 Kısa vadede enflasyon görünümündeki iyileşmeye rağmen tüketici beklentilerindeki bozulma, politika yapıcıları daha temkinli davranmaya zorlayacaktır.
📌 Trump’ın tarife politikaları, yeni bir stagflasyon riski yaratabilir. Eğer büyüme yavaşlarken enflasyon artarsa, merkez bankaları zor bir ikileme girebilir.
📌 ECB’nin faiz kararı, Avrupa piyasaları için yön belirleyici olabilir. Eğer 25 baz puanlık indirim gelir ve güvercin ton güçlenirse, Euro daha da prim yapabilir.
📌 Türkiye’de TCMB’nin faiz kararı, döviz kuru ve tahvil faizleri üzerinde doğrudan etki yaratacaktır. Merkez Bankası’nın vereceği sinyaller, yatırımcı güveni açısından belirleyici olacaktır.
Genel Değerlendirme
15 Nisan 2025 itibarıyla küresel piyasalarda Trump’ın ticaret politikalarının etkisi ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, en büyük endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. TÜFE ve ÜFE gibi temel enflasyon göstergelerinde görülen düşüş kısa vadede rahatlama sunsa da, beklentilerdeki bozulma kalıcı riskleri beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde ise TCMB’nin faiz kararı, piyasa yönü açısından en kritik başlık olarak öne çıkmaktadır. Bu gelişmeler ışığında, yatırımcıların veri ve haber akışlarını dikkatle takip etmeleri, volatiliteye karşı korunma stratejilerini güçlendirmeleri önerilmektedir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ekonomik Gündem 9 Nisan 2025
Küresel piyasalarda risk iştahının giderek zayıfladığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı %104 gümrük tarifeleri, ekonomik görünümde büyük bir belirsizlik yaratmıştır. Yaklaşık 60 ülkeye yönelik olarak başlatılan bu yeni tarife uygulamaları, yalnızca ABD-Çin ilişkilerini değil, küresel büyüme beklentilerini ve global piyasa dinamiklerini de derinden etkilemiştir.
Trump’ın Tarifeleri Küresel Satış Dalgasını Tetikledi
ABD yönetimi tarafından bu sabah itibarıyla yürürlüğe sokulan yüksek oranlı ithalat vergileri, küresel piyasalarda sert satışlara neden olmuştur. Çin’in misilleme yaparak gümrük vergilerini düşürmeme kararı sonrasında, Trump yönetimi ithalat vergisini %104’e yükseltmiştir. Bu kararın ardından Wall Street başta olmak üzere, Asya ve Avrupa borsalarında ciddi kayıplar yaşanmıştır.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından yapılan açıklamada, Çin’in uzlaşma arayışında olduğu ancak henüz resmi bir girişimde bulunmadığı ifade edilmiştir. Çin Yuanı’nın 7,40 seviyesinin üzerine zayıflaması, Çin ihracatını avantajlı hale getirirken, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu kapsamda, ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,50 seviyesinin üzerine çıkarken, VIX endeksi korku sinyalleri vermeye başlamıştır.
Fitch ve Roubini’den Uyarılar: ABD’de Resesyon Riski Artıyor
Fitch Ratings, yeni tarifelerin ABD’de resesyon riskini artırabileceğini ve bu durumun Fed’in para politikası esnekliğini sınırlayabileceğini vurgulamıştır. Benzer şekilde, ekonomist Nouriel Roubini, piyasalarda faiz indirimi beklentilerinin gerçekçi olmadığını, Fed’in yıl sonuna kadar faiz politikasında değişikliğe gitmeyeceğini öngörmektedir.
BIST 100 Pozitif Ayrışıyor
Borsa İstanbul, küresel satış dalgasına rağmen pozitif ayrışmaya devam etmiştir. 100 endeksi günü %0,74 primle 9.477 puandan kapatırken, Katılım 100 endeksi %1,28 artış göstermiştir. Bu yükselişe en çok katkı sağlayan hisseler arasında BİMAS, ASELS ve TCELL öne çıkmıştır. Buna karşın, TUPRS, THYAO ve YKBNK negatif katkı sunmuştur. Endeksten toplamda 32 milyon TL’lik para çıkışı yaşanmıştır.
Ayrıca, Ahlatcı Yatırım’ın Model Portföyü %1,45 değer kazanırken, Günlük Teknik Önerileri %1,00 pozitif performans göstermiştir. Günlük öneriler arasında ALTNY, ANSGR, KOZAL, OYAKC hisseleri yer almaktadır.
CDS ve Teknik Görünümler
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi, sabah saatlerinde 363,50 seviyesinde seyretmiştir. BIST 100 endeksinde, 9.175 seviyesi destek, 9.560 seviyesi ise direnç olarak izlenmektedir. Geri çekilmelerde 9.066 Fibonacci destek seviyesi kritik önemde olup, yükselişlerde ise 9.681 (200 günlük EMA) seviyesi hedef olarak takip edilmektedir.
Döviz ve Emtia Teknik Görünümleri
- EUR/USD paritesinde, 1.1060 ve 1.1090 dirençleri izlenirken, 1.1010 altına sarkmalarda düşüş derinleşebilir.
- USD/TRY paritesi 38.00 üzerine çıkarak, kısa vadeli yükseliş trendini korumaktadır.
- Ons altın (XAUUSD) 3019 seviyesini aşarsa 3050 hedeflenebilir; altında ise 3000 desteği izlenmelidir.
- Gümüş (XAGUSD) 30.10 ve 30.35 dirençlerini test edebilir.
- NASDAQ endeksinde, 16675 desteği kırılırsa satışlar hızlanabilir.
- Brent petrol (UKOIL) fiyatı 60.15 dolar desteğiyle kritik eşiğe ulaşmıştır.
Şirket ve Sektör Haberleri
- Emlak Konut (EKGYO), Esenler Atışalanı’nda 2,89 milyar TL’lik arsa alımı gerçekleştirmiştir.
- Halkbank (HALKB), yurt dışı 1 milyar USD borçlanma yetkisi almış, ayrıca Halk Elektrik Üretim A.Ş. kurulmuştur.
- Erciyas Boru, 464 milyon TL’lik termik santral sözleşmesi imzalamıştır.
- Ulusoy Un, Samsun’da makarna tesisi yatırımı için 75 milyon USD kredi görüşmeleri başlatmıştır.
- Gülermak, 14,1 milyar TL’lik metro ihalesini kazanmıştır.
- Huner Enerji, İtalya’daki 200 MW depolama lisanslı firmayı satın almıştır.
- Çağdaş Cam, CW Enerji’den 310 milyon TL’lik sipariş almıştır.
Ekonomik Takvim ve Beklentiler
Bugün saat 21:00’de açıklanacak olan FOMC toplantı tutanakları, Fed’in faiz politikasına dair yeni sinyaller verebilir. Ayrıca, gün içinde ECB üyeleri ve Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların yönü üzerinde etkili olacaktır.
Gelecek Öngörüleri
ABD’nin uygulamaya aldığı yüksek tarifelerin küresel büyümeyi baskılaması, 2025’in ikinci yarısında resesyon riskinin derinleşmesine yol açabilir. Buna karşılık, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha düşük dış ticaret açığı ve güçlü iç talep avantajıyla pozitif ayrışması beklenmektedir.
Fed’in kısa vadede faiz indirimi beklentileri zayıflarken, küresel merkez bankalarının temkinli duruşlarını sürdürmeleri olasıdır. Petrol fiyatlarındaki düşüş enerji ithalatçısı ülkeler için pozitif olsa da, talep daralmasına işaret etmesi nedeniyle büyüme görünümünde bozulma sinyali vermektedir.
Çin’in Yuan’daki yönü, ABD ile ilişkilerin seyrini belirleyecek temel unsur olmaya devam edecektir. Ticaret savaşlarının finansal piyasalarda yeni bir dalgalanma döngüsü başlatması, yatırımcıların daha defansif sektörlere yönelmesine neden olabilir.
Genel Değerlendirme
9 Nisan 2025 itibarıyla ekonomik gündem, Trump’ın karşılıklı tarifeleri yürürlüğe sokması ve bu adımın küresel piyasalarda yarattığı volatilite ile şekillenmiştir. Fitch ve Roubini gibi önemli kurum ve isimlerin uyarıları, resesyon ihtimalinin ciddiyetini ortaya koyarken; Borsa İstanbul’un pozitif ayrışması dikkat çekmektedir. Teknik analizlere göre, piyasalarda yüksek oynaklık sürerken; yatırımcıların temkinli pozisyonlanması önerilmektedir.
Gelecek dönemde ise Fed politikalarının yönü, Çin ile ABD arasındaki gerginliğin seyri ve Brent petrol fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici olacaktır. Türkiye açısından, CDS seviyelerindeki düşüş eğilimi ve güçlü iç talep, pozitif ayrışma potansiyelini desteklemeye devam etmektedir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Trump’ın Küresel Tarifeleri: Ekonomide Yeni Bir Savaşın Anatomisi
Donald Trump’ın başkanlığı dönemi, yalnızca siyasi değil; ekonomik düzende de sert kırılmaların yaşandığı bir dönemdi. “Önce Amerika” (America First) politikası çerçevesinde atılan en agresif adımlardan biri; ABD’nin dış ticaret dengesini yeniden şekillendirmek ve özellikle Çin karşısındaki ticaret açığını azaltmak amacıyla devreye sokulan küresel tarife politikalarıydı.
Trump, serbest ticaretin zarar verdiğini, Amerikan işçisinin küreselleşme nedeniyle ezildiğini savunarak ithalata topyekûn bir vergi duvarı örmeye başladı. Ancak sonuçlar, kitabın yazıldığı gibi gelişmedi.
🔧 Trump’ın Uyguladığı Temel Tarifeler
- Genel %10 Tarife: 2025 itibariyle, tüm ithal mallara minimum %10 oranında ek gümrük vergisi getirildi. Tüm sektörleri kapsayan bu karar, ABD’nin küresel ticaretteki pozisyonunu kökten sarstı.
- Çin’e Ekstra %50 Tarife Tehdidi: ABD-Çin ticaret savaşının simge kararı. Trump, Çin’i “haksız ticaret” ile suçlayarak ithal Çin mallarına %50’ye kadar varan ek tarifeler uygulanacağını duyurdu.
- Kanada ve Meksika’ya %25 Tarife: Kuzey Amerika serbest ticaret bloğunun ruhuna aykırı olarak, otomotivden çeliğe kadar birçok sektörde ek %25’lik tarifeler devreye alındı.
📉 Tarifelerin Küresel ve Yerel Sonuçları
1. Tedarik Zinciri Şokları ve Üretim Kaosu
Tarifeler, küresel üretim sistemini hedef aldı. Özellikle Çin merkezli tedarik zincirleri ağır hasar gördü.
- Otomotiv sektörü, örneğin Ford ve GM gibi devler, Kanada ve Meksika’dan gelen parçaların fiyatlarında %10-25 arasında artışla karşılaştı. Araç başına maliyet artışı: +1.200–2.800 $.
- Apple, Çin’de üretilen iPhone’lar için yeni tedarik merkezleri aramak zorunda kaldı. Vietnam, Hindistan gibi ülkelere “zorunlu kaydırma” başladı.
- Küçük işletmeler ise bu geçişi yapamadı, yerli sanayide birçok KOBİ iflas etti.
2. ABD Tüketicisine Enflasyon Tokadı
İthal ürünlere gelen tarifeler, doğrudan son kullanıcıya yansıdı.
- Yale Budget Lab’e göre, tarifelerin ABD’li tüketicilere yıllık maliyeti ortalama 3.800 $.
- Özellikle elektronik, gıda, ev aletleri ve tekstil ürünlerinde %8-20 arasında fiyat artışı yaşandı.
- Enflasyonist baskılar FED’in faiz patikasını zorladı. Tüketici güven endeksi 3 yılın en düşüğüne indi.
3. Tarım Sektörü Misillemenin Kurbanı Oldu
Çin başta olmak üzere birçok ülke, ABD’nin tarife kararlarına misillemeyle karşılık verdi. Hedef doğrudan ABD çiftçisi oldu.
- Çin, ABD’den soya fasulyesi, mısır ve et alımlarını düşürdü. ABD tarım ihracatı %26 azaldı.
- 2019-2023 arasında iflas eden çiftlik sayısı %40 arttı.
- Hükümet 28 milyar $’lık sübvansiyonla çiftçiyi “yapay nefesle” ayakta tutmaya çalıştı.
4. Şirketler Yatırımlarını Erteledi, Üretimi Yurt Dışına Kaydırdı
Trump’ın tarifeleri, iş dünyasında ciddi bir belirsizlik ortamı yarattı.
- Sermaye harcamaları yavaşladı. Yatırımlar %15’e yakın geriledi.
- Teknoloji ve otomotiv devleri, üretimi Meksika’dan Tayland’a, Çin’den Malezya’ya kaydırmak için milyarlarca dolarlık yeniden yapılandırma programları başlattı.
- ABD içindeki üretim artmadı, yalnızca maliyetli bir taşınma süreci başladı.
5. Küresel Misillemeler: Herkes Herkese Tarife Koydu
Trump’ın başlattığı bu “tarife savaşı”, karşı cephelerin de harekete geçmesine yol açtı.
- Çin, 60 milyar $’lık ABD menşeli ürüne %25’e varan tarifeler uyguladı.
- AB, ABD’den ithal edilen alkol, motosiklet ve tarım ürünlerinde karşı tarifeler ilan etti.
- Bu kısasa kısas durumu, küresel ticaret hacminde %2,3’lük daralmaya neden oldu. (WTO verisi)
6. Piyasalarda Güven Krizi ve Çöküşler
Tarife kararları duyuruldukça, yatırımcılar panik butonuna bastı.
- S&P 500’de anlık %3,7’lik düşüş, Dow Jones’ta ise 1.000 puanlık gerilemeler yaşandı.
- Japonya Nikkei 225 %8’e yakın değer kaybetti.
- Yatırımcılar, Trump’ın keyfi ve ani kararlarını “ekonomik istikrarsızlık” sinyali olarak algıladı.
7. Serbest Ticaretin Sonu: Yeni Ekonomik Kutuplaşma
Trump’ın tarifeleri sadece bir maliyet değil, küresel güven krizinin tetikleyicisiydi.
- ABD, uzun vadeli “istikrarlı ticaret ortağı” imajını kaybetti.
- Küresel şirketler ABD’ye olan bağlılıklarını sorgulamaya başladı.
- “Çin +1” stratejisi hızlandı: Yatırım ve üretim artık tek ülkeye bağlı kalmadan dağıtılmaya başlandı.
- Tüm bu gelişmeler, çok kutuplu, parçalanmış bir ekonomik düzene zemin hazırladı.
🔍 Peki Ama Ne Kazanıldı?
Kısa vadede:
- Bazı yerli üreticiler korunmuş gibi gözüktü.
- İç siyasi mesajlar açısından Trump puan topladı.
Ama uzun vadede:
- ABD tüketicisi daha pahalı ürünler tüketti,
- Şirketler daha az yatırım yaptı,
- Tarım sektörü çöküşe geçti,
- Küresel ekonomide büyüme yavaşladı,
- ABD, ekonomik lider olarak güvenilirliğini zedeledi.
📌 Sonuç: Ticaret Savaşları Cezalandırmaz, Hep Birlikte Batırır
Trump’ın tarifeleri, ekonomiyi koruyacak zırh değil, ters tepen bir boomerang oldu. Ekonomik korumacılığın, kısa vadede politikaya hizmet etse de, uzun vadede üretimi, tüketimi, yatırımı ve ticareti vurduğu net bir şekilde görüldü.
Ekonomik Gündem 3 Nisan 2025
- Doğan Holding, 1 milyar TL’lik pay geri alım programı başlatmıştır.
- Efor Çay, Endonezya ile 340 milyon TL’lik tedarik anlaşması imzalamıştır.
- Migros, mart ayında 23 yeni mağaza açarak toplam mağaza sayısını 3.642’ye çıkarmıştır.
- Tab Gıda, 2025 ilk çeyreğinde toplam 1.854 restorana ulaşmıştır.
Bankacılık sektörü, şubat ayında 70,9 milyar TL net kâr açıklamıştır. Özellikle karşılık giderlerinde azalma ve ticari kârlarda artış dikkat çekmiştir.
Gelecek Öngörüleri
🔮 Trump’ın ticaret tarifelerinin etkisi Nisan ve Mayıs aylarında daha net hissedilecektir. Bu tarifelerin, küresel ticaret hacmini daraltması, tedarik zincirinde bozulmalara yol açması ve enflasyonist baskıları artırması olası görülmektedir.
FED’in faiz indirim takviminde gecikmeler yaşanabileceği gibi, resesyon riskinin artmasıyla birlikte riskli varlıklardan kaçış eğilimi sürebilir. Türkiye özelinde ise, enflasyonun yeniden yukarı yönlü eğilim göstermesi durumunda TCMB’nin politika çerçevesinde yeniden sıkılaşma adımlarına yönelmesi beklenebilir.
Genel Değerlendirme
3 Nisan 2025 tarihinde küresel ekonomik gündemde ABD’nin açıkladığı yeni gümrük tarifeleri başrolde yer almıştır. Trump’ın “ekonomik bağımsızlık” söylemiyle birlikte tarifelerin geniş kapsamlı olarak devreye alınacağı duyurulmuştur. Bu durum, küresel piyasalarda risk iştahını azaltmış, özellikle doların değer kaybetmesine ve emtia fiyatlarının dalgalanmasına neden olmuştur.
Yurt içinde ise enflasyon verisinin beklenti altında kalması, piyasalarda kısa vadeli pozitif bir ayrışma yaratmıştır. Ancak küresel dalga karşısında BIST-100 endeksi baskı altında kalmaya devam etmektedir. TCMB’nin faiz politikası açısından sabit tutma beklentisi korunmakla birlikte, enflasyondaki olası artışlar yeni adımları beraberinde getirebilir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.