Konkordato Nedir? Son Çare mi, Stratejik Araç mı?

Konkordato kelimesi Türkiye’de 2018 sonrasında sıkça duyulur oldu. Ama hâlâ yanlış anlaşılıyor: ne bir kaçış kapısı ne de bir iflasın başlangıcıdır. Doğru kullanıldığında işletmeyi kurtarabilecek hukuki bir araçtır.

Konkordato Nedir?

Konkordato, mali güçlük içindeki bir şirketin alacaklılarıyla mahkeme denetiminde uzlaşmasını sağlayan hukuki bir süreçtir. Şirket faaliyetlerine devam eder, borçları yeniden yapılandırılır ve alacaklılarla anlaşma sağlandığında şirket borç yükünden kurtularak sağlıklı bir yapıya kavuşur.

Kimler Konkordato İsteyebilir?

Borçlarını vadelerinde ödeyemeyen veya yakın gelecekte ödeyemeyeceği öngörülen her şirket konkordato talep edebilir. Talep mahkemeye yapılır. Mahkeme ön inceleme sonrasında geçici mühlet kararı verirse şirkete icra takiplerinden korumalı bir süre tanınır.

Avantajları

İcra takipleri durur. Şirket faaliyetlerine devam eder. Alacaklılarla çoğunluk kararıyla anlaşma sağlandığında azınlık alacaklılar da bağlanır. Borç yükü gerçekçi seviyelere çekilebilir.

Riskleri ve Dezavantajları

Süreç uzun ve maliyetlidir. Kayyum atanabilir, yönetim kısıtlanabilir. Bankalar ile ilişki büyük ölçüde donabilir. Tedarikçiler peşin talep edebilir. Müşteri kaybı yaşanabilir.

Ne Zaman Düşünülmeli?

Bankalar ve diğer alacaklılarla gönüllü yapılandırma mümkün değilse. Borç yükü faaliyet gelirleriyle sürdürülemez boyuttaysa. Ama şirketin iş modeli hâlâ geçerliyse — sadece finansal yapısı bozulmuşsa. Bu koşullar varsa konkordato bir son çare değil, stratejik bir toparlanma aracıdır.

Son Söz

Konkordato utanılacak bir kelime değildir. Doğru zamanda ve doğru hukuki danışmanla kullanılmalıdır. Geç kalındığında ise konkordato da çare olmaz — bu yüzden erken düşünmek kritiktir.