Ekonomik Gündem [5 Aralık 2024]

Kasım ayına ilişkin açıklanan PMI verileri ve ekonomik göstergeler, küresel piyasalarda farklı dinamiklere işaret ederken, Türkiye’ye ilişkin tahminler ve döviz kuru göstergeleri dikkat çekiyor. Avrupa, ABD ve Türkiye ekonomilerinden gelen veriler, piyasa beklentilerini şekillendirmeye devam ediyor.

Euro Bölgesi’nde Kasım nihai verilere göre HCOB Hizmet PMI, Ekim ayında açıklanan 51,6 seviyesinden 49,5’e gerileyerek dokuz ay sonra ilk kez eşik değer olan 50 seviyesinin altına düştü. Bu durum, hizmet sektöründe daralmaya işaret ederken, aynı ayda Bileşik PMI da 50’den 48,3’e geriledi. Üç aydır daralma eğiliminde olan bu veri, bölge ekonomisinde zayıflama sinyalleri veriyor. Yeni siparişlerin de Ekim ayındaki 47,9 seviyesinden 46,8’e düşmesi, ekonomik aktivitedeki durgunluğu daha da belirginleştiriyor. Beklentiler her iki veri için sırasıyla 49,2 ve 48,1 seviyelerindeydi; dolayısıyla açıklanan veriler, tahminlerin altında kaldı.

ABD cephesinde ise daha pozitif bir tablo dikkat çekiyor. S&P verilerine göre ABD final Hizmet PMI, Ekim ayındaki 55 seviyesinden 56,1’e yükselirken, Bileşik PMI ise 54,1’den 54,9’a çıktı. Beklentilerin sırasıyla 57 ve 55,3 olması yönünde olduğu göz önüne alındığında, açıklanan veriler beklentilere kıyasla zayıf kaldı ancak yine de genişleme bölgesinde yer aldı. ABD ekonomisine ilişkin diğer göstergelerde ise karışık bir tablo göze çarpıyor. ABD Ticaret Bakanlığı’nın Ekim ayı Fabrika Siparişleri verisi, bir önceki aya göre %0,2 artarak %0,3’lük piyasa beklentisinin altında kaldı. Dayanıklı mallar siparişleri %0,3 artış gösterirken, dayanıklı olmayan mallar yalnızca %0,1 arttı. İpotek başvuruları Kasım ayında %2,8 olarak açıklandı ve bir önceki aya göre %6,3 olan artış hızında yavaşlama yaşandı. Ayrıca Kasım ayı ADP Tarım Dışı İstihdam Değişikliği 146 binle piyasa beklentisi olan 150 binin altında açıklandı. Önceki ayın verisi ise 233 binden 184 bine revize edildi.

ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fed Başkanı Powell, ekonominin “oldukça iyi durumda” olduğunu vurguladı. Ayrıca yeni ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile uyum içinde çalışmayı beklediklerini belirterek piyasalar için güvercin mesajlar verdi. Bu açıklamalar, Fed’in sıkı para politikasında daha ılımlı bir tavır sergileyebileceği beklentisini güçlendirdi.

Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerde ise hem OECD hem de Deutsche Bank’tan gelen tahminler öne çıkıyor. OECD, Türkiye için 2024 yılı ortalama TÜFE beklentisini %55,5’ten %58,3’e yükseltirken, büyüme beklentisini %3,4’ten %3,5’e çıkardı. Deutsche Bank, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında %2,9 oranında büyümesini, 2025 yılında ise %2,8 seviyesine gerilemesini öngördü. Ayrıca TCMB’nin Aralık ayında 250 baz puanlık bir faiz indirimi yapacağını tahmin etti. Morgan Stanley ise bu indirimi 150-200 baz puan seviyelerinde öngörüyor.
Kasım ayında Türkiye Efektif Döviz Kuru, 64,84’ten 67,03’e yükselerek Şubat 2021’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Aynı dönemde Yİ-ÜFE bazında reel efektif döviz kuru endeksi 94,50’den 96,42’ye yükseldi. TÜFE bazında TL’nin değeri, geçen yılın aynı dönemine göre 11,55 puan, Yİ-ÜFE bazında ise 8,66 puan arttı. Bu göstergeler, TL’nin bir miktar değer kazandığını ancak hâlâ baskı altında olduğunu işaret ediyor.

Genel olarak, Euro Bölgesi’nde hizmet ve bileşik PMI verilerindeki düşüşler ekonomik daralma endişelerini artırırken, ABD verilerindeki olumlu eğilimler ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruduğunu gösteriyor. Türkiye için ise enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar, sıkı para politikasının devam edeceği sinyalini verirken, döviz kurundaki toparlanma, TL’nin kısmi güçlenmesine katkı sağladı. Ancak yapısal reformlar olmadan sürdürülebilir bir büyüme ve enflasyon hedeflerine ulaşılması zor görünüyor.