Ekonomik Gündem [29 Kasım 2024]

Bugün öne çıkan gelişmeler, Çin’in ABD mallarına yönelik tarifelerle ilgili muafiyet kararları, Almanya’nın Kasım TÜFE verileri, Türkiye’nin ekonomik güven endeksi ve dış ticaret dengesi sonuçları, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezerv hareketleri oldu. Küresel ve yerel piyasalarda bu gelişmeler, ekonomik dinamiklerin yönünü belirleyen önemli ipuçları sunmaktadır.

Çin: ABD Mallarına Tarifesiz Dönem Uzatımı

Çin, bazı ABD mallarında uygulanan gümrük tarifesi muafiyetlerini 28 Şubat 2025’e kadar uzatma kararı aldığını açıkladı. Bu karar, ticaret ilişkilerinde bir nebze yumuşama sağlayarak küresel tedarik zincirlerinde istikrarı artırmayı hedefleyen bir adım olarak değerlendirilmektedir.
* ABD-Çin ticaret savaşlarının etkisi hâlâ hissedilirken, bu tür kararlar, her iki ülke arasındaki ticaret hacmini ve yatırım akışlarını olumlu etkileyebilir.
* Bununla birlikte, 2025’e kadar süren bu muafiyet döneminin uzatılması, küresel ticaret dengesi üzerinde geçici bir rahatlama yaratabilir.

Almanya: Kasım TÜFE Verileri
Almanya’nın Kasım öncü Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, aylık bazda -%0,2 ile değişim göstermemiş, yıllık bazda ise %2,2 ile beklentilerin altında gerçekleşmiştir (beklenti: %2,4).
* Önceki aya göre yukarı yönlü bir revizyon yapılmış olsa da, yıllık enflasyondaki gerileme, Euro Bölgesi’nin genelindeki düşük enflasyon dinamiklerine paralel bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
* Almanya’nın düşük enflasyonu, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) sıkı para politikasını gevşetme ihtimaline yönelik beklentileri artırabilir.

Türkiye: Ekonomik Güven Endeksi ve Dış Ticaret Dengesi

Ekonomik Güven Endeksi

Türkiye’nin Kasım Ekonomik Güven Endeksi, bir önceki aya göre 98’den 97,12’ye gerileyerek düşüş kaydetmiştir. Bu düşüş, ekonomik beklentilerdeki sınırlı iyimserliğin sürdüğüne işaret etmektedir.
* Güven endeksindeki bu gerileme, özel sektör yatırımları ve tüketici harcamalarında duraksamaya neden olabilir.

Dış Ticaret Dengesi
Türkiye’nin Ekim Ticaret Dengesi, geçen yılın aynı ayına göre %10 azalarak -5,91 milyar USD olarak açıklanmıştır. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı, %77,5’ten %79,9’a yükselmiştir.
* Ocak-Ekim dönemi verilerine göre, dış ticaret açığı %30,1 azalarak 94,2 milyar USD’den 65,8 milyar USD’ye gerilemiştir.
* İhracat: Ekim ayında %3,1 artışla 23,5 milyar USD’ye ulaşmıştır.
* İthalat: Aynı dönemde sabit kalarak 29,4 milyar USD olmuştur.

Çekirdek ithalat (enerji ve altın hariç) %2,4 artarak 22,68 milyar USD’ye çıkarken, altın ithalatı %44 artış göstermiştir. Enerji ürünleri ithalatı ise %6 artmıştır. Bu sonuçlar, Türkiye’nin dış ticaret dengesinde ihracat performansının iyileştiğini ancak enerji ve altın ithalatındaki artışın dış ticaret açığını genişletme riski taşıdığını göstermektedir.

Merkez Bankası Rezervleri
TCMB’nin 22 Kasım haftasında açıkladığı verilere göre:
* Brüt Döviz Rezervleri, 3 milyar 355 milyon USD düşüşle 90 milyar 735 milyon USD’ye gerilemiştir.
* Altın Rezervleri, 3 milyar 310 milyon USD artışla 65 milyar 904 milyon USD’ye yükselmiştir.
* Toplam Rezervler, haftalık bazda 45 milyon USD azalışla 156 milyar 639 milyon USD’ye düşmüştür.
Döviz rezervlerindeki düşüş, kur istikrarını desteklemek için yapılan müdahalelere işaret edebilirken, altın rezervlerindeki artış, rezervlerin çeşitlendirilmesi stratejisini yansıtmaktadır.

Gelecek Öngörüleri
1. Çin’in tarifesiz dönem kararı, ABD ile ticaret ilişkilerinde kısa vadeli bir istikrar sağlayabilir. Ancak bu sürenin sonunda, yeni bir ticaret gerilimi olasılığı göz ardı edilmemelidir.
2. Almanya’nın TÜFE verileri, Euro Bölgesi’nin genelinde düşük enflasyon dinamiklerini teyit etmekte ve ECB’nin parasal sıkılaşmada yavaşlamasına yönelik beklentileri güçlendirmektedir.
3. Türkiye’nin dış ticaret performansı, enerji ve altın ithalatındaki artışlar nedeniyle baskı altında kalabilir. Ancak ihracatın karşılama oranındaki artış, orta vadede dış ticaret açığının daha fazla daralabileceğine işaret etmektedir.
4. TCMB rezervlerindeki değişim, döviz kurunun stabilizasyonuna yönelik müdahalelerin sürdüğünü göstermektedir. Ancak rezervlerin sürdürülebilirliği, mali disiplin ve dış kaynak girişine bağlıdır.

Genel Değerlendirme
Bugünkü gelişmeler, küresel ve yerel ekonomide dengeleri yeniden şekillendirebilecek önemli ipuçları sunmaktadır.
* Çin ve ABD arasındaki ticari ilişkilerde yumuşama sinyalleri, küresel ticaret dinamiklerinde geçici bir rahatlama yaratabilir.
* Avrupa’da enflasyon baskısının zayıf kalması, ECB’nin gelecekteki para politikası kararlarına etki edecektir.
* Türkiye’nin dış ticaret ve rezerv dinamikleri, ithalat bileşimindeki değişimlerin ve enerji fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkilerini ön plana çıkarmaktadır.

Küresel ve yerel piyasalarda, ticaret politikaları, enflasyon trendleri ve merkez bankası rezervleri önümüzdeki dönemde ekonomik politikaların belirlenmesinde kritik roller üstlenecektir.