Ekonomik Gündem [28 Şubat 2025]

ABD ekonomisine dair açıklanan son makroekonomik veriler, piyasalarda farklı beklentilerin oluşmasına neden oldu. İkinci çeyrek büyüleme rakamları %2.3 seviyesinde sabit tutulurken, daha önce %4.1 olarak açıklanan kişisel tüketim harcamaları (PCE) %4.2 seviyesine revize edildi. Çekirdek PCE fiyat endeksi ise %2.5’ten %2.7’ye yükseldi. Bu veriler, ABD ekonomisinde enflasyonist baskıların artış gösterdiğine işaret ederken, Fed’in para politikalarına yönelik belirsizlikleri de beraberinde getirdi.

Piyasalarda Fed’in faiz indirimi beklentileri artmaya devam ederken, Fed fonları vadeli kontrat piyasası bu yıl için toplam 0.64 puan faiz indirimi fiyatlıyor. Ancak Fed yetkililerinin Aralık projeksiyonlarında 2025 yılına ilişkin faiz indirimi tahminlerini 1 puandan 0.5 puana düşürdüğü göz önüne alındığında, piyasanın beklentileriyle Fed’in öngörülerinin uyumsuzluk gösterdiği dikkat çekiyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizleri yatay seyrederken, gün içinde %4.24 seviyesine geriledi. Bu gerilemede, ABD Başkanı Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin sert açıklamaları etkili oldu. Trump, Kuzey Amerika’daki uyuşturucu akışını engelleme gerekçesiyle 4 Mart’ta yeni gümrük tarifelerinin yürülüğe gireceğini açıklarken, Çin’e yönelik %10’luk ek tarifenin de uygulanacağını belirtti. Bu görüşler piyasalar üzerinde risk algısının artmasına neden olurken, ABD borsalarındaki satış dalgasını tetikledi. S&P 500 endeksi %1.59 düşerken, Asya piyasaları da benzer şekilde negatif etkilendi. Şangay Bileşik Endeksi %2 oranında geriledi.

ABD doları, gümrük tarifeleri konusundaki açıklamaların etkisiyle değer kazanmaya devam ediyor. Dolar endeksi dün %0.8 yükselerek 107.2 seviyesine ulaştı ve bu sabah %0.2 daha artarak 107.4’e yükseldi. Euro/dolar ve sterlin/dolar kurları yatay seyrederken, değerli metallerde satış baskısı devam etti. Ons altın %1.3 düşerek 2878 dolara geriledi ve bu sabah itibariyle 2859 dolar seviyesine indi.

Yurt dışı yatırımcıların TL varlıklara ilgisi sürerken, geçen hafta 180 milyon dolarlık devlet tahvili ve 74 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirildi. Ancak carry-trade pozisyonlarının 0.7 milyar dolar azaldığı tahmin ediliyor. Bireylerin ve şirketlerin döviz mevduatları sırasıyla 0.7 milyar dolar ve 2.6 milyar dolar artarken, KKM büyüklüğü 1.3 milyar dolar gerileyerek 24.3 milyar dolara düştü.

TCMB’nin net rezervleri swap düzenlemeleri dahil edilerek hesaplandığında, geçen hafta 10.2 milyar dolar azaldı. Ancak hafta başında 0.6 milyar dolarlık bir artış yaşanmışken, Salı günü itibariyle tekrar 1.1 milyar dolarlık bir gerileme gözlemlendi. TCMB, TL’deki oynaklığı azaltmak için döviz arz ve talebini dengeleme politikası izlemeye devam ediyor. Dolar/TL kuru dün %0.1 düşerek 36.44 seviyesinde kapanırken, bu sabah 36.53 civarında işlem görüyor.

BIST 100 endeksi dün %1.8 artışla 9741 puana ulaşırken, TL cinsi 10 yıllık tahvil faizi 16 baz puan azalarak %27.71 seviyesine geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi ve 5 yıllık CDS oranları ise yatay seyir izledi.

Genel Değerlendirme
ABD ekonomisine dair açıklanan son veriler, enflasyon baskısının devam ettiğine işaret ederken, Fed’in faiz indirimi politikaları konusunda piyasalarla olan beklenti farklılığını ortaya koyuyor. Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin sert açıklamaları, piyasalarda risk algısının artmasına neden olurken, döviz piyasalarında ABD dolarının değer kazanmaya devam ettiğini gösteriyor. Türkiye ekonomisinde ise TL varlıklara yabancı yatırımcı ilgisinin sürdüğü ancak TCMB’nin rezerv düzeyinin baskı altında olduğu gözlemleniyor. Önümüzdeki dönemde ABD’de PCE enflasyon verisinin açıklanması, Fed’in faiz politikası için kritik bir gösterge olacak.