Ekonomik Gündem 26 Mart 2025
Küresel Gelişmeler ve ABD Ekonomisine Dair Görünüm
Borsa İstanbul’da yaşanan satış baskısının ardından tepki alımlarının ivme kazandığı görülmektedir. Özellikle BIST-100 endeksinde teknik göstergelerin aşırı satım bölgesinde bulunmasıyla birlikte pozitif yöndeki fiyatlamalar dikkat çekmektedir. ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan açıklamalar küresel risk iştahında sınırlı da olsa toparlanma yaratmıştır. Trump’ın, 2 Nisan’da yürürlüğe girmesi beklenen gümrük vergisi artışlarının bazı ülkeler için geçerli olmayacağını belirtmesi, ticaret savaşı endişelerini bir miktar azaltmıştır.
ABD’den gelen bu yumuşama sinyalleri, özellikle gelişen piyasa varlıkları üzerinde destekleyici bir etki yaratmış ve riskli varlıklara olan yönelimde artışa neden olmuştur. Bu gelişme, S&P 500 endeksinde %0.2 oranında sınırlı da olsa pozitif kapanışı beraberinde getirmiştir. Ancak bu iyimser tabloya rağmen ABD tüketici güven endeksi, son dört yılın en düşük seviyesine gerileyerek büyüme beklentilerine gölge düşürmüştür. Conference Board tarafından yayımlanan verilere göre Mart ayında tüketici güveni endeksi 92,9 seviyesine inerek Şubat 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilemiştir. Bu seviye, durgunluk sinyali olarak kabul edilen 80 seviyesinin oldukça altında yer almıştır. Geleceğe yönelik beklentileri ölçen endeks de 12 yılın dip seviyesi olan 65,2’ye düşmüştür. Tüketici ve yatırımcıların ekonomik belirsizliklere yönelik algılarının negatif yönde şekillendiği gözlenmektedir.
Bu tabloya rağmen, son dönemde konut, inşaat ve üretim verilerindeki güçlü seyir, ABD ekonomisinde stagflasyon beklentilerini öne çıkarmış, ancak resesyon öngörülerinin henüz belirginleşmediği bir görünüm oluşturmuştur. Ayrıca büyük teknoloji hisselerinde görülen güçlü performans, piyasalarda kısmi bir yukarı yönlü tepkiye neden olmuştur.
Emtia Piyasalarında Son Durum
Küresel çapta emtia fiyatlarında da hareketlilik izlenmektedir. Özellikle bakır fiyatları, ABD’nin olası ithalat tarifeleri ve arz sıkışıklığı endişeleri nedeniyle tüm zamanların zirvesine ulaşmıştır. WTI petrol fiyatlarında ise stok verileri sonrası kısmi bir toparlanma izlenmiştir. Altın tarafında güvenli liman algısı korunmasına rağmen fiyatlamalar sınırlı kalmıştır. Dolar endeksi son iki gündür yatay bir seyir izlemektedir.
Avrupa ve Asya Piyasalarına Genel Bakış
Avrupa piyasalarında da tahvil getirilerindeki hareketlilik dikkat çekmektedir. Almanya ve İngiltere tahvil getirilerinde yükseliş yaşanırken, ABD-Çin geriliminin Avrupa dış ticaret dengeleri üzerindeki olası etkileri yakından izlenmektedir. Euro/dolar paritesi yatay seyrederken, İngiliz sterlini sınırlı değer kazancı kaydetmiştir.
Asya piyasaları tarafında ise Trump yönetiminin 2 Nisan’da açıklayacağı tarifelere dair daha hedefli bir yaklaşım benimseyeceği beklentisi, bölgesel endekslerde kısa vadeli bir toparlanma yaratmıştır. Çin teknoloji hisselerine yönelik pozitif revizyonlar ve Japonya ile Avustralya’daki güçlü kapanışlar öne çıkarken, genel görünümün hâlen kırılgan kaldığı izlenmektedir.
Borsa İstanbul’da Teknik ve Temel Görünüm
Borsa İstanbul tarafında ise, ekonomi yönetiminin açık iletişim politikası ve hızlı aksiyon alma becerisiyle birlikte 10.872 zirvesinden başlayan düşüş sürecinin ardından 8.872 puan seviyesinden gelen tepki alımlarıyla endekste güçlü bir toparlanma yaşandığı görülmektedir. Dün gerçekleşen %4,48 oranındaki artışla BIST-100 endeksi günü 9.716 seviyesinde tamamlamıştır. Özellikle bankacılık (%5,31) ve holding (%4,57) endekslerindeki yükselişler dikkat çekmiştir. Mali endeks %4,93, sanayi endeksi %3,82, hizmetler endeksi %4,98, teknoloji endeksi ise %0,19 oranında değer kazanmıştır. Endekste işlem hacmi 175,6 milyar TL’ye ulaşarak dikkat çekici bir seviyeye yükselmiştir. Endekse dahil 100 hissenin 98’i yükselirken, yalnızca 2 hisse değer kaybetmiştir. En çok işlem gören hisseler arasında Akbank, Türk Hava Yolları, Yapı Kredi, Aselsan, İş Bankası (C) ve Bim yer almıştır.
Teknik olarak, endeksin 200 günlük üssel hareketli ortalaması olan 9.800 puan seviyesi, önemli bir direnç noktası olarak öne çıkmaktadır. Bu seviyenin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 9.970 ve 10.170 seviyeleri sıradaki dirençler olarak takip edilecektir. Aşağı yönlü hareketlerde ise 9.616, 9.424 ve 9.328 puan seviyeleri destek olarak izlenmektedir. Hacim destekli yükselişler, teknik görünüm açısından sağlıklı bir yapının sürdüğüne işaret etmektedir. Bu bağlamda 9.800 seviyesi kısa vadeli yön tayini açısından kritik önemdedir.
Türkiye CDS ve Bankacılık Sektöründeki Gelişmeler
Türkiye 5 yıllık CDS primleri 295 baz puan seviyesine gerileyerek son günlerde yaşanan dalgalanmanın ardından bir miktar toparlanma sinyali vermektedir. Daha önce 330 baz puana kadar yükselen CDS’lerde bu geri çekilme, ülke risk algısında geçici bir rahatlamaya işaret etmektedir. Bu gelişme, bankacılık endeksine olan yabancı yatırımcı ilgisini artırıcı etki yaratmaktadır. BDDK’nın bankaların hisse geri alım esnekliğini artıran kararı ve TL faizlerinde görülen düşüş de bankacılık sektörü açısından destekleyici olmaktadır.
Genel Değerlendirme ve Beklentiler
Genel olarak, Fed’in çekirdek PCE verisi başta olmak üzere, ECB yetkililerinin açıklamaları ve ticaret politikalarına dair gelişmeler küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir. ABD’de tüketici güvenindeki sert düşüş, belirsizliklerin sürdüğünü gösterse de ekonomik durgunluk beklentilerinin henüz tam anlamıyla şekillenmediği görülmektedir.
Türkiye özelinde ise, CDS’lerdeki düşüş ve yüksek işlem hacmiyle desteklenen endeks görünümünün korunması, yatırımcı güveni açısından olumlu sinyaller üretmektedir.