Ekonomik Gündem [17 Eylül 2024]
ECB Yönetim Kurulu Üyesi Kazimir, orta vadede enflasyonun öngörülenden daha fazla yukarı yönlü risklere maruz kalabileceğini belirtirken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) geçen hafta yaptığı faiz indiriminin, her toplantıda faiz indirimi yapılacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Aralık ayına işaret eden Kazimir, bir sonraki faiz indirimi için kesin bir tarih vermedi. Bu durum, ECB’nin para politikalarında temkinli bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Enflasyonist risklerin artabileceği öngörüsü, özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve arz kısıtlamaları ile daha da güçlenebilir.
ABD’de Eylül Empire İmalat Endeksi, beklentilerin oldukça üzerinde bir performans sergileyerek -4,7’den 11,5 seviyesine yükseldi. Beklenti -4,3 seviyesindeydi. Bu veriler, ABD’deki imalat sektörünün toparlanma sürecinde olduğunu ve piyasalardaki olumsuz tahminleri geride bıraktığını ortaya koydu. Ancak, imalat sektörünün yüksek faiz oranları ve küresel talepteki zayıflama gibi faktörler nedeniyle baskı altında kalmaya devam etmesi muhtemel.
Türkiye’nin Ağustos Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 129,6 milyar TL açık vererek, önceki dönemdeki 96,8 milyar TL açığı aştı. Bütçe giderleri, yıllık bazda %46 artarak 820,3 milyar TL’ye ulaşırken; bütçe gelirleri yalnızca %13 artarak 690,7 milyar TL olarak kaydedildi. Bu veriler, bütçe gelirlerinin giderlere kıyasla çok daha yavaş arttığını göstermektedir. 2024’ün ilk sekiz ayında toplam açık 973,6 milyar TL’ye yükselirken, geçen yıl aynı dönemde bu rakam 383,4 milyar TL idi. Yeni Orta Vadeli Program (OVP)‘de, 2024 yılı bütçe açığı tahmininin GSYİH’ya oranla %4,9 olarak öngörülmesi, bütçe üzerindeki baskıların süreceğini işaret ediyor. Vergi gelirlerindeki yavaşlama, özellikle kurumlar vergisi tahsilatındaki azalış ve ÖTV’deki gerileme nedeniyle dikkat çekiyor. Faiz dışı bütçe dengesi ise 2023 yılına kıyasla açık vererek, ekonomik baskıların derinleştiğini gösteriyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2 yıl vadeli devlet tahvili ihalesinde 16,9 milyar TL net satış gerçekleştirildi ve bileşik faiz %40,93 olarak kaydedildi. 3 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvilde, reel bileşik faiz %4,98 seviyesinde olurken, 5,36 milyar TL net satış yapıldı. Bu ihale sonuçları, hükümetin borçlanma gereksinimlerini karşılamaya çalışırken, yüksek faiz oranlarının finansman maliyetlerini artırmaya devam ettiğini gösteriyor.
Geleceğe Yönelik Öngörüler:
- ECB’nin enflasyon endişeleri, Avrupa’da ekonomik toparlanmanın enflasyonist baskılar nedeniyle yavaşlayabileceğine işaret ediyor. Aralık ayında yapılması planlanan faiz indirimi, enflasyonun kontrol altına alınmasına yönelik adımların temkinli şekilde devam edeceğini gösteriyor.
- ABD’deki imalat sektöründeki toparlanma sürse de, küresel talep daralmalarının sektörü zorlaması muhtemel. İmalat sektöründe sürdürülebilir bir büyüme için faiz politikalarının gevşetilmesi gerekebilir.
- Türkiye’nin bütçe açığı, yüksek borçlanma maliyetleri ve sınırlı gelir artışı nedeniyle genişlemeye devam edebilir. Bu durum, vergilendirme politikalarında yeni düzenlemeler ve tasarruf önlemleri alınmasını zorunlu hale getirebilir.

#image_title