Ekonomik Gündem [17.12.2024]
Euro Bölgesi: PMI Verilerindeki Dengesizlik
Aralık ayı Euro Bölgesi Flaş PMI verileri, bölgedeki ekonomik toparlanmanın halen dengesiz bir şekilde ilerlediğini ortaya koymuştur:
- İmalat PMI: 45,2 ile durgunluğu işaret etmektedir.
- Hizmet PMI: 51,4 ile büyüme bölgesinde açıklanmıştır.
- Bileşik PMI: 49,5 ile ekonomik daralmayı yansıtmaktadır.
İmalat sektöründeki süregelen zayıflama, bölgedeki büyümeyi baskılarken, hizmet sektöründeki toparlanma bu baskıyı hafifletici bir unsur olarak öne çıkmıştır. İşletmelerin gelecekte ekonomik aktivitenin artacağına dair beklentilerinin yükselmesi olumlu bir sinyal olarak değerlendirilmiştir. Ancak, üretim faaliyetlerindeki ivme kaybı, bölgenin daha geniş kapsamlı teşvik politikalarına ihtiyaç duyabileceğini göstermektedir.
Gelecek Öngörüler
Euro Bölgesi’nin büyüme dinamiklerini güçlendirebilmesi için imalat sektörüne yönelik teşvik politikalarını artırması gerekmektedir. Hizmet sektöründeki toparlanmanın devam etmesi, ekonomik daralmayı hafifletici bir rol oynayacaktır.
ABD: Empire Endeksi ve PMI Verilerindeki Kontrast
ABD’nin Aralık ayı Empire İmalat Endeksi, 31,2’den 0,2’ye sert bir düşüş göstererek imalat sektöründe ciddi bir zayıflamaya işaret etmiştir. Bu düşüş, piyasa beklentisi olan 10 seviyesinin oldukça altında gerçekleşmiştir. Öte yandan, S&P PMI verileri güçlü bir hizmet sektörü performansını ortaya koymuştur:
- İmalat PMI: 48,3 (daralma bölgesinde).
- Hizmet PMI: 58,5 (Ekim 2021’den bu yana en hızlı büyüme).
- Bileşik PMI: 56,6 (genel ekonomik büyümeyi yansıtmaktadır).
Hizmet sektöründeki genişleme, ABD ekonomisinin büyüme dinamiklerini desteklemeye devam etmektedir. Ancak, üretim tarafındaki zayıflık dikkatle izlenmesi gereken bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.
Gelecek Öngörüler
ABD ekonomisinin hizmet sektörü öncülüğünde büyümeye devam etmesi beklenmektedir. Ancak, imalat sektöründeki ivme kaybı ve küresel ticaret koşullarındaki belirsizlikler, ekonomik büyüme üzerinde risk oluşturmaktadır.
Türkiye: Kasım Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi
Türkiye’nin Kasım ayındaki Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, -16,6 milyar TL açık vererek Mayıs ayından bu yana görülen en düşük bütçe açığı olarak kaydedilmiştir.
- Bütçe gelirleri: %26 artışla 939,5 milyar TL olmuştur.
- Bütçe giderleri: %43 artışla 956 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.
Gelirlerin artış hızının, giderlerin artış hızını yakalayamaması dikkat çekmektedir. Ancak, faiz dışı fazla 129,6 milyar TL ile önemli bir toparlanma göstermiştir.
Gelirlerin alt kalemleri:
- Gelir vergisi tahsilatı: %118 artışla en güçlü katkıyı sağlamıştır.
- Kurumlar vergisi tahsilatı: %31 düşüşle gelir artışını sınırlandırmıştır.
- Bağış ve yardımlar: %613 artışla en yüksek büyümeyi göstermiştir.
Giderlerin alt kalemleri:
- Personel giderleri: %82 artışla dikkat çekmiştir.
- Faiz harcamaları: %55 artış göstermiştir.
Ocak-Kasım döneminde Türkiye’nin bütçe açığı, -1,28 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bu, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen -1,25 trilyon TL açığa oldukça yakındır.
Gelecek Öngörüler
Türkiye’nin mali disiplinin sürdürülebilirliği için gider artış hızını kontrol altına alması gerekmektedir. Gelir vergisi tahsilatındaki artış devam ederse, bütçe gelirleri üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Ancak, kurumlar vergisindeki düşüşün telafi edilmesi için alternatif gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Genel Değerlendirme
Küresel ekonomi, 2024 yılının son döneminde farklı sektörlerdeki zıt dinamiklerle şekillenmektedir:
- Euro Bölgesi: İmalat sektöründeki zayıflık büyümeyi baskılarken, hizmet sektöründeki toparlanma ekonomik daralmayı hafifletmektedir.
- ABD: Hizmet sektörü büyümenin ana motoru olurken, imalat sektöründeki zayıflama ekonomik görünümde riskler yaratmaktadır.
- Türkiye: Mali disiplin iyileşirken, giderlerdeki artışın kontrol altına alınması bütçe dengesi için kritik öneme sahiptir.
Sonuç ve Öngörüler
2025 yılına yaklaşırken, merkez bankalarının para politikalarındaki esneklikleri ve mali disiplin politikalarının sürdürülebilirliği kritik önemde olacaktır:
- Euro Bölgesi: İmalat sektörüne yönelik teşvik politikaları, büyümeyi destekleyebilir.
- ABD: Hizmet sektörünün güçlü performansı devam etse de, imalat sektöründeki zayıflığın ticaret dengesi üzerindeki etkileri izlenmelidir.
- Türkiye: Gelir artırıcı tedbirler ve giderlerin sıkı kontrolü, bütçe dengesini korumak için temel olacaktır.