Ekonomik Gündem [17.02.2025]

Küresel ekonomi ve Türkiye piyasalarına yönelik son veriler, merkez bankalarının para politikaları, enflasyon dinamikleri ve büyüme beklentileri çerçevesinde önemli sinyaller vermeye devam ediyor. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere, Japonya ve Rusya merkez bankalarının faiz politikaları ile enflasyon gelişmeleri, Türkiye’de konut satışları ve cari işlemler dengesi gibi kritik başlıklar öne çıkıyor.

Küresel Ekonomi ve Merkez Bankaları Politikaları

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, enflasyonun uzun vadeli hedefe yaklaşmakla birlikte hala yüksek olduğunu ifade etti. Ocak TÜFE verisi %3 seviyesine yükselirken, çekirdek enflasyon ise yıllık bazda %3,3’e çıktı. Bu veriler, Fed’in faiz indirimlerinde acele etmeyeceğini gösterirken, Powell’ın Donald Trump’ın faiz indirim çağrılarının Fed kararlarını etkilemeyeceğini vurgulaması, bağımsızlık vurgusu açısından önemli bir mesaj olarak öne çıktı.
Euro Bölgesi’nde büyüme beklentileri zayıf seyrini sürdürüyor. Son verilere göre GSYH 4. çeyrekte %0,1 büyüdü. ECB Yönetim Kurulu Üyesi Joachim Nagel, faiz indiriminde aceleci olunmaması gerektiğini belirtirken, Isabel Schnabel de yapısal zorlukların altını çizdi. Küresel ekonomide yüksek enerji fiyatları ve işgücü kıtlığı, merkez bankalarının faiz kararlarını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) verilerine göre kurumsal mal fiyat endeksi (CGPI) %4,2 arttı ve üretici enflasyonu son 19 ayın en hızlı artışını kaydetti. Bu durum, BoJ’un faiz artırımı yapabileceği beklentisini kuvvetlendiriyor.

Rusya Merkez Bankası, politika faizini %21 seviyesinde sabit tutarken, enflasyonun %9,9’a yükselmesi nedeniyle faiz artırımı sinyali verdi. Rus ekonomisi, yaptırımlar ve enflasyonist baskılar nedeniyle sıkı para politikasını sürdürmek zorunda kalıyor.
İngiltere ekonomisi ise beklentilerin üzerinde büyüme kaydederek 4. çeyrekte %0,1 büyüdü. Ayrıca imalat üretimi ve sanayi üretimi, piyasa beklentilerini aşarak sırasıyla %0,7 ve %0,5 arttı.

ABD ve Avrupa Enflasyon, Üretim ve İşgücü Verileri

ABD’de Şubat ayı işsizlik başvuruları 213 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Sanayi üretimi ise %0,5 artış kaydederek piyasa beklentilerini aştı. Ancak perakende satışlar %0,9 oranında gerileyerek tüketici harcamalarının zayıfladığına işaret etti. Çekirdek ÜFE verisi ise %3,6 artarak, enflasyon baskılarının devam ettiğini gösterdi.
Almanya’da Ocak TÜFE verisi yıllık bazda %2,3 olarak açıklanırken, Harmonize TÜFE %2,8 seviyesinde yatay seyretti. Bu durum, ECB’nin faiz politikası açısından önemli bir gösterge olarak izleniyor.

Türkiye Ekonomisi ve Finansal Gelişmeler

Ocak ayında konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre %39,7 artarak 112 bin 173’e yükseldi. Özellikle ipotekli konut satışları %182,8 oranında artış göstererek 16 bin 726 seviyesine ulaştı. Bu veri, konut sektöründeki hareketliliğin devam ettiğine işaret ederken, faiz politikalarının konut piyasası üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre 2024 yıl sonu enflasyon beklentisi %28,30’a yükseldi. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi %25,26, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise %17,26 oldu. Dolar/TL beklentisi ise 42,89 TL olarak güncellendi.

TCMB verilerine göre, 7 Şubat itibarıyla brüt döviz rezervleri 96,9 milyar dolara gerilerken, altın rezervleri 1,8 milyar dolar artarak 70,5 milyar dolara yükseldi. Ayrıca Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki çözülme devam etti ve geçen hafta 30 milyar TL azalarak 966 milyar TL’ye geriledi.
Türkiye’nin Aralık ayı cari işlemler dengesi 4,65 milyar dolar açık verirken, 2024 yılı genelinde cari açık yaklaşık 10 milyar dolar olarak kaydedildi. 2023 yılında 39,9 milyar dolar olan cari açığın bu seviyeye gerilemesi, özellikle ihracattaki güçlü seyir ve turizm gelirlerindeki artış sayesinde gerçekleşti.

Finansal Piyasalar ve Döviz Tahminleri

Morgan Stanley, 2025 sonunda dolar/TL’nin 41 seviyesinde olacağını öngördü ve Türk lirasının CEEMEA bölgesindeki en güçlü performans gösteren para birimlerinden biri olabileceğini belirtti. Commerzbank ise TCMB’nin faiz indirim mesajlarını değerlendirdi ve Türk lirasının artan volatilite ile karşı karşıya olabileceğini ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 5 ay vadeli hazine bonosunun yeniden ihracında 21,2 milyar lira borçlanmaya giderken, bileşik faiz %43,21 oldu. Bu durum, piyasanın hala yüksek faiz ortamına adapte olduğunu ve devletin borçlanma maliyetlerinin düşmediğini gösteriyor.

Genel Değerlendirme

Son veriler, küresel ekonomide faiz indirimlerine yönelik beklentilerin giderek zayıfladığını gösteriyor. Fed, ECB ve BoJ’un faiz kararlarında daha temkinli olması, piyasalar açısından belirsizlik yaratıyor. ABD enflasyon verileri, Fed’in faiz indiriminde acele etmeyeceğini ortaya koyarken, ECB yetkilileri de düşük büyüme ortamında bile faiz indirimi konusunda temkinli olmaya devam ediyor.

Türkiye ekonomisinde cari açığın azalması, ihracat ve turizm gelirlerindeki artış gibi olumlu gelişmeler gözlemlenirken, enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü güncellenmesi risk oluşturmaya devam ediyor. TCMB’nin faiz politikası ve KKM’deki çözülmenin hızlanması, döviz kuru beklentilerini şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde küresel faiz politikaları, enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmelerin finansal piyasalar üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek. Özellikle Fed’in faiz indirim kararları ve ECB’nin büyüme politikaları, Türkiye dahil tüm gelişen piyasalarda belirleyici olmaya devam edecek.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

* Fed, faiz indiriminde acele etmeyecek, ECB ve BoJ da temkinli.

* ABD TÜFE ve ÜFE verileri beklentileri aştı, enflasyonist baskılar devam ediyor.

* Türkiye’de konut satışları 3 yılın zirvesinde, ipotekli satışlar rekor seviyede.

* TCMB anketinde enflasyon beklentileri yükseldi, dolar/TL tahminleri güncellendi.

* Rusya, %21 faizle sıkı para politikasına devam ediyor.

👉 Önümüzdeki günlerde küresel faiz beklentileri ve TCMB’nin atacağı adımlar piyasaların yönünü belirleyecek.