Ekonomik Gündem [14 Şubat 2025]

İngiltere: GSYİH, İmalat ve Sanayi Üretimi Verileri

İngiltere ekonomisi, 2024 yılı 4. çeyrek öncü verilerine göre, çeyreklik bazda %0,1 büyüyerek beklentilerin (%-0,1) üzerinde bir performans gösterdi. Yıllık bazda büyüme ise %1,1 beklentisinin üzerinde %1,4 olarak açıklandı. Bu veriler, İngiltere ekonomisinin, zorlu küresel koşullara rağmen, dirençli bir görünüm sergilediğini ortaya koymaktadır.
Aralık ayına ait üretim verileri de ekonomideki toparlanma sinyallerini destekler nitelikteydi:

* İmalat üretimi: Aylık bazda %0,7 (Beklenti: %0,1).

* Sanayi üretimi: Aylık bazda %0,5 (Beklenti: %0,3).Sanayi ve imalat sektörlerindeki bu toparlanma, iç talepteki artış ve enerji maliyetlerinin bir miktar gerilemesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu durum, İngiltere Merkez Bankası’nın faiz politikalarını şekillendirirken ekonomide yumuşak bir iniş hedefini destekleyebilir.

Almanya: TÜFE ve Enflasyon Verileri

Almanya Ocak TÜFE verileri, aylık bazda -%0,2 düşüş gösterirken, yıllık bazda ise %2,3 seviyesinde gerçekleşti. Harmonize Tüketici Enflasyonu (HICP) ise yıllık bazda %2,8 ile yatay bir seyir izledi.

Bu veriler, Euro Bölgesi’nde enflasyonun kontrol altına alınmaya başladığına işaret ederken, ECB’nin sıkı para politikalarına yönelik baskıyı azaltabilir. Ancak, yüksek faiz oranlarının ekonomik aktivite üzerindeki yavaşlatıcı etkileri, özellikle Almanya gibi ihracata dayalı ekonomilerde daha belirgin hale gelebilir.

ABD: İşgücü Piyasası ve ÜFE Verileri

ABD Şubat İşsizlik Başvuruları, 213 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin (220 bin) altında açıklandı. Bu rakamlar, ABD işgücü piyasasının sağlamlığını koruduğunu göstermektedir ve Fed’in sıkı para politikalarını destekleyen önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.
Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise Ocak ayında şu şekilde gerçekleşti:

* Aylık bazda: %0,4 (Önceki: %0,5).

* Yıllık bazda: %3,5 ile sabit kaldı.

* Çekirdek ÜFE (gıda ve enerji hariç): Aylık bazda %0,3, yıllık bazda %3,6 arttı.

ÜFE verilerindeki ılımlı seyir, üretici tarafında maliyet baskılarının bir miktar azaldığını göstermektedir. Ancak, çekirdek ÜFE’nin yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, tüketici fiyatlarına yansıyabilecek baskılara işaret etmektedir.

Türkiye: Döviz Rezervleri ve Cari Denge

TCMB verilerine göre, 7 Şubat itibarıyla Türkiye’nin brüt döviz rezervleri 382 milyon USD azalarak 96,9 milyar USD’ye gerilerken, altın rezervleri 1,8 milyar USD artışla 70,5 milyar USD’ye yükseldi. Kur Korumalı Mevduatlar (KKM) ise geçen hafta 30 milyar 168 milyon lira azalarak 966 milyar 22 milyon liraya düştü. Bu gelişme, KKM’den çıkışların devam ettiğine işaret etmekte ve piyasalarda döviz talebini artırabilecek bir risk olarak değerlendirilmektedir.

Aralık Cari İşlemler Dengesi 4,65 milyar USD açık verirken, 2024 yılı toplamında cari açık 10 milyar USD olarak gerçekleşti. 2023 yılındaki 39,9 milyar USD’lik açık ile karşılaştırıldığında cari dengede 29,9 milyar USD’lik bir iyileşme yaşandığı görülmektedir. Bu iyileşmede:

* İhracat gelirlerindeki güçlü seyir,

* Turizm gelirlerindeki artış etkili olmuştur.

Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı, Aralık ayında 2,5 milyar USD fazla verirken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı aynı dönemde 6,2 milyar USD olarak açıklandı. Ancak, 2024 yılı genelinde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 56,3 milyar USD, birincil gelir dengesi açığı ise 15,8 milyar USD oldu.

2024 yılında cari açığın finansmanında dikkat çeken unsurlar:

* Net doğrudan yatırımlar: 4,7 milyar USD,

* Net portföy yatırımları: 11,7 milyar USD,

* Kredilerden katkı: 26,2 milyar USD,

* Net efektif ve mevduatlar: 14 milyar USD negatif etki yaptı.

Bu dönemde TCMB net rezerv artışı ise yalnızca 0,5 milyar USD olarak gerçekleşti.

Gelecek Öngörüleri

1. İngiltere

İngiltere ekonomisindeki pozitif büyüme verileri, sanayi ve imalat sektöründeki toparlanmanın devam ettiğini göstermektedir. Bu durum, İngiltere Merkez Bankası’nın faiz politikasında daha esnek bir tutum benimsemesine olanak sağlayabilir. Ancak, küresel ticaret koşullarındaki dalgalanmalar, özellikle Brexit sonrası dönemde İngiltere ekonomisi için risk oluşturmaya devam etmektedir.
2. ABD

İşsizlik başvurularındaki düşüş ve ÜFE’deki hafif gerileme, Fed’in faiz oranlarını sabit tutarak enflasyonla mücadele stratejisini sürdüreceği beklentisini desteklemektedir. Ancak, çekirdek enflasyon ve ÜFE’nin yüksek seyri, tüketici fiyatlarında yukarı yönlü risklerin devam ettiğine işaret etmektedir.
3. Almanya

Almanya’da TÜFE’nin düşüş eğilimi göstermesi, ECB’nin sıkı para politikalarını sürdürmesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Ancak, enflasyondaki bu yatay seyrin yavaşlayan ekonomik büyüme ile desteklenmesi, Avrupa’nın en büyük ekonomisinde risk oluşturmaktadır.
4. Türkiye

Döviz rezervlerindeki gerileme ve KKM çıkışlarının artışı, Türkiye ekonomisi için döviz likiditesi risklerini artırmaktadır. Ayrıca, cari açığın turizm ve ihracat gelirleriyle iyileştirilmesine rağmen, yüksek dış ticaret açığı ve birincil gelir dengesi açığı, Türkiye’nin sürdürülebilir bir cari dengeye ulaşmasını zorlaştırmaktadır. 2025 yılında, cari açığın finansmanında doğrudan yatırımların artırılması ve ticari kredilerin negatif etkilerinin azaltılması kritik öneme sahiptir.

Genel Değerlendirme

2025 yılının ilk çeyreği, küresel ekonomide karmaşık bir görünüm sunmaya devam ediyor. İngiltere ve ABD ekonomileri dirençli bir performans sergilerken, Almanya’da enflasyon kontrol altına alınmış gibi görünmektedir. Türkiye ekonomisinde ise cari dengenin iyileşmesine rağmen, rezervlerdeki düşüş ve KKM çıkışlarının etkisi dikkat çekmektedir. Bu süreçte, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve finansal istikrar hedefleri doğrultusunda daha sıkı bir para politikası benimsemesi gerekebilir.