Ekonomik Gündem 13/03/2025
ABD’de tüketici fiyat enflasyonu, Şubat ayında piyasanın beklentilerinden daha fazla gerileyerek enflasyon beklentileri üzerinde olumlu bir etki bıraktı. Aylık bazda fiyatların %0.3 oranında artması beklenirken, gerçekleşen artış %0.2 seviyesinde kaldı. Bu durum, 12 aylık enflasyonun %3.0 seviyesinden %2.8’e gerilemesine neden oldu. Çekirdek enflasyon ise %3.3’ten %3.1’e gerileyerek piyasa beklentilerini aştı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), barınma maliyetlerinin enflasyona katkı sağlamaya devam ettiğini ancak önceki aya göre yavaşlama gözlemlendiğini bildirdi. Uçak biletleri, Haziran ayından bu yana en büyük düşüşünü yaşayarak %4 geriledi. Sıfır araç ve benzin fiyatlarında belirgin bir düşüş gözlemlenirken, market fiyatları yatay seyretti.
ABD’de enflasyonun yavaşlamasına rağmen, Başkan Donald Trump’ın yeni tarifeleri nedeniyle gıda ve giyim gibi bazı sektörlerde fiyatların artması bekleniyor. Bu gelişmelere paralel olarak, ABD hisse senedi piyasaları, faiz indirimi beklentilerinin desteklenmesiyle toparlanma gösterdi. S&P 500 endeksi günü %0.49 artışla 5599 puandan tamamladı. Bununla birlikte, tahvil piyasasında farklı bir seyir izlendi. 10 yıllık tahvil faizleri, olumlu enflasyon verilerine rağmen 3 baz puan yükselerek %4.31 seviyesine ulaştı. Dolar endeksi gün içinde %0.2 oranında değer kazanarak 103.6 seviyesine çıktı.
Euro Bölgesi’nde, savunma ve altyapı harcamalarının artması, Avrupa para biriminin hareketliliğine katkı sağladı. Ancak, ABD ekonomisindeki yavaşlamanın etkisiyle Euro/Dolar paritesi 1.0947’den %0.3 düşüşle 1.0888 seviyesine geriledi. Değerli metaller tarafında ise yukarı yönlü hareketlilik dikkat çekti. Ons altın %0.6 oranında yükselerek 2935 dolara ulaştı.
Ticaret Savaşları Yeniden Alevleniyor mu?
ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği yeni gümrük vergileri sonrasında Kanada ve Avrupa Birliği’nden misilleme geldi. Kanada, ABD ürünlerine %25 oranında ek vergi uygulayacağını duyururken, Avrupa Birliği de 26 milyar euro değerinde ABD malına yeni tarifeler getirdi. Bu gelişme, piyasalarda risk algısını artırarak S&P 500 vadeli kontratlarının %0.7 oranında gerilemesine neden oldu. Aynı zamanda, 10 yıllık tahvil faizleri 2 baz puan düşerek %4.39’a geriledi. Dolar endeksi ise 103.6 seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Jeopolitik Riskler ve Olası Etkileri
Trump, Suudi Arabistan’da yapılan Ukrayna ile ABD arasındaki görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Ukrayna’nın 30 günlük geçici ateşkes konusunda anlaşma sağladığını duyurdu. Rusya’nın bu anlaşmaya yaklaşımının belirleyici olacağı vurgulanırken, ateşkes ihtimalinin jeopolitik riskleri azaltabileceği ve kısa vadede altın fiyatlarında düşüşler görülebileceği öngörülmektedir.
Türkiye’de Cari Açık ve Finansman Dengesi
Türkiye’de Ocak ayında cari açık 3.8 milyar dolar olarak açıklandı ve piyasa beklentisi olan 3.2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Geçen yıl Ocak ayında cari açık 2.3 milyar dolar iken, 12 aylık birikimli cari açık 11.5 milyar dolara yükseldi. Altın ve enerji hariç cari fazla ise Ocak ayında 2.4 milyar dolar olarak hesaplandı. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı Ocak ayında 5.5 milyar dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda bu açık 57.6 milyar dolara ulaştı. Hizmetler dengesi 61.9 milyar dolar fazla verirken, birincil gelir dengesi 16 milyar dolar açık kaydetti.
Finansman tarafında, net portföy yatırımlarında 2.2 milyar dolarlık giriş görülürken, toplam yabancı sermaye girişi 11.8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervleri ise 6.4 milyar dolar arttı. Net hata ve noksan kalemi, Ocak ayında 5.3 milyar dolar açık verdi ve yıllıklandırılmış bazda 14.6 milyar dolara yükseldi.
Kur tarafında, Dolar/TL kuru 36.59 seviyesinde yatay seyrederken, Euro/TL kuru %0.3 düşüşle 39.86 seviyesine geriledi. Borsa İstanbul BİST 100 endeksi ise %1.4 yükselerek 10580 puan seviyesine ulaştı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açık verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede cari açığın yıl genelinde sürdürülebilir seviyede kalmasını beklediklerini belirterek, uzun vadeli dış finansman ihtiyacını azaltma ve finansmanın kalitesini iyileştirme politikalarına devam edeceklerini açıkladı.
Genel Değerlendirme
ABD’de enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinden daha olumlu gelmesi, hisse senedi piyasalarına pozitif yansırken, tahvil faizlerinde belirsizlik devam etmektedir. ABD ve AB arasındaki ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesi, risk algısını artırabilir.
Türkiye’de ise cari açık, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşirken, Merkez Bankası rezervlerindeki artış olumlu bir sinyal olarak değerlendirilmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sürdürülebilir cari dengeye yönelik politikaları, uzun vadeli ekonomik istikrar açısından önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, TCMB kararları ve global faiz indirimleri çerçevesinde piyasalardaki fiyatlamalar yakından takip edilecektir.