Ekonomik Gündem [12 Şubat 2025]

ECB ve Euro Bölgesi

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimleriyle ilgili olarak, yüksek enerji fiyatları, rekabet gücü kaybı ve işgücü kıtlığı gibi yapısal zorluklar nedeniyle endişelerini dile getirdi. Schnabel’in bu açıklamaları, Euro Bölgesi ekonomisinin karşı karşıya olduğu uzun vadeli sorunların politika yapıcılar için öncelikli olduğunu göstermektedir.

Faiz indiriminin, yalnızca geçici bir talep artışı sağlayabileceği, ancak bu yapısal problemleri çözme noktasında etkisiz kalacağı yönündeki görüş, ECB’nin gelecekteki para politikası kararlarında dikkat çekecek bir etken olarak öne çıkabilir.ABD

Fed Başkanı Jerome Powell, ABD Senatosu’nda yaptığı açıklamada, para politikası ayarlamaları konusunda aceleci davranmayacaklarını bir kez daha vurguladı. Powell, iş gücü piyasasındaki koşulların soğuma eğiliminde olduğunu belirtirken, enflasyonun uzun vadeli hedef olan %2 seviyesine yaklaştığını ancak hala biraz yüksek seyrettiğini ifade etti.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, faizlerin bir süre daha sabit tutulması gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, Fed’in faiz artırımı döngüsünü sonlandırdığı ve politika faizi seviyesini sabit tutmayı planladığına işaret etmektedir.

Bu arada, IMF Başkanı Kristalina Georgieva, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı gümrük tarifelerinin dünya ekonomisine etkilerinin henüz tam olarak görülemediğini belirtti. Georgieva, 2025 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini %3,3 olarak açıkladı. Ayrıca, ABD ekonomisinin 2025’te de güçlü kalmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.

Türkiye
1. Ticaret Satış Hacmi TÜİK’in 2024 yılı Aralık ayı verilerine göre, Türkiye’nin ticaret satış hacmi, hem aylık hem de yıllık bazda artış kaydetti:

* Aylık:
* Genel ticaret satış hacmi: %4,7 artış.

* Motorlu kara taşıtlarının toptan ve perakende ticareti: %0,9 artış.

* Toptan ticaret satış hacmi: %7,3 artış.

* Perakende ticaret satış hacmi: %0,4 artış.

* Yıllık:
* Genel ticaret satış hacmi: %8,2 artış.

* Motorlu kara taşıtları: %5,1 artış.

* Toptan ticaret: %6,7 artış.

* Perakende ticaret: %13,5 artış.

Bu veriler, iç talepteki toparlanmanın devam ettiğini ve özellikle perakende ticaret sektöründe güçlü bir büyüme eğiliminin olduğunu göstermektedir. Toptan ticaret sektöründeki artış ise üretim ve ihracat kanallarındaki olumlu gidişatın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

2. Hazine İhaleleri

Hazine ve Maliye Bakanlığı, dün gerçekleştirdiği 161 gün vadeli kuponsuz hazine bonosunun yeniden ihracı kapsamında 21 milyar 211,3 milyon lira borçlanmaya gitmiştir. İhalede:
* Basit faiz: %38,93

* Bileşik faiz: %43,21

Bu sonuçlar, faiz oranlarının yüksek seyrinin devam ettiğini ve kısa vadeli borçlanma araçlarının maliyetlerinin arttığını göstermektedir. Hazine’nin yüksek faizli borçlanmaya yönelmesi, bütçe üzerindeki baskının süreceğini işaret etmektedir.

Türkiye – Dış İlişkiler

1. Endonezya ile İş Birliği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile yaptığı görüşmenin ardından iki ülke arasında 12 yeni anlaşma imzalandığını duyurdu. Bu anlaşmalar, özellikle ticaret, enerji, savunma ve eğitim gibi alanlarda iki ülkenin iş birliğini derinleştirecek bir adım olarak değerlendirilmektedir.

2. Malezya ile Ticaret Hacmi

Daha önce açıklanan Malezya ile ticaret hacminin 5 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarılması kararı, Türkiye’nin Güneydoğu Asya’daki ekonomik ilişkilerini güçlendirme çabasının devam ettiğini göstermektedir. Endonezya ile imzalanan bu anlaşmaların da benzer bir etki yaratması beklenmektedir.

Gelecek Öngörüleri
1. ABD ve Fed Politikası Powell ve Hammack’in açıklamaları, ABD’de faiz oranlarının sabit tutulacağı ve ekonominin yumuşak bir iniş yapmaya çalışacağı yönündeki beklentileri güçlendirmiştir. Ancak, Trump’ın yeni tarifeleri, ABD tüketici harcamalarını olumsuz etkileyebilir. IMF’in küresel büyüme tahmini olan %3,3, ticaret savaşlarının etkilerini sınırlandırabilecek bir büyüme oranı olarak öne çıkmaktadır.

2. Türkiye

* Ticaret satış hacmindeki güçlü artışlar, iç talepte toparlanmayı ve tüketici güvenindeki iyileşmeyi destekler niteliktedir. Ancak, yüksek faiz oranları nedeniyle tüketim ve yatırım üzerinde baskının devam etmesi beklenebilir.

* Hazine borçlanma maliyetlerinin yüksek seyretmesi, bütçe açığı ve faiz giderleri üzerinde artış baskısı yaratabilir.

* Endonezya ile imzalanan anlaşmalar ve Malezya ile artan ticaret hacmi, Türkiye’nin Asya pazarında daha fazla yer almasını sağlayabilir. Bu durum, Türkiye’nin ihracat stratejisini çeşitlendirme açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

3. ECB ve Euro Bölgesi Schnabel’in yapısal sorunlara dikkat çekmesi, Euro Bölgesi’nde büyümenin önündeki engellerin çözümü için daha uzun vadeli reformlara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. ECB’nin faiz politikaları konusunda alacağı kararlar, bölgedeki ekonomik toparlanmanın hızını belirleyecektir.

Genel Değerlendirme

Küresel ekonomik gündem, para politikalarının yeniden şekillenmesine odaklanmış durumdadır. ABD’de faizlerin sabit tutulması ve enflasyonun %2 hedefine yaklaşması olumlu bir sinyal olmakla birlikte, ticaret politikalarının yarattığı belirsizlikler risk oluşturmaktadır. Türkiye’de sanayi ve ticaret sektöründeki büyüme verileri olumlu sinyaller verse de yüksek faiz maliyetleri ve bütçe açığı sürdürülebilir büyüme önünde engel teşkil etmektedir. Dış ticarette Asya ülkeleriyle geliştirilen ilişkiler, Türkiye ekonomisinin uluslararası platformdaki konumunu güçlendirebilir. Ancak bu kazanımların uzun vadeli olabilmesi için iç ekonomide yapısal reformlara ihtiyaç devam etmektedir.