Ekonomik Gündem [04 Şubat 2025]

ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ve Meksika liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından %25 oranında uygulanması planlanan gümrük vergisi kararını bir ay erteleme kararı aldığını açıklamıştır. Bu karar, ticaret politikalarının küresel ekonomiye etkisini gözlemlemek ve ticari müzakerelerde daha fazla ilerleme kaydedilmesi adına alınmış görünmektedir. Ancak bu erteleme, ABD’nin dış ticaret yükümlülüklerinin artışı ve küresel büyümeye olan etkisiyle ilgili belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırmamıştır.

Euro Bölgesi’nde Ocak ayı öncü TÜFE verileri, aylık bazda -%0,3, yıllık bazda ise %2,5 olarak açıklanmıştır. Manşet enflasyonda aylık bazda bir miktar düşüş görülmüş, ancak yıllık bazdaki artış Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) temkinli duruşunu destekler nitelikte olmuştur. Çekirdek enflasyon ise beklentilerin (%2,6) üzerine çıkarak %2,7 artış göstermiştir. Hizmet enflasyonu, momentumu %4 seviyesinden %3,9’a gerilemiş olmasına rağmen, ECB’nin öncelikli takip ettiği alanlardan biri olmaya devam etmektedir. Veriler, ECB’nin bu yıl içerisinde hedeflediği %2 seviyesine ulaşılacağına olan güvenini korusa da fiyat baskılarının halen varlığını sürdürdüğüne işaret etmektedir. Buna karşılık, ABD’nin gümrük vergilerini artırma planları gibi dış faktörlerin, Euro Bölgesi’nin büyüme beklentilerini olumsuz etkilediği görülmektedir.

Ocak ayına ait diğer Euro Bölgesi verileri arasında, HCOB İmalat PMI endeksi dikkat çekmektedir. 46,1 seviyesinden 46,6’ya yükselen bu veri, ekonominin toparlanma yönünde ilerleme kaydettiğini göstermektedir. Ancak eşik değer olan 50 seviyesinin altında kalınması, bölge imalat sektöründeki zayıflığın sürdüğünü ortaya koymaktadır.

ABD’de ise Ocak ayı nihai verilerine göre S&P İmalat PMI endeksi, altı ayın zirvesine ulaşarak 50,1’den 51,2’ye yükselmiştir. Bu gelişme, ABD imalat sektörünün göreceli olarak güç kazandığını göstermektedir.
Türkiye ekonomisine ait Ocak ayı verileri, enflasyon rakamları açısından dikkat çekmektedir. TÜFE aylık bazda %5,03, yıllık bazda ise %42,12 ile medyan beklentilerin üzerinde açıklanmıştır. (Beklentiler: %4,30 ve %41,10). Aylık bazdaki manşet enflasyon, geçen aya kıyasla belirgin bir artış göstermiştir. Ancak yıllık bazda, önceki aya göre 2,2 puanlık bir düşüş kaydedilmiştir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılsonu enflasyon tahmininin (%21) ve belirsizlik aralığının (%16 – %26) üst sınırında kalındığını ortaya koymaktadır.

Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ise aylık bazda %3,06 ile yükselirken, yıllık bazda %28,52’den %27,20’ye gerilemiştir. Çekirdek enflasyonun, aylık bazda %5,59, yıllık bazda ise %42,65 ile beklentilerin üzerinde açıklanması, fiyatlar genel düzeyindeki baskının sürdüğüne işaret etmektedir. Ayrıca hizmet enflasyonunun %10,3 oranında sert bir artış göstermesi, özellikle lokanta-oteller ve ulaştırma hizmetleri gibi alt kalemlerde aşağı yönlü bir etki yaratırken, haberleşme hizmetleri ve diğer hizmet gruplarının fiyat baskısını artırdığı görülmektedir.
Ayrıca gıda fiyatlarındaki artışın (%3,9) geçen yılki seviyelerin (%5,2) altında kalması, manşet enflasyona olumlu bir katkı sağlamıştır. Ancak kira enflasyonundaki %8,66’lık artış, enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir baskı yaratmaya devam etmiştir. Morgan Stanley ise Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %27,5’e yükseltirken, 2025 sonu politika faizi tahminini %28,5’ten %30,5’e revize etmiştir.

Gelecek Öngörüleri
* ABD’nin ticaret politikaları, özellikle gümrük vergilerinin uygulanmasına ilişkin alınan kararlar, küresel ekonomide tedarik zinciri ve üretim maliyetleri üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Bu durum, özellikle Euro Bölgesi gibi ABD ile yüksek ticaret hacmine sahip bölgeler için ekonomik zorluklar yaratabilir. * Euro Bölgesi’nde çekirdek enflasyonun yüksek seyri, ECB’nin parasal sıkılaştırma politikalarını devam ettireceği bir yıl olabileceğini göstermektedir. Ancak hizmet sektöründeki yavaşlamalar, bölgesel büyümeye dair riskleri artırabilir. * Türkiye’de gıda fiyatlarındaki göreceli düşüş, kısa vadeli enflasyon baskılarını hafifletirken, hizmet ve kira kalemlerindeki artışların enflasyon hedefleri üzerindeki olumsuz etkisi sürecektir. Ayrıca, sıkı para politikası beklentilerinin TL’nin istikrarı üzerinde önemli bir rol oynaması beklenmektedir.

Genel Değerlendirme
Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, özellikle ABD’nin gümrük vergisi politikaları, büyüme beklentileri üzerinde baskı oluşturmaktadır. Euro Bölgesi’nde çekirdek enflasyon ve imalat sektöründeki toparlanma sinyalleri dikkat çekerken, hizmet sektöründeki yavaşlama, büyüme risklerini artırmaktadır. Türkiye’de ise enflasyon oranlarındaki düşüş eğilimine rağmen, fiyat baskılarının halen güçlü olduğu görülmektedir. Gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyonist baskıların hafiflemesine katkıda bulunurken, kira ve hizmet enflasyonundaki artışlar hedeflerin aşılmasına neden olmaktadır. Küresel ve yerel ekonomik dinamiklerin, 2025 yılı boyunca sıkı para politikaları ile dengelenmeye çalışılacağı öngörülmektedir.